EkolojiHayvan HaklarıManşet

Sığır eti talebini karşılamak için altı yılda 800 milyondan fazla Amazon ağacı kesildi

0

Yazan: Andrew Wasley, Elisângela Mendonça, Youssr Youssef ve Robert Soutar

Yeşil Gazete için çeviren: Cemre Nayır

*

Yeni bir araştırmaya göre, iklim kriziyle mücadelede ormanın önemine ilişkin şiddetli uyarılara rağmen, dünyanın Brezilya sığır etine olan iştahını gidermek için Amazon yağmur ormanlarında sadece altı yılda 800 milyondan fazla ağaç kesildi.

Araştırmacı Gazetecilik Bürosu (TBIJ), Guardian, Repórter Brasil ve Forbidden Stories tarafından yapılan veri odaklı bir araştırma, büyükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle bağlantılı sistematik ve geniş çaplı orman kaybını gözler önüne seriyor.

Brezilya sığır eti endüstrisi sürekli olarak ormansızlaşmayla ilişkilendirilen çiftliklerden uzak durma sözü vermişti. Ancak veriler, dünyanın dört bir yanına sığır eti ihraç eden et tesislerinin yakınında Amazon’un 1,7 milyon hektarlık (4,2 milyon dönüm) alanının yok edildiğini gösteriyor.

Araştırma, Forbidden Stories’in Bruno ve Dom projesinin bir parçası olarak; yerli halklar uzmanı Bruno Pereira ve Guardian’a uzun süre katkıda bulunmuş bir gazeteci olan Dom Phillips‘in çalışmalarını sürdürmek üzeren gerçekleştirildi.  İki kişi geçen yıl  Amazon’da öldürülmüştü.

Brezilya’daki ormansızlaşma, dönemin başkanı Jair Bolsonaro iktidarında, 2019-2022 yılları arasında artış gösterdi ve bunun bir numaralı nedeni sığır yetiştiriciliğiydi. Yeni başkan Luiz Inácio Lula da Silva‘nın yeni yönetimi ise yıkımı engelleme sözü verdi.

Ağustos 2020’de Amazonas eyaletinin Lábrea kentinde yanan orman. Fotoğraf: Christian Braga/Greenpeace

AidEnvironment danışmanlık şirketindeki araştırmacılar uydu görüntülerini, hayvan hareket kayıtlarını ve diğer verileri kullanarak 20’den fazla mezbahanın yakınındaki binlerce çiftlikte 2017 ile 2022 yılları arasında altı yıl boyunca tahmini orman kaybını hesapladı. Araştırma sonucunda Tüm et tesislerinin Brezilya’nın üç büyük sığır eti işletmecisi ve ihracatçısı olan JBS, Marfrig ve Minerva‘ya ait olduğu ortaya çıktı.

Araştırmacılar, her bir kesimhaneye tedarik sağlama olasılığı en yüksek olan çiftlikleri bulmak için “satın alma bölgelerine” baktı; bunlar tesis temsilcileriyle yapılan görüşmelerle de doğrulanan, ulaşım bağlantılarına ve diğer faktörlere bakılarak bulunan alanlardı. Tüm et tesislerinin AB, İngiltere ve Brezilya sığır etinin dünyadaki en büyük alıcısı olan Çin de dahil olmak üzere geniş çapta ihracat yaptığı tespit edildi.

Çalışma, çiftçilikle bağlantılı ormansızlaşmanın önemli noktalarından olan Mato Grosso, Pará ve Rondônia eyaletlerindeki mezbahalara odaklandı. JBS, Marfrig ve Minerva’ya tedarik sağlayan çiftliklerin toplam ormansızlaşma rakamının daha yüksek olması muhtemel, çünkü bu şirketler Amazon’un başka yerlerinde de tesisler işletmeyi sürdürüyor.

Her üç şirket de sürdürülebilirlik hedeflerine ulaştıklarından emin olmak için açık ve dürüst bir şekilde sıkı uyum prosedürleri işlettiklerini söylüyor.

Harita, Rondônia, Mata Grosso ve Pará’daki ‘satın alma bölgeleri’ içindeki mezbahaların ve ormansızlaştırmanın konumu göstermektedir.

Nestlé ve Lidl ve Aldi‘ye tedarik sağlayan Alman et şirketi Tönnies, araştırmada yer alan tesislerden et satın aldığı anlaşılan şirketler arasındaydı. Alıcılar listesinde, bazıları okul ve hastanelere hizmet veren catering işletmelerine tedarik sağlayan çeşitli AB ülkelerindeki düzinelerce toptan alıcılar da bulunuyordu.

