Ana Sayfa Blog Sayfa 4965

Atina’da anarşistlerle komünistlerin kapışması – Yorgo Kırbaki

Yunan parlamentosu kemer sıkma tedbirlerini görüşürken Sintagma Meydanı’nda büyük bir halk protestosu düzenleniyordu. Protestoyu sabote etmek isteyen anarşistlerin karşısına bu kez komünistler çıktı

Perşembe gecesi geç vakit Atina şehir merkezinde dolaşıyorum. Polisin, iki gün üst üste çıkan olaylarda kullandığı kimyasalların kokusu, temizlik işçilerinin grevi nedeniyle üç haftadır toplanmayan ve her köşe başında dağ gibi biriken çöplerin kokusuyla buluşmuş.
Burnu isyan ediyor insanın…
Kaldırım taşları sökülmüş, bu diyarın sembollerinden etekli-çarıklı efsun askerinin, parlamento binası önündeki nöbetçi kulübesi kül olmuş. Mağazaların, bankaların vitrinleri kırılmış. Güzelim şehir ne de çirkin duruyor!
Cazibesini, dişiliğini nasıl da yitirdi Atina…
Gözleri isyan ediyor insanın…
Bu defa her şey çarşamba günü başladı. Parlamentoda, Yunan hükümetinin AB ve IMF ile geçen yıl imzaladığı 110 milyar Euro’luk 1. Kurtarma Paketi’nin 8 milyar Euro’luk altıncı dilimini alabilmek uğruna, ki alamazsa memura, emekliye kasım sonunda maaş ödeyemeyecekti, hazırladığı 6.5 milyar Euro’luk yeni kemer sıkma tedbirleriyle ilgili tasarı görüşülüyordu. Tasarı, bu yıl 28 bin, üç yılda da 100 binden fazla devlet memurunun maaşlarının yarıya indirilerek ‘yedek’e alınmasını da, özel sektörde 750 Euro olan asgari ücretin içine eden toplu iş sözleşmelerinin rafa kaldırılmasını da öngörüyordu.

30 YILDAN BU YANA EN KALABALIK GÖSTERİ

Tam bu sırada, son 20-30 yılın en büyük kalabalığı toplandı parlamentonun da bulunduğu Sintagma Meydanı’nda. Yüz binler protesto etti tasarıyı. Gerçek bir halk direnişi. Ancak, öğleden sonra yaşları 18-25 arası, yüzlerini taktıkları motosiklet kaskları ya da kukuletalarla gizlemiş 300 kadar anarşist çıktı sahneye. Önce polisle çatıştılar. Sonra hem şehir merkezini savaş alanına çevirdiler hem de barışçı protesto gösterisinin dağılmasına sebep oldular.
Tasarı için oylama günüydü perşembe. Gelirleri azalan, buna karşılık daha çok vergi ödemek zorunda bırakılan, yarınları için endişeli, yarınları için ümitsiz yüz binlerce gösterici yine aynı meydanı doldurdu. Yine gerçek bir halk direnişi.
Ancak, anarşistler de oradaydı ve bu kez polis ortada yoktu. Karşılarında protesto gösterisinin denetimini üstlenen Yunan Komünist Partisi’nin sendikal örgütlerinin üyeleri vardı. İlk kez anarşistlerle komünistler birbirine girdi. Taşlar, molotofkokteylleri uçuştu. Ne demekse delikanlılık, bir noktada 20 kişi bir kişiyi, bir başka noktada 15 kişi bir kişiyi dövdü.
Çarşamba mala olmuştu, perşembe cana da oldu. 53 yaşındaki bir inşaat işçisi kaldırıldığı hastanede öldü. İki gündeki yaralı bilançosuysa 40’ın üzerinde.
Beyni isyan ediyor insanın….
Sonuçta ne mi oldu?
Barışçı gösteri yine dağıldı. Tasarı parlamentoda oylandı.

