Ana Sayfa Blog Sayfa 5332

İtalya plastik torbayı yasakladı

Avrupa’da en çok plastik torba tüketen ülkelerden biri olan İtalya’da geri dönüştürelemeyen plastik torbalara yasak getirildi.

Ülke çapındaki mağazalarda 1 Ocak’tan itibaren uygulanmaya başlanan yasakla birlikte, geri dönüştürülebilen plastik, bez ya da kağıttan yapılan torbalar kullanılacak.

İtalyanlar her yıl 20 milyar plastik torba kullanıyor. Yani kişi başına 300’den fazla.

Yasağa destek verenler, plastik torbaların üretimi için çok fazla petrol harcanmasına ve çözünmesi onlarca yıl sürmesine dikkat çekiyor ve torbaların çevreye büyük zarar verdiğini söylüyor.

Plastik torbaları aşamalı olarak yasaklayan bir yasa 2006’ta yürürlüğe girmişti.

Yasak aslında 2010 Ocak ayında başlayacaktı. Ancak iş dünyasının itirazları üzerine ertelendi.

Çevre Bakanı Stefania Prestigiacomo, ‘Yasak çevre kirliliğine karşı verdiğimiz savaşta ileriye doğru atılmış önemli bir adım. Bu adımla geri dönüşüm konusunda da hepimiz daha sorumlu olacağız’ dedi.

Hükümet yasakla beraber, plastik dışındaki malzemelerden yapılan torbaları halka sevdirmeyi amaçlayan bir kampanya da başlatacak. (BBC)

Tarihi yarımada yayalaştı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla Sultanahmet, Sirkeci ve Beyazıt’ı da içine alan alanda 90 cadde ve sokak, bugün itibariyle araç trafiğine kapatıldı.

UKOME, ”Sirkeci Hocapaşa, Hobyar Mahallesi ve Çevresi Yayalaştırma ve Trafik Sirkülasyon Projesi”, Beyazıt-Sultanahmet-Sirkeci tramvay güzergahı ile Ragıp Gümüşpala Caddesi, Cemil Bilsel Caddesi arasındaki bölgeyi kapsayan yeni bir yayalaştırma trafik sirkülasyon projesi çalışmasının yapılmasını kararlaştırdı.

Bu karar uyarınca, ”Fatih ilçesi Ragıp Gümüşpala Caddesi, Prof. Dr. Cemil Bilsel Caddesi, Nuruosmaniye ve Ankara Caddesi arası Yayalaştırma ve Trafik Sirkülasyon Projesi” hazırlanarak, toplam 90 cadde ve sokağın trafiğe kapatılması öngörüldü.

Kararda, sadece resmi araçlar, vilayet, konsolosluk, zabıta ve polis araçları, PTT ve bankalara ait araçlar, itfaiye ve cankurtaran araçlarının 24 saat giriş-çıkış yapabilmesine imkan tanınırken, yayalara bırakılmış alanlarda park yapılması da yasaklandı.

CADDE VE SOKAK GİRİŞLERİNE 97 ADET DUBA YERLEŞTİRİLDİ
Karar uyarınca bugün itibariyle başlayan uygulama kapsamında Ağa, Alacahamam, Arifpaşa, Aynacılar, Balkapanı, Bestekar Basri, Bezciler, Büyükbaş, Büyükpostane, Cağaloğlu Hamam, Celal Ferdi Gökçay, Cemal Nadir (bir kısmı), Cömert Türk, Çakmakçılar Yokuşu, Çarkçılar, Çarşıkapı Nuru, Ceridehane, Çökelik, Çuhacıhanı, Çeşnici, Deveoğlu Yokuşu, Direkli Hanı, Fındıkçılar, Fincancılar, Gümüş Haneli, Hanımeli, Hacı Küçük, Hakkı Tarık Us, Yavaşça Şahin, İmameci, Kadıoğlu, Kalçın, Kaputçular, Katırcıoğlu, Kefeli Han Sokak, Kılıççılar, Kızılhan, Köprücü, Kutlucu, Küçük Yıldızhan, Limoncu, Lütfullah, Macuncu, Mimar Vedat, Mahmutpaşa Hamamı, Mangalcı, Han Arkası Çıkmazı, Molla Fenari, Mühürdar Emin Paşa, Nargileci, Narlı Bahçe, Necip Efendi, Örücüler Kapısı, Paçacı, Paşa Cami, Rastıkçı, Sabuncu Hanı, Saka Mehmet, Sandalyeciler, Selvili Mescit, Sultan Mektebi, Şeker Ahmet Paşa, Şeyh Davut Hanı, Tahmis, Tarakçılar Hanı, Tasvir, Taşsavaklar, Tesbihci, Teskereci, Tığcılar, Tomruk, Adem Yavuz, Yeşil Dibekli ve Nasuhiye sokakları, Mercan Cami Çıkmazı, Mengene Çıkmazı, Muhmutpaşa Yokuşu, Sultan Mektebi Çıkmazı ile Arpacılar, Asmaaltı, Çadırcılar, Hasırcılar, Kutucular, Marpuccular, Tarakçılar, Tahtakale, Uzunçarşı, Yorgancılar, Yalıköşkü ve Hamidiye caddeleri trafiğe kapatıldı.

