Ana Sayfa Blog Sayfa 4729

İklim Ormanı’na ilk ağaçlar dikildi

350 Ankara iklim değişikliğine karşı mücadelede ormansızlaştırmaya dikkat çekmek için İklim Ormanı kurdu.
İmrahor Vadisi’nde Orman Genel Müdürlüğü İşletme Şefliği’nin izni ile belirlenen yaklaşık 10 dönümlük açık orman alanında 350 fidan iklim için toprakla buluştu. Etkinliğe 350 Ankara’nın destekçisi olan aktivistler ve Tüdef, Tükoder Ankara Şb. Afsad, Odtü Mezunları Derneği ve Perşembe Akşamı Bisikletçileri(Ankara) dışında Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı-TÜKÇEV gibi kurumlar ve bisiklet toplulukları da destek verdi. İklim Ormanı ile ilgili açıklamada bulunan Tülin Yıldırım “Her yıl Türkiye’de yangınları yüzünden ortama 11 bin hektar, Ankara’da ise 140 hektar orman yanarken, Ankara’da 1 milyon hektar alan ağaçlandırmayı beklerken bizim 1 hektarı ağaçlandırmamız sadece sembolik. İklim için en önemli yutaklardan biri olan ormanlarımızı bugün sadece yangınlar yüzünden değil, 2B gibi uygulamalar ve HES’ler yüzünden de kaybediyoruz. 350 Ankara olarak her ilk ve son baharda 1 hektarı daha ağaçlandıracağız ve amacımız fosil yakıtlar nedeniyle her sene milyonda 2 parçacık artan karbondioksit miktarına karşılık Ankara’nın 1 milyon hektar açık alanın da 2 hektar orman kazandırmak” dedi.
Dikim de bakım da iklim dostu!
Perşembe Akşamı Bisikletçileri (Ankara) adına konuşan Funda Ulutürk, İklim Ormanı için pek çok insanın iklim dostu ulaşım aracı olarak bisikleti seçmesinin de bir mesaj olduğunu belirterek, ayrıca ağaçların 2 yıl boyunca bisikletle gelip bakımını ve sulamasını da gerçekleştireceklerini söyledi.
Dikim çalışması öncesinde katılımcılara bahçıvankar tarafından dikim eğitim verildi.  Etkinlik için destek veren 350 Ankara destekçilerine, TÜKÇEV’e, bisiklet ile gelemeyenler için araç sağlayan Yenimahalle Belediyesine ve arazinin hazırlanmasına ve dikimine destek veren Çankaya Belediyesine ve dikim için izin veren OGM İşletme Şefliğine Tulin Yıldırım teşekkür etti. Afsad adına konuşan Nuran Kansu ise“ İklim için bu kadar farklı kurum ve aktivistin farklı katkılarla bir araya geldiğini görmek ve böylesi bir İklim Ormanı fikrini hayata geçirmek aslında iklim değişikliğine karşı nasıl dur diyebileceğimizin bir göstergesi oldu” dedi.

Eğirdir Gölü’nde balık ölümleri

0

Eğirdir Gölü’nde son birkaç günde çok sayıda balık ölümü yaşandığını gören vatandaşlar, Eğirdir Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvurdu. Vatandaşların ihbarı üzerine göl suyundan ve balıklardan numune alındı.

Bölgede geçimini balıkçılıkla sağlayan vatandaşlar, daha fazla balık ölümü yaşanmaması için yetkililerin bir an önce tedbir almasını istedi.

Eğirdir Kaymakamı Yalçın Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gölde son birkaç gündür balık ölümleri yaşandığını doğruladı. Yılmaz, balık ölümleriyle ilgili, Eğirdir Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerinin göldeki balıklar ve Sudan numune aldığını kaydetti.

Yılmaz, numunelerin, Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü Eğirdir Birimi ile Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi laboratuvarlarına gönderildiğini bildirdi.

Yılmaz, “Laboratuvardan gelecek sonuçların ardından net bir açıklama yapılacak” dedi.

