Yeşil Gazete olarak “1 Milyar Kadın Yükseliyor (One Billion Rising)” kutlamalarıyla eş zamanda, iki kadın filmleri festival haberi birden vermenin sevincini yaşıyoruz.
Yeşil Gazete olarak “1 Milyar Kadın Yükseliyor (One Billion Rising)” kutlamalarıyla eş zamanda, iki kadın filmleri festival haberi birden vermenin sevincini yaşıyoruz.
Bu yıl 11. kez düzenlenecek olan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali Mart’ta başlıyor.
Umudu ve gücünü kadınlardan alan, kadınlar tarafından kadınlar için yapılan, bu yıl hırpalanan-susturulan-görmezden gelinen tüm kadınlara ithaf edilen festival, on dokuz ülkeden kadınlar ve filmlerini ağırlayacak.
Festival, tema bölümleri, toplu gösterimler, açılış, kapanış etkinlikleri, 5. Altın Bamya Ödülleri, söyleşiler ve atölyelerle, 15-23 Mart’ta İstanbul’da, 30-31 Mart’ta İzmir, 6-7 Nisan’da Sinop, 13-14 Nisan’da Bitlis’te sizlerle olacak!
Festivalde Neler Var:
Kadınların Sineması bölümünde dünyadan ve Türkiye’den, kadınların son yıllarda yaptığı her türden filmler derlendi.
Bedenimiz Bizimdir bölümünde dünyanın dört bir yanından kadınların bedenimiz bizimdir diyen filmleri yer alıyor.
Kendine Ait Bir Cüzdan bölümünde kadınların cüzdanlarıyla da kendi ayakları üzerinde durma hikayelerini derlenen filmler yer alacak.
Cins-iyet-ler bölümünde ise cinsiyet ve cinsel kimlik meselelerine dair filmler yer alacak.
Women Make Movies seçkisi Filmmor-Women Make Movies dayanışmasının ürünü, özel bir seçki.
Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü: 10 yıldır kadınların yarışmaya değil dayanışmaya, yan yana olmaya ihtiyacı var diyerek yarışma yapmaktan imtina eden festivalde yine yarışma yok ama artık bir dayanışma ödülü var. Bu dayanışma ödülü:
– Kadınların edilgen, geleneksel, cinsiyetçi olmayan temsillerine,
– Muhafazakar/ataerkil baskının kıskacında kadınların öznelik, öznellik, direnç, eylem ve düşlerine alan açan filmlerin yönetmenlerine verilecek.
Toplu Gösterimler: Kadınların sinemasının ilham ve güç veren iki özgün yönetmeni: Yeni Türkiye sinemasının “auteur”lerinden Yeşim Ustaoğlu ve filmlerinde kadın erkek ilişkilerini mizahi bir dille yeniden yapılandıran Doris Dörrie toplu gösterimleriyle festivalde.
Festival dört ilde bir ay boyunca sürecek.
Twitter: Filmmor_
Facebook: www.facebook.com/Filmmor
Youtube: http://www.youtube.com/Filmmor
Festival Biletleri: www.ticketturk.com
-Yeşil Gazete-
16. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ne başvurular başladı
9-16 Mayıs 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 16.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ne başvurular başladı.
Festivale, yapım yılı 2012-2013 olmak önkoşuluyla uzun metraj, belgesel, kısa ve animasyon kategorilerinde filmlerle başvurululabilir.
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’ne yönetmeni veya yönetmenlerinden biri kadın olan filmler başvurabilir.
Festivale başvurmak için filminizin ön izleme DVD kopyası ile doldurduğunuz başvuru formunu Uçan Süpürge adresine gönderebilirsiniz.
Festivale başvurular için son tarih 1 Mart 2013.
Başvuru Formu ve yönetmeliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Yeşil Gazete
Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Akdere Beldesi’nde bugün yapılmak istenen Termik Santral yapılmasına dair ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) Toplantısı belde halkının ve Mersin merkezden NKP tarafından organize edilerek beldeye gelen ekoloji aktivistlerinin yoğun protestoları nedeniyle başlayamadı.
ÇED toplantısının yapılacağı kahvenin önünde toplanan eylemciler attıkları sloganlar ile termik santral yapılmasına müsade etmeyeceklerini gösterdiler. Akdere Beldesi halkı da gerek sloganlara katılarak gerekse de alkışlara eşlik ederek kendi yaşadıkları coğrafyada hayatlarını idame ettirmelerine imkan tanımayacak termik santrali istemediklerini belirttiler.
ÇED toplantısı için beldeye gelen Eren Elektrik Şirketinin bir temsilcisinin kahvehanede bulunan kalabalığın tek kare fotoğrafını alarak kahvehaneden ayrıldığı görüldü. Bu durumun ÇED toplantısı yapılmıştır izlenimi uyandırmak üzere kullanılmasının önüne geçmek için şu anda belde halkı “ÇED toplantısı yapılmamıştır” tutanağına imza atıyor.