Yorgo Kırbaki – Hürriyet

[Yorum] Kararsız takımlardan güzel goller ve beraberlik

Yine öyle bir maç ki, maçtan önce maç dışında her şey konuşuldu. İlk olarak maçın gününden başlamak lazım. Çok net bir iddiam var. Dünyanın kendisine büyük diyen hiçbir liginde, iki şampiyonluğa oynayan takım, çok zorda kalmadıkça, Perşembe günü birbirleriyle maç yapmaz. Yaparsa da o maç lig maçı olmaz. Barcelona ile Real Madrid gibi Şampiyonlar Ligi’nde oynarlar. UEFA Avrupa Ligi’nde oynarlar. Fakat ligde oynamazlar. Hele bir de siz bu ligin kalitesini yükseltmekten, seyirci azlığından bahsediyorsanız, bu en çok ilgi çekecek maçı haftaiçi bir güne alırsanız, kendinizle çelişirsiniz. Tribünler yine tamamen doluydu ama olacak iş değil bu.

İkinci olarak, deplasmana taraftar alınması meselesi. Bir karar çıktı Fenerbahçe taraftarı gelmeyecek diye. Sonra ertesi gün dendi ki, “Yo öyle bir karar yok!” Aslında taraftarlar o kararı yırtıp attılar, bu yüzden öyle bir karar yok. Olanların ne olduğunu çözebilen varsa anlatsın. Sonunda öyle bir durumla karşılaştık ki, artık ligin kalitesi diye diye, deplasman taraftarını tribüne bile sokamayan bir duruma geldik. İlk dakikası geçmişti oyunun, dışarda kalan Fenerbahçe taraftarı olmaması bir yerden tribüne girdi. Şu görüntünün olmasına izin veren herkes yarattığıyla övünebilir. Deplasman taraftarına “insan” gibi davranmama sorununu her zaman dile getirmek lazım. Deplasman taraftarı eziyet edilecek insanlar değildir. Bugün Fenerbahçe taraftarına, haftaya başka taraftara başka bir tribünde…

Maça gelirsek, takımlarda devamlılık problemi var. Bu öyle bir sorun ki, maç içerisinde bile takımlar bir düşüp, bir çıkıyor. Maçın ilk dakikalarında oyun dengedeyken, Beşiktaş bir anda orta sahayı da ele geçirerek maça hakim oldu. Yerden yapılan paslarla Fenerbahçe’yi kendi kalesine ittirebildi. Üzerine bir de dönen topları alarak baskısını arttırdı. Simao’nun mükemmel golü bu baskıyla gelmedi. Baskı bu golden sonra geldi. Sonra Alex’in ortaya çıkması ve Beşiktaş’ın bir anda yerden paslaşmayı bırakarak orta sahada garip şekilde ve sürekli topu havalandırmasıyla oyun yavaş yavaş Fenerbahçe’ye döndü. Beşiktaş’ın şansı bu baskı sırasında gol yememesi ve Fenerbahçe’yi ara ara rahatsız edecek ataklar yaparak, baskıyı anlık da olsa kırabilmesiydi.

İkinci yarıda da bu devamsızlık sürdü. Bu sefer maça iyi başladı Beşiktaş. Tartma aşaması bu devre olmadı. Beşiktaş pozisyonlar bularak başladı ama golü Fenerbahçe buldu. Anlaşılmaz şekilde takımlar defansa çekildikleri anda golü yiyorlar. Skoru korumaya çalışmak, büyük ihtimalle o skoru koruyamamayı getiriyor. Fenerbahçe de beraberliği korumaya oynarken, Quaresma maçtaki, tehlike yaratabilecek, tek olumlu hareketini yaptı. Quaresma ve Simao’nun maç içerisinde hücumda hiçbir varlık gösterememeleri ama buna rağmen iki hareketle bir gol, bir asist yapmaları üzerinde tartışılması gereken bir durum. Beşiktaş buna katlanabilir mi, katlanamaz mı? Katlanabilirse, ikisine birden katlanabilir mi? Quaresma golde Almeida ile oynamanın da avantajını kullandı. Gerçek bir forvet oyuncusu anında kendisini hissettiriyor.

