Ana Sayfa Blog Sayfa 4417

BDP’li vekillere Çorum’da çiçek, Sinop’ta saldırı

BDP, 3 vekille Karadeniz turuna çıktı. Çorum valisini ziyaret eden vekiller, “Çiçeklerle karşılanmak güzeldi” dedi. BDP’li vekillerin bir sonraki durağı Sinop’ta ise araçları parçalandı.

BDP milletvekilleri Levent Tüzel, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve HDP (Halkların Demokratik Partisi) eşbaşkanı Fatma Gök, Çorum Valisi Sabri Başköy’ü makamında ziyaret etti.

Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık yarım saat sürdü. Çıkışta açıklama yapan Ertuğrul Kürkçü, devletin yaklaşımını test ettiklerini belirterek, “Çok güzel başladı gezi. Çiçeklerle karşılanmak güzeldi. Epeydir çiçekle karşınlanmıyorduk. Biber gazı etkisi uzun sürdü. Şimdi çiçek etkisini deneyeceğiz hep beraber” dedi.Çözüm süreci çerçevesinde Karadeniz’deki illeri ziyaret etmek için yola çıkan BDP’li 3 milletvekili ile Fatma Gök, gezilerine Çorum’dan başladı.

Sabah otomobillerle polis koruması eşliğinde kente gelen milletvekilleri ilk olarak Çorum Valisi Sabri Başköy’ü makamında ziyaret etti.’Çiçeklerle karşılanmak güzeldi’Vali ile yaklaşık yarım saat basına kapalı görüşen milletvekillerinden Ertuğrul Kürkçü, çıkışta yaptığı açıklamada olumlu bir ziyaret gerçekleştirdiklerini, gezilerinin amacı hakkında bilgi verdiklerini belirtti.

Kürkçü şunları söyledi: “Ziyarete vilayetten başlamak bizim açımızdan iyi oldu. Çünkü devletin yaklaşımını test etmiş olduk. Test sonuçları olumludur. Problem yok. Bugün şehirdeki diğer yaklaşımları da test etmiş olduk. Çok güzel başladı gezi. Çiçeklerle karşılanmak güzeldi. Epeydir çiçekle karşınlanmıyorduk. Biber gazı etkisi uzun sürdü. Şimdi çiçek etkisini deneyeceğiz hep beraber.”

BDP’liler daha daha sonra da yürüyerek EMEP il binasına gitti. Burada da yaklaşık 1 saat basına kapalı bir toplantı yapan vekiller, ardından Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na gitti. Öğle yemeği yedikten sonra Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü tek tek görüşlerini anlattı.Atatürk fotoğrafları altındaHacı Bektaş Veli Anadolu Vakfı’nda öğle yemeği yiyen ve basın açıklaması yapan  İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, konuşmalarını duvarda asılı duran Hz. Ali ve Atatürk fotoğraflarının altında yaptı. Yemek yenilen salonda birinin altında ‘Atam İzindeyiz’ yazısının yer aldığı toplam 3 Atatürk fotoğrafının bulunması dikkat çekti.

Kürkçü: Demokratik cumhuriyet ve demokratik özerklik

Uzun bir gezinin başlangıcını Çorum’dan yaptıklarını kaydenen Ertuğrul Kürkçü de, “Bu kadar şefkatli ve sempatik başlamasından çok mutlu olduk. Böyle başlarsa böyle de gideceğini umuyoruz. Ummak da istiyoruz. Mesajımızı iletmek ve insanları dinlemek istiyoruz” dedi.

Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ertuğrul Kürkçü, ‘Anayasa çalışmalarında BDP’nin olmazsa olmazı nedir’ sorusuna, “Bizim için önemli olan Demokratik bir cumhuriyet ve demokratik bir özerliktir. Tüm bunların anayasal bir ifadeye kavuşması önemlidir” yanıtını verdi.

Aynı soruya Sebahat Tuncel ise, “Bu anaysa hakların anayasası olmalı. Türkiye’deki temel sorunları çözebilecek bir noktada olmalı” diye konuştu.Operasyonlar ‘ayıp oluyor’Bir tarafta barış süreci devam ederken, bir tarafta da KCK’ya yönelik operasyonların yapılması konusunda ne düşündükleri sorusuna ise Ertuğrul Kürkçü’nün “Ayıp oluyor” diye cevap vermesi gülüşmelere neden oldu. BDP heyeti daha sonra Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda vatandaşlarla  görüşmeler yaptı.

