Ana Sayfa Blog Sayfa 4309

Maltepe’de Çevre Filmleri Festivali

Türkiye’nin ilk ve tek çevre temalı kısa film etkinliği olan Uluslararası Çevre kısa Film festivali’nin 11. si 22 Mayıs Çarşamba günü başlıyor.

Bu yıl Maltepe Belediyesi’nin evsahipliğinde yapılacak 3 ayrı kent ve 6 merkezde izleyiciler ile buluşacak çevre filmler festivaliniKültür ve Turizm Bakanlığı ile Cervantes İspanya Kültür Merkezi destekliyor. Festival kapsamındaki tüm etkinlik ve gösterimler ücretsiz ve herkese açık.

Çeşitli ülkelerden çevre temalı kurmaca, belgesel ve canlandırma türlerinde kısa filmlerin yer aldığı festival kapsamında Ulusal Çevre Kısa Film Yarışması ile Ulusal Çevre Kısa Film Öykü Yarışması da düzenleniyor.

Festival filmleri 27 – 28 Mart’da Aydın Üniversitesi, 26-27-28 Mart’da Çankaya Üniversitesi, 18 – 19 Nisan’da Maltepe Üniversitesi,  24 – 25 Nisan’da İzmir Üniversitesi, 3-4-5 Mayıs’da ise Toros Üniversitesi’nde izleyiciler ile buluştu.

22-25 Mayıs tarihleri arasında Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek gösterimlerin programı ise şu şekilde:

22 MAYIS 2013

18:00

BASAD-Bakırköylü Sanatçılar Derneği Ressamları Resim Sergisi

Açılış / Kokteyl

19:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

1- EVRİMİN KONÇERTOSU

2- GELECEK

3- SOLUŞ

 

23 MAYIS 2013

10:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

FIRTINA ÇOCUKLAR-LİMBO (1-2-3. BÖLÜMLER)

(Çevre ve çocuk konulu filmler)

14:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

1- EN GÜZEL ÇİÇEK

2- SARI BALIK

3- FANUS

4- DERELER MOR AKAR

5- DOM

6- SESSİZLİK KALIR

7- UNUTULMUŞLAR ADASI

8- DERE BOYU

9- KUTSAL ÇİLE

10- İS

19:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

1- KARADENİZ

2- GECE VARDİYASI

3- İKİ AĞAÇ

4- DÜŞÜMDEKİ UÇURTMA

 

24 MAYIS 2013

10:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

FIRTINA ÇOCUKLAR-LİMBO (1-2-3. BÖLÜMLER)

(Çevre ve çocuk konulu filmler)

14:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

1- VİYA BÖYLE

2- FİDAN

3- AKVARYUM

4- DÖNGÜ

5- İŞGAL BAKKAL

6- HASRET

7- AYRINTIDAKİ BEN

8- GÖZLER

9- KIYI

10- GÜNDÖNDÜ

11- KÖY

12- KAYIP MEDENİYETİN İZİNDE

 

24 MAYIS 2013

19:00 (FİLM GÖSTERİMİ)

1- TERMİK İSTEMEYÜK

2- İSTANBULDA SIRADAN BİR GÜN

3- İSPANYA ÇEVRE BELGESELLERİ

 

25 MAYIS 2013

19:00

FİLM GÖSTERİMİ

ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞLARI VE NUSRET belgeseli gösterimi

ÖDÜL TÖRENİ

KOKTEYL

(Yeşil Gazete)

 

 

Kadıköy’de bu haftasonu Dünya Nehirler Konferansı var

Doğa Derneği ve uluslararası DAMOCRACY hareketi işbirliğiyle düzenlenen Dünya Nehirler Konferansı, 18 Mayıs, Cumartesi günü İstanbul Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

18 Mayıs’ta İstanbul Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenecek olan Dünya Nehirler Konferansı, Dicle Nehri ile Amazon Nehri’ni bir araya getirecek. Konferans, dünyadaki yaşamın temelini oluşturan suyun doğal döngüsü için son derece önemli olan nehirler ve bu nehirleri tehdit eden dev baraj projelerinin doğa, kültürel miras ile yerel halklara olan etkilerine dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Doğa Derneği ve uluslararası DAMOCRACY hareketinin işbirliğiyle düzenlenen konferansa Brezilya ve Türkiye’nin yanı sıra Irak, Kenya, Arjantin, ABD ve AB’de barajlara karşı doğal yaşamı ve kültürlerini korumaya çalışan yerli halklar ve uluslararası sivil toplum örgütleri katılacak.

Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde 18 Mayıs Cumartesi günü halka açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek konferansın ardından uluslararası katılımcılar 20 Mayıs, Pazartesi günü Diyarbakır’ı, 21 Mayıs Salı günü ise Hasankeyf’i ziyaret edecek. Yerel halklar ile toplantılar düzenleyecek olan konuklar ayrıca, Ilısu ve Belo Monte barajlarını anlatan DAMOCRACY belgeselinin gösterimlerine katılacaklar.

Festival programı: dogadernegi.org/nehirlerkonferansi-programi

Festivalin facebook adresi: facebook.com/nehirlerkonferansı

(Doğa Derneği)

 

NASA’nın Kepler teleskobu arızalandı

Uzaya fırlatıldığı 2009’dan beri yaşama el verişli 132 Dünya benzeri gezegenin varlığını teyit eden Kepler teleskobu, ayrıca yaşama el verişli olma ihtimali bulunan 2 bin 700’ü aşkın gezegen saptadı.

NASA’dan yapılan açıklamada, Kepler uzay aracının uzayda yönelimini sağlayan dümenlerinden birinde arıza çıktığı bildirildi. Mühendislerin belirlenen arızayı giderememesi, Kepler’in Güneş Sistemi dışındaki yaşama el verişli gezegenleri bulma görevini artık yerine getiremeyeceği anlamına geliyor.

NASA Proje Müdür Yardımcısı Charles Sobeck, yaptığı açıklamada, “Şimdi yöneltmek istediğimiz yere yöneltemiyoruz. Verileri alamıyoruz” ifadesini kullandı.

NASA Bilimler Direktörlüğü Yardımcı Yöneticisi John Grunsfeld ise “Ben Kepler’i henüz yenilgiye uğramış saymazdım” diyerek, hala ümit bulunduğunu belirtti.Uzaya fırlatıldığı 2009’dan beri yaşama el verişli 132 Dünya benzeri gezegenin varlığını teyit eden Kepler teleskobu, ayrıca yaşama el verişli olma ihtimali bulunan 2 bin 700’ü aşkın gezegen saptadı.

Dünya benzeri gezegenleri bulmak için kullanılan Dünya’daki teleskoplardan daha gelişmiş bir donanıma sahip Kepler, son 4 yıl boyunca teleskobunu, 150 binden fazla yıldıza ev sahipliği yapan Samanyolu galaksisine odaklayarak, yıldızların yaydıkları ışıklardaki hafif azalmaları kaydetti. Yaydıkları ışıklarında meydana gelen hafif azalmalar yıldızların önlerinden gezegen geçtiğine işaret etmesi açısında önem taşıyor.

Astronomlar geçen ay yaptıkları açıklamada, Kepler’in, şimdiye kadar bulunan gezegenler içinde yaşama elverişli olma ihtimali en yüksek olarak kabul edilen 2 Dünya benzeri gezegeni keşfettiğini duyurmuşlardı.

Dünya benzeri gezegenleri bulmak amacıyla yürütülen 600 milyon dolarlık Kepler projesi, NASA’ya ait Ames Araştırma Merkezi tarafından yönetiliyor.

(t24)

Reyhanlı’da ölenler cep telefonu ışığıyla gömülüyor

Bombalı saldırıda kimlikleri tespit edilemeyecek derecede vücutları zarar gören 5 kişi cep telefonu ışığında toprağa verildi.