Beşiktaş öne geçtikten sonra, 75. dakikada Carvalhal Veli’yi çıkardı, Necip’i oyuna aldı. Bu yenecek golün habercisiydi aslında. Orta sahada, ileriye yönelik olarak oynayan tek oyuncuyu çıkartıp, Necip’i almak 20 dakika savunmayı da göze almak demekti. Dinamo Kiev maçında olduğu gibi yine olmadı. Fenerbahçe bir duran topta beraberliği yakaladı.

Maçın sonunda, daha maç bitmeden atkıları sahaya atan taraftarın ne yaptığını anlamak ise mümkün değil. Takım, son yıllarda Fenarbahçe’ye yönelik olarak maça en çok hükmettiği oyunu oynarken, üç dakika kalmış ve maç berabereyken maçı durdurmanın ve Fenerbahçe’yi savunmaya iyice oturtmanın bir açıklaması olamaz. Atkıları saha kenarına değil, saha içine atmak uzatma dakikalarını anlamsızlaştırdı.

Sonuç olarak, bu maçı izleyip, hakkı beraberlikti demek pek mümkün ve adaletli olamaz. Fenerbahçe’nin başına gelen talihsizlikler sonucu tek yıldızlı ama çok sağlam bir takıma dönüştüğünü, Beşiktaş’ın ise çok yıldızlı bir yok takım olma yolunda gittiğini gösterdi bu maç bize. Buna rağmen Beşiktaş maçı kazanabilirdi, kazanmalıydı ama defans yapmanın en iyi yolunun topu rakip kalenin civarında oynamak olduğunu göremeyen bir teknik direktörle bu bir puan bile çok iyi denebilir.

Yeşil Gazete yazıları ve diğer yazılar için: http://www.urbarli.net

İstanbul’dan acil çağrı: Van’daki mültecilere yardım gönderiyoruz

Depremin olduğu günden itibaren Yeşil Ev’de toplanan yardımlar, Van’da yardımlardan muaf bırakılan mültecilere gidiyor. Yeşil Ev’de yardımları toplayan gönüllülerden bir acil çağrı geldi. Çağrı şu şekilde:

Depremin ilk gününden beri topladığımız yardımı mültecilere ulaştıracağımız yolları araştırıyoruz. Yeşil Ev’de topladığımız yardımları mültecilere ulaştırmak için nakliye ve Van’da karşılayacak, dağıtacak kişi problemlerimizi çözdük.

Afgan yoğunluklu mülteciler dilimizi bilmiyorlar, şehir dışına izinsiz çıkamıyorlar. Kimliksiz ve unutulmuş oldukları için onlara yardım çok az gidiyor. Yeşil Ev’de topladığımız yardımları mültecilere gönderiyoruz.

Getireceğiniz yardımlar yarın saat 16:00’da yola çıkacak. Bu gece 23:30’a kadar; yarın sabah da 9:00’dan itibaren Yeşil Ev’e getirebilirsiniz.

EN ACİL İHTİYAÇLAR:

– Çadır

– Battaniye

– Uyku tulumu – mat

– Termal don – yün içlik

– İç çamaşırı

– Kadın ve çocuk gözeterek kışlık giyecek (mont, kazak, ayakkabı, çorap vs)

– Konserve ve kuru gıda

– Kadın pedi

NOT: Lütfen kutuların içinde ne olduğunu üstlerine yazınız.

ADRES: Beyoğlu Yeşil Ev İstiklal Caddesi NO: 21/1

TELEFON: (0212) 244 77 80 – (0541) 6938994

 

Van’da mültecilerle ilgilenen yok

Deprem sonrası, halkın çadır sıkıntısı devam ederken, Et Balık Kurumu önünde kurulan çadır kentte mültecilere çadır verilmediği ileri sürüldü. Kısıtlı olarak dağıtılan yemeklerin de en son mültecilere verildiği iddia edildi.