Sinop’ta protesto

Çorum’dan bu sabah karayoluyla Sinop’a gelen BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, kent merkezinde tepkiyle karşılandı. Caddelere geceden Türk bayrakları asıldı. Öğretmen evinde toplantı yapıldığı sırada 200 kişi bina önünde protesto sloganları attı.

Çözüm süreci çerçevesinde Karadeniz’deki illeri ziyaret etmek için yola çıkan BDP’li 4 milletvekili, bu sabah karayoluyla Çorum’dan Sinop’a geldi. Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Levent Tüzel, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü’yü karşılamak için bir grup Derinboğanağzı Sokağındaki çay bahçesine gitti. Ancak işyeri sahibi grubun BDP’lileri karşılayacağını öğrenince, işyerini kapatıp karşılamaya gelenleri çıkardı. Ardından da işyerine Türk bayrağı asıp gitti.

BDP’li vekillerin aracını parçaladılar

BDP’li vekillere ait olduğu öğrenilen bir aracın camlarını parçalayan grup, aracı kullanılamaz hâle getirdi. Aracın göstericiler tarafından yağmalandığı iddia edildi. Konuyla ilgili konuşan Önder: ‘Çevre illerden büyük bir güruh buraya akın ediyor. Polis göstericilerin bazılarını içeriye alıyor. Alınan kişilerin kimliklerini tespit ettik. Eğer polis güvenliğimizi almazsa kendi güvenliğimizi kendimiz alacağız. Ellerimizde plastik sandalyeler bekliyoruz. Burada ne kadar kalacağımız belli değil. İçişleri Bakanı’yla görüştük. O da bize çevre illerden polis takviyesi yapacaklarını söyledi. Bekliyoruz’ dedi.

Öğretmenevinin ön tarafında olaylar çıkarken, yaklaşık 10 kişilik bir grup arka taraftan bahçeye girip binanın giriş kapısından içeriye girmeye çalıştı. Ancak burada önlem alan çevik kuvvet polisleri grubu engelledi. Dışarıda olaylar yaşanırken, BDP’li vekiller öğretmenevinin toplantı salonundaki konuşmalarına devam etti.

(CNNTürk, T24, Yeşil Gazete)

Pera Film’de Arap Sinemasına yolculuk devam ediyor

Pera Film,  1-27 Şubat 2013 tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda ‘Binbir Gece Masalları: Arap Sinemasına Bir Yolculuk’ programını sunuyor.

Mısırın en ünlü, en gizemli yönetmeni olarak bilinen Yusuf Şahin, 1997 Cannes Film Festivalinde başarısını kutluyor

Pera Müzesi’nin 25 Ocak -21 Nisan 2013 tarihleri arasında düzenlediği ‘Çöl ve Deniz Arasında: Ürdün Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki’ sergisiyle eşzamanlı olarak sunulan program çerçevesinde, 1975 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü alan Kor Yılların Tarihi (Chronique des années de braise, 1975) filminin yanı sıra, 1960, 1970 ve 80’li yıllardan klasikler ve bölgeden yeni dönem filmler yer alıyor. Kurgu ve belgesel filmlerden oluşan programdaki dokuz film, Ürdün, Cezayir, Lübnan, Mısır ve Filistin’den, Arap sinemasının en başarılı filmlerini sinemaseverlerin karşısına çıkacak. Ünlü Mısırlı yönetmen Yusuf Şahin’e bir saygı duruşu niteliğinde de olan programının merkezinde, yönetmenin en önemli çalışması İskenderiye Üçlemesi yer alıyor.

Berlin’de Jüri özel ödülü alan üçlemenin ilk filmi, “İskenderiye, Neden? (İskendarija…lih?, 1978) bir yandan yönetmenin kendi hayatından öğeler barındıran Yehia’nın hikayesini anlatırken bir yandan da 1942’de Alman askerlerine karşı işbirliği yapan İngiliz ve Arap askerlerinin İskenderiye yolculuğunu odağa alıyor.

Serinin ikinci filmi “Bir Mısırlı hikayesi” (Hadduta misrija, 1982) yönetmen Yehia’nınn son filmini bitirmeye çalışmasının hikayesini anlatırken, Mısır film endüstrisindeki açlık grevleri sırasında geçen, “İskenderiye, Tekrar ve Sonsuza Dek” (Iskanderija, kaman oue kaman, 1989) te Yehia rolünde en nihayet Yusuf Şahin’in kendisi perde önüne geçiyor.

