Ana Sayfa Blog Sayfa 5065

Nükleer tesiste patlama fırında

0

Bugün, Fransa’nın Gard kentinde bulunan nükleer tesiste yaşanan patlamanın ayrıntıları belli olmaya başladı.

Tesiste yaşanan patlamanın fırında meydana geldiği öğrenildi. Fırının işlevi ise, hafif şekilde radyoaktif olan atıkların geri dönüşümünü sağlamak olarak biliniyor.

Liberation’a göre yaralı sayısı 4.

(Yeşil Gazete)

Kenan Evren’den daha korkusuzum!- Mehveş Evin

Bazen çok basit bir cümle her şeyi özetleyiveriyor, insana “Budur işte” dedirtiyor. Ülkenin en kuzeydoğu ucunda, tembel bir öğlen saatinde tanıştığım emekli öğretmen Servet Bey, tam da böyle bir pencere açtı bende.
Hikâyeyi baştan anlatayım ki günün anlam ve önemine uygun olsun…
Meydancık, Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı olağanüstü güzellikte bir köy. Gürcistan sınırına doğru uzanan derin vadinin ortasından şarıl şarıl dere akıyor. Ahşap evler ve yüklük olarak kullanılan kulübeler, masal kitabı sayfalarından fırlamış gibi. Fındık ve incir ağaçları, mısır tarlaları… Bu renkleri, bu coğrafyayı Van Gogh görse kimbilir nasıl resmederdi?
Köy meydanındaki “Bocanat Kıraathanesi”nde, okey şakırtılarının arasında yazı yazıyorum. Çay molası için kapının önündeki banka oturduğumda, meraklı bir ses ve bir çift gülen gözle karşılaşıyorum.

‘Nereden geldiniz?’
Bu soruya günde yaklaşık beş-altı kez cevap verdiğimden, hazırlıklıyım. Gençlerin terk ettiği, Bursa ve Ankara’ya yerleştikleri, ancak emekli olduktan sonra dönülen köye, “gezmek ve görmek” için gelen yabancı sayısı pek az.
Haliyle nereden geldiğiniz, neredeye gittiğiniz çok merak ediliyor.
Yanlış yapan gider
Servet Bey, Meydancık’ın yaklaşık yüzde 70’i gibi, emekli bir öğretmen. Nasıl tatlı dilli, nasıl bilge…
Köyü, vadinin girişine yapılan dört HES’i ve hayatın nasıl değiştiğini konuşuyoruz. Aynı vadiye tam dört tane daha HES yapılmak isteniyor. Herkes biliyor ki bu, köyün ve vadinin ölüm fermanı demek.
Servet Bey’in müdanası yok. “Bu gidişle serçe bile su içemeyecek” diyor, düşünceli düşünceli. “Yakında oksijeni de özelleştiriler… Bu suyu satanların çocukları ileride kahvaltıya Fransa’ya gidecek. Bizimkiler ise gözyaşı içecek.”
Ama hâlâ umudu var. “Ben yaşayabilirsem, insanım” diyor. “12 Eylül’de yargılandım, hapse atıldım. Eğer başıma bunlar gelmeseydi, bende bir yanlışlık var derdim. Ama bak, hiçbir korkum yok. Kenan Evren ise korumalarla dolaşmak zorunda. Korkuyor çünkü. Yanlış yapan gidicidir arkadaşım… Bak Ortadoğu’daki diktatörlere… Eninde sonunda hepsi gider!”

31 yıl sonra
Bugün, 12 Eylül… Darbenin üzerinden 31 yıl geçmiş. Servet Bey gibi binlerce insan, sırf fikirleri nedeniyle hapishanelerde süründü. Bazıları gözaltında öldürüldü, bazıları akıl almaz işkencelerin travmasını atlatamadı. Türk solu silindi, bitirildi.
Yüz binler başka şehirlere, ülkelere göç etti.
Şiddetli bir fırtınanın bir kasabayı hallaç pamuğu gibi atması misali, her şey param parça oldu. Zenginliklerimizi, renklerimizi, cesaretimizi törpülemeye yönelik kurulan düzen, çok büyük ve geri dönülmez zararlar verdi.
Kenan Evren, belki de yaptıklarının hesabını hiç vermeyecek… Ama hayatının son dakikasına kadar, hep korkmaya mahkûm. Köyde yaşayan bir emekli öğretmenin bilgeliği ve umudundan da mahrum…

Mehveş Evin – Milliyet

Son Dakika: Fransa’da nükleer santralde patlama

0

Fransa’da bir nükleer santralde patlama meydana geldi. İlk bilgilere göre patlamada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Japonya’da Fukişima nükleer santralinin hasar görmesinin ardından dünya nükleer santrallerin geleceğini tartışmaya başlamıştı.