10.00-18.00 saatleri arasında araç trafiğine kapalı olan cadde ve sokak girişlerine otomatik olarak indirilip kaldırılabilen toplam 97 adet duba yerleştirilirken, resmi araçlar, vilayet, konsolosluk, zabıta ve polis araçları, PTT ve bankalara ait araçlar, itfaiye ve cankurtaran araçlarının 24 saat giriş-çıkış yapabilmesine imkan sağlamak amacıyla bazı caddelerin giriş noktalarında 15 görevli hizmet veriyor.

10 PARK ALANI DA KAPATILDI
Öte yandan, uygulama kapsamında ayrıca İstanbul Otopark İşletmeleri Ticaret A.Ş’ye (İSPARK) ait bölgedeki 10 park alanı da kapatıldı.

Bu çerçevede, söz konusu park alanları sabah saatlerinden itibaren tabelaları sökülerek hizmete kapatıldı. Bu park alanlarında çalışan 20 İSPARK görevlisi de başka yerlerde görevlendirildi. (Ntv)

Yeni yıla girerken kanlı saldırı

Mısır’da bir kilise yakınında, otomobile yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu 21 kişi öldü. Olaya tepki gösteren Hıristiyanlar polisle çatıştı, camilere saldırdı.

Olay, yeni yılın ilk dakikalarında, İskenderiye kentinin kuzeyinde, Kıpti Hrıstiyanlar’ın devam ettiği Azizler Kilisesi önünde meydana geldi.

Yaklaşık bin Kıptinin Yeniyıl ayini için toplandığı kiliseden çıkarken meydana gelen patlamada 70’den fazla kişi yaralandı.

Yaralılar Sidi Beşr bölgesindeki Sharq El Medine ve El Amiri hastanelerinde tedavi altına alındı. Yaralananlar arasında 8 Müslümanın da olduğu bildirildi.

Olaya tepki gösteren Hrıstiyanların polisle çatıştığı, yakındaki camiye ve Müslümanlara saldırarak taşladığı haber verildi.

Kilisenin rahibi Mena Adel, patlama sırasında kilisede yaklaşık bin kişinin olduğunu ve patlamanın ayinin hemen sonrasında, insanların çıkışı sırasında meydana geldiğini söyledi.

İntihar eylemci kuşkusu

Mısır İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, patlamanın sebebinin bombalı araç olduğuna dair bulgu bulunmadığı, sebebin ölenler arasında bulunan bir intihar eylemcisi olabileceği belirtildi.

Açıklamada, bombalama eylemine “yabancı unsurların” katıldığına dair belirtiler olduğu da kaydedildi.

Mübarek’ten talimat

Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek olayın hızlı bir şekilde aydınlatılması talimatını verdi. Mısır’ın resmi Nil televizyonu, Mübarek’in, İçişleri Bakanlığından olayın çok yönlü ve detaylı bir şekilde araştırılmasını istediğini duyurdu.

El Ezher Şeyhi Ahmet Et Tayyib de bir mesaj yayımlayarak saldırıyı kınadığını açıkladı.

Kaynak:  Deutsche Welle Türkçe

Mısır’da bir kilise yakınında, otomobile yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu 21 kişi öldü. Olaya tepki gösteren Hıristiyanlar polisle çatıştı, camilere saldırdı.Olay, yeni yılın ilk dakikalarında, İskenderiye kentinin kuzeyinde, Kıpti Hrıstiyanlar’ın devam ettiği Azizler Kilisesi önünde meydana geldi.

Avustralya’da 22 kentten acil yardım çağrısı

İki haftadır etkili olan yağışlar Avustralya’yı son 50 yılın en kötü sel felaketiyle yüz yüze bıraktı. 22 kent ve kasaba acil yardım çağrısında bulundu. Evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı on binleri buluyor.

Avustralya’nın kuzeydoğusunda etkili olan şiddetli yağışın neden olduğu sel felaketi, 200 bin kişiyi tehdit ediyor. Maddi hasarın milyarlarca doları bulması tahmin ediliyor. Şiddetli yağış sona erdi, ama nehirlerdeki su seviyesi yükselmeye devam ediyor.

Sel felaketi özellikle Queensland eyaletinde geniş bir alanda etkili oldu. Çok sayıda yerleşim birimi tahliye edildi.

Afetzedelere özel fon

Süpermarketlerdeki raflar boş; çünkü sel nedeniyle yeni mal sevkiyatı yapılamıyor. Caddeler, akarsulara dönüşmüş durumda. Queensland Eyaleti Başbakanı Anna Bligh, afetzedelere yardım için özel bir fon oluşturulacağını açıkladı.

