Ana Sayfa Blog Sayfa 4816

Portekiz’de tasarruf isyanı

Borç krizinin vurduğu Avrupa ülkelerinin başında gelen Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen gösteride hükümetin tasarruf paketi on binlerce kişi tarafından protesto edildi.

Miting, ülkenin en büyük sendikası olan Portekiz Genel İşçi Sendikaları Konfederasyonu (CGTP) tarafından organize edildi.

CGTP Genel Sekreteri Arménio Carlos, hükümetin kemer sıkma politikalarını “emekçileri ve milli çıkarları hedef alan bir saldırı” olarak niteledi.

Arménio Carlos, “Hükümetimiz, AB Komisyonu, Uluslar arası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası’ndan oluşan troykanın taleplerine soyun eğmiştir” dedi.

Son 30 yılın en büyük gösterisi

Portekiz’de son 30 yılın en büyük gösterisine katılım, sendika temsilcilerine göre 300 bini aştı.

İşsizlik oranının yüzde 13’ü bulduğu Portekiz, Euro Bölgesi’nde Yunanistan’dan sonra en önemli kriz odağı olarak görülüyor.

Euro Bölgesi Maliye bakanları, geçen yıl Portekiz için 78 milyar euroluk yardım paketini onaylamış, ancak yardım için sıkı tasarruf önlemlerini şart koşmuştu.

Vergi oranlarının artırımı, toplum ulaşım ücretlerine zam, sosyal harcamaların azaltılması ve iş kanunlarında işverenler lehine yeni düzenlemeler, Portekiz hükümetinin öngördüğü tasarruf önlemleri arasında yer alıyor.

(DW)

Çatalzeytin’de çevrecilerin HES zaferi

Kastamonu’nun Çatalzeytin İlçesi’nde yapımı planlanan Yunuslar Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi’ni engellemek için çevrecilerin verdiği mücadele zaferle sonuçlandı.

Kastamonu İdare Mahkemesi, Çatalzeytin İlçesi’nde yapımı planlanan Yunuslar Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) Projesi ile ilgili olarak 17 ay önce açılan davayı karara bağlayarak, Kastomunu Valiliği’nin verdiği izni iptal etti.

Kastamonu Valiliği’nin ’Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna gerek yoktur’ diyerek izin verdiği projeye karşı çıkan çevreciler tarafından oluşturulan Çatalzeytin Aşıkları Çevre Platformu, HES mücadelesini mahkemeye taşıdı. Platform tarafından 17 Ekim 2010 tarihinde Kastamonu İdare Mahkemesi’nde verilen iznin iptali için dava açıldı. Mahkeme heyeti, 3 Haziran 2011 tarihinde projenin yapılması planlanan Akçay mevkiinde keşif yaptı.

Çatalzeytinli çevreciler, Akçay HES’in zararlarını Çatalzeytin, Ankara ve İstanbul’daki toplantıların yanı sıra doğa yürüyüşü ile de sürekli gündemde tutarak mücadelesini sürdürdü. Davayı karara bağlayan Kastamonu İdare Mahkemesi, Kastamonu Valiliği’nin ’ÇED raporuna gerek yoktur’ diyerek verdiği izni iptal etti. Karar çevrecileri sevindirirken, Çatalzeytin Aşıkları Çevre Platformu Başkanı Emin Türkay Öztürk yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Çatalzeytin doğasını koruma mücadelemizde başarıya ulaştık. Bu mücadeleyi doğa yürüyüşüyle, halkı bilgilendirme toplantılarıyla Çatalzeytin’de, Ankara ve İstanbul’da sürdürdük. Akçay Deresi bizim her şeyimiz, olmazsa olmazımız. HES mücadelemiz sonuna kadar sürecek. Çatalzeytin doğasına sahip çıkacağız. Avukatımız Yakup Şekip Okumuşoğlu’na ve Çatalzeytin çevre dostlarına, doğayı seven herkese teşekkür ediyorum.”(dha)

Ya Artvin, ya altın!