Gösterim programı ve ayrıntılı bilgi için peramuzesi.org.tr/pera_film/

(altyazı.net ve altyazı dergisinden derlenmiştir)

Greenpeace Akdeniz; “Afşin-Elbistan’da acilen ölçüm yapılmalı”

Greenpeace Akdeniz, Pazar günü Afşin-Elbistan B Termik Santrali’nin ikinci ünitesi Brüden trafolarında çıkan yangın sonrasında Termik Santral’de ölçüm yapılmasının elzem olduğu ile ilgili resmi sitesi üzerinden yazılı bir açıklama yayınladı.

17 Şubat Pazar günü Santralin 2nci ünitesinde Brüden hattının 61inci metresinde yakılmak üzere hazırlanan kömürler, saat 10.00 sıralarında kontrol dışı tutuşmuş, tonlarca kömür, dakikalar içinde yanmaya başlayınca, ortaya çıkan zehirli gazlar ve yoğun duman nedeniyle santral çalışanları bölgeyi terk etmişti.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan

Açıklamada yangın sonrası konuyu değerlendirdiği belirtilen Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan, ““Kömürün yakılması ile yüksek miktarlarda kükürt dioksit (SO2), azot oksitler (NOx), karbon monoksit (CO), Ozon (O3), hidrokarbonlar ve partikül maddeler (PM) açığa çıkar. Afşin-Elbistan’da dün meydana gelen yangında tonlarca kömürün yanması, bu gazların kontrolsüzce yayılmasına neden oldu” diyerek Baca gazı kükürt arıtma sistemi olmayan Afşin-Elbistan A Termik Santralinde öteden beri bölgeye radyoaktif ve kimyasal zehirli gazlar ve partikül madde salındığını ve halk sağlığının tehdit edildiğini belirtti.

Yangın sonrası belirsiz bir süre üretimine ara verilecek olan Afşin-Elbistan Termik Santrali’nde yapılması gerekenin bölgede oluşan kirliliğin acilen ölçülmesi olduğu belirtilen yazılı açıklamada “Afşin-Elbistan için planlanan 8000 mw kapasiteli yeni kömür santrali projesi yerine Türkiye hükümeti acilen yüksek rüzgar ve güneş potansiyeline sahip bölgelere bu yenilenebilir enerji kaynakları için teşvik vermeli” vurgusu ile de Türkiye’nin halk sağlığını sürekli tehdit altında tutan fosil yakıt kullanımı yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesinin önemli olduğu vurgulandı

(Yeşil Gazete)

 

Mehmet Öcalan İmralı’ya gitti

Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, ağabeyi ile görüşmek üzere İmralı Adası’na gitti.

Abdullah Öcalan ‘ın kardeşi Mehmet Öcalan, ağabeyi ile görüşmek için Gemlik’ten deniz yolu ile İmralı Adası’na gitti.

Sabah saatlerinde Gemlik’e gelen Mehmet Öcalan, Gemlik İlçe Jandarma Komutanlığı önünde yaklaşık 2 saat bekledi.

Öcalan’a, diğer mahkumlar Cumali Karsu’nun yakını Pervin Oduncu ve Şeyhmuz Poyraz’ın yakını Felek Cızlaşmak eşlik etti.

Mehmet Öcalan ve beraberindekiler, bir askerin haber vermesi üzerine araçtan inerek jandarma komutanlığına geçtiler.

Mehmet Öcalan ile diğer mahkumların yakınları Gemlik Jandarma Bölük Komutanlığı’nda yapılan kimlik kontrollerinin ardından, saat 10.30’da KEG römorkuyla İmralı’ya gitmek üzere yola çıktılar. Mehmet Öcalan’ın yanında kıyafet getirdiği dikkat çekti.

Mehmet Öcalan’ın, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ağabeyi terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmesi bekleniyor.

Mehmet Öcalan, 17 Kasım 2012’de de adaya giderek ağabeyi Abdullah Öcalan ile yüz yüze görüşmüştü. Kardeş Öcalan, aynı gün yaptığı yazılı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın, cezaevlerindeki açlık grevi eylemlerine bir an önce son verilmesi çağrısında bulunduğunu belirtmişti.

Öcalan, son olarak 14 Ocak 2013’te adaya giderek ağabeyi ile görüşmüştü.