Amerika eski askerlere yanlış tedavi mi uyguluyor?

Irak ve Afganistan’dan dönen birçok askerde ruh sağlığı sorunları görülüyor. Bu eski askerlere tedavi olarak da narkotik içerikli ilaçlar veriliyor. Ancak bu uygulama yeni bir tartışma başlattı.

Afganistan, Amerika’nın en uzun savaşı oldu. Buradaki askerlerin çoğu aynı zamanda Irak’ta da görev yaptı. Bunlardan üçte biri ruh sağlığında ciddi sorunlarla geri döndü.

Doktor Michael Yochelson, savaştan dönen askerlerin ruh ve akıl sağlığını inceleyen askeri tıp heyetinin eski üyelerinden. Yochelson, “Ruh sağlığı bozulan askerlerin belirlenip, hemen tedaviye alınması çok önemli,” diyor.

Ancak hangi tedavi daha etkili? 2005-2010 yılları arasında Irak ve Afganistan’da görev yapan ve ruh sağlığı sorunları nedeniyle narkotik içerikli ilaçlarla tedavi edilen 140 bin asker üzerinde kapsamlı bir araştırma yapıldı.

Karen Seal, araştırmayı yapan ekipten: “Ruh sağlığı bozukluğu teşhisi konulan — özellikle de travma sonrası stres bozukluğu tanısı yapılan — eski askerlere iki kat daha kuvvetli afyon içeren ilaçlar verildiğini gördük.”

Travma sonrası stres bozukluğu çeken askerlere narkotik içerikli reçete yazılma ihtimali 2,5 kat daha fazla. Araştırmacılar bu reçeteli ilaçların dozundan da kaygılı.

Doktor Seal, “Bu eski askerlere yüksek dozda narkotik içerikli ilaç veriliyor, onlar da bu ilaçları kısa sürede bitiriyor. Bu da onların ilaçları, almaları gereken miktardan daha fazla aldıklarını gösteriyor,” diyor.

Bu tür ilaçları kullananlar, daha fazla kazaya neden oluyor, alkol bağımlısı ve intihar eğilimli olabiliyor. Bu yüzden Doktor Karen Seal, eski askerlere narkotik ilaçlı reçeteler yazmak yerine, fizik tedavi ve akapunktur gibi alternatif tedaviler uygulanması gerektiğini söylüyor: “Araştırmamız, fiziki ağrıları ve ruhsal sorunları yüzünden eski askerlere afyon içeren ilaçlar vermenin riskleri konusunda uyarıcı nitelik taşıyor.”

Yochelson’a göre, travma sonrası stres bozukluklarını kısa sürede tedavi etmek mümkün değil: “Travma sonrası stres bozukluklarının tedavisi yıllarca, hatta ömür boyu sürebilir.”

Eski askerlerin afyon içerikli ilaçlarla tedavisi konusundaki araştırma Amerika Tabipler Birliği dergisinde yayınlandı.

(VOA)

Et tüketimi küresel ısınmaya yol açıyor

ABD’de yapılan bir araştırma sonucunda, et tüketiminin küresel ısınmaya neden olan en önemli faktörlerinden biri olduğu açıklandı.

Woods Hole Araştırma Merkezi tarafından yapılan araştırmada, büyük baş hayvanların dışkılarından çıkan metan gazlarının küresel ısınmanın en önemli nedenlerinden biri olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre, yeryüzündeki milyonlarca büyükbaş hayvandan çıkan metan gazı çevre için karbondioksitten en az on kat daha tehlikeli olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle, sadece et tüketimi için günümüzdeki kadar çok büyükbaş hayvan yetiştirilmezse, bu tehlikenin büyük ölçüde azalacağı,hatta dünya üzerindeki insanların sadece yarısı vejeteryan olursa, küresel ısınma tehdidinin ortadan kalkacağı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Besin ve Tarım Organizasyonu’nun (FAO) 2006 yılında yayımladığı rapora göre; günümüzün en ciddi çevre sorunlarınlarına yol açan başlıca etkenlerden birinin et endüstrisi olduğu ifade edildi. Nobel barış ödülü sahibi ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore da, 2007 yılında düzenlenen Live Earth konserlerinin tanıtım kitabında, insanların küresel ısınmayla mücadele için atabileceği en büyük adımın et tüketimine son verip vejeteryan olmak olduğunu belirtmişti.