Dünyaca ünlü Kafkasör yaylası Cerattepe’de Siyanürle altın arayan çok uluslu şirketlere karşı başta Yeşil Artvin Derneği olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu, çevreci ve Artvin halkının verdiği kararlı mücadelesi sonrası altın arayan şirketler 2009 yılında bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Aradan geçen bunca zaman sonrası bu kez Enerji Bakanlığı tarafından 17 Şubat 2012 tarihinde yeniden Cerrattepe’de maden sahası arama ruhsatı ihalesi yapılacağı haberi Artvin halkını ayaklandırdı. Bakanlığın açıklaması sonrası hemen harekete geçen Artvinliler Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde Artvin’deki sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek konuyla ilgili bir toplantı düzenledi.

Toplantıya Artvin CHP Milletvekili Uğur Bayraktutan, Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün, AK Parti İl Başkan Vekili Celal Öztürk, CHP İl Başkanı Selim Bilgin, MHP İl Başkan Vekili Köksal Portakal, Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı, ADD Artvin Şubesi Başkanı Ahmet Biber, Kamu Sen Artvin İl Temsilcisi Uğur Özer, Artvin Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Demirhan Elçin, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ahmet Alpaslan, Artvin Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Hatice Nur Ersöz, OR-KOOP Başkanı Hasan Yaşar, Eğitim Sen Artvin Şubesi Başkanı Köksal Gümüş, köy ve mahalle muhtarları katıldı.

Toplantıda ilk olarak konuşan Yeşil Artvin Dernek Başkanı Nur Neşe Karahan,  katılımcılara toplantının amacını aktardı. Ardından ise Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Bedrettin Kalın, buradaki topluluk esasen geçmişte yaşananları biliyor ama yine de 2–3 yıldır aklımızdan bu problemi kısmen de olsa çıkarmaya çalışmıştık dedi. Bedrettin Kalın,  Cerattepe’de yaşananları hatırlatmak amaçlı Yeşil Artvin Derneği Yönetim kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özalp’ın hazırladığı sunumu salonda bulunanlara aktardı.

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu üyesi Bedrettin Kalın sunumunda; ‘‘Cerattepe madencilik açısından çok tehlikelidir. Çünkü Kafkasör’ün ve Artvin şehir merkezinin hemen üzerindedir. Su kaynaklarımızın kirlenmesi kaçınılmazdır. Heyelan gibi büyük kütle hareketleri olacaktır. Siyanürle Maden çıkarma ve taşıma sırasındaki ağır-metal yüklü tozlar şehre, doğaya, tarıma, arıcılığa zarar verecektir”dedi

Buzdolabında bir gerçekle karşı karşıyayız

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan , ‘‘Sunumu izledik, unuttuğumuz buzdolabında olan bir gerçekle karşı karşıyayız. Bana göre şunu yapalım ihale şartnamesini aldım okudum ve buraya getirdim. 17 Şubat 2012 Cuma günü saat 13. 30- 14.00 saatleri arası maden işleri genel müdürlüğünde ihale salonunda ihale komisyonuna teklifler verilecek.   Gelmeden önce beni İstanbul milletvekili aradı dedi ki Artvin’le ilgili şöyle bir proje var. Bu projelerle ilgili ihale var bu ihale sanki bir firmaya verilecekmiş gibi bir şartname düzenlenmiş. Bu tabloyu Ankara’ya taşıya bilmemiz için Artvin’den bir heyetin 17’inden önce parlamentoda grubu olan siyasi partilerle, genel başkanları randevu alarak bir heyetle beraber bir sunumla genel başkanlara anlatmak lazım.   Çok zamanımızı kalmadı. Bakın burada her kesimden insan var. Ama bu insanların ortak adı Artvin’dir.