Çalışmanın sonuçlarına ilişkin konuşan Nestlé yetkilileri, et kesimcilerinden ikisinin şu anda tedarik zincirinin bir parçası olmadığını belirterek “Standartlarımıza uyum konusundaki eksiklikleri gidermek istemeyen veya gideremeyen tedarikçilerimizle olan iş ilişkilerimizi gözden geçirebiliriz” dedi.

Tönnies ise “Bu Brezilyalı şirketler ihracat için yılda binlerce hayvan işliyor,” diyerek şirketlerinin aldıkları ürünlerin ormansızlaşmayla bağlantılı tesislerden elde edilip edilmediğinin belirsiz olduğunu iddia etti. Lidl ve Aldi ise sırasıyla 2021 ve 2022 yıllarında, Brezilya sığır eti satışını durdurduklarını açıkladı.

AB’ye gönderilen etlerin bir kısmı, tedarik zincirlerinde ormansızlaşmayla mücadele için tasarlanan yeni yasaları ihlal edebilir. Nisan ayında kabul edilen düzenlemeler, AB’ye getirilen ürünlerin Aralık 2020’den sonra gerçekleşen herhangi bir ormansızlaşma faaliyeti ile ilişkilendirilemeyeceği anlamına geliyor.

Mighty Earth savunma kuruluşunun kıdemli yöneticilerinden Alex Wijeratna şunları söyledi: “Amazon kritik bir eşiğin kenarında. Dolayısıyla bu rakamlar çok endişe verici çünkü Amazon bu sayıda ağacı kaybetmeyi göze alamaz… Bunun gezegen çapında etkileri olacaktır.”

AB Parlamento üyesi Delara Burkhardt da bulguların, ormansızlaşmayla mücadele için küresel çapta daha fazla yasal düzenleme yapılması ihtiyacını güçlendirdiğini kaydetti: “Amazon’un yok edilmesi sadece Brezilya’nın meselesi değildir. Bu aynı zamanda Amazon ormansızlaşmasını ithal eden AB, Birleşik Krallık veya Çin gibi dünyanın diğer bölgelerinin de meselesidir. Bu nedenle tüketici ülkeler, ithal ettikleri etin ormansızlaşmaya yol açmadan üretildiğinden emin olmak için tedarik zinciri yasaları çıkarmalıdır. İthal ormansızlaşmaya karşı yeni AB yasasının, Çin gibi diğer büyük ithalatçıların da izleyeceği bir model olmasını umuyorum.”

Marabá, Pará eyaletinde bir çiftlik.

Aidenvironment, JBS’ye ait 13 et tesisinin ormanların temizlendiği, kesildiği veya yakıldığı çiftliklerle bağlantılı olduğunu tespit etti. Marfrig’de altı, Minerva‘da üç tesis vardı.

Bruno ve Dom projesi için Guardian tarafından yapılan ayrı bir analize göre, bu şirketlere ait Amazon mezbahaları 2022 yılında hala Brezilya’dayken 5 milyar dolardan fazla değerde sığır eti işledi: Karmaşık tedarik zinciri boyunca buna daha fazla değer eklenecek ve ezici bir farkla bu endüstrinin ekonomik değeri Brezilya dışında, Pekin ve New York‘taki restoranların tabaklarında gerçekleştiriliyor. Son on yılda söz konusu şirketler tedarik zincirlerinin neden olduğu  ormansızlaşma nedeniyle defalarca eleştiriye maruz kaldı.

Başka şirketlerin de aynı alım bölgelerinden sığır tedarik ettiği biliniyor. Sığır eti tedarik zincirinin tamamının haritalandırılabildiği vakalarda, çalışma 2017’den bu yana şirket tesislerine doğrudan tedarik sağlayan çiftliklerde 100’den fazla orman kaybı vakası yaşandığını tahmin ediyor.

JBS’ye yaklaşık 500 sığır satan Mato Grosso eyaletindeki Pontes e Lacerda‘da bulunan São Pedro do Guaporé çiftliğinde şirket, gerekli incelemeler sonucunda bu çiftlikte usulsüzlük tespit edilmesi üzerine çiftliğin ‘engellendiğini’ söylemesine rağmen 2018-2021 yıllarında 2.000 hektardan fazla ormanlık alan tahrip edilmiş gibi görünüyor. Bu sığırları işleyen JBS et tesisinin son yıllarda İngiltere’ye ve başka yerlere sığır eti sattığı biliniyor.

Pontes e Lacerda’da bir çiftlik, 2015. Fotoğraf: Carolina Arantes

Aidenvironment’e göre çiftlik ayrıca 2018 ve 2019 yılları arasında üç et kesimcisine 18.000’den fazla hayvanın dolaylı tedarikiyle de bağlantılıydı. Her üç şirket de şu anda çiftlikten tedarik yapmadıklarını söyledi.

