Ana Sayfa Blog Sayfa 4946

Watergate’in sırları gün ışığına çıktı

0

ABD Ulusal Arşivleri ve Nixon Başkanlık Kütüphanesi, ABD eski başkanlarından Richard Nixon‘ın istifasıyla sonuçlanan Watergate Skandalı‘nın şimdiye kadar gizli tutulan ses kayıtlarının yazıya dökülmüş halini açıkladı.

Açıklanan belgeler, Nixon’un Haziran 1975’te hakkında dava açılıp açılmayacağı konusunda karar vermek üzere toplanan büyük jüriye, California’daki evinde iki günü aşkın bir sürede verdiği 11 saatlik gizli ifadeyi içeriyor.

Gizli ifadesinde, kendisinden geride kalan paramparça olmuş mirasını ve Watergate dönemi eylemlerini savunduğu görülen Nixon, 20 Haziran 1972’de personel şefi H.R. Haldeman ile Beyaz Saray’da yaptığı konuşmanın ses kaydındaki kayıp bölüm hakkında ise dişe dokunur bir şey söylemiyor.

Soruşturmayı yürüten müfettişlerin, suç işlemiş kişilerin adlarını gizlemek amacıyla bir bölümünün bilinçli olarak silindiğini düşündüğü, Nixon ile Haldeman arasındaki görüşme, Nixon’ın büyük jüriye verdiği gizli ifadedeki en önemli bölüm olarak kabul ediliyor.

Dönemin ABD Başkanı Nixon’ın, rakip Demokrat Parti’nin başkent Washington’da Watergate adlı bina kompleksinde bulunan merkezinin telefonlarını dinletmek istediğinin anlaşılması üzerine patlak veren, Watergate skandalı olarak adlandırılan olay, 17 Haziran 1972’de hırsızlık yapmak amacıyla binaya girdiği söylenen bazı kişilerin yakalanmasıyla gün ışığına çıkmıştı.

Nixon’ın, bu kişilerin binaya gizli mikrofonlar yerleştirmek amacıyla girmiş olduklarının ortaya çıkmasından 3 gün sonra Haldeman ile yaptığı görüşmenin ses kayıtlarını inceleyen yetkililer, ses bandında 18,5 dakikalık bir bölümünün silinmiş olduğunu görmüştü.

‘SİLİNEN BÖLÜMLERİ HATIRLAMIYORUM’
Belgelere göre, ses bandındaki kayıp bölümün sekreteri Rose Mary Woods’un da daha önce ifade ettiği gibi yanlışlıkla silindiğini anlatan Nixon ifadesinde, bandın silinen kısmında ne söylediğini hatırlamadığını belirtiyor. Yardımcısı

Alexander Haig’in bandın sanılandan daha fazla kısmının silindiğini kendisine söylediğini hatırladığını kaydeden Nixon, ”Rose sadece 4 dakikalık bir bölümün silindiğini düşünmüştü. Şimdi dava vekili silinen kısmın 18,5 dakika olduğunu

bulmuş ve ben neredeyse çılgına döndüm. Benim görüşümü sorarsanız bu basitçe bir kazaydı” ifadesini kullanıyor.

‘ZEVKLE YALAN SÖYLERİM’
Kendisinden görüşmenin ayrıntılarını açıklaması için ısrar eden büyük jüriye ”Konuşmada geçen belli isimleri hatırlamıyorum. Yani bu konuda yalan söylememi istiyorsanız zevkle yaparım” diyen Nixon sözlerine, ”İyisimi buna en son başvuralım ” diye devam ediyor.

İfadesinde görevini suistimal ettiğini sarfettiği iğneleyici dozu yüksek sözlerle ifade eden Nixon, bu konudaki itirafını Demokrat Parti merkezine giren hırsızların kendi seçim komitesindeki ”su tesisatçılar” olarak adlandırılan

kişiler olduğunu anlattığı ve siyasi rakiplerini karalamak ve seçim kampanyasında avantaj sağlamak için yürüttüğü diğer acımasız operasyonlardan söz ettiği sırada yapıyor.

Nixon’ın, ”Jüri ve özel savcılardan bizi, telefonları dinlediğimiz ve su tesisatçıları ve kalan diğerleri için öldüresiye dövmelerini istiyorum. Çünkü belli ki bunun yanlış olduğuna karar vermiş olabilirsiniz” şeklindeki sözleri ise açıklanan belgelerdeki diğer dikkat çekici bölümü oluşturuyor.