Hepimizin tek derdi güzel ilimiz Artvin olduğuna göre görüş ayrılıklarına, partisine bakılmaksızın Artvin için bir araya geldiğimize göre bu toplantıdan en kısa sürede yapacağımız eylemin adını çıkaralım. Vaktimizi boşa harcayacak zamanımız yok. Ben şunu öneriyorum. Siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri, Artvin halkı hep birlikte Ankara’ya gelerek bu konuyu Enerji Bakanıyla görüşmek, muhalefet genel başkanlarıyla basın önünde paylaşmak ve sesimizi duyurmamız gerekiyor. Ya Artvin Ya Altın, tercihimizi buna göre yapmalıyız

Altın için yaşam yok edilemez

Artvin Belediye Başkanı Emin Özgün ise; ‘‘10 yıllık maden üretimi için yüzlerce yıl devam edecek bir yaşam döngüsünü yok edebilir miyiz? Artvin Cerattepe’de madencilik yapılamaz. Çünkü Cerattepe’nin altında Artvin bulunuyor. Bütün su kaynaklarımız orada. Turizm ve eğitim diye yola çıkmışız. Cerattepe madencilik alanı olamaz. Burada ne kazandığımıza, bir de kaybettiğimize baktığımızda bunun imkânsız olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü eğitim ve turizm ile Artvin’e uzun yıllar gelir sağlayabilir, Artvin’i hak ettiği yere taşıyabiliriz. Bir de Artvin’in özel durumunu anlatmamız lazım. Nedir özel durumu? Bir kere fiziki yapısı kendine hastır. Çok özel bir coğrafyadır. Bunu anlatmamız lazım. Burada Cerattepe mücadelesinde öne çıkacak olan Artvin olmalıdır. Orada siyasi söylem, siyasi rant çağrıştıran davranışlardan uzak durmalı ve temelde Artvin özelini konuşalım.” dedi.

Beyaz adam Kızılderililere yaptığını bize yapıyorlar

Eğitim Sen Şube Başkanı Köksal Gümüş ilginç bir benzetme yaparak, Beyaz adamın Amerika’da Kızıl derililere yaptığını bize yapıyorlar. Her şeyi elimizden alıyorlar. Maden Yasasına baktığımızda ne demek istediğimi daha iyi anlıyoruz. Umarım Ankara’da bu sorun çözülür de bizim sokaklara inmemize gerek kalmaz dedi.

Toplantıya katılan birçok katılımcılar görüşlerini aktarırken toplantıdan çıkan karar toplanarak belirlenen heyetle Ankara’ya gidilme kararı alındı.

 

Cerattepe’de Neler Yaşandı?

1989 yılında uluslararası şirket Cominco arama ruhsatını satın alır. Bu ruhsatın alınmasından 5–6 yıl sonra Artvinliler durumun önemini kavrar ve 1995 yılından sonra da fiili mücadeleye başlarlar. Artvin Belediyesi ile İstanbul Artvinliler Hizmet Vakfı, 29.06.1995’te “Artvin’de Altın Madenciliği ve Çevresel Etkileri” konulu akademisyenlerin katılımlarıyla bir sempozyum düzenler. Sempozyumun sonuç bildirisinde, Artvin halkı olarak yıkıcı sonuçları olacak bu faaliyete karşı mücadele edebilmek için örgütlenmenin bir zorunluluk olduğu saptanır ve Cerattepe maden işletmeciliği konusu ile ilgili yapılan bu ilk sempozyumdan 20 gün sonra Artvin’de Yeşil Artvin Derneği kurulur (17.07.1995).  Derneğin öncülüğünde yapılan çeşitli çalışmaların ve Artvin halkının kararlı mücadelesi sonrası Cominco A.Ş. Cerattepe’deki çalışmalarını 1998 yılında durdurmak zorunda kalır.