Bu tartışmaların ortasında nükleer santrallerle ilgili Avrupa’da korkutan bir gelişme yaşandı.

Fransa’nın güneyinde Gard kentinde bulunan Marcoule Nükleer Santrali’nde patlama oldu. Patlama nedeniyle nükleer santralde büyük bir sarsıntı meydana geldi.

İlk bilgilere göre; 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Yetkililer, patlamanın nükleer santralde sızıntıya yol açmadığını bildirdiler.

Patlamanın nedeni henüz bilinmiyor. (Ntv)

İspanya bisiklet turunu Cobo kazandı

0

İspanya Bisiktet Turu‘nu, Juan Jose Cobo kazandı. 30 yaşındaki İspanyol sporcu, bu zaferle kariyererinde önemli bir başarıya da imza attı. 21 etaptan oluşan zorlu İspanya turu, pazar günü başkent Madrit’te kenti içinde koşulan yarışla sona erdi.

İngiliz pedal Christopher Froome İspanya bisiklet turunda ikinci sırayı aldı. Bradley Wiggins’se turu üçüncü sırada bitiren sporcu oldu.

Pazar günü koşulan 21 ve son etabı, 21 yaşındaki genç sporcu Slovak Peter Sagan kazandı.

“Spartacus” Andy Whitfield hayatını kaybetti

Spartacus: Kan ve Kum” adlı televizyon dizisinin yıldızı Andy Whitfield, 39 yaşında hayata veda etti.

Son 1,5 yıldır lenf kanserinden tedavi gören Andy Whitfield’in, Sydney’de hayatını kaybettiği açıklandı.

Galler doğumlu Whitfield, dizide Spartacus karakterini canlandırıyordu ancak hastalığı nedeniyle geçen sezon öncesi diziden ayrılmak zorunda kalmıştı.

Whitfield, diziyi bırakmak zorunda kaldığında, “Böylesine sıradışı bir projeden ve birlikte çalıştığım insanlardan ayrılmak zorunda kalmak benim için büyük bir hayal kırıklığı. Sanırım bu benim ve ailem için bir başka sıradışı yolculuğa çıkma zamanı” diye konuşmuştu.

Kürtçe 118!

Türkiye’nin ilk Kürtçe bilinmeyen numaralar servisi 11883, İzmir merkezli olarak hizmete başladı. Servis kısa süre içerisinde Batman’a taşınmaya hazırlanıyor.

Bir süredir test hizmeti veren servis, artık tamamen Kürtçe hizmet vermeye başladı. GSM şirketleri ve sabit hatlar dâhil olmak üzere, bütün numaralar bu servisten Kürtçe olarak öğrenilebiliyor.

Batman’daki merkezinden 30 kişilik bir ekiple hizmet vermeye hazırlanan 11883 şirketi yetkilileri, bütün çalışanlarının Kürt Enstitüsü’nden sertifikalı olduğunu belirtti.

11883’ün video paylaşım sitesi YouTube’da da reklamları bulunuyor.

Şili de kendi darbesini anıyor

0

Şili‘nin başkenti Santiago dün binlerce kişi 38 yıl önce Başkan Salvador Allende‘ye karşı düzenlenen askeri darbeyi anmak için biraraya geldi. Sakin başlayan anma töreni olaylı bitti.

Şili’nin Başkenti Santiago dün yine hareketli bir Pazar günü geçirdi. Aylardır öğrenci ayaklanmalarıyla çalkalanan ülkede, dün 1973 yılında gerçekleşen askeri darbede hayatını kaybeden Başkan Salvador Allende’yi anmak için düzenlenen yürüyüşte binlerce Şili’li biraraya geldi.

Sakin başlayan törenler, maskeli eylemcilerin polise ve gazeticilere taş atmasıyla yerini meydan savaşına bıraktı.

Polis göstericilere göz yaşartıcı bomba ve tazikli suyla karşılık verdi. Olaylarda yaralananların arasında bir polis atı da vardı.

Şili’de her 11 Eylül günü insanlar, 38 yıl önce General Augusto Pinochet komutası altında gerçekleşen, 40 bin kişinin tutuklanıp işkence görmesi ve 3 bin insanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan askeri darbeyi hatırlamak için toplanıyor.

Dönemin Şili Başkanı Salvador Allende başkanlık sarayını çeviren askeri birliklere direnmiş, çıkış yolu göremeyince intihar etmişti.

(Ntv)

Türkiye’den ABD’ye yeni bir hava üssü

Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nden pilotsuz casus uçaklarını topraklarında üslendirmesini istediği ve Obama yönetiminin talebi incelediği bildiriliyor.

Washington Post Gazetesinin haberine göre üst düzeyde bir Amerikalı diplomat Obama yönetiminin bu konuda henüz karar vermediğini söyledi.

