Ana Sayfa Blog Sayfa 4899

Galatasaray Top 16’da

0

Euroleague D Grubu’nda Top 16’ya kalmak için evinde Union Olimpija’yı yenmesi gereken Galatasaray Medical Park istediği sonucu 80-59 ile aldı. Bu galibiyetle üst tura çıkmayı garantileyen sarı-kırmızılılar haftaya Barcelona deplasmanına tatile gidecek.

Sahasında oynadığı dört karşılaşmada sadece bir galibiyet alabilen Galatasaray, maça savunmada iyi başladı. Rakip pota altında da etkili oyununu sürdüren Cimbom, Andric ve Shipp ile 6-3 öne geçti. Hücum ribaundlarını bir türlü alamayan sarı-kırmızılılar istediği farkı yakalamakta zorlandı. Shipp ve Gordon’un top çalmalarıyla bir anda 11-5 öne fırlayan Galatasaray, kullandığı ilk yedi atışta altı isabet buldu. Bu dakikadan sonra Union Olimpija alan savunmasına döndü. Sarı-kırmızılılar istediği oyunları alana savunmasına uygulayamayınca fark kapandı. Dört dakika boyunca skor bulamayan Aslan, Lakovic’in devreye girmesiyle oyundaki üstünlüğü ele geçirdi. İlk periyotu beş sayı önde girme planları yapılırken Kastrati’nin üçlüğü geldi ve 10 dakika 18-16 ile geçildi.

İkinci periyotun başında her iki takımda savunmada üst düzey bir performans gösteremedi. Karşılıklı basketlerle geçilen ilk bölümün ardından Tutku’nun üçlüğü ile ibre Galatasaray’a doğru döndü. İlk periyottaki gibi savunma ribaundu almakta sıkıntı çeken sarı-kırmızılılar farkı çift hanelere çıkaramadılar. Boyalı alanda Deon Thompson’ın etkili oyunu Olimpija’yı oyuna ortak etti. Lakovic’in üçlüğü ile toparlanan Cimbom, Furkan’ın çaldığı top sonrası yaptığı smaçla nefes aldı. Fakat Salin’in dış atışlarını engellenemedi ve Salin bulduğu beş sayıyla farkı tekrar kapattı. Galatasaray soyunma odasına dört sayı üstünlükle 39-35 önde gitti.

Devre arası sonrası hücumda iyi top paylaşan Galatasaray, bulduğu boş atışları değerlendirmekte zorlandı. Savunmada toparlanan sarı-kırmızılılar durumu 45-37’e getirdi. Thompson’u bire bir pozisyonlarda durduran Aslan, rakip pota altında da Andric’in kendini bulmasıyla farkı 12 sayıya kadar çıkardı. EuroLeauge’de üçüncü çeyrekerde sıkıntı yaşayan Galatasaray, bu karşılaşmada en iyi performansını bu çeyrekte yaşadı. Bulduğu boş atışları bir türlü olumlu sonuçlandıramayan sarı-kırmızılılarda Lakovic farkın kapanmasın engelledi. Furkan Aldemir’in pota altındaki etkinliği farkın 15 sayıya kadar çıkmasını sağladı. Galatasaray son 10 dakikaya 59-44 önde girdi.

Son 10 dakikaya Furkan Aldemir’in her iki pota altında da etkili oyunuyla farkı koruyarak giren sarı-kırmızılılar rahat bir oyun ortaya koydu. Galatasaray, maçtan kopan Union Olimpija karşısında antrenman temposunda farkı 15 sayı civarında korudu. Lakovic ve Tutku’nun üçlükleriyle bitime beş dakika kala fark 19 sayıya kadar çıktı. Son dakikaları bitse de gitsek şeklinde geçen karşılaşmayı Galatasaray 80-59 kazandı. Lakovic’in 16 sayıyla damgasını vurduğu maçta, Furkan Aldemir şut kaçırmadan oynadığı karşılaşmayı 11 sayı, 4 ribaund, 2 top çalma ve 2 blok ile tamamladı.