Görevini suistimal ettiğinin anlaşılması üzerine 8 Ağustos 1974’te televizyondan yaptığı konuşmayla istifasını açıklayan Nixon, 44 ABD Başkanı arasında istifa eden ilk başkan olmuştu. İstifanın ardından ABD Başkanlığı görevini üstlenen Gerald Ford, Nixon’ın geçmişte işlediği suçlardan cezai takibata uğramasını engelleyen bir af çıkarmıştı. Ancak Ford’un çıkardığı af Nixon’ın büyük jüriye yalan ifade vermekten suçlanması durumunda geçerli değildi.

TARİHÇİLER SONUÇTAN MEMNUN
Açtıkları başarılı dava sonucu Watergate skandalına ilişkin gizli belgelerin halkla paylaşılmasını sağlayan Amerikalı tarihçiler, Nixon’ın gizli ifadelerinde önemli ifşaatlarda bulunmasını beklemediklerini ancak yine de ABD

başkanlık tarihindeki bu alışılmamış rezaletin tüm yönlerini açığa çıkarmak konusunda kararlı olduklarını belirtti.

Tarihçiler, gizli ifadenin içeriğinden çok, büyük tarihi öneme sahip konular su yüzüne çıktığı zamanlarda, büyük jüri tutanağını gizleyen peçeyi kaldırmak konusunda bir örnek oluşturması bakımından önem taşıdığına dikkati çekti.

Belgelerin halkla paylaşılması için yapılan hukuki mücadeleyi kazanan ABD’li tarihçilerin başındaki isim Stanley Kutler, açıklanan gizli belgeleri konusundaki ilk izlenimlerini, ”Burada Nixon, Nixonlık yapıyor. Bu bir usta işi. Nixon her ‘hatırlamıyorum’ dediğinde bir 10 dolar almaya ne dersiniz?” sözleriyle ifade etti.

”Nixon ifade verirken aksileşiyor, kendine acıyor ve dokunaklı” diyen Kutler, pek çok şaka gibi gözüken iğneleyici söz bulunan metni okumayı eğlenceli bulduğunu söyledi.

Belgeler, ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Judge Royce Lamberth’in, ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin, belgelerin halka açıklanmasına, Nixon’ın verdiği gizli ifadede yer alan çok sayıda kişinin bugün hala hayatta olmaları nedeniyle yaptığı itiraza rağmen aldığı kararın üzerinden 4 ay geçmesinden sonra açıklandı.

ABD Ulusal Arşivler kurumundan daha önce yapılan açıklamada, internetten yayınlanacak belgelerin bazı bölümlerinin şu an için gizli tutulmaya devam edilmesine karar verildiği bildirilmişti. Nixon Başkanlık Kütüphanesi de dahil

olmak üzere 13 ABD başkanlık kütüphanesinden sorumlu olan kurum tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kararın, belgelerde adı geçen bazı kişilerin hayatta olmaları veya adlarının açıklanmasında halen ulusal güvenlik açısından sakınca bulunması nedeniyle alındığı kaydedilmişti.

Belgeler 1913-1994 yılları arasında yaşayan Nixon’ın ölümünden 17 yıl sonra açıklandı.

(Ajanslar)

Cari açık beklentisi 73.6 milyar dolara yükseldi

Merkez Bankası’nın kasım ayı birinci dönem beklenti anketine göre, 2011 yıl sonu cari açık beklentisi, 73 milyar 600 milyon dolara yükseldi.

Ekim ayının ikinci anketinde beklenti 72 milyar 649,4 milyon dolar düzeyindeydi.

Oscar’ın yeni sunucusu belli oldu

Amerikalı komedyen Eddie Murphy’nin 26 Şubat’ta yapılacak 2012 Oscar Ödül Töreni’ni sunmaktan vazgeçmesi üzerine yerine, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi töreninin sunucusu olarak Billy Crystal seçildi.

Son olarak 2004’te Oscar törenini sunan Crystal, bu görevi 9 kez yaptı.

