Ana Sayfa Blog Sayfa 5093

İlk derbi 8. haftada!

0

Spor Toto Süper Lig’de merakla beklenen 2011-2012 sezonu fikstürü bugün çekildi. Fenerbahçe, kura çekimine temsilci yollamadı. Sezonun ilk derbisi 8. haftada Beşiktaş‘la Fenerbahçe arasında oynanacak.

13.00’de başlayan fikstür çekimine Türkiye Futbol Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Yönetim Kurulu üyeleri ile Spor Toto Süper Lig’de yer alan kulüplerin başkan ve yöneticileri katıldı.

Spor Toto Süper Lig’de 2011-2012 sezonu 9 Eylül 2011’de başlayacak. Kura çekimi sonucunda ilk hafta eşlemeleri şu şekilde oluştu:

1. hafta
Antalyaspor – Gaziantepspor
Ankaragücü – Mersin İdman Yurdu
Eskişehirspor – Beşiktaş
Bursaspor – Kayserispor
Kardemir Karabükspor – Sivasspor
Samsunspor – Gençlerbirliği
Büyükşehir Belediyespor-Galatasaray
Manisaspor – Trabzonspor
Fenerbahçe-Orduspor

Derbiler ne zaman?
8. hafta: Beşiktaş – Fenerbahçe
11. hafta: Beşiktaş – Galatasaray
12. hafta: Trabzonspor – Beşiktaş
14. hafta: Galatasaray – Fenerbahçe
15. hafta: Trabzonspor – Fenerbahçe
16. hafta: Fenerbahçe – Trabzonspor

Fikstür çekimi öncesi bir konuşma yapan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Göksel Gümüşdağ, Türk futbolunu sarsan şike soruşturması ile ilgili açıklamalar yaptı. Gümüşdağ, konuşmasında şunlara değindi:

“Futbolumuzun içinde bulunduğu olağanüstü durumun sonucu olarak ligi 9 Eylül’de başlatmayı uygun gördük. Geçen sezon sona erdiğinde herkesin bambaşka hayalleri vardı. Ancak herkes gibi biz de 3 Temmuz sabahı yeni bir döneme uyandık. Aradan geçen 53 günde futbol konuşulmadı. Bu güzel oyun unutuldu. 88 yıllık futbol tarihimizin en zor günlerini geçiriyoruz. Bu süreçte elini taşın altına koyması gerekenlerin, taşı kaldırıp üzerimize attığını görüyoruz. Ülke futbolunu 30-40 yıl geriye götürmesi muhtemelen kararın önüne geçtiğimiz için ileride bize hak verilecektir. Kimse Milli Takım’ın uluslararası turnuvalara katılmasından bizi alıkoyamaz.” dedi.

Gümüşdağ, play off kararının aldığı eleştirilere değinirken, “Medyadan büyük eleştiriler geldi. Bunlara saygı duyoruz. Ama kulüplerimiz bize destek verdi. Kararımızın arkasındayız” ifadelerini kullandı.

Köprü ve Otoyollar kiralanıyor

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), “Boğaziçi Köprüsü“, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Çevre Otoyolu” ve birçok otoyolunun da içinde bulunduğu otoyolları tek paket halinde 25 yıl süre ile “işletme haklarının verilmesi” yöntemi ile özelleştirilecek.

ÖİB’nin Otoyollar ve Köprülerin Özelleştirilmesi Hakkında İhale İlanı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre ÖİB, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM)’nün sorumluluğunda olup, yapım, bakım, onarım ve işletimini üstlendiği; bağlantı yolları ile birlikte, “Edirne–İstanbul–Ankara Otoyolu”, “Pozantı–Tarsus–Mersin Otoyolu”, “Tarsus–Adana–Gaziantep Otoyolu”, “Toprakkale–İskenderun Otoyolu”, “Gaziantep–Şanlıurfa Otoyolu”, “İzmir–Çeşme Otoyolu”, “İzmir–Aydın Otoyolu”, “İzmir ve Ankara Çevre Otoyolu”, “Boğaziçi Köprüsü”, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Çevre Otoyolu” ve bunlar üzerindeki hizmet tesisleri, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıkları (OTOYOL), tek paket halinde birlikte, fiili teslim tarihinden itibaren 25 yıl süre ile “İşletme Haklarının Verilmesi” yöntemi ile özelleştirecek.