Ege Üniversitesi’nden nükleer karşıtı kampanya

Aegean Üniversitesi nükleer karşıtı uluslararası bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın metni şu şekilde:

Yakın bir geçmişte Türkiye Hükümeti Akkuyu (Mersin) ve Karadeniz Sinop’ta iki nükleer santral inşaatının kararını açıklamıştır.  Bölgenin kültürel özellikleri açısından son derece zengin olmasını ve de bir deprem bölgesi olmasını da dikkate alarak bu kararın Ege bölgesi için son derece tehlikeli bir karar olduğunu düşünüyoruz. Zaten Japonya’da Fukushima santralindeki kaza nükleer enerjinin kullanımının tehlikesinin açık bir delilidir.

Aegean  (Ege) Üniversitesi bu hassas bölgenin sakinlerinin kaygılarını ve endişelerini dikkate alarak Ege Denizi toplumlarında, ılımlı bir büyüme çerçevesinde nükleer enerjinin yeri olmadığına inanıyor. Bu nedenle Akkuyu ve Sinop’ta yapılması planlanan santrallerin inşaatının durdurulmasını, böyle bir gelişme seçeneğinin riskini ortaya koymayı, Türkiye, Yunanistan ve tüm dünyadaki Akademik camia ve tüm aktif vatandaşların duyarlılaştırmayı hedefleyerek bu imza kampanyasını başlatmıştır.

Aegean (Ege) Üniversitesi Rektörlüğü

http://petition.aegean.gr/stopnuclearplants/tr/index.php

Akciğerli yürüyen balık görüntülendi

Bilim insanları Afrikalı akciğerli balığı yürürken görüntüledi.

Çekilen videoda bu balık, iki uzun arka yüzgecini akvaryumun tabanında arka ayak gibi kullanırken görülüyor.

Ön yüzgeçler ise hareketsiz kalıyor ve hayvanın gövdesi, sadece arka yüzgeçlerin yardımıyla ileriye ittiriliyor.

Bilim insanlarına göre bu görüntüler, yürüme konusunda “ilk adımların” karada değil, bu balığa benzer türler tarafından suda atıldığına işaret ediyor.

Bir diğer deyişle akciğerli balık, evrim sürecinde su canlıları ile kara canlıları arasındaki halkanın nasıl oluşmuş olabileceğinin canlı göstergesi.

Bulguları PNAS dergisinde yayınlanan araştırmada akciğerli balık Protopterus annectens türü incelenmiş.

Çünkü bu balıklar, tetrapodlar olarak bilinen, insanlar, kuşlar, memeliler ve sürüngenlerin dahil olduğu dört kol ve bacaklı, omurgalı kara canlılarıyla ciddi benzerlikler gösteriyor.

Araştırmacıların amacı evrim halkasındaki en büyük değişimlerden birinin nasıl yaşandığını anlamakmış.

Chicago Üniversitesi’nden Heather King “Evrimdeki çok önemli olaylardan biri, bundan 360 milyon yıl önce balık türü şeylerin tetrapodlara dönüşmesi, sudan karaya çıkmasıydı.” diyor.

“Akciğerli balıklar tetrapodlara benzediği ve türlerinin diğer örnekleri tamamen yok olduğu için, onları izlemeyi tercih ettik.”

Bu balık, hem solungaçlara hem de akciğer benzeri organlara sahip.

Ama karada yürüyen diğer canlılarda bulunan kuyruksokumu kemiği, el ve ayak parmakları gibi önemli organları yok.

Çekilen görüntülerde bu eksikleri örtmek için yüzgeçlerini kıvırarak, ayağa benzer, yere basabilecekleri yüzeyler oluşturdukları görülüyor.

Bu da yürüme yetisinin, el ve ayak parmakları oluşmadan ve canlılar karaya çıkmadan önce gelişmiş olabileceğini gösteriyor.

Ekip şimdi bu balığın Afrika dışındaki türlerini de incelemeyi planlıyor.

Buzula sıkışan balinalar yardım bekliyor

Bering Denizi‘nde 100’den fazla Beluga balinasının buzulda sıkıştığı, koruma altında bulunan bu balinaların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya oldukları bildirildi.