Crystal, Los Angeles-Hollywood-Roosevelt Oteli’nde 1929’daki ilk törenden beri rekortmen sunucu olarak yeniden bu görevi almaktan ötürü “çok büyük heyecan duyduğunu” belirtti.

63 yaşındaki Crystal, bu görevi kabul edişine sebep olarak özellikle şunu da belirtti: “Her eczaneye gidişimde genç eczacı kızın reçetede adımı sormasından kurtulurum.”

Komedyen oyuncu ve yönetmen Crystal, “konuşurken ağız şapırdatma rekoruyla” eksantrik bir kişiliğe sahip.

Murphy neden çekildi?

Eddie Murphy’nin dün Oscar sahresinden çekilmesi, yakın arkadaşı Brett Ratner’ın ödül töreninin yapımcılığından istifa etmesi yüzünden oldu.

Ratner, Murphy’in başrolünü oynadığı yeni filminin tanıtımını yaparken eşcinsellerin alınmasına neden olan sözleri nedeniyle eleştirilmiş ve Oscar ödül töreni yapımcılığından istifa etmişti.

Oscar’ın 2012 yapımcılığını, Türkiye’de “Akıl Oyunları” adıyla gösterilen, şizofreniyi yenmiş 1994 Nobel Ekonomi ödülü sahibi Amerikalı matematik dehası John Forbes Nash’in (83) hayatını konu alan Oscar ödüllü “A Beautiful Mind” (2001) filminin yapımcısı Brian Grazer üstlenecek.

Akademi Başkanı Tom Sherak, Grazer’in yeteneği, yaratıcılığı ve ilişkileriyle Oscar ödül törenine farklı boyut katacağını açıkladı.

Eski tüfek Crystal’ın 10 yaşındaki yeni Kodak-Oscar binası sahnesine dönmesi yetkilileri sevindirdi.

TRT Genel Müdürlüğü için 3 aday belirlendi

RTÜK, TRT Genel Müdürlüğü‘ne atama yapılması için görevdeki müdür İbrahim Şahin, İrfan Barut ve Hikmet İnce‘nin isimlerinin Başbakanlığa bildirilmesine karar verdi.

TRT’de yeni Genel Müdür için 3 aday belirlendi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) yapılan açıklamada, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile 2954 Sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun amir hükümleri gereğince, 21 Kasım’da görev süresi sona erecek TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in yerine atama yapılması için aday belirlemek üzere bugün bir toplantı yapıldığı belirtildi.

Açıklamada, ”Toplantıda yapılan seçim sonucunda aday olarak belirlenen İbrahim Şahin, İrfan Barut ve Hikmet İnce’nin isimlerinin Başbakanlığa bildirilmesine karar verilmiştir” denildi.

(Ajanslar)

TİB kayıtları silecek: Adalet için süre tükeniyor!

Hrant Dink cinayeti davasında, cinayetten önceki saatlerde Agos yakınlarında telefonla görüştükleri tespit edilen şüpheli kişilere ilişkin telefon kayıtları TİB tarafından “özel hayatın gizliliği” gerekçe gösterilerek mahkemeye verilmemişti. Bu kayıtların sonsuza dek silinmesine kısa bir süre kala, internet üzerinden “Adalet için süre tükeniyor” başlıklı bir imza kampanyası başlatıldı.

Kampanyanın metni şöyle:

Milletvekillerine Çağrımızdır

19 Ocak 2012’de Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden 5 yıl geçmiş olacak.

Hrant’ı vuran tetikçinin arkasındaki karanlık odaklar hala ortaya çıkartılmadı. Hrant’ın ölüm emrini verenler, bu hain pusuyu planlayanlar hala mahkeme yüzü görmedi.

5 yıla yakın süredir devleti oluşturan yasama, yürütme ve yargı erklerinin üyeleri “sözde” bu davayı sahiplenirken, gerçekte hiç bir çaba gösterilmiyor.

Savcı devlet içindeki çetelerin bu cinayette parmakları bulunduğunu ama bunu ispatlayamadığını söylüyor. Bu itiraf Türkiye adaletinin aczini göstermesi açısından bir ibret vesikasıdır. Bu davayı çözmek ve Türkiye adaletine hak ettiği onuru vermek için zaman gittikçe daralıyor.