250’den fazla ormansızlaşma vakası dolaylı tedarikçilere (sığır yetiştiren veya besleyen ancak kesimden önce başka çiftliklere gönderen çiftlikler) atfedilebilir. (Bazı çiftlikler hem doğrudan hem de dolaylı tedarikçi olarak hareket ediyor).

Et şirketleri uzun zamandır karmaşık tedarik zincirlerine dahil olan çiftlikler arasındaki hareketleri izlemenin çok zor olduğunu söylüyor. Eleştirmenler bunun “kirli” bir ormansızlaştırma çiftliğindeki hayvanların kesimden önce sözde “temiz” bir çiftliğe götürülerek kökenlerinin gizlendiği “sığır aklama” işlemine olanak sağladığı kanısında. “Temiz bir çiftlik”, sahibi başka çiftliklerde ormansızlaştırma yapmış olsa bile, ormansızlaştırma nedeniyle ceza veya yaptırım geçmişi olmayan çiftliklere deniyor.

TBIJ ve Repórter Brasil, Dom Phillips ve Guardian ile birlikte çalışarak 2020’deki bir sığır aklama örneğini haberleştirdi. Ardından ekip, yasadışı ormansızlaştırma nedeniyle yaptırım uygulanan bir çiftlikteki ineklerin JBS kamyonlarıyla ikinci bir “temiz” çiftliğe taşındığını gösterdi. Haberin yayınlanmasının ardından JBS her iki çiftliğin sahibinden de alım yapmayı durdurdu.

Ancak araştırmamız, şirket sahibinin şu anda Brezilya’nın üç büyük et paketleyicisinden bir diğeri olan Marfrig‘e tedarik sağladığını ortaya çıkardı. Çiftliklerinden biri olan Mato Grosso eyaletindeki Estrela do Aripuanã hala yaptırım altında ancak uluslararası sığır eti tedarik zincirinin bir parçası olmaya devam ediyor.

Kayıtlar, 2021 ve 2022 yılları arasında yaklaşık 500 hayvanın tam olarak TBIJ’nin 2020 yılında araştırdığı güzergah boyunca taşındığını gösteriyor. Sığırlar, ambargo ya da diğer çevresel yaptırımların olmadığı, aynı şekilde “temiz” ikinci çiftlik olan Estrela do Sangue‘ye ulaştı.

Ayrı belgeler düzinelerce hayvanın Estrela do Sangue çiftliğinden Marfrig’in Tangará da Serra‘daki et tesisine taşındığını gösteriyor.

Geçen yıl, bir başka TBIJ araştırması da Tangará da Serra fabrikasını Brasnorte‘deki Menku Yerli bölgesinin işgaliyle ilişkilendirmişti.

Nakliye kayıtlarına göre tesis 2014 yılından bu yana Çin, Almanya, İspanya, İtalya, Hollanda ve İngiltere‘ye 1 milyar sterlin değerinden fazla sığır eti ürünü sattı.

Marfrig mezbahasında çalışan işçiler. Fotoğraf: Ricardo Funari/Lineair/Greenpeace

Marfrig yaptığı açıklamada, mal sahibinden sığır aldığını doğrulayarak şunları söyledi: “Marfrig yaptığı her işlemde sığır tedarik eden mülklerin durumunu kontrol eder. Kesim sırasında söz konusu çiftlik Marfrig’in sosyo-çevresel kriterleriyle uyumluydu, yani tesis ormansızlaşma, ambargo veya zorla çalıştırma olan bir bölgede, koruma biriminde veya Yerli topraklarında bulunmuyordu.”

Açıklamada şunlar da denildi: “Marfrig ‘sığır aklama’ olarak adlandırılan uygulamayı ve diğer tüm usulsüzlükleri kınamaktadır. Şirket tarafından onaylanan tüm tedarikçiler düzenli olarak kontrol edilir ve şirketin mevcut politikasında açıklanan zorunlu sosyo-çevresel kriterlere uymak zorundadır.”

Minerva da  “çiftliklerin durumunu takip ederek Minerva Foods tarafından satın alınan sığırların yasadışı olarak ormansızlaştırılmış alanlardan gelmemesini, çevresel ambargolara sahip olmamasını veya Yerli toprakları ve/veya geleneksel topluluklar ve koruma birimleriyle çakışmamasını sağladığını”” öne sürdü.

JBS ise araştırmada kullanılan “satın alma bölgeleri” metodolojisini sorgulayarak “tahmin, potansiyel maksimum satın alma bölgesini belirler, etkili satın alma bölgesini değil,” dedi. Ayrıca São Pedro do Guaporé çiftliğini, “herhangi bir usulsüzlük tespit edilir edilmez,” engellediğini açıkladı. Sorulduğunda ise tarih belirtilmedi.

Makalenin İngilizce orijinali

More in Ekoloji

You may also like

Comments

Comments are closed.