Rusya’nın Çukotka bölgesi yetkililerinden gelen açıklamaya göre, Bering Denizi’nde Yanrakynnot köyünün güneyinde 100’den fazla balinanın denizle irtibatı kesildi ve buzulda sıkıştı.

Bölge valisinin, bu balinaların yardımına koşmak amacıyla ulaştırma bakanıyla, acil durumlar bakanına bir buzkıran gemisini bölgeye göndermeleri için talepte bulunduğu kaydedildi.

Açıklamada, balıkçılar tarafından dün bulunan balinaların besin bulamama riskiyle karşı karşıya kaldığı, ayrıca buzulların hareketinin balinaların nefes alabilecekleri alanı yavaş yavaş daralttığı belirtildi.

Çukotka valiliği, muhtemel besin eksikliği ve suyun donma hızı göz önüne alındığında, tüm bu balinaların bitkin düşme ve ölme tehdidiyle karşı karşıya bulunduklarını vurguladı.

Bir buzkıran gemisinin, balinaların sıkıştığı bölgeye bir buçuk ila iki günlük mesafede bulunduğu, bu geminin yardıma koşabileceği belirtildi.

Hayvanları koruma kuruluşlarına göre, bu balinaların yaşam alanları, petrol endüstrisi, küresel ısınma ve avlanma tehdidi altında bulunuyor.

Beşiktaş grubun zirvesinde

0

UEFA Avrupa Ligi son hafta mücadelesinde Stoke City’yi ağırlayan Beşiktaş karşılaşmadan 3-1’lik galibiyetle ayrıldı ve E Grubu’nu zirvede tamamladı.

Hafta sonunda İstanbul BB ile berabere kalıp hayal kırıklığı yaratan Beşiktaş Avrupa Ligi’nde bir üst tura çıkmak için Stoke City’yi Fiyapı İnönü Stadyumu’nda ağırladı. Kara Kartallar’a mücadelede bir beraberlik yetecekti ancak hedef grubu lider bitirmekti. Beşiktaş E Grubu’nu ilk sırada bitirirse Şampiyonlar Ligi’nden gelecek olan takımlarla eşleşmeyecekti. Olası bir mağlubiyet halinde Dinamo Kiev-Maccabi Tel Aviv maçının sonucuna göre siyah-beyazlıların elenme ihtimali de bulunuyordu.

Stoke City ise gruptan çıkmayı garantilemişti. Ligde Tottenham karşısında ilk 11’de yer alan hiçbir oyuncu İstanbul’a getirilmemiş sadece 15 kişilik bir kadroyla gelmişlerdi. Alınacak bir beraberlik onlar için liderlik demekti.

Karşılaşmaya ise Beşiktaş tam da istedği gibi başladı. Almeida ve Holosko mnaçın başında istekli görüntüsüyle dikkat çekerken ilk tehlikeli pozisyon ise 11. dakikada yakalanıyordu. Ernst’in harika şutunda Begovic çok başarılıydı. Ancak 16. dakikada Stoke gerekli uyarıyı verdi siyah-beyazlılara. Jones’un pasında Jerome kaleciyle karşı karşıya kaldı. Rüştü açıyı çok iyi kapadı ve topu kornere çeldi.

Oyunun kontrolü Beşiktaş’taydı fakat 29. dakikada Stoke golü bulan taraf oldu. Fuller’in ceza sahası dışından şutunda Egemen’e çarpan top Rüştü’yü yanıltıp ağlarla buluştu. Golden bir dakika sonra ise Rüştü’nün vurduğu top Fuller’e çarparak direkten geri geldi.

Bu pozisyonlardan sonra da Beşiktaş’ın temposu düştü ve ilk yarı 1-0 sona erdi.

İkinci yarıya yine daha istekli başlayan taraf Beşiktaş’tı. 57. dakikada maçın rengi tamamen değişti. Almedia savunma arasına girdi. Ceza sahasın içinde yerde kaldı. Penaltı düdüğünün üstüne bir de Upson’a kırmızı kart çıktı. Topun başına geçen Manuel Fernandes topla kaleciyi ayrı köşelere yolladı ve skoru eşitledi.