(Ajanslar)

‘Hizbullah 1000 militanla Suriye’de’

0

Suriye’de Esad rejimine destek veren Hizbullah militanları, Lübnan-Suriye sınırındaki bazı köylerin kontrolünü ele geçirmek için Suriyeli muhaliflerle çatışıyor. Hizbullah’ın 1000 militanı Suriye’ye gönderdiği iddia edildi.

Suriye’de birçok bölgede kontrolü muhaliflere kaptıran Esad rejiminin imdadına güneyde Hizbullah yetişti. Lübnan-Suriye sınırında bazı köylerin kontrolünü ele geçirmek amacıyla Hizbullah ile Suriyeli muhalifler arasında çatışma yaşanıyor. Hafta sonundan bu yana devam eden çatışmalarda 14 Hizbullah militanının öldürüldüğü iddia edildi.

Humus ve El Kuseyr’de bazı köylerin denetimini elinde tutan Hizbullah’la çatışan Suriyeli muhalifler, Lübnan’daki Hizbullah’ın Esad’a yardım etmek için Suriye’ye 1000 militan gönderdiğini ileri sürdü.

Sınırda 8 Suriye köyünün denetimini elinde tutan Hizbullah militanları diğer 3 köyün daha kontrolünü ele geçirmek isteyince çatışma çıktı. Çatışmada 5 Suriyeli muhalif ile 1 Hizbullah militanı öldü.

Hizbullah’ın El Kuseyr bölgesinde 3 köyün kontrolünü ele geçirmek için saldırı başlattığını belirten Özgür Suriye Ordusu sözcüsü Louay El Mokdad, çatışma altındaki köylerde bulunan sivillerden, bölgeyi terk etmelerini istedi.
Hizbullah’ın Suriyeli sivillere “ismi konulmamış bir savaş” ilan ettiğini ileri süren El Mokdad, Hizbullah’ın operasyonda bulunduğu bölgelerin Esad rejimi tarafından bombalanmadığına dikkat çekti.

ÇATIŞMAYI TETİKLEYEN NEDEN ŞATİRİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİ

Hizbullah militanları ile Suriyeli muhalifler arasındaki çatışmalar, İran’ın Lübnan’daki İmar Kurumu Başkanı General Hisam Hoşnevis’in öldürülmesi sonrasında hız kazandı. “Hasan Şatiri” ismiyle de tanınan İranlı General Hisam Hoşnevis geçtiğimiz hafta Suriye’de öldürülmüştü.

SURİYE’DE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

İran’ın Beyrut’taki büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Hoşnevis’in Suriye’nin başkenti Şam’dan Beyrut’a giderken “silahlı teröristler”ce öldürüldüğü belirtilmişti. Hoşnevis’in İran Devrim Muhafızları ile ilişkili olduğu iddia ediliyor.

(Radikal)

İzmir Ödemiş’te kaybolan dağcı ölü bulundu

İzmir Ödemiş Dikdere mevkisinde çığ düşmesi sonucu kaybolan dağcı Erdem Tapul, ölü olarak bulundu.

İzmir Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliği’nin yanı sıra Erzurum’dan gelen çığ konusunda uzman ekip ve dağcılık kulüplerinden gönüllülerin katılımıyla sürdürülen arama çalışmalarında, çığ altında Erdem Tapul’un cesedine ulaşıldı.

Çığ altından çıkartılan Tapul’un cesedinin aşağıya indirilmesi bekleniyor.

Bozdağ’ın batı yakasında bulunan Dikdere mevkisinde 13 Şubat’ta saat 14.45 civarında çığ meydana gelmiş, Alpinist Dağcılık Kulübü üyesi 3 üniversite öğrencisi olaydan yara almadan kurtulmuştu.

Kaybolan aynı gruptaki dağcı Erdem Tapul için arama çalışması başlatılmıştı.

(sol.org.tr)

2013 NBA All-Star’da Batı Karması, Doğu Karması’nı 143-138 yendi

0

2013 NBA All-Star maçında Doğu Karması’nı 143-138’lik sonuçla deviren Batı Karması galibiyete uzandı. Karşılaşmanın En Değerli Oyuncusu ise Chris Paul oldu.

62. kez düzenlenen All-Star maçına Houston Rockets’ın sahası olan Toyota Center ev sahipliği yaptı.