Gazete, Obama yönetiminin talebi kabul etmesi halinde Türkiye ile ittifakın güçleneceğini ancak Amerika’yı bölgesel bir çatışmanın içine daha çok çekeceğini belirtti.

Amerikan ordusu 2007 yılından beri Irak’taki üslerinden pilotsuz casus uçakları uçuruyor ve elde edilen video görüntülerini PKK’ya karşı yürütülen ortak mücadelede Türkiye ile paylaşıyor.

Ancak Amerikan kuvvetleri daha önceden belirlendiği gibi 31 Aralık’ta tümüyle Irak’tan çekilirse bu uçuşlar sona erecek. Uçuşların devam edebilmesi için Amerikan pilotsuz uçaklarına yeni bir yer bulunması gerekiyor.

Washington Post gazetesine göre daha önce açıklanmayan diplomatik kriptolar Türkiye’nin PKK ile savaşta keşif uçuşları ve diğer Amerikan istihbarat kaynaklarına son derece bağımlı hale getirdiğini gösteriyor.

Birçok ülke Amerika’nın Irak’tan çekilmesinin bölgede kuvvet boşluğu yaratacağı konusunda kaygı duyuyor. Türkiye’nin Amerikan pilotsuz uçaklarının topraklarında üslendirilmesi için yaptığı talep, bu kaygıların sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Washington Post Post ayrıca Türkiye’nin Amerika’dan silah taşıyan pilotsuz uçaklar satın almak istediğini, yönetimin bunu onayladığını ancak Türk-İsrail ilişkilerinin bozulması nedeniyle bazı Kongre üyelerinin buna karşı çıktığını bildirdi.

Gazetenin haberi konusunda Amerika Savunma Bakanlığı ve Washington’daki Türk Büyükelçiliği sözcüleri bir açıklamada bulunmaktan kaçındı.

CHP’nin bedelli teklifi Meclis’te

Hükümetin bedelli askerlik ile ilgili hazırlık içerisinde olduğu yönündeki haberler, CHP‘yi harekete geçirdi.

Kılıçdaroğlu, bedelli askerlikle ilgili olarak ‘önümüzdeki süreçte parlamentoya gelecek biz de ayrıca kanun tekliflerimizi vereceğiz’ demişti. Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği kanun teklifleri meclis başkanlığına sunuldu.

Hem bedelli askerlik hem de askerlik süresinin kısaltılması ile ilgili iki ayrı düzenlemeyi içeren kanun tekliflerinin altında CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın‘ın imzası var.

Bedelli askerlik ile ilgili kanun teklifi aslında yeni değil. Önceki döneme ait. Ama kadük oldu o yüzden Ayaydın teklifi birkez daha başkanlığa sundu.

CHP’nin teklifi her ne sebeple olursa olsun askerlik hizmetini yapmayanları kapsıyor. Yasa teklifine göre, yıllık geliri 10 bin liradan az olan veya hiç geliri bulunmayanlar bedel ödemeden, yıllık geliri 25 bin liradan az 10 bin laradan fazla olanlar 7 bin 500 lira , yıllık geliri 25 bin liradan fazla olanların ise 15 bin lira ödeyerek bedelli askerlik yapmalarını öngörüyor.

Erbaş ve erler için 15 aylık sürenin 9 ay olması, bu sürenin, koşullların müsait olması halinde altı aya kadar indirilmesi teklifte yer aldı.

12 ay olan yedek subay hizmet süresinin de yine 9 ay’a indirilmesi, yedek subay hizmet süresinin barış dönemlerinde genelkurmay başkanının teklifi ve bakanlar kurulu kararı ile beş aya kadar düşürülmesi istendi.

(Ajanslar)

117 üniversitelinin yargılandığı dava başlıyor

Polisin ve özel güvenlik birimlerinin kampüsteki varlığını, AKP ile YÖK’ün eğitim politikalarını protesto etmek için 5 Ocak’ta AKP Genel Merkezi’ne doğru yürümek isteyen üniversiteliler, ODTÜ Kampüsü girişinde polis barikatı ve sert müdahale ile karşılaşmıştı. Yürüyüşle ilgili açılan kamu davası yarın başlıyor.