Barınma, tuvalet, banyo gibi sorunlar hâlâ giderilmezken, İran, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerden Van’a gelen mülteciler büyük sıkıntı yaşıyor. Şimdiye kadar hiçbir yardımın yapılmadığı ve ilk gün BM bürosu önüne akın eden mültecilerin ihtiyaçları karşılanmadı. Erciş Yolu üzerinde bulunan Et Balık Kurumu bahçesinde kurulan Çadır Kentin önünde bekleyen mültecilere çadır da verilmediği ileri sürüldü. Çadır kent önünde ailesiyle birlikte bekleyen ve sınır dışı edilme korkusu yüzünde isminin açıklanmasını istemeyen İranlı Mülteci, “Sanki biz insan değiliz, bize öyle muamele yapılıyor. Burada çadırlar kurulmuş. Fakat bu çadırlar bize verilmiyor. Sıcak yemek dağıtıldığı zaman ise en son bize veriliyor. Sıra geldiği zaman zaten yemek kalmıyor. Çadır istediğimizde ise bizi Birleşmiş Milletlere yönlendiriyorlar, orası ise sürekli yardımlar gelecek diyerek bizi oyalıyor. Burada en büyük mağduriyeti bizler yaşıyoruz” dedi.

(Ajanslar)

AFAD: 534 ölü, 2 bin 300 yaralı

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Van depreminde hayatını kaybedenlerin sayısının 534’e çıktığını, yaralı sayısının ise 2 bin 300 olduğunu duyurdu.

AFAD, 23 Ekim’de meydana gelen ve arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü Van depreminde hayatını kaybedenler ile yaralılara ilişkin son rakamları açıkladı. AFAD saat 11.45 itibarıyla Van’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden yurttaşların sayısının 534, yaralıların ise 2 bin 300 olduğunu duyurdu. AFAD sabah 09:00’da verdiği rakamlarda ise hayatını kaybedenlerin sayısının 523, yaralı sayısının ise bin 650 olduğunu duyurmuştu.

Açıklamada, deprem bölgesindeki arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının aralıksız sürdüğü ve şimdiye kadar enkazlarda sağ çıkarılanların sayısının ise 185 olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca Van’a havayolu ile gelecek yardımların Erzurum ilinde toplandığı, buradan karayolu ile Van’a geçirileceği duyuruldu. Açıklamada, oluşturulan 20 kişilik heyetin hasar tespit çalışmalarına başladığı belirtilerek, “Şu ana kadar Van ili Merkez ilçesi, köyleri ve Erciş ilçesi Merkez mahallelerinde 7 bin 69 bina incelenmiş olup; 3 bin 713 hasarlı-oturulamaz bina (5 bin 250 hane), 2 bin 209 hasarlı-oturulabilir bina (4 bin 446 hane) tespit edilmiştir” denildi.

(Ajanslar)

Van’da 3071 bina oturulamaz durumda

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Van Merkez ve Erciş’te yıkık ya da oturulamaz bina sayısının 3071 olduğunu açıkladı.

Van Merkez ve Erciş’te yıkık ya da oturulamaz bina sayısının 3071 olduğu açıklandı. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamada, şu ana kadar 4686 hasarlı binanın incelendiği belirtildi.

Buna göre Van Merkez, Merkez’e bağlı köyler ile Erciş ilçesi ve mahallelerinde incelenen binaların 861’i yıkık binalar, 2210’u hasarlı-oturulamaz binalar, 1615’i hasarlı-oturulabilir binalar.

Açıklama’da ayrıca Başbakanlık tarafından Van Valiliği emrine acil ihtiyaçların karşılanması için 13 milyon TL Acil Yardım Ödeneği gönderildiği bildirilirken, deprem bölgesine 25 bin 185 çadır, 10 toplu barınma çadırı, 60 prefabrik ev, 90 Mevlana evi, 109 bin 986  battaniye, 1150 yorgan, 37 seyyar mutfak, 3 bin 51 mutfak seti, 6 bin 359 katalitik soba, 5 bin 609 uyku tulumu, 1000 kampet ve 1 mobil fırın gönderildiği bilgisine yer verildi.

İtalya Cumhurbaşkanı Napolitano: “İklim değişikliğinin bedelini ödüyoruz.”