İki ekibin de oyundan hiç kopmadığı maçta yıldız basketbolcular izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Son iki All-Star maçını Doğu’ya geçit vermeyen Batı Karması, bu maçı da kazanmasını bildi. 20 sayı, 15 asistlik performansıyla Batı’dan Los Angeles Clippers’ın oyun kurucu Chris Paul, maçın MVP (En Değerli Oyuncusu) seçildi.

Maçın en skorer ismi Batı adına 30 sayı üreten Kevin Durant olurken, Blake Griffin 19, James Harden 15, Tony Parker 13, Russel Westbrook ise 14 sayıyla maçı tamamladı. Dört kez bu organizasyonun MVP’si olan Kobe Bryant ise 9 sayı, 8 asistle mücadele verdi. Lakers’ın yıldızının LeBron James’e yaptığı iki blok ise hafızalara kazındı.

Doğu adına ise Carmelo Anthony 26, Dwyane Wade 21, LeBron James 19 ile maçı tamamladı.

Önümüzdeki yıl ki All-Star organizasyonları New Orleans’ta yapılacak.

Ekvador’da zafer Correa’nın

0

Latin Amerika’nın solcu liderlerinden biri daha iktidarını güvence altına aldı. Ekvador’da görevdeki Devlet Başkanı Rafael Correa rakiplerini büyük bir hezimete uğratttı.

İlk sonuçlara göre Rafael Correa oyların yaklaşık yüzde 56’sını aldı. ABD’de ekonomi eğitimi almış olan 49 yaşındaki Correa’nın en yakın rakibi Guillermo Lasso’ya verilen destek yüzde 24’te kaldı. Lasso seçim yenilgisini kabul etti. Correa zaferinin kesinleşmesinden sonra başkanlık sarayı önünde toplanan taraftarlarına seslendi. “Bu zafer size aittir” diyen Correa, “tarih yazacaklarını” söyledi.

Devlet başkanlığı koltuğuna 2007 yılında oturan Rafael Correa’nın görevdeki ilk döneminin sona erme tarihi 15 Ocak 2011 iken yeni anayasa seçimleri 26 Nisan 2009’a çekmiş, bu tarihteki seçimde oyların yaklaşık yüzde 60’ını alarak görevini sürdürmeye hak kazanan Correa’nın 2013’te bir kez daha devlet başkanlığına aday olma yolu açılmıştı.

Ekonomi ve sosyal politikaları Correa’ya özellikle alt gelir gruplarının desteğini sağlamış, Ekvador’un 2007’den önceki 10 yıl içinde 7 devlet başkanı eskitmesi de Correa döneminin ülkeye istikrar getirdiği değerlendirmelerine temel hazırlamıştı.

(DW)

Fazıl Say’ın davasına Almanya’dan tepki

Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dinî değerleri aşağıladığı gerekçesiyle açılan davaya bugün devam ediliyor. Dava Almanya’da da tepki topladı.

Piyanist ve besteci Fazıl Say’a karşı dinî değerleri tahkir ettiği gerekçesiyle açılan dava, Almanya’da da yakından takip ediliyor. Zira Fazıl Say, Almanya’nın farklı kentlerinde verdiği çeşitli konserler ile ülkede yakından tanınan Türk sanatçıları arasında bulunuyor. Ekim ayında yapılan davanın ilk duruşması Alman basınında geniş bir şekilde yer aldı. Alman siyasetçilerden de Fazıl Say’a destek geldi.

“Bu binlerce kişiye açılan bir dava”

Federal Alman Meclisi’nde grubu bulunan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Sol Parti’den 102 milletvekili Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık bir mektup göndererek, Fazıl Say’a dava açılması nedeniyle duydukları endişeyi dile getirdi. Muhalefetteki Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen’in girişimi ile ekim ayında gönderilen mektupta, dava sanatsal özgürlüğe indirilen bir darbe olarak nitelendirildi.

Ekim ayındaki ilk duruşmayı İstanbul’da yerinde takip eden Dağdelen, Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yaptığı açıklamada, davanın saçma olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki gerçek şu ki, eleştiren ve muhalif olan güçlere karşı müthiş derecede bir politika uygulanmakta, bir baskı politikası uygulanmakta Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ne ait olan hukuk tarafından da, adalet tarafından da…”

Dağdelen, bu çerçevede Fazıl Say hakkında açılan davanın aslında binlerce insana karşı açılmış bir dava anlamına geldiğini ifade etti. Dağdelen, şunları söyledi: “Sadece Fazıl Say’a karşı açılmış bir dava değil. Bu davada şöyle bir mesaj verilmek isteniyor; bizim politikamıza, bizim yasalarımıza, bizim çerçevemize karşı çıkmak isteyen gazetecileri, sendikacıları, sanatçıları, politikacıları, Kürt politikacılara karşı biz şöyle bir baskı uygularız diye. Dolayısıyla, Fazıl Say’a açılmış bir dava, basın özgürlüğüne karşıdır, ifade özgürlüğüne karşıdır.”