Altan Tan’a 23 yıl hapis istemi

Diyarbakır milletvekili Altan Tan hakkında cenaze törenine katıldığı ve seçim mitinginde kitlenin slogan atmasını engellemediği gerekçesiyle toplam 23 yıl 6 ay hapisle ceza istendi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılğı tarafından hazırlanan iddianamede, Altan Tan’ın 23 Nisan 2011 tarihinde Maraş’ın Pazarcık ilçesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren gerilla için yapılan cenaze törenine katıldığı, 16 Mayıs tarihinde çatışmalarda yaşamını yitiren gerillalar için ilan edilen yasa ve düzenlenen basın açıklamasına katıldığı, 12 Haziran seçimleri öncesinde Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde kitlenin PKK lehine attığı sloganları engellemediği gerekçesiyle iki kez ‘örgüt propagandası yapmak” ve bir kez de Toplantı ve Gösteri Yasası’na muhalefet etmek suçlarından toplam 23 yıl 6 ay hapisle cezalandırılması istendi.

Altan Tan hakkında açılan dava önümüzdeki günlerde Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

(Ajanslar)

Fenerbahçe Tahkim’e gitti

0

Fenerbahçe Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonu‘nun kendilerini Şampiyonlar Ligi‘ne katılmaktan men etme kararını Tahkim Kurulu’na götürdü.

Şike soruşturması çerçevesinde Avrupa Şampiyonlar Ligi’nden men edilen Fenerbahçe Kulübü’nün avukatı Haluk Burcuoğlu gereken her yere başvuracaklarını söyledi. Burcuoğlu Tahkim Kurulu’na başvurduklarını belirttiği açıklamasında, “Her türlü savunma hakkımızı bugün Tahkim’e, yarın da diğer ilgili kuruluşlara yapacağız. TFF’nin Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men etme hakkı yoktur. Biz TFF’nin özerk olduğunu sanıyorduk ama değillermiş” dedi.

Tahkim Kurulu’nun başvuruyu hemen değerlendirmesi bekleniyor.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) dün Fenerbahçe Kulübü (FB)’nün Avrupa Şampiyonlar Ligi’nden men edildiğini açıkladı. TFF’nin beklenmedik kararı sonrası FB’li yetkililer büyük tepki gösterdi, TFF’yi suçlayan beyanların ardı arkası kesilmedi.

Federasyon daha önce Fenerbahçe’nin kendisinin Şampiyonlar Ligi’ne gitmeme kararı almasını istemiş, ancak FB Kulübü aksi yönde karar almıştı.

Federasyon FB’yi men kararını almamak için çeşitli yollar denediyse de UEFA’nın net tavrı karşısında, Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarının kura çekimi öncesinde Fenerbahçe’yi “Avrupa”dan men etti.

Apple’ın kurucusu Jobs istifa etti

Amerikan elektronik devi Apple‘ın kurucusu Steve Jobs, İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) görevinden ayrıldığını açıkladı.

Uzun zamandır sağlık sorunları bulunan Jobs, kararını çalışanlara bir elektronik posta ile duyurdu ve yerine yokluğunda görevlerini üstlenen Genel Müdür Tim Cook’un geldiğini söyledi.

‘Silikon Vadisi’nin efsane yöneticisi’ olarak anılan Jobs, Apple’ın yönetim kurulu başkanı olarak kalacak.

Pankreas kanseri sonrası karaciğer nakli ameliyatı geçiren 55 yaşındaki Jobs, veda mesajında icra kurulu başkanı olarak görevlerini ve beklentileri yerine getiremeyecek durumda olduğunu belirtti.

Jobs, duygusal mesajında, “Her zaman, bir gün görevimi yapamaz ve beklentileri karşılayamaz hale gelirsem bunu size ilk ben bildireceğimi söyledim. Maalesef o gün geldi.” dedi.