Şirket isim değiştirip yeniden geldi

Şirket Carrettepeyi terk ettikten sonra yaklaşık 5 yıl sessiz bir dönem yaşanır. 2003 yılında şirket adı değiştirilir ve siyanürlü altın üretiminden vazgeçildiği duyurulur. Böylece yeni bir oluşum ortaya çıkar. Artvinliler de mücadeleye 1998 yılında kaldıkları yerden başlamak zorunda kalırlar. Çünkü 9 Ağustos 2004 tarihinde Artvin Bakır Maden İşletmeleri A.Ş.’ye (Kanadalı Inmet Mining firmasının altında)  Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından Cerattepe Madenleri için işletme ruhsatı verilir. Bölgemizin en güzel ve biyolojik çeşitlilik açısından dünyada endemik bitki türlerine sahip olan küçücük Tiryal Gölü’nü bile madencilik için su kaynağı olarak kullandılar!

Madencilikte Yeni Yasal Düzenlemeler

Yeşil Artvin Derneği Yönetim kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özalp’ın hazırladığı sunumda; Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (Kanun No. 5995 Kabul Tarihi: 10.6.2010)

Madde 3: Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4.4.1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanları

Madencilikte Yeni Yasal Düzenlemeler Şirketlere Yeni Teşvikler

Ham cevher ihracatının nakliye paralarının dahi devlet kasasından ödenmesi, kurumlar vergisinden 5 yıl süre ile bağışıklık, SSK işveren hissesinin devlet hakkından düşürülmesi, ucuz elektrik sağlanması, kamu kuruluşlarının elindeki ruhsatların bölünmesi ve özel kesime açılması, özel şirketler lehine arazilerin kamulaştırılması, kanunlar çatışması yaratarak, sosyal barışın tehdit edilmesi gibi sakıncaları bulunmaktadır.

Madencilikte Yeni Yasal Düzenlemeler

MADDE 8 – “Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. Devlet hakkı;  IV. Grup Madenlerde % 2,  ancak Altın, Gümüş ve Platin madenlerinde % 4, Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır.

Maden Sahalarının İhale Süreci Başlıyor

Tarih: 26.03.2011 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yeni Maden Kanunu çerçevesinde ihalelerin başlayacağını ve sanayicilerin isteği doğrultusunda ilk grupta 1343 maden sahasının ihale edileceğini bildirdi. 24 Haziran 2010 tarihinde yeni Maden Kanunu, 6 Kasım 2010 tarihinde de uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bakan Yıldız, sahaların 30 Mart 2011 tarihinde ilan edileceğini ve Haziran ayında da ihalelerin başlayacağını vurguladı.

Ruhsatların 10 yıllık olarak verileceğini, 5’er veya 10’ar yıllık periyotlar halinde uzatılabileceğini söyledi. Herkes dengeli ve sağlıklı çevrede yaşama hakkına sahiptir (Anayasa md. 56).Çevreyi kirleten veya bazen bir faaliyetleri zarar gören veya haberdar olan gerçek veya tüzel kişiler idari makamlara başvurarak bu faaliyetlerin durdurulmasını isteyebilirler’’ dedi.

Başbakan Erdoğan taburcu edildi

İkinci kez ameliyat olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, operasyonun yapıldığı hastaneden tabucu edilerek, Üsküdar’daki konutuna gitti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sindirim sistemi operasyonunun ikinci ve son aşamasının gerçekleştirildiği Koşuyolu’ndaki Özel İstanbul Medipol Hastanesi’nden taburcu oldu.

Sivil plakalı makam aracıyla saat 21:20’de hastaneden ayrılan Erdoğan, Üsküdar Kısıklı’daki konutuna gitti.

3 Vaşak görüntülendi

Dünyada nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan vaşaklar, kar kalınlığının 1 metreyi bulduğu kırsal kesimde aç kalınca, köylerin yakınlarına kadar indi.

Pülümür Vadisi’ne inen 3 vaşak burada avcıların vurup öldürdüğü domuzu yerken ilk kez görüntülendi. Ekipler, vaşakların kaçak avcılar tarafından avlanmasını önlemek için bölgede nöbet tuttu.