Devlet içindeki çetelerin ortaya çıkartılmasını sağlayacak telefon kayıtları TİB’in elinde ama TİB özel hayatın gizliliğini ihlal edeceği gerekçesiyle telefon kayıtlarını vermiyor. Bir cinayet planını “özel hayat” maskesi ile gizlemek, bu ülkede yaşayan herkesin boynuna bir vebal yüklüyor.

Biz imzası bulunanlar biliyoruz ki bu sorunu çözmek sizin elinizde!
Yapacağınız bir yasal düzenleme bir daha kanlı ellerin bu ülke üzerinde oyunlar oynamasına engel olabilir!
Hrant Dink davası Türkiye’nin vicdan ve insanlık ile imtihanıdır. Bizler bu ülkede başımız dik gezmek ve bu imtihanı geçmek istiyoruz.

Unutmayın ki bu kayıtlar silinirse, bu kara leke bu ülkenin alnından silinmeyecektir.

Gerçek katilleri bulmak elimizde…
Zaman adaletin aleyhine işliyor,
19 Ocak’ta kayıtlar siliniyor!

İmza vermek için tıklayın.

Hırvatistan’a turistik ziyaret!

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası play-off turu ilk maçında Türkiye, Türk Telekom Arena’da konuk ettiği Hırvatistan’a 3-0 mağlup oldu ve finallere katılma ümitlerini mucizelere bıraktı. Rövanş maçı ise 15 Kasım Salı günü oynanacak.

2012 Avrupa Şampiyonası Elemeleri Play-off turunda Türkiye, sahasında konuk ettiği Hırvatistan karşısında maç boyunca hiçbir varlık gösteremedi ve sahadan 3-0’lık bir mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonucun ardından Türkiye’nin finallere kalması mucizelere kaldı.

Hırvatlara, galibiyeti getiren goller, Olic, Mandzukic ve Corluka’dan geldi. Bu maçın rövanşı ise 15 Kasım Salı günü Hırvatistan’da oynanacak.

Bu maçta sarı kart gören Arda Turan, Sabri Sarığlu, Emre Belöoğlu ve Hakan Balta, ceza duruma düştü ve rövanş maçında sahadaki yerini alamayacak.

Maçın sonunda ise Volkan Demirel’in ve Emre Belezoğlu’nun taraftarlara küfrettiği görüldü.

Deniz otobüsü kaçırıldı

İzmit – Gölcük arası sefer yapan deniz otobüsü kaçırıldı. Son bilgiler, içinde 20 dolayında kişi bulunan otobüs PKK üyesi olduğunu söyleyen 1 kişi tarafından kaçırıldı. Habertürk TV’ye konuşan gemi kaptanı geminin PKK tarafından kaçırıldığını iddia etti. Bomba tehdidinde bulunan bu kişinin medyayla görüşmek istediğini söylediği belirtiliyor.

Gölcük seferi yapan ve içinde 20 dolayında yolcu ve mürettebat olan Kartepe adlı deniz otobüsü, saat 17.45 sularında kaçırıldı.

Teyit edilmeyen bilgilere göre, eylemi yapan 20-25 yaşlarındaki kişi PKK mensubu olduğunu söyledi. Medyayla görüşmek isteyen bu kişinin üzerinde bomba olduğu belirtiliyor.

İki sahil güvenlik botu, Z şeklinde bir rotayla Karamürsel, Gebze ve Adalar’ın ardından dümenini Yalova’ya kıran gemiyi abluka altına almış durumda. Otobüs havadan da takip edilirken, bir hız teknesi ile iki zodyak bot, 20 dolayında polisle Yalova sahilinden denize açıldı. Ekipler geminin yakıtının bitme ihtimali üzerinde de suruyor.

Bu arada Habertürk Tv Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut kaçırılan gemiyle ilgili ‘Ankara’dan son dakika haberlerini kaldırın talimatı aldıklarını’ söyledi.

Enkaz altındaki muhabirlerden umutlu haber

Van’da yıkılan Bayram Oteli enkazı altında kalan DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir’den olumlu haber var.

Telefon şirketi Vodafone’un yaptığı araştırmada Cem Emir cep telefonu saat 13. 59 ve saat 14.07’de açıldı ve 20 saniye süreyle sinyal aldı.

İtalyan Senatosu mali istikrar paketini kabul etti

0

İtalya Senatosu, ülkede ekonomik krizin önlenmesini ve mali istikrarın korunabilmesini amaçlayan köklü ekonomik önlemlere onay verdi.