Uzmanlar, Steeve Jobs’un ayrılma kararının beklenmedik bir gelişme olmadığını, istifanın Iphone, Ipod, Ipad ve Mac bilgisayarlarının üreticisi olan şirketin günlük işleyişini değiştirmeyeceğini vurguluyor.

Apple’ın dünyanın en büyük şirketlerinden biri olarak başarısı büyük ölçüde Steve Jobs’a bağlanıyor.

BM’den uyarı: 12 milyon vatansız var

0

Birleşmiş Milletler, dünya çapında 12 milyon kişinin hiçbir ülkenin vatandaşı olmadığını ve bu yüzden temel insan haklarından mahrum kaldıkları uyarısında bulundu.

Örgüt, daha çok sayıda ülkenin vatansız insanlarla ilgili iki anlaşmaya imza koymasını istedi.

Vatansız kişilerin, çocuklarının da vatansız olarak doğması nedeniyle sorunun daha da büyüdüğü kaydedildi.

Sorunun özellikle, Güneydoğu Asya, Orta Asya, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da yaygın olduğu belirtildi.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, ‘Bu insanlar acil yardıma ihtiyaç duyuyorlar, çünkü hukuki anlamda, kâbusa benzeyen bir arafta kalmışlık yaşıyorlar’ dedi.

Guterres, ‘insanların kendi yaşadıkları sıkıntıların yanı sıra, bir grup insanın kuşaklar boyunca ötekileştirilmesi, yaşadıkları toplumlarda büyük bir baskı oluşturuyor ve zaman zaman çatışmalara da yol açıyor’ diye konuştu.

Vatansızlar, mülk edinmek, banka hesabı açmak, yasal olarak evlenmek ve çocuklarını nüfusa geçirmek gibi alanlarda sorunlar yaşayabiliyor.

Hatta bazıları, kim oldukları ya da nereden geldiklerini kanıtlayamadıkları için uzun süre gözaltında tutulabiliyor.

Sözleşmelere imza çağrısı

Vatansız insanlara, temel insan haklarının tanınmasını öngören 1954 tarihli anlaşmaya sadece 66 ülke imza attı.

1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılması Konusunda Sözleşme ise sadece 38 ülke tarafından imzalandı.

Vatansız olunmasına bir dizi neden yol açabiliyor.

Eski Sovyetler Birliği ve Yugoslavya’da olduğu gibi ülkelerin bölünmesi, ya da Afrika ve Asya’nın bazı bölgelerinde olduğu gibi sömürgeci güçlerin çekilmesiyle yeni ülkelerin oluşması başlıca nedenler olarak gösteriliyor.

Vatansız halklar arasında, Birmanya’daki Rohingyalar, Tayland’ın dağlık kesimlerindeki bazı kabileler, Avrupa’daki bazı çingeneler ve Körfez ülkelerindeki Bedeviler bulunuyor.

Rus uzay gemisi infilak etti

Rusya‘nın Uluslararası Uzay İstasyonu‘na (ISS) gönderdiği insansız uzay gemisi infilak etti.

Rus Uzay Dairesi, Progress M-12M adlı geminin yörüngeye yerleştirilemediğini ve düştüğünü açıkladı.

Geminin enkazının Rusya’ya bağlı Altay cumhuriyeti topraklarına düştüğü haber veriliyor. Geminin düşüşü sırasında büyük bir patlama sesi duyulduğu ve evlerin camlarının kırıldığı belirtildi. Ancak ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi.

Gemi, ISS’teki astronotlara 3 ton malzeme götürüyordu.

Amerikan uzay mekiğinin devre dışı bırakılmasından sonra, istasyona malzeme nakli bu tür robot araçlarla yapılacak.

Ancak Uzay İstasyonu’nda henüz malzeme sıkıntısı olmadığı için Progress’in fırlatma roketi Soyuz U ile ilgili kaygılar öne çıkıyor.

Soyuz U, istasyona insanlı kapsülleri götüren Soyuz FG roketine çok benziyor.

Çarşamba günkü başarısızlığın nedeni tespit edilemedikçe 22 Eylül’de istasyona yapılacak insanlı uçuşa izin verilmeyebileceği belirtiliyor.