Bligh, “Zararın telafi edilmesi, devlete, eyalete ve sigorta şirketlerine milyarlarca Avustralya Dolarına mal olacak” diye konuştu.

Zararın gerçek boyutları ancak sel suları çekildikten sonra ortaya çıkacak. Meteorologlar, suların en erken bir hafta sonra çekilmesini bekliyor.

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

“2010 en sıcak üç yıldan biri”

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Meteroloji Örgütü yaptığı açıklamada 2010 yılı dünya sıcaklık ortalamasının, 1850’den bu yana kayıt altına alınan yıllar arasında en yüksek üç yıldan biri olduğunu açıkladı.

Örgütün raporunda 2010 yılının, küresel sıcaklık ölçümlerinde taban olarak kabul edilen 1961-1990 periyounduna göre yaklaşık yarım derece daha sıcak geçtiği belirtildi.

Açıklanan bir diğer çarpıcı veri ise son on yılın, şimdiye dek tecrübe edilen sıcak on yıl olduğu.

Örgütün açıklamaları, küresel ısınmanın etkilerinin, en üst seviyede, resmi olarak onaylanması anlamına geliyor.

“Artık şüphe yok”

Dünya Meteroloji Örgütü güncel veriler ışığında küresel ısınma yaşanmakta olduğu konusunda herhangi bir şüphe kalmadığını belirtti.

Örgüt ayrıca, eğilimin bu şekilde devam etmesi durumunda olağanüstü iklim felaketlerinin yaşanmaya devam edeceğini belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim felaketlerinden başlıcaları, Pakistan’ı sular altında bırakan aşırı yağışlar, Rusya’da yaşanan olağanüstü sıcak yaz ve yangınlar ile Kutup buzullarında gözlemlenen aşırı erime olmuştu.

2011 yılı ise dünyanın dört bir yanında yaşanan aşırı yağışlar ve sel felaketleriyle başladı.

Avustralya, Sri Lanka, Brezilya ve Almanya’da yaşanan seller farklı boyutlarda hasarlara yol açmış ve can kayıplarına sebep olmuşlardı. (BBC)

Mutlu yıllar!

Yeşil Gazete olarak 2011’in yeşilin, barışın ve özgürlüğün yılı olmasını diliyoruz. Mutlu yıllar!

İşte Yeşil Gazete okurlarının oylarıyla 2010’a damgasını vuranlar

2010 yılı biterken, Türkiye’de ve dünyada yılın kişisi, yılın olayı, yılın skandalı, yılın kampanyası ve yılın ekolojik/toplumsal mücadelesini sizin oylarınızla seçtik. Tüm dostlarımıza katılımlarından dolayı teşekkür eder, mutlu bir yıl dileriz.

İşte Sonuçlar:

Türkiye'de yılın insanı: Silikozis hastası kot kumlama işçileri

Türkiye’de Yılın İnsanı:

1- Silikozis hastası kot kumlama işçileri (%28)

2- Şiddet mağduru öğrenciler (%23)

3- Kayıp yakınları (%19)

Dünyada Yılın İnsanı: Julian Assange

Dünyada Yılın İnsanı

1- Julian Assange (%49)

2- Evo Morales (%27)

3- Marina Silva (%19)

Yılın Kampanyası: 2 milyon İstanbullu

Yılın Kampanyası

1- 2 Milyon İstanbullu (%32)

2- İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın ve Seninki Kaç Santim (%30)

3- 350.org (%17)

Yılın olayı: Meksika Körfezindeki petrol faciası

Yılın Olayı

1-Meksika Körfezindeki petrol faciası (%41)

2- Avrupa’daki öğrenci olayları (%20)

3- Pakistan’daki seller (%19)

Yılın skandalı: AKP'li bakanların açıklamaları

Yılın skandalı

1-AKP’li bakanların açıklamaları (%32)

2- Tabiatı ve bio-çeşitliliği koruma kanunu tasarısı (%29)

3- KPSS sorularının çalınması (%24)

Yılın Ekolojik ve Toplumsal mücadelesi: Tekel işçilerinin direnişi

Yılın Ekolojik ve Toplumsal müdacelesi

1- Tekel işçilerinin direnişi (%51)

2- HES’lere karşı direniş (%37)

3- Loç vadisi direnişi (%8)

Adayların tümü şöyleydi:

Türkiye’de Yılın İnsanı  Adayları

1- Kayıp yakınları

12 Eylül’den bu yana gözaltında kaybedilenlerin yakınları yıllardır direnmeyi ve yakınlarını aramayı sürdürüyorlar. Bu sene Ankara’ya da yürüyen kayıp yakınlarının sürdürdüğü Cumartesi Anneleri eylemi geçen hafta sonu Galatasaray’daki oturma eylemiyle 300. haftaya ulaştı ve Yılın Kişisi adayımız oldu.

