Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşetTürkiyeVideo

Saros Körfezi’nden Kırklareli’ne: Trakya ekosistemi saldırı altında

Video-Haber: Ufuk Çeri

*

Türkiye’nin en batısı, Trakya bölgesi sık sık çevre sorunlarıyla gündeme geliyor. Bölgede bir yanda madencilik faaliyetleri nedeniyle ormanlar ve tarım arazileri yok edilirken, bir yandan da termik santraller yapılmak isteniyor. Son olarak da  Saros Körfezi’ne doğalgaz limanı yapımına başlandı.

Yeşil Gazete için Saros Körfezi’nden başlayan yolculuğumuz Bulgaristan sınırında, Istrancalar’da sona erdi. Doğa mucizeleri üzerine yapılmak istenen inşaatlar, imara açılan tarım arazileri, kirletilen sular, ormansızlaştırılan, yok edilen doğal dokuyu hat boyunca izledik, çevre örgütlerinin temsilcileri, hukukçular, yerel yöneticiler ve bilim insanlarıyla konuştuk.

Cennet Saros’a liman ve boru hattı

Edirne’nin  Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe ve Sazlıdere köyleri arasında yapımına devam edilen doğalgaz taşıma ve yükleme limanı gemi iskelesi (FSRU Liman ve Boru Hattı) olumsuz yönde görüş bildiren üç ayrı bilirkişi raporuna rağmen yapımına devam ediliyor.

Sazlıdere Köyü yolu üzerindeki şantiyeden inşaat alanına gitmek üzere Kara Boru hattına paralel 15-20 metre genişliğinde yapılan yol ile tarım arazileri ve orman alanları tahrip ediliyor.

Kasım 2020’de başlatılan projeye karşı açılan davalar sürecinde yapılan üç ayrı bilirkişi keşfinde de bilirkişi heyetleri projenin inşaat, ziraat, jeoloji, hidrojeoloji, biyoloji ve orman bilimlerine birçok yönden aykırı olduğunu ortaya koyan raporlar vermelerine rağmen projenin inşaat çalışmaları hız kesmeden sürüyor.

Edirne İdare Mahkemesi  tarafından Mart 2020’de alınan kararda BOTAŞ şirketi tarafından yapımı planlanan projenin kamu yararına, hukuka ve bilime aykırı olduğu ortaya konarak ÇED Raporu iptal edildi.

Şirket yeni ÇED için başvurdu, yöre halkının tüm tepkilerine rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından şirkete yeni ÇED olumlu belgesi verildi. Bu ÇED raporuna karşı da yeniden dava açılırken, davada yapılan bilirkişi keşfi raporunun beklendiği bir süreçte şirket alana iş makineleri ile girerek inşaat çalışmalarına başladı.

Çalışmaların durdurulmasına dönük hukuki girişimlerden ise bir sonuç çıkmadı.

Bilirkişi raporundaki bazı tespitler şunlar:

  • Projenin yakın çevresinde birçok duyarlı yörenin bulunduğu, bu alanların projeden dolayı olumsuz yönde etkileneceği ve sonuçlarının telafisinin bölge açısından mümkün olmadığı,
  • ÇED raporunda yeterli bilimsel verilerin bulunmadığı, alınacak önlemlerin bilimsel ve teknik açıdan ÇED raporunda yeterli şekilde belirtilmediği,
  • Projenin yer seçiminin hatalı yapıldığı, Saros Körfezi Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi sınırlarını kapsayan alanda doğal sit alanında tescil çalışmalarının henüz tamamlanmamış olması,
  • ÇED raporunda fauna türlerinin olmamasının önemli bir eksiklik olduğu,
  • Raporda orman alanlarından geçecek hat için ve yaban hayvanlarının nizamiyeyle kontrol edilebileceği ifadelerinin ölçülebilir ve net olmaması nedeniyle bilimsellikten uzak olduğu,

  • Faaliyet alanına ulaşım ve nakliye için orman yolları açısından ÇED raporunda kaç ağaç kesileceğinin bulunmadığı,
  • FSRU gemisi ve doğal gaz tankerlerinden kaynaklı gaz kaçağı, yangın ve patlama risklerinin ÇED raporunda yeterince değerlendirilmediği,
  • Proje alanı ve çevresinde çeşitli gözlem ve literatür bilgilerine göre 222 kuş yaşadığı halde ÇED raporunda kuş türünün 10 türle sınırlı yani eksik verildiği,
  • ÇED raporunda kuş türleri için herhangi bir koruma ve önlem planı verilmemesi…

Üç ayrı iptal davası var

Yeşil Gazete’ye konuşan Saros Gönüllüleri Dayanışması avukatı Bülent Kaçar, “Üç ayrı iptal davası var. Bunlar Edirne İdare Mahkemesinde sürüyor. Mahkemenin açtığımız üç dava için de yürütmeye durdurma kararı vereceğini umuyoruz. BOTAŞ ve alt şirketleri hukuksuzca tarım topraklarını yok ediyor. Deniz fütursuzca dolduruluyor” diyor.

Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz ise, “Keşan’da yaşayanların yüzde 99.9’un bu projeye karşı çıkıyor” diye konuşuyor. Karagöz, Saros Körfezi’nin bu proje ile yaşanılmaz bir yer olacağını belirtiyor.

Madencilik faaliyetleri Istrancalar’ı tahrip ediyor

Trakya’da çevre sorunları bir değil, çok sayıda. Saros Körfezi’ne doğalgaz limanı yapılırken bir yandan da bölgenin ve Türkiye’nin en önemli ormanlarından olan Istranca Ormanları’nda madencilik faaliyetleri nedeniyle ciddi tahribatlar yaşanmaya devam ediyor.

Kırklareli İl Genel Meclisi’nin 2021 yılı raporuna göre, bölgede, yaklaşık 155 taş ve maden ocağına ruhsat verilmiş, ancak geçen zaman içerisinde 47’si çalışmalarına aktif şekilde devam ediyor.

Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, Istranca ormanlarının  Bulgaristan ve Türkiye’ye yayıldığını anlatıyor: “Bulgaristan tarafında kalan Istranca, koruma altında ve biyosfer rezerv alanı.” Bulgaristan tarafında kalan Istrancalar’ın 27 yıldır koruma altında olduğunu belirten Çidem, “Bizim tarafta ise orman alanları daralıyor, su kaynakları zarar görüyor. Yaban hayatı bitmek üzere” ifadelerini kullanıyor.

‘Trakya, İstanbul’un arka bahçesi olarak görülüyor’

Trakya Bölgesi’nin 70’li yıllardan itibaren İstanbul’u arka bahçesi olarak görülmeye başlandığını belirten İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay da şunları anlatıyor:

“İstanbul’daki sanayinin, İstanbul dışına çıkarılması için yapılan çalışmalarla başladı her şey. İlk önce Zeytinburnu’nda bulunan deri fabrikaları çıkarıldı.  Son 15 yıldan beri de Trakya’nın kuzeyinde yer alan ormanlık alanlarda çok yoğun şekilde taş ocakları açılmaya başlandı. Bölgede ayrıca termik ve nükleer santrallerin yapımı da gündemden hiç düşmüyor. Son olarak da Saros Körfezi’nde liman hattı yapılıyor.”