Golden sonra oyunun kontrolü tamamen Beşiktaş’a geçti. Atılacak bir gol siyah-beyazlıları liderliğe taşıyacaktı. 75. dakikada sahneye Mustafa Pektemek çıktı. Fernandes’in kornerinde uçarak harika bir kafa vuruşu yapan Pektemek takımını öne geçirdi. 83. dakikada bu sefer uzun süredir forma giyemeyen Edu sol çaprazdan inanılmaz vuruşuyla farkı ikiye taşıdı.

Kalan dakikalar gol getirmeyince Beşiktaş sahadan 3-1’lik galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla birlikte Beşiktaş grubu 12 puanla lider olarak tamamlarken Stoke City ise 11 puanla ikinci oldu.

Grubun diğer maçında Dinamo Kiev 9 kişi kaldığı maçta Maccabi Tel Aviv ile 3-3 berabere kaldı.

Kaş’ta yeni ‘tutsak yunus’ vakası

Geçen yıl Kaş’taki Dolphin Park kapanmış ve Belediye Başkanı Abdullah Gültekin, ilçede bir daha asla yunus parkı açılmayacağının sözünü vermişti ancak bu kez de Bodrum Güvercinlik’teki tutsak yunuslar Kaş’a taşındı.

Uluslararası çevre ve hayvan koruma örgütlerinin tepkisiyle Kaş’taki ‘yunus parkı’ Dolphin Park geçtiğimiz yıl kapatılmıştı. Parkın yunusları Misha ile Tom da Hisarönü’ne taşınmış ve rehabilitasyona alınmıştı. Olayların ardından Kaş Belediye Başkanı Abdullah Gültekin, bir daha asla yunus parkı açılmayacağının sözünü vermişti.

Bu kez de geçtiğimiz hafta Bodrum Güvercinlik’te tutulan Ada, Doğa, West ve Ada 1 adlı yunusların Kaş’a taşınması ilçede ve hayvanseverler arasında tepki yarattı.

Belediye Başkanı Abdullah Gültekin, resmi bir yanıtla yunusların Belediye’den tamamen habersiz bir şekilde Kaş’a getirildiği açıkladı.

Durumları hakkında endişe duyulan 4 yunus daha önce de agresifleşip birbirlerine saldırmaları, telleri açabilmek için ağızlarını yaralamaları ve pislik içinde naylon torbalarla oynadıkları karelerle gündeme gelmişlerdi.

Yaşam mücadelelerine Kaş’taki bir deniz kafesinde devam eden yunuslar için www.yunuslaraozgurluk.com ve facebook.com/yunuslaraozgurluk adreslerinde bir kampanya düzenlendi.

Hayvanseverler kampanyayla birlikte yunusların önce rehabilite edilmesini ardından da özgür bırakılmasını amaçlıyorlar.

UEFA’dan Celtic’e IRA cezası

0

UEFA, İskoçya’nın Celtic takımına Avrupa Ligi maçında IRA marşı söylediği gerekçesiyle 13 bin pound para cezası kesti.

İskoçya ligi takımlarından Celtic’in taraftarlarının Avrupa Ligindeki Rennes maçında İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) marşları söylediği için UEFA tarafından 13 bin pound ceza kesildi.

Avrupa Ligindeki Rennes maçında taraftarlarının IRA lehine tezahüratta bulunması ve IRA marşı okuması üzerine UEFA, Celtic takımına para cezası kesti. Celtic yönetimi ise verilen bu cezaya itiraz etmeyeceğini açıkladı.

Celtic yönetimi geçtiğimiz ay UEFA’nın konuyla ilgili soruşturma açmasını şaşkınlıkla karşıladıklarını açıklarken, İskoçya Futbol Federasyonu’da Hibernian maçında yine IRA marşı okunduğu için soruşturma açmış ancak ceza vermemişti.