http://yesilgazete.org/2010/12/12/kayiplar-bulunsun-failler-yargilansin/

2- Şiddet mağduru öğrenciler

Üniversitelerin kabusu YÖK 30. yaşına yaklaşırken üniversitelerde haklarını arayan öğrenciler hükümetin, rektörlüklerin ve polisin baskısı altında. Son olarak Başbakan Dolmabahçe’de rektörlerle görüşürken söz hakkı isteyen öğrencilerin üzerine saldıran polisin hamile bir öğrenciyi darp etmesi ve bebeğini düşürmesi büyük tepkilere neden oldu. Hükümet saldırgan polisi koruyor, şiddet mağduru öğrenciler ise bizim Yılın Kişisi adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/12/20/atalaydan-inanilmaz-aciklama-ogrenciler-kendilerini-atiyor/

3- Türkan Albayrak

Paşabahçe Devlet Hastanesi’nde sendikalı olmak istediği için işten atılan temizlik işçisi Türkan Albayrak 118 gün boyunca hastane bahçesinde kurduğu çadırda direndi ve başardı. Hakları için örnek bir mücadele sergileyen Türkan Albayrak Yılın Kişisi adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/11/04/turkan-albayrak-118-gun-direndi-ve-kazandi/

4- Vicdani retçiler

Türkiye’de hala tanınmayan vicdani ret hakkı için Türkiye’nin en uzun soluklu hak mücadelesi sürüyor. Vicdani retçilerin bu yılki simgelerinden İnan Suver halen İzmir’de cezaevinde. Son olarak geçen hafta 42 kişi daha vicdani reddini açıkladı. İnan Suver ve bu uzun soluklu mücadeleyi yürüten tüm vicdani retçiler Yılın Kişisi adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/10/04/vicdani-retci-inan-suver-idamimi-istiyorum/

5- Silikozis hastası kot kumlama işçileri

Yıllarca sağlıkları hiçe sayılarak kot kumlama işinde çalıştırılan ve birkaç yıl çalıştıktan sonra akciğerlerinin iflas etmesine neden olan kot kumlama işçileri yıllardır direniyor ve haklarını almaya çalışıyorlar. Emeklilik haklarını kazanmak ve devletin tedavilerini üstlenmesi için yılmadan verdikleri mücadelede önemli kazanımlar sağlayan kot kumlama işçileri bu yılki Yılın Kişisi adayımız.

Dünyada Yılın İnsanı Adayları

1- Bill McKibben

Bundan 22 yıl önce yazdığı Doğanın Sonu isimli kitapla küresel ısınmayı bilim dünyası dışında kamuoyuna anlatan ilk isim olan yazar ve aktivist Bill McKibben arkadaşlarıyla birlikte kurduğu 350 hareketiyle Time dergisine göre dünyanın en yaygın sivil toplum hareketini yaratmayı başardı. 350 hareketinin küresel eylemleri bu yıl 24 Ekim’de dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde aynı anda yapıldı. Bill McKibben kararlı ve başarılı aktivizmiyle Dünyada Yılın Kişisi adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/08/15/kibar-cevrecilikle-ilerlemek-imkansiz-bill-mckibben/

2- Evo Morales

Bolivya’nın yerli kökenli devlet başkanı Evo Morales, bir hükümet lideri olarak küresel ısınmaya ve doğanın yok edilmesine karşı mücadeleyi öncelikli hale getiren neredeyse tek isim oldu. 22 Nisan’da Bolivya’nın Cochabamba kentinde toplanan halkların iklim değişikliği konferansının ardından yazılan Toprak Ana’nın Hakları Deklerasyonu da BM Genel Kurul’unda kabul edildi. Cancun’da yapılan iklim zirvesinde de anlamsız bir anlaşma dayatılmasına tek başına karşı koyan Evo Morales Dünyada Yılın Kişisi adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/12/10/evo-morales-toprak-ananin-haklarini-kabul-etmeden-iklim-degsikligini-durduramayiz/

http://yesilgazete.org/2010/12/11/toprak-ana-haklari-evrensel-beyannamesi/

3- Julian Assange

ABD’nin Irak ve Afganistan’da işlediği savaş suçlarıyla ilgili belgeler de dahil olmak üzere yüz binlerce gizli diplomatik yazışmayı kamuoyuna sızdıran Wikileaks internet sitesinin kurucularından Julian Assange düzmece kanıtlarla taciz ve tecavüz suçlamasına maruz kalarak İngiltere’de cezaevine tıkıldı ve terörist ilan edildi. Dünyada basın ve internet özgürlüğünün simge isimlerinden biri haline gelen Julian Assange Dünyada Yılın Kişisi adayımız oldu.