Bu durumda, eve dönüş hazırlığı yapan astronatlar bir süre daha istasyonda beklemek zorunda kalacak.

İstasyonda altı astronot bulunuyor.

Progress, Uluslararası Uzay İstasyonu’na şimdiye kadarki 44’üncü malzeme teslimatını gerçekleştirecekti.

Gemi, Kazakistan’daki Baykonur Üssü’nden fırlatılmıştı. Ancak Soyuz roketinin üçüncü ve son fırlatma aşaması motorlarının erken kapandığı anlaşılıyor.

Kadın anketinden ürkütücü sonuçlar çıktı

0

Erzurum‘da şiddete maruz kalıp ancak baskı nedeniyle şikayetçi olamayan kadınlar üzerinde yapılan anketten ürkütücü sonuçlar çıktı.

Kadın Dayanışma Vakfı (KA-MER) tarafından “Kadınlarla Buluşuyoruz” projesi kapsamında Erzurum’da anket çalışması yapıldı. Ankette gecekondu mahallelerinde yaşayan 2 bin 502 kadın ile mülakat yapıldığı bildirilerek kadınların birçoğunun şiddete maruz kaldıkları aktarıldı. Şiddete maruz kalan kadınların rakamsal olarak ankete cevap verenlerin katılımlarından yarısından fazla olduğunu ancak şikayetçi olmadıklarının ortaya çıktığı araştırmada bazı kadınların da 12 ve daha küçük yaşta evlendirildikleri belirtildi. Anket çalışmasında ayrıca 2 bin 155 kişinin evlilik yaşı konusunda verdikleri cevapta; 5 kadının 12 ve daha küçük yaşta, 182 kadının 13-15 yaş arasında, 454 kadının 16-17 yaş arasında, bin 514 kadının da 18 ve daha büyük yaşlarda evlendikleri ortaya kondu. Anket çalışmasında “Nasıl evlendiniz” sorusuna 2 bin 149 kadından bin 485’i görücü usulü, 617’i anlaşarak-severek, 47’si de zorla cevabını verdi.

Ankette dikkat çeken bir hususta “Evlilik türü” sorusuna 517 kadından 499’u akraba evliliği, 6’sı kayın evliliği, 10’u kuma, 2’i berdel cevabını verdi. Anket sorularına cevap veren 2 bin 502 kadının medeni durumu ise 56’ının resmi nikahlı, 45’inin dini nikahlı, bin 991’inin resmi ve dini nikahlı, 3’ünün evli ama ayrı yaşıyor, 343’ünün bekar, 64’ünün boşanmış olduğu belirtildi.

Ankete katılanlar arasında en erken 14 yaşında en geç 41 yaşında çocuk doğuran kadınların da olduğu belirtilerek “çalışma durumunuz” sorusuna da 2 bin 188 kadının hiç çalışmadığı, 50 kadının ev içinde gelir getiren bir faaliyetim var, 30 kadının çalışmak istiyorum kocam izin vermiyor, 85 kadın çalışmak istiyorum fakat iş bulamıyorum, 144 kadın da ev dışında çalışıyorum cevabını verdikleri kaydedildi.

Ankette ayrıca 175 kadının da şiddetle mücadele edebilmek için çeşitli kurum ve vakıflardan yardım talebinde bulundukları açıklandı.

KA-MER kimdir?

Diyarbakır ve yakın çevresine hizmet vermek üzere kurulmuş olan KA-MER, bölgede yaşayan kadınlardan gelen talep üzerine, 2000 yılı içinde Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgelerinin pek çok il ve ilçesinde çalışmalar başlattı. İlk çalışmalarını bir Limitet Şirket kurarak başlatan KA-MER 22.07.2004 tarihinde Diyarbakır ve ilçelerindeki kadın çalışmalarını sürdürmek için KA-MER Derneği’ni kurdu. 2000 yılından bu yana yürütmekte olduğu bölgesel çalışmaların tümünü kapsayacak bir örgütlenme modeli olarak KA-MER Vakfı’nı 14.09.2005 tarihinde kurdu.