Dünyada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan ve Türkiye’de en çok Tunceli ve çevresinde yaşadıkları belirtilen vaşaklar, yoğun kar yağışı nedeniyle kar kalınlığının 1 metreyi aştığı bölgede aç kalınca, köy yakınlarına indi. Tunceli merkeze 15 kilometre mesafede Pülümür Vadisi içindeki Erdoğdu Köyü Bardakkale Mevkii’ne gelen 3 vaşak, burada avcılar tarafından vurulan bir domuz leşini yerken görüntülendi. Uzun süre bölgede domuz yiyerek karınlarını doyuran vaşaklar, daha sonra bölgeden ayrılıp, Pülümür Vadisi’nin iç kesimlerine doğru gitti.

Vaşakların görüldüğü bölgeye giden Tunceli Orman ve Şu Şefliği yetkilileri, bölgede ilk kez bu kadar yakından görülen vaşakları, kaçak avcıların avlamasını önlemek için nöbet tuttu. Bölgede devriye görevi yürüten ekipler, vaşakların yanlarına hiç kimsenin yaklaşmasına da izin vermedi.

Tunceli Orman ve su İşleri Şefliği’nde görevli Orman Mühendisi Engin Benli, vaşak popülasyonunun en fazla Tunceli bölgesinde olduğunu tahmin ettiklerini söyledi. Benli, “Dünyada vaşak nesli hızla tükeniyor ve ülkemizde de vaşak nesli tükenmekle karşı karşıya. Bunun en büyük nedeni kaçak avcılar olduğu biliniyor. Bizim ilimizin kırsal alanında birçok yerde vaşak görülüyor, biz onları korumak için her türlü çabayı gösteriyoruz. Burada, dün bir, bugünde 3 tane gördük. Bugün gördüklerimiz sanırım bir anne ve iki yavrusu olsa gerek. Bölgeden uzaklaşmaları için dün havaya ateş açtık ama hiç etkilenmediler, ağır kış şartları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlandıkları için yakın bölgelere geliyorlar” dedi.

DİSK Genel Kurulu’nda Genel Başkanlığa Erol Ekici seçildi

0

DİSK 14. Genel Kurulunda ilk tur seçimlerinin sonucunda Erol Ekici Genel Başkanlığa, Adnan Serdaroğlu Genel Sekreterliğe seçildi. DİSK Yönetim Kurulu’da yapılan ikinci tur seçimi sonucunda belli oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 14. Genel Kurulu’nda ilk tur seçimleri sonuçlandı.

Buna göre oy kullanan 388 delegenin 332’sinin oyunu alan Erol Ekici Genel Başkanlığa, 337 oy alan Adnan Serdaroğlu Genel Sekreterliğe seçildi.

Yönetim kurulunun diğer üyelikleri için de Metin Ebetürk, Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Celal Ovat, Alaattin Sarı gerekli üçte ikilik çoğunluğu sağlayarak seçildiler. Üç aday ikinci tura kaldı. Bunlar İsmail Yurtseven, Arzu Çerkezoğlu ve Ergun Tavşanoğlu. Genel Kurulda birazdan ikinci tura geçilecek. Bu turda seçilmek için oy kullanan delegelerin yarısının oyunu almak gerekiyor.

Yönetim Kurulu Adayları ise şöyleydi:

-Arzu Çerkezoğlu-Dev-SağlıK İş Genel Başkanı

-Alaattin Sarı-Lastik-İş Genel Sekreteri

-Ali Rıza Küçükosmanoğlu- Nakliyat İş Genel Başkanı

-Metin Ebetürk- Sosyal İş Genel Başkanı

-Ergun Tavşanoğlu-Tümka İş Genel Başkanı

-Celal Ovat- Gıda İş Genel Başkanı

-Muzaffer Subaşı- Genel Başkan Yardımcısı

-İsmail Yurtseven- Genel İş Üyesi

Birinci turda 259 oy alan adayın Yönetim Kurulu üyeliğine hak kazanacağı seçimlerde birinci turda yeterli oy alınamazsa ikinci tura geçilecek. 2. Turda yönetim kuruluna girebilmek için toplam oy oranın %50’sini almış olmak gerekiyor. 3. Turda ise oy çokluğuna gidilecek.