http://yesilgazete.org/2010/12/16/wikileaks-kurucusu-assange-kefaletle-serbest/ ve daha fazlası…

http://yesilgazete.org/2010/11/27/dunya-nefesini-tuttu-wikileaksi-bekliyor/

4- Marina Silva

Brezilya’da Yeşiller Partisi’nin başkan adayı olan Marina Silva beklenmedik bir oy patlaması yaparak ilk turda oyların %20’ye yakınını aldı ve seçimlerin ikinci tura kalmasına neden oldu. Amazonlardaki yerlilerin haklarını savunan ve kendisi de bir kauçuk işçisi aileden gelen eski Çevre Bakanı Marina Silva Latin Amerika’da yükselen yeşil hareketin de simgesi olurken bizim de Dünyada Yılın Kişisi adayımız oldu.

http://yesilgazete.org/2010/10/04/yesil-adaydan-oy-patlamasi/

Yılın Kampanyası Adayları

1- 2 Milyon İstanbullu

Üçüncü köprüyü durdurmak için Yeşiller Partisi tarafından başlatılan ve onlarca sivil toplum örgütünün desteğiyle büyüyen 2 Milyon İstanbullu kampanyası, üçüncü köprü nedeniyle kesilecek 2 Milyon ağacı bire bir savunmayı ifade ediyor. 2 Ekim’de yapılan ilk eylemde Boğaz’ın 23 ayrı noktasında aynı anda binlerce kişi mumlar yakarak üçüncü köprüye karşı çıktı. 2 Milyon İstanbullu, Yılın Kampanyası adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/10/02/istanbullular-ucuncu-kopruye-karsi-bogaz-kiyilarini-doldurdu/

http://yesilgazete.org/2010/11/07/galata-koprusunde-2-milyon-istanbullu-eylemi/

2- 350

Geçen sene başlatılan ve bu yıl 24 Ekim eylemiyle dünyanın neredeyse bütün ülkelerinde aynı anda binlerce eylem yapılmasıyla tarihin en yaygın sivil toplum kampanyası haline gelen 350, ppm (milyonda parçacık) olarak küresel ısınmayı durdurmak için atmosferde olması gereken en fazla karbondioksit miktarını ifade ediyor. Belli bir merkezi olmayan kampanya büyürken bizim de Yılın Kampanyası adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/10/11/dunyanin-en-buyuk-eylemi-gerceklesti/

3- Dur De! Ayın Irkçısı

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur de Koalisyonu tarafından her ay yapılan ayın ırkçısı seçimleri büyük ilgi topluyor. Her ay politikacılar, gazeteciler ve ırkçı söylemleriyle öne çıkan isimler ayın ırkçısı olmak için “yarışıyor.” Bugüne dek “ödül” alan isimler arasında Kurtlar Vadisi Pusu dizinin senaristleri, Cemil Çiçek ve Yılmaz Özdil de bulunuyor. Ayın Irkçısı seçimleri Yılın Kampanyası adayımız.

http://www.durde.org/category/ayin-irkcisi/

4- İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın ve Seninki Kaç Santim

Fikir Sahibi Damaklar girişimi tarafından başlatılan Lüfer Koruma Timi ve Greenpeace tarafından başlatılan Seninki Kaç Santim kampanyalarıyla denizlerde üreme dönemine gelmemiş lüferlerin avlanmaması için büyük bir bilinç yaratıldı. Balık halinde avlanan yavru balıkları takip eden Lüfer Koruma Timi’yle balık hallerine baskınlar yapılan kampanyalar bizim de Yılın kampanyası adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/12/22/istanbullu-baliga-hasret-kalacak-mi/

5- Pınar Selek’e Hala Tanığız

Tam 12 yıldır olmayan bir bombalı saldırının faili olarak gösterilerek yargılanan ve beraat kararı Yargıtay tarafından iki kez bozulan aktivist, yazar ve sosyolog Pınar Selek’e destek olmak için başlatılan tanıklık kampanyası bu yıl “Hala Tanığız” adıyla sürdü ve Pınar Selek’e yapılan haksızlığı gündemde tutmayı başardı. Hala Tanığız kampanyası yılın en önemli ve başarılı kampanyalarından biri olarak Yılın Kampanyası adayımız.

http://www.pinarselek.com/public/destek.aspx?id=44

Yılın Olayı Adayları

1- Pakistan’da Seller

Pakistan’da bu yaz yaşanan ve ülkenin kuzey kesimlerinin neredeyse bir iç denize dönüşmesine neden olan muson yağmurlarına bağlı seller, Rusya’daki orman yangınlarıyla beraber küresel ısınmanın bugüne kadar neden olduğu en ciddi felaketler arasındaydı. Sellerde binlerce kişi öldü, 20 milyondan fazla kişi evsiz kaldı, yüz milyarlarca liraya varan maddi hasar var. Pakistan’daki seller Yılın Olayı olmaya aday.