“Asıl neden Say’ın muhalif olması”

Berlin’de yaşayan besteci ve bağlama virtüözü Taner Akyol da, bir sanatçı ve Fazıl Say’ın dostu olarak davayı yakından takip ediyor. Akyol, Fazıl Say’ın Twitter üzerinden paylaştığı iletilerin, hakkında dava açılması için bahane edildiği görüşünde. “Asıl sebebin muhalifliği olduğunu düşünüyorum” diyen Akyol, sözlerine şöyle devam etti: “Fazıl Say’ın şu andaki yönetime karşı muhalif bir tutumu, duruşu var. Her fırsatta, her şekilde, sosyal medya üzerinden eleştiriyor. Yani mesele aslında dini eleştirmesi ya da o Twitt meselesi değil. Mesele özünde, Fazıl Say’a böyle bir sopa göstererek, aslında Fazıl Say gibi düşünen ama onun kadar popüler olmayan, bir gün ayaklanma ya da karşı çıkma potansiyeline sahip kitleye sopa gösteriyorlar Fazıl Say üzerinden.”

Alman Müzik Konseyi’nden tepki

Alman Müzik Konseyi de, Twitter üzerinde yazmış olduğu bir mesaj nedeniyle Fazıl Say’ın yargılanmasına tepki gösterdi. Konsey’den yapılan yazılı açıklamada, Fazıl Say’a karşı açılan davanın kaygıyla izlendiği belirtilerek, ifade özgürlüğünün önemine vurgu yapıldı. Fazıl Say’ın Twitter üzerinden yazdığı mesajın “abartılmaması” gerektiğini ifade eden Konsey Başkanı Prof. Martin Maria Krüger,  Fazıl Say hakkında açılan davanın orantısız bir yaklaşım olduğunu kaydetti. “Eğer bir kişi İslam ile bir din olarak doğrudan alay etse ve İslam’a saldırsa, durum farklı olurdu. Ama bu davada böyle bir durum söz konusu değil. Bu nedenle de, kuşkusuz İslam’a bir din olarak hakaret etme amacı gütmeyen biri hakkında dava açılmasını orantısız buluyoruz.”

Neden dava açıldı?

Fazıl Say, geçen yıl nisan ayında sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden ünlü Acem şair Ömer Hayyam’a ait olduğu belirtilen bir dörtlüğü aktarması ve Müslümanlığa ilişkin bazı mesajları yüzünden tepki toplamış ve hakkında dava açılmıştı. Ekim ayında yapılan ilk duruşmada Fazıl Say, “yazmış olduğum hiçbir yazıda, kullandığım hiçbir ifadede hakaret, aşağılama amacım yoktur” sözleri ile suçlamaları reddetmişti. Say, 18 aya kadar hapis cezası istemi ile yargılanıyor.

(DW)

 

Rosatom: “Akkuyu’da inşaat 2015’e kaldı”

Bu yıl başlaması beklenen Akkuyu nükleer santralinin inşaatı Rosatom tarafından yapılan açıklamaya göre 2015’e ertelendi. Ancak santralin planlandığı gibi 2020’de devreye girmesinin beklendiği iddia ediliyor.

Hükümetin Türkiye’nin ilk nükleer santralini Mersin Akkuyu’da yapması için anlaştığı Rusya’ya ait devlet nükleer enerji şirketi Rosatom Genel Müdür Yardımcısı Kirill Komarov, Akkuyu Nükleer Santrali için sismik çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Komarov, inşaat için ise 2015’i takvim olarak verdi. Daha önce yapılan açıklamalarda inşaatın bu yıl başlayacağı belirtilmişti.

Projenin finansmanı için yerli bankalarla görüşme ihtiyacı olmadığını kaydeden Komarov, “Projenin finansmanını Rusya sağlayacak. İleride kredi bazlı çalışabiliriz ve Türk bankalarla da görüşebiliriz” dedi.

(Reuters, Enerjitr.com)