İtalya’nın kuzeybatısındaki sel felaketi, 9 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Sel felaketinin etkisi en çok Liguria‘nın sahildeki Sestri Levante kentiyle Toscana‘nın Massa kenti arasındaki bölgede görüldü. Dün akşam saatlerinde başlayan ve kısa sürede etkisini hissettiren yağış nedeniyle ilk belirlemelere göre, 7’si Liguria’dan, 2’si de Toscana’dan olmak üzere toplam 9 kişinin öldüğü, 5 kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

Bahsi geçen sahil bölgesinin dağlık olması nedeniyle Vernazza, Monterosso gibi sahil kasabalarında pek çok heyelanın meydana geldiği kaydedildi. Yaz aylarında pek çok turist çeken Vernazza ve Monterosso’nun sel ve heyelan felaketi nedeniyle tanınmaz hale geldiği belirtildi. Vernazza kasabasında, selin bazı arabaları denize taşıdığı haber kanallarında gösteriliyor.

Felaketten en çok etkilenen yerlerden biri olan Monterosso için belediye başkanı Angelo Betta, “Burada her şey eksik, yiyecek, içecek su, elektrik. İnsanlar, evlerinde teraslara çıkmış durumdalar. Monterosso diye bir yer artık yok” yorumunu yaptı.

Heyelan ve sel nedeniyle Genoa kentiyle La Spezia arasındaki tren seferleri yapılamazken, A12 karayolunun da sular altında kaldığı ifade edildi.

Toscana Bölgesel Yönetim Başkanı Enrico Rossi, ilk aşamada afet bölgesinde ihtiyacı olanlara yardım yapılmak üzere 2 milyon Avro’nun ayrıldığını açıkladı.

Sel felaketiyle ilgili gelişmeleri sabah öğrendiğini belirten Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano da ”LA7” kanalına verdiği demeçte, küresel ısınmaya dikkat çekerek, “Çok acı. İklim değişikliğinin bedelini ödüyoruz. Sadece biz değil…” diye konuştu. (Ajanslar)

Fenerbahçe taraftarı İnönü’ye gidiyor

0

İstanbul Valiliği, Beşiktaş-Fenerbahçe maçında alınacak güvenlik önlemleri ile ilgili toplantıda, kulüplerin stada getirecekleri seyirci konusunda herhangi yasaklayıcı bir karar alınmadığını açıkladı.

İstanbul Valiliği’nin, derbide stada gelecek seyirci konusunda herhangi bir yasak olmadığını açıklamasının ardından, Beşiktaş ve Fenerbahçe de bunu resmi sitelerinden doğruladı. Sarı-lacivertli taraftarlar, bu akşam İnönü’de olacak.

VALİLİKTEN RESMİ AÇIKLAMA
İstanbul Valiliği’nin yaptığı resmi açıklamada, “Spor Toto Süper Ligi futbol müsabakasında bugün yapılacak olan Beşiktaş-Fenerbahçe spor karşılaşmasında alınacak güvenlik önlemleri ile ilgili toplantıda kulüplerin stada getirecekleri seyirci konusunda herhangi yasaklayıcı bir karar alınmamıştır.

Buna rağmen bazı basın yayın organlarında söz konusu karşılaşmaya Fenerbahçe seyircisinin alınmayacağı şeklinde kamu oyunu yanıltıcı asılsız haberler üzerine bu açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur” ifadeleri kullanıldı

BEŞİKTAŞ KULÜBÜ’NDEN AÇIKLAMA
Beşiktaş Kulübü’nden yapılan açıklamada, bu akşam Fiyapı İnönü Stadı’nda oynanacak Fenerbahçe derbisine sarı-lacivertli taraftarların alınacağı bildirildi.

Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, ”Bu akşam Fiyapı İnönü Stadı’nda Fenerbahçe Spor Kulübü ile oynayacağımız Spor Toto Süper Lig müsabakası öncesi yapılmış olan İl Spor Güvenlik Kurulu Toplantısı’nda tarafların Türk futbolunun içinde bulunduğu olağan dışı durum nedeniyle duydukları kaygıdan kaynaklanan ve bu müsabakaya Fenerbahçeli taraftarların alınmaması yönünde iki kulüp temsilcilerinin yapmış olduğu ve İl Spor Güvenlik Kurulu tarafından kabul edilmiş olan teklif, iki kulüp yönetimi tarafından tekrar gözden geçirilmiş, taraftarların camialarına yakışır olgunluk, sağduyu, barış ve sevgi dolu mesajları karşısında bu karardan vazgeçilerek Fenerbahçe taraftarlarının Fiyapı İnönü Stadı’na misafir seyirci olarak kabulüne karar verilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

“TARAFTARIMIZ FİYAPI İNÖNÜ STADI’NA GİDİYOR”
İstanbul Valiliği’nin yaptığı açıklamanın ardından bir değerlendirme yapan yönetim kurulumuz, taraftarlarımızın bu akşam Fiyapı İnönü Stadyumu’nda Beşiktaş’a karşı oynayacağımız Spor Toto Süper Lig mücadelesine gitmesi kararını almıştır.

Daha önce Biletix internet sitesinden bilet satın alan ancak biletlerini henüz teslim almamış olan taraftarlarımız, Taraftar Kartları ve kimliklerini göstererek Biletix gişelerinden biletlerini teslim alabilirler.

Biletlerini daha önce teslim almış ancak yapılan açıklamalar üzerine iade etmiş olan taraftarlarımız ise ellerindeki Sorun-Bildirim Formu, Taraftar Kart ve kimlikleri ile Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Biletix gişesine başvurarak biletlerini yeniden alabilirler.

Kulübümüzün tamamen kontrolü dışında yaşanan sıkıntılardan ötürü taraftarlarımızın anlayışına sığınıyor, bu karmaşık ortamda BJK taraftarının da taraftarımıza yaptığı jesti de memnuniyetle karşıladığımızı bildiriyoruz.

Yemen’de çarşaflar yakıldı!

0

Yemenli kadınlar, Devlet Başkanı Salih’e bağlı güvenlik güçlerinin, göstericilere şiddet kullanmasını protesto etmek amacıyla peçe ve çarşaflarını yaktı. Başkent Sana’daki gösteriye yüzlerce kadın katıldı.

Yemenli kadınlar, hükümetin halk ayaklanmalarını bastırmak için aldığı sert önlemleri protesto amacıyla ilginç bir yönteme başvurdu. Başkent Sana sokaklarında toplanan yüzlerce kadın, peçe ve çarşaflarını toplayıp ateşe verdi. Göstericiler Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih aleyhine sloganlar attı. Bedevi aşiretlerinde çarşaf yakmak, yardım çağrısı anlamına geliyor.
Gösteri, Devlet Başkanı Salih’in ateşkes duyurusuna sadık kalmaması üzerine düzenlendi. Salı gecesi Sana ve Taiz kentlerinde hükümet güçleri ve protestocular arasında çıkan çatışmalarda 25 kişi hayatını kaybetmişti. Yemen’de 8 aydan fazla süredir devam eden yönetim karşıtı gösterilere rağmen Devlet Başkanı Salih koltuğunu bırakmakta hala direniyor.

Hacettepe öğrencilerinden Van’a 200 koli

Hacettepe Üniversitesi‘nde farklı fakülteden gelen bir çok kişi depremden hemen sonra, Pazartesi günü, depremden zarar görenlere yardım toplamaya başladılar.

Salı ve Çarşamba günü de bu yardım kütüphane önünde ve Edebiyat Fakültesi önünde devam etti.

İşin ilginç olan tarafı ise, Üniversite yönetiminin yardım için bugün harekete geçebilmesiydi.

Öğrenciler bugüne kadar tam 200 koli yardımı Van’a gönderdiler. Yardımların adresi ise Van Deprem Bölgesi Deprem Yardım Bürosu Erciş Belediyesi.

Öğrenciler yardımı saat 10 ile 16 arası topluyor. Toplananların arasında katalitik soba, makarna, kazak, çorap, çoçuk oyuncakları, hijyenik ped, kolonyalı mendil ve battaniye var. Yardımların yoğunluğu sebebiyle Beytepe’ye gelen PTT arabasının kapasitesi zorlanıyor.

(Serhat Ertuğrul / Beytepe)