http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=27077

2- Şili’de maden kazası

Şili’de yaşanan ve 33 madencinin 69 gün toprak altında kaldıktan sonra kurtarıldığı maden kazası yılın en önemli olayı olduğu halde bir kişinin burnu bile kanamadı. Sadece bu bile Şili’deki maden kazasını Yılın Olayı adayı yapmaya yetiyor.

http://yesilgazete.org/2010/10/14/silide-mutlu-son/

3- Meksika körfezinde petrol faciası

Meksika körfezinde petrol çıkarılan BP’ye ait Deepwater Horizon petrol platformunda meydana gelen patlama sonucunda aylarca deniz dibinden okyanusa boşalan petrol tarihin en büyük petrol kirliliğine neden oldu. Meksika körfezinde temizlenmesi yıllar sürecek inanılmaz bir kirliliğe neden olan kaza petrol uygarlığının kirli yüzünü gösteren en dramatik olay olarak Yılın Olayı adayı oldu.

http://yesilgazete.org/2010/09/08/bp-petrol-sizintisi-raporunu-acikliyor/

4- Avrupa’da öğrenci olayları

Ekonomik krizle boğuşan Avrupa ülkeleri İngiltere’den Yunanistan’a öğrenci isyanları ve grevlerle sarsıldı. Yeni bir 68 mi doğuyor sorusunu sordurtan öğrenci hareketi Yılın Olayı olmaya aday.

http://yesilgazete.org/2010/11/12/sonbaharda-isyan-baskadir-emek-cayli-rahte/

5- 12 Eylül Anayasa Değişikliği Referandumu

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en tartışmalı oylamalarından biri olan Anayasa değişikliği referandumunda Evet çıktı, ama 12 Eylül’e denk getirilen referandum 12 Eylül’den en çok canı yananları bile birleştiremedi. Türkiye’de 2010’a damgasını vuran 12 Eylül referandumu Yılın Olayı olmaya aday.

http://yesilgazete.org/2010/09/12/secmenlerin-yuzde-58i-evet-dedi/

Yılın Skandalı Adayları

1- AKP’li bakanların açıklamaları

Son örneği Enerji Bakanının işçilere hitaben gerekirse 16-18 saat çalışacaksınız sözleri. Ama yıl boyunca Çevre Bakanı’ndan Bayındırlık Bakanı’na AKP hükümetinin bakanları skandal yaratan öyle sözler söylediler ki, hiçbirini birbirinden ayıramadık. Hepsi birden Yılın Skandalı adayımız.

2- Baykal’ın seks kasedi

CHP’de bitmez denen saltanatı bitiren skandalı bilenler bilmeyenlere anlatsın.

3- Edirne’nin kurtuluş töreni

Avcılar derneği vurdukları hayvanları arabalara bağlayıp geçit törenine katılınca hayvan severleri ayağa kaldıran bir skandal patlak verdi. Edirne valisi kendisine hediye edilmek istenen bir ölü hayvanı kabul etmeyip skandalın daha da büyümesini önlese de olay Yılın Skandalı adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/11/26/edirnenin-kurtulus-toreninde-avcilik-rezaleti/

4- KPSS sorularının çalınması

Cemaat mi, organize işler mi? En sonunda sınavın iptaline neden olan skandal haftalarca gündemi meşgul etti. Mağdur öğretmenlerin atamaları yapılamazken, çalıntı sorularla atanan memurların ne olacağı sorun oldu. ÖSYM sistemini iyice içinden çıkılmaz hale getiren skandal Yılın Skandalı adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/09/10/kpss-skandalinin-kilit-ismi-sorulari-bana-cemaat-verdi/

5- Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı

Hükümet tarafından AB uyum süreci bahanesiyle hazırlanan yeni yasa tasarısı doğa koruma statülerini düzenlemek adına sayıları 1200’ün üzerinde doğal sit alanlarını ortadan kaldırmayı ve böylece başta HES’ler olmak üzere doğayı tahrip eden yatırımları engelleyen mahkeme kararlarının dayanağını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bu tasarısı bir yasa tasarısı değil bir skandal olduğu için Yılın Skandalı adayımız.

http://yesilgazete.org/2010/12/10/tabiat-yok-etme-kanunu-mecliste/

Yılın Ekolojik ve Toplumsal Mücadelesi Adayları

1- HES’lere karşı direniş

İkizdere’den Fındıklı’ya, Alakır’dan Yuvarlakçay’a kadar vadileri işgal eden, köylünün kullandığı sulara el koyan, doğayı tahrip eden küçük HES projelerine karşı halkın mücadeleleri büyüyerek sürüyor. Çok sayıda proje mahkeme kanalıyla durdurulurken, bazı vadilere şirketler giremiyor bile. 2010’un çevre mücadelelerine damgasını vuran bütün HES mücadeleleri adayımız.