400 delegeden 388 delegenin oy kullandığı seçimlerde biraz sonra oy sayma işlemİ sona erdi.

BİRİNCİ TUR OYLAMA SONUÇLARI

Genel Başkan Erol Ekici: 332

Genel Sekreter Adnan Serdaroğlu: 337

Yönetim Kurulu:

Ali Rıza Küçükosmanoğlu:296

Metin Ebetürk:296

Ergun Tavşanoğlu: 247

Celal Ovat:314

Muzaffer Subaşı:289

İsmail Yurtseven:236

Ergun Tavşanoğlu:247

Alattin Sarı:310

Arzu Çerkezoğlu:198

Cumhuriyetçi Partide önseçim kızışıyor

0

Cumhuriyetçi Parti başkan adaylığı yarışında eski vali Mitt Romney yine öne geçti.

Washington’da muhafazakar Cumhuriyetçiler konferansında delegelerden en çok oyu alan Romney daha Maine eyaletinde yapılan önseçimi de kazandı.

Rakibi eski senatör Rick Santorum, konferansta ikinci gelirken Maine eyaletinde de oyların yüzde 31’ini aldı. Romney ise yüzde 39 oranında oy topladı.

Eski Massachusetts valisi Mitt Romney’e partisinin adaylığını kazandığı gözüyle bakılırken Santorum Salı günü Colorado, Minnesota ve Missouri eyaletlerini kazanarak bu konuda soru işaretleri yaratmıştı.

Santorum’un son zaferine rağmen Romney yine de partinin müstakbel adayı olarak görülüyor. Şimdiye kadar Romney’e alternatif olarak görülen Temsilciler Meclisi eski başkanı Gingrich’in ise, Salı günkü önseçimlerde, Colorado eyaletinde üçüncü, Minnesota’da dördüncü olması ve Missouri’ye katılmaması seçim kampanyasına büyük bir darbe vurdu.

Dünyanın en yaşlı organizması

0

Yeryüzünde yaşayan en yaşlı canlı organizmanın, Akdeniz’deki dev deniz yosunları olduğu belirlendi.

Batı Avustralya Üniversitesi uzmanlarına göre, bu yosunların yaşı 12 bin yıldan 200 bin yıla kadar gidiyor. Sonuca ise, İspanya’dan Kıbrıs’a uzanan 3 bin 200 kilometrelik bir alanda yapılan araştırmada, yaklaşık 40 deniz altı bitkisinin DNA örnekleri incelenerek varıldı. Deniz yosunları, son derece yavaş büyümelerine karşın büyük bir alanı kaplıyor, böylece yaşamaları için gerekli kaynakları kolayca elde edebiliyor. Daha önce yapılan araştırmalarda Tazmanya’ya özgü bir bitki türünün 43 bin yaşında olduğu bulunmuştu.

Rasmussen: ‘Füze kalkanını Türkiye istedi’

NATO Genel Sekreteri Rasmussen, füze savunma sisteminin Türkiye’de konuşlandırılması talebinin Türkiye’den geldiğini söyledi.

NTV Brüksel muhabiri Güldener Sonumut‘un sorularını yanıtlayan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen füze savuna siteminin kendi topraklarında bulunmasını Türkiye’nin talep ettiğini söyledi.

Rasmussen, Türkiye’de de konuşlandırılması beklenen NATO’nun füze savunma sistemiyle ayrıntıların ABD’nin Chicago kentinde konuşulacağını vurguladı.

Saoğuk savaşta Türkiye’nin önemli bir rol oynadığını belirten Rassmussen, “”Türkiye bugün de önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Bizim Kosova, Afganistan ve son olarak da Libya’daki operasyonlarımıza çok önemli katkıda bulundu” diye konuştu.