5 Ocak’ta, AKP hükümetinin eşitsiz eğitim politikalarını ve üniversitelerin içine kadar giren polis şiddeti ile özel güvenlik uygulamalarını protesto etmek için ODTÜ öğrencileri tarafından yapılan yürüyüş çağrısına pek çok üniversiteli katılım göstermiş fakat yürüyüş daha başlamadan polis tarafından engellenmişti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kampüsü A-1 Kapısı’ndan Eskişehir Yolu’na çıkarak AKP Genel Merkezi’ne yürümek isteyen grup, karşısında Ankara Emniyeti’ne bağlı binlerce polisi ve TOMA (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) olarak bilinen zırhlı araçları bulmuştu. Polis, yürüyüşün yasadışı olduğunu ve derhal sonlandırılması gerektiğini belirtmiş, öğrenciler ise anayasal haklarını kullandıklarını, yürüyüşün tamamen barışçıl olduğunu yetkililere iletmişti. Ellerinde yalnızca taleplerinin yazılı olduğu kartonları taşıyan öğrencilere, polis bir müddet sonra tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etmiş, öğrenciler ise kendilerini korumaya çalışmışlardı. Yaklaşık iki saat boyunca müdahalesini sürdüren polis, grubu dağıtmayı başarmıştı.

1 Yıl 9 Aydan 10 yıl 6 Aya Kadar Hapis İsteniyor

Olaylarla ilgili savcılığın hazırladığı iddianame, mahkemeye 13 Nisan’da sunuldu. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianameye göre, ODTÜ, Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitesi’ne mensup 117 öğrenci, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet”, “kamu malına zarar verme”, “polise mukavamet”, “görevli kamu memurunu yaralama” ve “izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşünün dağıtılması sırasında kamu görevlisine direnme” iddialarından, 1 yıl 9 aydan 10 yıl 6 aya dek hapis istemiyle yargılanacaklar.

“Yürüyüş Kamu Düzenini Tehdit Ediyordu”

İddianamede, öğrencilerin AKP Genel Merkezi’ne yürüyeceklerine dair söylenti oluştuğu ve bu durumun kamu düzenini bozabileceği şüphesiyle Ankara Emniyeti’ne bağlı polis ekiplerinin olay yerine gittiği, durum tespiti yapıldıktan sonra yürüyüşe izin verilmediği belirtiliyor.

İddianame, Türkiye’nin imza koyduğu ve bağlayıcı metin özelliği taşıyan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, toplantı ve gösteri özgürlüğünü tanımlayan 11’inci Madde’sine atıfta bulunuyor. Bağlayıcı metne ilaveten, Anayasa’ya göre herkesin önceden izin almaksızın silahsız yürüyüş düzenleyebileceğinin aktarıldığı iddianamede, 5  Ocak’taki yürüyüşün ulusal güvenliği ve kamu düzenini tehdit edici özelliğinden ötürü kısıtlandığı belirtiliyor.

Olaylar Tayyip Erdoğan’ın ODTÜ’ye gelişiyle başlamıştı

5 Ocak’taki yürüyüş, Tayyip Erdoğan ve çeşitli bakanların 15 Aralık 2010’daki beklenmedik ODTÜ ziyareti ardından gelişen olaylar sebebiyle düzenlenmişti. 15 Aralık tarihinde Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısına katılmak üzere ODTÜ Kampüsü içerisindeki TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü’ne gelen Erdoğan ve beraberindekiler, küçük bir grubun protestosuyla karşılaşmıştı. Protestocu grup toplantıya katılmayı talep etmiş, ancak bu talepleri emniyet görevlilerince kabul görmemiş ve gözaltına alınmışlardı. 26 öğrencinin gözaltına alınmasını izleyen saatlerde ODTÜ savaş alanına dönmüş, olayı protesto etmek için TÜBİTAK binasına doğru yürüyen yüzlerce öğrenciye polis biber gazı ile müdahale etmişti. Polis kısa sürede kampüsten ayrılmak zorunda kalmış, öğrenciler ise öfkelerini emniyet güçlerinin kampüse girmesine onay veren ODTÜ Rektörü Ahmet Acar’a yöneltmişlerdi. Saatlerce rektörlük binasının önünde bekleyen grubun baskısına daha fazla direnemeyen Rektör Acar, polis şiddetini kınamak zorunda kalmıştı.

2010-2011 akademik yılının başından beri ÖGB (Özel Güvenlik Birimi) uygulamasına ve kampüsteki güvenlik standartlarının özel hayata müdahele derecesinde artırılmasına karşı eylemler düzenleyen ODTÜ öğrencileri, 15 Aralık’taki olaylardan sonra mücadelelerini genişletme kararı almış, Ankara’daki diğer üniversiteleri 5 Ocak’ta yapacakları yürüyüşe davet etmişlerdi.

Saat 12’de Destek Açıklaması Yapılacak

Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada, öğrencilerin ifadelerinin alınacağı tahmin edilirken, sabah başlayacak duruşmanın akşam saatlerine dek sürmesi bekleniyor. Üniversiteliler ise duruşma sırasında arkadaşlarını yalnız bırakmayacaklar. Tüm gün Ankara Adliyesi bahçesinde arkadaşlarına destek verecek olan üniversiteliler, konuyla ilgili basın toplantılarını saat 12’de gerçekleştirecekler.

(Doğu Eroğlu)