Seyfi Teoman kaza geçirdi

“Bizim Büyük Çaresizliğimiz” filminin yönetmeni Seyfi Teoman doğum gününde ağır bir trafik kazası geçirdi.

Motorsikletiyle kaza geçiren Seyfi Teoman ağır yaralı olarak Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan genç yönetmenin beyin kanaması geçirdiği ve durumunun ciddi olduğu öğrenildi.

Haberi alarak hastaneye giden dostları Teoman’dan gelecek iyi haber için bekliyor.

Seyfi Teoman’ın çektiği “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” filmi geçtiğimiz yıl Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü için yarışmıştı.

Titanik’in rotasında da küresel ısınma etkisi

Titanic faciası bundan tam 100 yıl önce, dün meydana gelmişti.

İngiltere’de üretilen ve 10 Nisan’da Southampton’dan New York’a hareket eden dünyanın en büyük transatlantiği Titanic, 15 Nisan 1912 gecesi, daha ilk seferinde Atlantik okyanusunda bir buz dağına çarparak batmış  ve kazada 1512 kişi ölmüştü.

Yüz yıldır başlıbaşına bir kült haline gelen Titanik vakasına küresel ısınma açısından bakarsak ne görüyoruz?

Grönland buzullarında erime (Kaynak: NASA)

National Geographic dergisinin haberine göre Titanic bugün aynı rotayı izleseydi muhtemelen daha fazla buzdağıyla karşılaşacaktı. Ama bunun nedeni Kuzey Kutbu yakınlarındaki buzulların artması değil, tam tersine küresel ısınma nedeniyle buzulların erimesi.

Kuzey yarımkürede Grönland’da, Güney yarımkürede ise Antarktika’daki kara buzulların erimesi eriyen buzullardan akan suların tabanda kayma etkisi yaratmasına ve büyük buz kitlelerinin koparak buzdağı haline gelmesine neden oluyor.

Michigan Üniversitesinden glasiolog Jeremy Bassis gemi bugün aynı rotada seyahat etseydi bu nedenle daha fazla buzdağıyla karşılaşacaktı diyor.

(Yeşil Gazete)

Taner Yıldız’dan imalı mesajlara devam

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız imalı mesajlarına devam ediyor. Birkaç gün önce faturalara yansıyan kaçak bedelinin Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sundan kaynaklandığını fakat faturanın Batı’ya çıktığını söyleyerek Türkiye’de alttan alta yayılan elektrik faturası üzerinden etnik tespitler yapma kervanına katılan Taner Yıldız, bugün de HES protestoları ile doğalgaz alımını ilişkilendirerek, HES karşıtlarını Türkiye’nin dışa bağımlılığının sorumlusu olarak gösterdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız şöyle konuştu, “Bu ülkede geçen yıl tükettiğimiz elektriğin 4’te 1’ini HES’lerden elde ettik. Biz ne kadar yerli kaynaklarımızı kullanırsak dışa bağımlılığımız o kadar azalacak. Vatandaşlarımızın yaptıkları protestoların bu ülkeye yol, su, köprü olarak değil de doğalgaz ithali olarak döndüğünü bilmeleri lazım”.

(Yeşil Gazete)

Homofobi ve Transfobi Karşıtı Mahalle Buluşmalarının ilki Ankara Yeşil Ev’de

Kaos GL’nin organize ettiği Homofobi ve Transfobi Karşıtı Mahalle Buluşmalarının ilki Ankara Yeşil Ev’de gerçekleşecek.