2- Loç Vadisi direnişi

Kastamonu’nun Cide ilçesi sınırlarındaki Loç vadisinde yapılmak istenen HES’lere karşı direniş ilginç özellikleriyle diğer HES mücadelelerinden ayrı olarak da Yılın Mücadelesi adayı oldu. Vadiyi tahrip edecek yatırıma itiraz eden Sarı Yazmalılar halen yıkım projesinin faili olan Orya Enerji binasının önündeki nöbetlerini sürdürüyorlar.

http://yesilgazete.org/etiket/loc-vadisi/

3- Nükleer karşıtı mücadele

30 yıldır devam eden nükleer karşıtı mücadele bu sene hükümetin Rusya’yla imzaladığı anlaşma nedeniyle Akkuyu’da, Sinop’ta ve Türkiye’nin her yerinde tekrar canlandı. Yaz aylarında aralarında Greenpeace, Yeşiller Partisi, KEG, Mersin NKP ve Sinop Çevre Gönüllüleri üyelerinin olduğu 57 kişinin Meclis önünde yaptıkları eylem ve gözaltına alınmaları gündemdeydi. Sadece eylemciler değil, bütün nükleer karşıtı hareket Yılın Mücadelesi olmaya 2010’da da aday.

http://yesilgazete.org/2010/10/29/umit-sahin-bu-gozdagi-girisimini-kabul-etmiyoruz

4- Tekel işçilerinin direnişi

Son yılların en önemli işçi direnişi, geçen kış Ankara’yı kapladı, Türkiye’de gündeme damgasını vurdu. Hakkını almak için direnen yüzlerce işçi Ankara’ya kamp kurdu, herkese direnmenin ve dayanışmanın ne olduğunu hatırlattı. Aradan zaman geçse de bu direnişi unutmak olmazdı. Tekel işçilerinin direnişi Yılın Mücadelesi olmaya aday.

http://yesilgazete.org/2010/02/05/tekel-direnisinin-anlami-ve-olasi-sonuclari/

Noel Baba’yı bıçakladılar

Yılbaşı kutlamalarına karşı olduklarını söyleyen Anadolu Gençlik Derneği’ne üye bir grup üniversite öğrencisi, İstanbul Üniversitesi önünde, Enam Suresi’nin 162’nci ayetini okuyarak, temsili şişme Noel Baba’yı bıçakladılar.

İstanbul Üniversitesi ana binası önünde toplanan Anadolu Gençlik Derneği’ne üye 20 üniversite öğrencisi, bir basın bildirisi okuyarak, yılbaşı kutlamalarını kınamak ve güçleri yettiğince kutlama adına yapılanların inançlarına ters olduğunu haykırmak istediklerini söylediler.

Grup adına basın bildirisini okuyan üniversite öğrencisi Güven Gündüz, besmele çekerek başladığı konuşmada, yılbaşı kutlamalarının Müslümanlar arasında özel bir öneme sahip olmasını anlamanın güç olduğunu söyledi. Gündüz, “Yılbaşı kutlamaları Batı’nın ifsad edici kültür emperyalizminin Müslümanları ned ederce etkilediğinin bir göstergesidir. Müslamanlar üzerinde kuşatıcı bir etki yapan Batı, Müslüman toplumları öz değerlerinden uzaklaştırırken kendi köhnemiş değerleri ile bizi kendimize yabancılaştırma gayretini sürdürmektedir” dedi.

İslam dininin kılık kıyafetten, saç ve sakala kadar bütün şekli unsurların, diğer din mensuplarında farklı bir kimlikte oluşmasını istediğini ifade eden Gündüz, “Temelde Pagan kültürüne ait Hristiyan Batı tarafından sahiplenilmiş bir geleneği helal dairesinde benimsemek kabul edilebilir bir durum değildir. Peygamber efendimiz’in özellikle vurguladığı ‘kim bir millete benzemeye çalışırsa o da onlardandır’ ve ‘bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizden değildir. Yahudilere ve Hristiyanlara benzemeyin’ hadislerinde benzeşmenin inançlarımız anlamında ne kadar sıkıntı doğurabileceğini bize ifade etmektedir. Noel adı altında tertiplenen ve kendi inanç ve kültürümüzle hiçbir alakası olmayan bu çılgın kutlamalara bir Müslüman bireyin teveccüh etmemesi gerekir” diye konuştu.

Yılbaşı gecesinin Hz. İsa’nın doğum gecesi olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını öne süren Güven Gündüz, Noel’in dağılmış ve dinlerinden kopmuş Hristiyanlar için tekrar bir heyecan oluşturmak amacıyla yaygınlaştırıldığını ve hediyelik eşya sektörüne para kazandırmak amacı taşıdığını söyledi.

Basın bildirisinin okunmasının ardından öğrencilerden biri, grup Enam Suresi’nin 162’nci ayetini Türkçe olarak okurken, yüzünü sprey ayakkabı boyasıyla boyadığı şişme Noel Baba’yı çakıyla temsili olarak bıçakladı. (dha)

Macaristan’a Türkiye’ye benzeme uyarısı

Macaristan'da çıkarılmak istenen yasa protesto ediliyor.