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz
Fotoğraflar: Yusuf Kenan Üçer
(Yeşil Gazete)
Polisler Evrensel Gazetesi Ankara Temsilcisi Özer’in çantasındaki Emek Partisi logolu kitapçığa el koydu, broşürle Meclis’e girmesine izin vermedi.
TBMM Dikmen Kapısı’nda görevli polisler, Evrensel Gazetesi Ankara Temsilcisi ve 17 yıllık parlamento muhabiriSultan Özer’in çantasındaki EMEP’in“Tarihsel Bir Gerçeklik, Kürtler ve Kürt Sorunu”başlıklı kitapçığa el koydu. Broşüre el koyma gerekçesi olarak üzerindeki “parti logosu” gösterildi. “AKP logolu kitapla gelsem aynı şeyi yapar mıydınız? Ben gazeteciyim” diyen Özer’in çantasındaki soru önergeleri de tek tek incelendi.
Olay Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Meclis’e gelişinden kısa süre önce yaşandı. Özer, Dikmen kapısından Meclis’e gireceği sırada TTB Genel Sekreteri Bayazıt İlhan ile telefon görüşmesini bitirmek için bir süre kapıda bekledi. Polislerin uyarısı üzerine parlamento muhabiri kimliğini gösteren Özer, görüşmenin ardından içeri gireceğini söyledi. Kısa süreli tartışmanın ardından görüşmesini bitiren Özer, çantasını X-Ray cihazından geçirerek turnikelerden giriş yaptı. Ancak bu sırada kapıya çağrılan kadın polis Özer’in çantasını didik didik aradı. Özer’in çantasında Emek Partisi’nin “Tarihsel Bir Gerçeklik, Kürtler ve Kürt Sorunu” adlı kitapçığını bulan polis, “Bununla giremezsiniz, rozet dışında hiçbir parti amblemi olan şey giremez” dedi.
Özer de “Ben gazeteciyim, o da benim haber dokümanım. Sizin dediğiniz şey belki izleyiciler, ziyaretçiler için geçerlidir ama ben Parlamento Muhabirleri Derneği üyesi, parlamento muhabiri kartı olan bir gazeteciyim ve el koyamazsınız” diye ısrar etti. Amirlerin de devreye girdiği tartışma 10-15 dakika sürdü. Özer’in “Diyelim bu AKP’nin broşürü ve ben onu haberleştireceğim. Giremeyecek miyim?” diye ısrarına rağmen broşürle Meclis’e giremedi. Özer’in şikâyeti üzerine TBMM Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ali Özer,Özer’den soruna ilişkin bilgi alarak gereğini yapacağını söyledi.
Sermaye Piyasası Kurulu, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ hakkında 713 bin 226 lira tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
SPK bültenine göre, futbolcu sözleşmelerine ilişkin fesih bedellerinin UMS/UFRS hükümlerine aykırı olarak hazırlanıp kamuya açıklanması ve finansal tablolara hatalı olarak yansıtılan değer artış fonunun aktif toplamının önemli bir kısmını oluşturması (yüzde 42-44) nedeniyle şirkete 369 bin 834 lira tutarında idari para cezası tesis edilmesine karar verildi.
Kurul ayrıca, Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar tebliğlerinde yer alan düzenlemelere aykırı olarak, zamanında veya hiç açıklanmayan veya eksik olarak açıklanan toplam dokuz farklı özel duruma ilişkin olarak da şirkete 343 bin 392 lira tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Kurul, GS Sportif AŞ’ye toplamda 713 bin 226 lira idari para cezası tesis edilmesini kararlaştırdı.
Dönemin yöneticilerine de ceza
Bültende GS Sportif AŞ’nin, GS Futbol AŞ ile birleşmesine ilişkin 28.07.2010 tarih ve 2010/164 sayılı yönetim kurulu kararında imzaları bulunan yönetim kurulu üyeleri Adnan Polat, Mehmet Yiğit Şardan, Mahir Haldun Üstünel, Murat Yalçındağ, Ali Haşhaş, Mümtaz Tahincioğlu ve Selim Sayılgan hakkında, aykırılığın gerçekleştiği 2010 yılı için belirlenen azami idari para cezası tutarı esas alınarak ayrı ayrı 114 bin 464’er lira tutarında idari para cezası uygulanmasının da karara bağlandığı duyuruldu.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Toplumsal Cinsiyet Çalışma Grubu Ankara’nın KAOS GL’nin desteğiyle düzenlediği “Pınar Selek’e Adalet İçin” etkinliğinde sanatçı Esmeray Yeşiller/Sol Ankara‘da sahne aldı.
60’dan fazla izleyicinin katıldığı etkinlikte Esmeray, Pınar Selek’in öncülüğünde oluşan Bizim Atölye’den hikayelerle Pınar Selek’in hayatındaki yerini anlattı.