KAMER Vakfı 2010 yılında örgütlü olduğu 23 ilde sürdürdüğü mahalle çalışmalarında 80,000’e yakın hane ziyaret etti. Özellikle göç almış, dezavantajlı mahallelerde yapılan hane ziyaretlerinde toplanan veriler, yıllardır süregelen geleneksel, ataerkil feodal sistem ve siyasi şiddet ortamının yanı sıra ürkütücü boyutlara ulaşan yoksulluk ve işsizliğin de kadın ve çocuklar üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını ortaya koydu.

 

(Kaynak, Erzurum Gazetesi)

5 yabancı film vizyona girecek

Türkiye’de sinemaseverler, bu hafta aksiyon, komedi ve romantizm içerikli 5 yabancı filmle buluşacak.

Mark Waters‘ın yönettiği ve Jim Carrey, Carla Gugino, Angela Lansbury ile Ophelia Lovibond’un oynadığı “Babamın Penguenleri (Mr. Popper’s Penguins)” filminde, eşinden boşandıktan sonra hayatına son derece rutin bir şekilde devam eden iş adamı Tom Popper’in hayatı, babasından kendisine miras kalan 6 penguenle değişir.

Önce penguenleri bir hayvanat bahçesine vermeyi düşünen Tom, çocukları penguenlere bayılınca, evini bir kış parkına çevirmeye karar verir.

David Mackenzie’nin yönettiği ve Ewan McGregor, Eva Green, Connie Nielsen ile Stephen Dillane’in oynadığı “Yeryüzündeki Son Aşk (Perfect Sense)” filminde de kadınlara bağlanmakta sorun yaşayan Michael, soğuk görünümlü güzel doktor Susan ile tanışır.

Susan, uzun bir süredir kendini işine adayıp özel hayatından vazgeçer, Michael ise kadınlarla ciddi ilişki kurmaktan kaçınır. İkisi de birbirlerine karşı derin duygular hissederken, tüm dünyada insanların duyularını sırayla yok eden salgın bir hastalık baş gösterir.

Joe Cornish’in yönettiği ve Nick Frost, Jodie Whittaker, John Boyega ile Terry Notary’nin oynadığı “Uzaylıların Şafağı (Attack The Block)” filmi, aksiyon sahneleriyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmde, Güney Londra’nın varoşlarına büyük bir uzaylı saldırısı gerçekleşir. Bir grup gençten ibaret bir sokak çetesi, bu saldırıya karşı koymak için örgütlenir.

Olivier Megaton’un yönettiği ve Zoe Saldana, Jordi Molla, Cliff Curtis ile Lennie James’in oynadığı “Kolombiyalı: İntikam Meleği (Colombiana)” filminin konusu da Kolombiya’da geçiyor.

Filmde, 9 yaşındaki Cataleya, anne ve babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınır. Bundan 15 yıl sonra, bir kiralık katil olarak amcası için çalışacak ve geride hep anne ve babasının katilleri için her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide kartviziti bırakacak.

Martin Campbell’in yönettiği ve Ryan Reynolds, Blake Lively, Peter Sarsgaard ile Mark Strong’un oynadığı “Yeşil Fener (Green Lantern)” filminin konusu da şöyle:

“Gizemli bir evrende Yeşil Fener Kolordusu olarak adlandırılan barış ve adalet koruyucuları vardır. Gökadalarda düzeni koruyacaklarına söz veren birliğinin her üyesi, onlara süper güç veren bir yüzük takar. Ama Parallax adında yeni düşmanları evrendeki güç dengesini bozmaya kalkışınca, kaderleri seçilen ilk insan, yeni asker Hal Jordan’a emanet edilir.”

Olmayan örgüte Hopa’da dava!

Hopa‘da Başbakan Erdoğan’ın mitinginde çıkan olaylar nedeniyle tutuklananlardan 7 kişiye, “THKP-C örgütünün propagandasını” yapmaktan dava açıldı. Sloganlar, marşlar, afişler ve sol eli yumruk yaparak havaya kaldırmak delil sayıldı.

Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın mitinginde, hidroelektrik santrallerini (HES) protesto etmek için toplanan gruba polis gaz bombalarıyla müdahale etmişti. Olayda emekli öğretmen Metin Lokumcu öldürülürken, miting aracının üzerindeki polis Servet Erkan da düşerek yaralanmıştı.