Önlemler paketi dün bütçe komisyonunda kabul edilmişti.

Silvio Berlusconi liderliğindeki merkez sağ iktidarın meclisteki çoğunluğunu geçen Salı günü kaybetmesinden sonra, paketin bugün Senatoda görüşüldü ve oylanarak benimsendi. Yarın Parlamentonun alt kanadında oylanacak olan önlemler paketinin, milletvekillerince kabul edilmesi bekleniyor.

Böylece Başbakan Berlusconi’nin istifasının yolu açılmış olacak.

İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, dün Berlusconi’nin bir kaç gün içinde görevinden ayrılabileceğini söylemişti.

Berlusconi’nin yerine ülkede saygın bir konumu bulunan ve AB’nin eski komisyon üyelerinden Mario Monti’nin getirileceği konuşuluyor.

Türkiye geçiş köprüsü

10 ayda 26 bin 182 yabancı uyruklu kaçak yakalandı. Kaçaklar arasında ilk sırayı Myanmarlılar, ikinciliği ise Filistinliler aldı

Ortadoğu ve Afrika ülkelerinden Avrupaya yönelik kaçak göç güzergâhı üzerinde bulunan Türkiye’de yılbaşından bu yana 26 bin 182 yabancı uyruklu yakalandı. Sadece Ekim ayında 4 bin kişi, Türkiye’den AB üyesi Yunanistan’a geçmek isterken yakalandı.

Genelkurmay Başkanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, 1 Ocak-27 Ekim tarihleri arasında yakalanan kaçaklar arasında ilk sırayı 8 bin 958 kişi ile Mymanmarlılar (Burma) aldı. Turistik ülke Mymanmar’da yoksullukla savaşan insanlar, Avrupa’da yeni hayat kurma hayallerini Türkiye’de noktaladı.

İsrail kuşatması altındaki Filistinliler ise Türkiye’de yakalanan yabancı uyruklular arasında 3 bin 524 kişiyle ikinci sırada bulunuyor. Kıtlık nedeniyle bebek ölümlerinin zirveye çıktığı Somali’den kaçan bin 440 kişi Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarından Avrupa’ya geçmek isterken yakalandı. Bir diğer Afrika ülkesi Eritre’den de bin 249 kişi ile Türkiye’yi geçiş yolu olarak kullanmak isteyen 731 Suriyeli de yakalanan kaçaklar arasında yer aldı.

Ekim ayı içinde 4 bin 314 kaçak göçmen yakalanırken, Eylül’de bu rakam 3 bin 608 olarak gerçekleşti. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da çatışmaların arttığı, Afrika’da da kıtlık sebebiyle ölümlerin çoğaldığı Ağustos ayında, Türkiye’ye kaçak yollardan giren yabancı uyrukluların sayısı da zirveye çıktı.

Ağustos’ta 4 bin 854 kaçak göçmen güvenlik güçlerince yakalanırken, bu rakam temmuzda 3 bin 333, haziranda 2 bin 235, mayısta 2 bin 157, nisanda bin 757, martta bin 197, şubatta bin 295, ocakta da bin 432 olarak gerçekleşti.

Kaçak yollardan yurtdışına çıkmak isterken yakalanan Türk vatandaşı sayısı ise 369 oldu.

İtalyan La Repubblica gazetesi, hafta sonu yayınladığı ’D’ isimli dergide, futbolcu olma umuduyla Türkiye’ye kaçak yollardan gelen ve her sabah Feriköy Stadı’nda antrenman yapan Afrikalı göçmenler konusunu işledi. Göçmenlerin ağzından “Biz de oynamak istiyoruz” başlığını kullanan dergi, habere 9 tam sayfa ayırdı. Marco Mathieu imzalı ’Başka bir İstanbul’ başlıklı haberde, İstanbul’a bir futbolcu olma hayaliyle gelen Festus Okey’in Beyoğlu Polis Merkezi’nde ölmesine de değinildi. İnsan hakları ağırlıklı haberleriyle bilinen Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz’ın da, “Türkiye, göç için transit geçiş merkezi ama bu konuda az konuşuyoruz ve bu problemi görmezden geliyoruz” görüşlerine yer verildi.

(ajanslar)