Hırvat yazarlar Macaristan’da çıkarılmak istenen basın yasasına mektupla tepki gösterdi: Türkiye’ye benzemek mi istiyorsunuz?

Hırvatistan Yazarlar Birliği ve Pen Klub başkanlarının ve bazı önde gelen Hırvat yazarları ortak olarak kaleme alıp Macar hükümetine gönderdikleri mektupta, Macaristan başbakanına “2011’de Macaristan’ı Türkiye’ye mi benzetmek istiyorsunuz?” diye sordu.

BBC’de yer alan haberde şöyle denildi:  Macaristan’da hükümet, ülke içinde ve dışında yoğun tepkiyle karşılanan yeni medya yasası tartışmasında geri adım atmayacağını açıkladı. Yeni yasa, medya sektörü üzerindeki denetim mekanizmasında siyasetin daha etkin olmasına yol açacağı kaygılarına yol açmıştı. Özellikle, hükümetin oluşturacağı, Türkiye’deki RTÜK benzeri kurum ve yasanın öngördüğü ağır para cezalarının siyasi baskı aracı olarak kullanılması endişeleri sıkça dile getiriliyor.

Yeni medya yasasına karşı son günlerde, Macaristan’ın komşularından da eleştirel sesler yükselmeye başladı.

Hırvatistan Yazarlar Birliği ve Pen Klub başkanlarının ve bazı önde gelen Hırvat yazarların ortak olarak kaleme alıp Macar hükümetine gönderdikleri mektup, Macaristan başbakana şu soruyu soruyor: “2011’de Macaristan’ı Türkiye mi benzetmek istiyorsunuz?”

Mektup Türkiye’yi yakın geçmişte en ünlü yazarını, yani Orhan Pamuk’u mahkemelerde süründüren, ve gazeteciler hakkında da onlarca dava açan bir ülke olarak tanımlıyor ve Macaristan’ın 2011’de Türkiye”yle olan benzerliğiyle anılacağını vurguluyor.

Mektubun olumsuz örnekleri elbette Türkiye’yle sınırlı değil. Eski Yugoslavya topraklarında şimdi oluşan ülkelerdeki olumsuzlukları da sıralayan mektup, eski bir Hırvat atasözünü hatırlatıyor.

Polonya’dan da uyarı

Buna göre en kötü şeyler hep elektrikler kesildiğinde gerçekleşir. İnsanlar herkesin gözü önünde yapamadıklarını, karanlıkta yapmaya cüret ederler. Mektup, medyanın susturulmasının Macaristan’da işte böylesi bir karanlığa neden olacağını vurguluyor.

Macar hükümetine benzer bir eleştiri de Polonya’dan geldi.

1980’lı yıllarda Polonya’da rejim değişikliğini hazırlayan aydınlar arasında önde gelenlerden olan ve Dayanışma Sendikası’nın da kurucularından Gazeteci Adam Michnik Macar hükümetini uyaran bir mektup gönderdi. Polonyalı gazeteci Viktor Orban’ı Avrupa’nın son diktatörü olan Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko’nun izlediği yola girmekle itham ediyor.

Michnik mektubunda Macaristan’ın bu medya yasasıyla toplumun ağzını mühürleyeceğini söylüyor ve Macar aydınlarına ve gazetecilerine “korkmayın, biz hep yanınızda olacağız” diyor.

Başbakan Viktor Orban televizyonlarda yaptığı son konuşmalarda da Macar Medya yasasının Avrupa normlarına uygun olduğunu, şimdilik bu yasa üzerinde değişiklik yapmayı düşünmediklerini vurguladı. (Radikal)

Kuş gribi geri döndü

Güney Kore’de 2008’deki salgının ardından ilk kez kuş gribine rastlandı, binlerce kuş itlaf ediliyor.

Güney Kore 2003’te Tayland’ın ardından kuş gribinin görüldüğü ikinci Asya ülkesiydi.

Ülkede 2008’e kadar üç salgın dalgası görüldü.

Bu ay başlarında ise sağlık yetkilileri kış nedeniyle göç eden kuşların getirdiği virüsten kaynaklanan üç vaka görüldüğünü duyurdu.

Çarşamba günü gelen yeni dalga çok sayıda kuşun ölümüyle fark edildi.

Yetkililer tavuk yetiştiricilerini uyararak, hayvanlarının yaban kuşlarıyla temasını önlemek için tesislerin etrafını telle çevirmelerini istedi.

Cheonan ve başkent Seul yakınlarındaki iki büyük çiftlik karantinaya alındı ve 10 bin ördek ile 17 bin tavuk itlaf edildi.

Bu durumun Güney Kore’nin ördek, tavuk ve tavuk ürünleri ithalatına da darbe vurması bekleniyor. (BBC)