Hopa, Ankara, İstanbul ve İzmir’de Lokumcu’nun ölümünü ve polis müdahalesini protesto etmek için gösteri düzenleyenlerden toplam 36 kişi tutuklandı. Hopa’da tutuklanan 13 kişiden yedisine Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7. maddesinin 2. fıkrasındaki “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan dava açıldı.

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Rasim Karakullukçu’nun hazırladığı iddianamede, Ali Aksu, İbrahim Aksu, Görgü Demirpençe, İdris Akbıyık, Erhan Köse ve Şafak Ustabaş ve Önder Öner’in bir yıldan üç yıla kadar yıl hapsi isteniyor. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması, 14 Eylül olarak belirlendi.

İddianamede, Artvin İl Emniyet Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nün, “Hopa olaylarının yasadışı sol örgütlerce düzenlendiğini” bildirmesi üzerine harekete geçildiği yazıyor. Ardından da yasal kuruluşlar olan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Hopa İlçe Teşkilatı, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ile Halkevleri üyelerinin Başbakan Erdoğan’ın mitingini protesto etmek için toplandığı bilgisi yer alıyor.

İddianamede Hopa’daki olayların başlangıcını, bir inşaata “Ak Partili grubu tahrik edici pankart asılması” olarak açıklandı. Göstericilerin polise sopalarla saldırdığı ileri sürülerek, müdahalenin gerekçesi açıklandıktan sonra da grubun, “Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtuluşa kadar savaş” sloganı attıklarına vurgu yapılıyor.

İsnat edilen suça gerekçe gösterilen diğer deliller ise şöyle:

Olaylar sırasında kimliklerini gizlemek için yüzlerini kapatıp “Gündoğdu Marşı’nı söylemeleri.”

Lokumcu’nun otopsi için götürüldüğü Trabzon Adli Tıp Kurumu’ndan, Hopa’ya getirilişi sırasından toplanan “sol örgüt sempatizanlarının”, üzerinde “yıldızlı yumruk işareti bulunan” ve “Lokumcu Devrimci Yolumuzda Yaşayacak” yazılı pankart açmaları.

Kemalpaşa beldesinde düzenlenen cenaze töreninde “Hepimiz Hopalıyız, hepimiz eşkıyayız”, “Metin Lokumcu ölümsüzdür” gibi sloganlar atılması, “Dev-Genç marşı olarak bilinen” marşın söylenmesi. Tabutun üzerine, “THKP-C Devrimci Yol terör örgütüne ait sözde bayrağın” örtülmesi. Duvara, afişler asılması.

Cenazeye katılanların, “sol ellerini yumruk yaparak havaya kaldırıp” bir dakika saygı duruşunda bulunması. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ile bağımsız milletvekili adayı Birsen Kaya’nın “örgütsel konuşma yapmaları.”
Hopa’daki davadan Erzurum’da tutuklular

bianet’te Ayça Söylemez’e konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi Genel Sekreteri Avukat Gülşen Uzuner, “Hopalıların yaşam haklarını, su haklarını savundukları ve devrimci düşünceye sahip oldukları için cezalandırıldığını” söyledi. Uzuner, sanıkların, “polisin görevini yapmasını engellemek, polise mukavemet, kamu malına zarar ve toplantı ve gösteri yürüyüş kanuna muhalefet” suçlarından, haklarında Hopa’da açılan soruşturma nedeniyle tutuklu bulunduklarını ancak Erzurum’da da ayrıca bu davadan yargılandıklarını söyledi ve sürecin hukuksuzluğuna dikkat çekti.

Savcı Karakullukçu’nun önce “örgüt üyeliğinden” görevsizlik kararı verdiğini ifade eden Uzuner, “Mağduriyetlerini uzatmak için parçalı dava açıldı” dedi. Uzuner şöyle konuştu: “Dosyayı inceleyemedik, isnat edilecek suçları tahmin ederek savunma hazırlamaya çalışıyoruz. Demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılması kapsamında tahliye çıkmasını bekliyoruz.”

(CnnTurk)