İzmir üssü, NATO kara kuvvetleri komutanlığı olacak
“İzmir’de güçlü bir kara kuvvetleri komutanlığı kurulmasına karar verdik burası hem Türkiye hem NATO için önemli bir üs olacak” şeklinde konuşan Rasmusseni Suriye gündemini NATO konseyinde tartıştıklarını hatırlatmasının ardından, “Herhangi bir müdahale niyetimiz yok. Suriye halkının istekleri göz önünde bulundurulmalı” dedi.

Rasmussen, “Öncelikle bu vesileyle Türkiye’ye NATO’ya katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Türk liderlerle NATO’nun bundan sonraki politikalarıyla ilgili konuşacağım. Chicago’da çok somut sonuçlar olacak Afganistan konusunda belli adımlar atılmasını bekliyorum. 2014’ü konuşacağız, sorumluluğu Afganlara bırakacağız. Afgan güvenlik güçlerinin eğitimine katkıda bulunacağız, operasyonumuzun önemli bir bölümünü askerlerin eğitimi oluşturacak” şeklinde konuştu.

Yunanistan’da İsyan!

Yunanistan’da şu dakikalarda ülkenin iflas etmesini önlemek ve IMF/AB tarafından verilmesi planlanan borçların önkoşulu olarak sunulan kemer sıkma önlemleri görüşülürken, dışarıda da onbinlerce Yunanistanlı’nın katıldığı bir isyan yaşanıyor.

Parlamento önündeki Syntagma Meydanı’nda TSİ 21:30 itibariyle 30 bin civarında gösterici olduğu ve bu sayının sürekli arttığı bildiriliyor. PAME Sendikası tarafından düzenlenen protestolarda da 15 bin civarında göstericinin bulunduğu belirtiliyor. Bazı kaynaklara göre ise gösterici sayısı 100 bini geçti, 6 bin polis de onlarla çatışıyor.

Bu adresten canlı olarak izlenebilen “devrim”de göstericilerle polis arasında parlamento binası önünde, Syntagma Meydanı’nda çok şiddetli çatışmaların yaşandığı görülüyor. Polisin gaz bombasıyla saldırdığı protestocular taş ve molotof kokteylleriyle karşılık veriyor. Bir çok banka ve Starbucks gibi işyerlerinin alevler içinde olduğu belirtilirken meydandan mütemadiyen patlama sesleri yükseliyor. Stadiou’daki üniversite kütüphanesinde de yangın çıktığı bildirildi. Yanan bina sayısının TSİ 21:50 itibariyle 13’e yükseldiği belirtiliyor. Bazı otellerin protestocuları polis şiddetinden korumak için kapılarını açtığı ve göstericilere geçici sığınak sağladığı belirtiliyor.

Bu haberin yazıldığı dakikalarda polis barikatını aşarak parlamentonun tam önüne ulaşan göstericilerin sayısının oldukça arttığı görülüyor.

Yunanistan’ın içinde bulunduğu mali krizden çıkmak ve ülke olarak iflasını önlemek için ihtiyaç duyduğu IMF ve AB borçlanması için bu iki kurumdan da “Kemer sıkma politikalarını iyice güçlendir” talebi geliyor. An itibariyle mecliste tartışmalar hızla devam ediyor.

BBC, parlamentoda Yunanistan Komünist Partisi’nden bir milletvekilinin imzalanmak istenen anlaşma metnini Maliye Bakanı’nın yüzüne fırlattığını bildirdi.

Twitter’dan gelen binlerce yorumdan bazıları dikkat çekiyor: “Bizim AB’yi kandırdığımızı söylüyorlar. Yalan söylediğimizi, tembel olduğumuzu, çalışmaktansa dans etmeyi tercih ettiğimizi söylüyorlar. Evet, dans etmeyi tercih ediyoruz.. AMA ATEŞLE DANS!“. Bir başka yorumda “Syntagma Meydanı’nın Tahrir’den farkı yok!” deniyor. Bir başka yorumcu, “Demokrasi doğduğu yerde ölüyor” diyerek yaşanan polis şiddetine dikkat çekiyor.

Gelişmeleri bildirmeye devam edeceğiz…

 

(Yeşil Gazete Özel HABER)