TIME yılın kişisi protestocular

Time Dergisi ‘Yılın Kişisi’ olarak protestocuları seçti. Derginin internette yaptığı ankette, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan listenin hem başında hem de sonunda yer aldı fakat dergi editörlerinin gözüne giremedi.

Time’ın seçimi bugün NBC’nin The Today Show adlı programında ilan edildi. Dergi, Ortadoğu genelindeki muhalefetin Avrupa ve ABD’ye yayıldığını, bu protestocuların küresel politikaları yeniden şekillendirdiklerini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Time dergisinin bu yıl düzenlediği ”Yılın Kişisi” anketini birinci sırada tamamlamıştı. Erdoğan, ilginç şekilde anketin ”en popüler” listesinde olduğu gibi, ”en az popülerler” listesinde de başı çekmişti.

Erdal Eren’in adını okula verdiler

İzmir’de Narlıdere Demokrasi Platformu bileşenleri, ilçe sınırları içerisinde bulunan 12 Eylül İlköğretim Okulu‘nun adının, İzmir İl Genel Meclisinin 2010 yılında aldığı 311 sayılı kararın uygulanarak, darbenin ve darbecilerin adlarının okullardan silinmesi doğrultusunda değiştirilmesini talep etti.

Okulun adının Erdal Eren olarak değiştirilmesi talebiyle okul önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen 6 No’lu Şube Başkanı Duran Sınacı, 12 Eylülün ve darbecilerin adlarının okul adlarından çıkarılmasının toplum vicdanının yaralarının sarılması bakımından önemli olduğunu belirtti.

Narlıdere Demokrasi Platformu bileşenleri okulun girişine, “Erdal Eren İlköğretim Okulu” yazılı pankart astı.

Erzin termik santrala karşı sokakta

Erzin Termik Santral Karşıtı Çevre Platformu temsilcileri, termik santrallerinin insan sağlığına ve doğaya verdiği zararlar tüm dünya tarafından kabul edilirken, bölgelerinde yapılan ve yapılması planlanan termik santrallerdeki ısrara tepkilerini Ankara’ya taşıdı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı önünde basın açıklama yapan Erzinliler, “Erzin İlçesi Aşağıburnaz mevkiinde yapılması planlanan Selena Kömür Santralini protesto etmek için, Erzin halkını temsilen buradayız” dedi.

Ellerinde “hayatı” ifade eden narenciyeleri, yine narenciye görüntülerinden ve termik santral karşıtı dövizlerini taşıyan Erzinliler, şapkaları ve kaşkollarıyla da tepkilerini dile getirdi.

Platform Dönem Sözcüsü, Erzin Sulama Kooperatif Başkanı Mustafa Vural, “BM, Avrupa Birliği ve Çevre Bakanlığı verilerine göre küresel ısınma ve buna bağlı iklim değişikliğinin, yani kuraklığın en önemli nedeni kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarla elektrik üretmek olarak belirtiliyor” dedi.

“Bütün bu gerçeklere rağmen, en büyükleri Burnaz Sahilinde olmak üzere yılda 15.5 milyon ton kömür yakılarak elektrik elde etmek için, sadece İskenderun Körfezi’ne 7 adet termik santral inşaatı başlamak üzeredir” diyen Vural, bölgede çalışır vaziyette olan Yumurtalık Su Gözü Termik Santralinin “Zehir kusmaya devam ettiğini” hatırlattı. Vural “Termik santrallerin zararlarının kümülatif döngüsü bölgeye doğa ve canlı ölümleri şeklinde olacaktır” dedi.

Erzin ilçesinde kurulması planlanan iki santralin ÇED bilgilendirme toplantılarının halkın yoğun tepkisiyle karşılaştığını hatırlatan Vural, “Hukuki süreç henüz bitmemişken, bu santralleri ısrarla kurduracaklarını söyleyen iktidara soruyoruz: Hani siz halktan yanaydınız? Hani ülkeye ileri demokrasi getirecektiniz? Hani yargı kararlarına riayet edecektiniz? Öyle olsaydı biz neden buradayız?” dedi.

(Evrensel)