“Eşcinsel gettolar değil, kentin tamamını istiyoruz!” şiarıyla “Mahalle Buluşmaları” ile homofobi ve transfobi karşıtı hareketin gündemi Ankara’nın farklı bölgelerine taşınacak.

Etkinlik 20 Nisan cuma günü saat 18.00’de Ankara Yeşil Ev’de gerçekleşecek.

Etkinliğin duyurusuna buradan http://www.kaosgldernegi.org/etkinlikdetay.php?id=7198 ulaşabilirsiniz.

GDO’lu ürünlere etiket geliyor!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmiş ürünleri vatandaşın bileceğini söyleyerek etiketleme konusuna yeşil ışık yaktı.

Et, süt, yumurta, peynir gibi hayvansal ürünlerin GDO’lu yemle beslenmiş hayvanlardan elde edilmesi halinde etiket koşulu getirilecek. Greenpeace bir süredir yürüttüğü “yemezler” adlı GDO karşıtı kampanyası ile ithalatı gerçekleştirilmiş GDO’lu yemlere dair, bu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen ürünlerin etiketlenerek tüketicinin tercih hakkının korunmasını talep ediyordu.

Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç: “Sayın Bakanımız Mehdi Eker GDO konusunda çok önemli, bir açıklama yaparak GDO istemediğini dile getiren vatandaşının talebini duyduğunu göstermiştir. Her vatandaşın kanundan gelen ne yiyip içtiğini bilme ve ona göre seçme hakkı var. Bugüne kadar GDO’lu yemle beslenmiş hayvanların ürünlerinde bu durumu ifade eden etiket zorunluluğu yoktu. Bu da fiilen vatandaşın tercih hakkını ortadan kaldırdığı için kanuna ters düşüyordu. Sayın bakanımız yaptığı açıklama ile sadece bu hukuki sorunu gidermemiş, aynı zamanda attığı bu cesur adımla GDO’larla ilgili gıda güvenilirliği konusunda gerek bölgemize gerekse Avrupa Birliğine liderlik edebileceğini göstermiştir. Biz Greenpeace olarak ister yem amaçlı, ister gıda amaçlı olsun, hiç bir GDO’nun ülkemize sokulmamasını talep ediyoruz. Ancak ortada göz ardı edemeyeceğimiz fiili de bir durum söz konusu. Bir kısım genetiği değiştirilmiş soya ve mısır yem amaçlı olarak ülkemize ithal edilmiş durumda. ‘yemezler’ kampanyamızla vatandaşın seçim hakkının ortadan kaldırılmaması adına, ithal edilmiş bu GDO’lu yemlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta gibi ürünlerin etiketlerinde bu durumu ifade edecek gerekli bilgilerin yazılmasını talep ediyorduk. Bu sebeple Sayın Bakan’ımızın vatandaşın talebine cevap veren açıklamalarını takdirle karşılıyor, konuyla ilgili yasal düzenlemelerin ivedilikle ve aynı kararlılıkla gerçekleştirileceğine güveniyoruz.” dedi.

Antep’te işçi servisi devrildi; 7 işçi öldü

0

Gaziantep’te dün gece Başpınar OSB’de bulunan Ritaş fabrikasının işçilerini taşıyan servisin kaza yapması sonucu 7 kişi ölürken çok sayıda işçi ise yarandı.

Gaziantep’te dün gece Ritaş fabrikasının 24:00-8:00 vardiyası işçilerini taşıyan servis  D400 Karayolu Bölge Trafik civarında kaza yaptı. Yaralanan işçilerden edinilen bilgiye göre kazanın, servis şoförünün yolda uyuması üzerine direksiyon kontrolünü kaybetmesiyle meydana geldiği öğrenildi. Çarpmanın şiddetiyle takla atan işçi servisinde 7 işçi ölürken, çok sayıda işçi de yaralandı. Ölen işçilerinin cenazeleri İslâhiye, Antep’in biri köyünün de, Yeşilkente ve Asri mezarlığında def edileceğe öğrenildi.