Esmeray oyunu, atölyenin çeşitli baskılar sonucu kapanmasından sonra Selek’in söylediği “Sevgimiz kirlenmedi ama atölyemiz dağıldı” cümlesiyle tamamladı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’nin, KESK üye ve yöneticisi 72 kişi hakkında, “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla hazırladığı iddianame, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, “legal alanda örgütlenme zorluğu bulunan memurların organize edilmesi, bulundukları sivil toplum örgütü yapılanmalarında örgütsel tavır ve işleyiş sağlanması, grev gibi önemli bir sosyal ve ekonomik eylem gücü bulunan sendikaların terör örgütü kontrolüne alınması” amacıyla Kürdistan Halklar Topluluğu/Türkiye Meclisi (KCK/TM) içinde, sonradan “Demokratik Emek Platformu” (DEMEP) ismini alan bir yapı oluşturulduğu, şüphelilerin de KESK’e bağlı sendikaların iş kollarında, bu yapılanması içinde faaliyet gösterdikleri savunuldu.
Tutukluların sadece sendikal faaliyet yürüttüklerini belirttikleri bildirilen iddianamede, “Tamamı kamu çalışanı olan şüphelilerin maddi gelirlerinin belli olması, gün içerisindeki mesailerinin dışında örgütsel çalışma için yoğun mesai harcamak zorunda kalmaları, haklarında soruşturma yapılması halinde işlerini kaybetme risklerinin bulunduğunu bilmelerine rağmen büyük bir örgütsel disiplinle faaliyetlerine devam etmelerinin KCK-TM/DEMEP yapılanmasının KCK içerisindeki en organize örgütsel ideolojiye en sadık ve niteliği itibariyle en tehlikeli birimlerden biri olduğu açıkça anlaşılmaktadır” görüşüne yer verildi.
Fransa meclisinin alt kanadı Ulusal Meclis, eşcinsel evliliğe ve eşcinsel çiftlerin çocuk evlat edinmesine izin veren yasa tasarısını onayladı.
Yasa tasarısı, Ulusal Meclis’te, 229’a karşı 329 oyla kabul edildi.
Fransa meclisi ay başında, eşcinsel evliliğe izin veren yasa tasarısının en önemli maddesini oylayarak kabul etmişti.
Fransa’da geniş yankı uyandıran tasarının birinci maddesi için 249 milletvekili “evet”, 97 milletvekili “hayır” oyu kullanmıştı.
Yasa tasarısının birinci maddesinde, “evlilik, iki farklı cinsiyet ve iki aynı cinsiyet arasında gerçekleşebilir” ifadesi yer alıyor. Tasarısının meclis genel kurulunda tamamen oylanmasının birkaç gün daha sürmesi bekleniyor.
Muhalefet tasarıyı engellemek için 5 bin değişiklik önergesi sunmuştu.
Tasarının tamamının mecliste oylanmasının ardından yasalaşması için senatoda da oylanması gerekiyor.
Yasa tasarısının diğer önemli maddesini, eşcinsel çiftlere evlat edinme hakkı tanıyan maddesi oluşturuyor.
Son anketler, eşcinsel evliliğine izin verilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 59 oranında olduğunu ortaya koyarken, yine eşcinsel çiftlerin evlatlık edinmesine onay verenlerin oranın ise sadece yüzde 40 olduğunu gösteriyor.
Sol siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin de desteğiyle yasa tasarısını savunanlar geçen pazar günü başkentte yaklaşık 400 bin kişinin katılımıyla büyük bir gösteri düzenlemişti.
Fransa’da merkez sağ partiler ve kilise, eşcinsel evliliğe şiddetle karşı çıkıyor. Parlamentonun 115 üyesi, yasa teklifinin referanduma götürülmesi konusunda önerge sunmuştu.
Eşcinsel evlilik karşıtlarının 13 Ocak’ta başkent Paris’te düzenlediği gösteriye ise polise göre 380 bin, protestoyu düzenleyenlere göre 800 bin kişi katılmıştı.
Eşcinsel evlilik Avrupa’da 10 ülkede kabul ediliyor.
NASA’nın araştırmasında Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da Dicle ve Fırat nehirleri havzasındaki tatlı su kaybına dikkat çekildi.
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (NASA), Ortadoğu’da tatlı su kaybının alarm verici düzeyde olduğunu açıkladı.
NASA’nın, Amerikan Jeofizik Birliği’nin dergisi ”Water Resources Research”de yayımlanacak araştırmasında, Ortadoğu’da kötü yönetim, yeraltı suyuna artan talep ve 2007 yılındaki kuraklığın etkileri nedeniyle neredeyse Lut Gölü büyüklüğünde tatlı suyun kaybedildiği belirtildi.
Araştırmacılar, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’da Dicle ve Fırat nehirleri havzası boyunca yer alan bölgelerdeki tatlı su rezervlerinin, toplam tatlı su depolarının 144 kilometreküpünü kaybettiğine dikkati çekti.
2003 yılından başlayarak 7 sene boyunca çift uydudan elde edilen verilerin incelendiği araştırmada, bu kaybın yüzde 60’ının, yeraltı sularının pompayla boşaltılmasından, beşte birinin de azalan kar yığınları dahil olmak üzere kuraklığın etkilerinden kaynaklandığı bildirildi.