Reyhanlı’da meydana gelen bombalı saldırılarda yaşamını yitiren ve kimlikleri tespit edilemeyecek derecede vücutları zarar gören Ayşegül Kırar, Zahide Kuday, Sedat Pişen, Mustafa Kaya ve Kemal Baz’ın cenazeleri Adana Adli Tıp Morgu’ndan saat 20.00’de ilçeye getirilerek cep telefonu ışığında toprağa verildi.

HSBC 14 bin bankacıyı işten çıkartıyor

Avrupa’nın en büyük bankası HSBC , 2014-2016 arasında 2 ile 3 milyar dolar arasında ek tasarruf tedbiri uygulayacağını ve bu kapsamda 14,000 kişinin daha işine son verilebileceğini açıkladı.

HSBC tarafından yapılan açıklamaya göre, şirketin CEO’su Stuart Gulliver tarafından uygulanan yeniden yapılanma programı kapsamında temel faaliyet alanı dışında kalan iştirakler de satılacak.

Banka tarafından yayımlanan strateji belgesinde 2012 sonunda 261,000 olan çalışan sayısının 2014 ile 2016 arasında 240,000 ile 250,000 arasına inebileceğini belirtildi.

UEFA Kupası Chelsea’nin

0

Amsterdam’da Benfica ile Chelsea arasında oynanan UEFA Avrupa Ligi kupa finalinde zafer Chelsea’nin oldu.

UEFA Avrupa Ligi’nde kupa, Fenerbahçe ‘yi eleyerek finale kalan Benfica’yı 90+3’te attığı golle 2-1 yenen Chelsea’nin oldu.

Amsterdam Arena’daki mücadeleyi Hollanda Futbol Federasyonu’ndan Björn Kuipers yönetti. Karşılaşmanın ilk golü 60. Dakikada Torres’ten geldi.

Savunmadan kaptığı topla kaleciyi de çalımlayarak topu filelere gönderen Torres Chelsea’yi 1-0 öne geçirdi. Bu gole 64. dakikada Cardozo cevap verdi.

Beraberlik halinde uzatmalara gidecek olan maça noktayı ise 90+3’te Ivanovic koydu. İvanovic’in kafa golüyle 2-1 öne geçen Chelsea, Benfica’nın son saniyelerdeki atağını da uzaklaştırmayı başararak maçı bu skorla tamamladı ve UEFA Avrupa Ligi’nde kupanın sahibi oldu.

AMSTERDAM’DA 600 POLİS GÖREV YAPTI

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da, Portekiz temsilcisi Benfica ile İngiltere ‘nin Chelsea ekibinin oynadığı UEFA Avrupa Ligi finaline futbolseverler büyük ilgi gösterdi.

Maçtan saatler önce Arena Stadı’na gelen İngiliz ve Portekizli taraftarlar, takımlarına destek verdi. 53 bin kapasiteli Arena Stadı’nın günler öncesinden tükenen biletlerin önemli bölümü finale kalan iki takım taraftarlarına ayrıldı. Satılan biletlerin 10’ar bini İngiliz ve Portekiz taraftarlara tahsis edilirken, kalanı diğer futbolseverlere satıldı. Taraftarlar son bir umutla bilet bulabilmek için stada akın ederken, karaborsaya düşen biletlerin normal fiyatın çok üstünde satıldığı belirtildi.

İngiliz ve Portekizli taraftarlar arasında bir gerginlik yaşanmaması için üst düzey önlemler alan Amsterdam emniyeti, bu kapsamda 600 polis görevlendirdi. Polis ekipleri, Schiphol Havaalanı, şehir merkezi ve stadın etrafında güvenlik önlemi alarak taşkınlık çıkmasını engellemeye çalıştı.
Son yapılan tadilattan sonra yeni yüzüyle ilk kez bu denli büyük bir karşılaşmaya ev sahipliği yapan Arena Stadı’nda, UEFA’dan gelenler ve gönüllüler dahil 300’den fazla kişinin görev aldığı bildirildi.

Dev finali büyük bir medya ordusu takip etti. 200 yayın kuruluşu, 300 gazeteci ve 120 foto muhabirinin akredite olduğu maçı, Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Başkanı Michel Platini’nin yanı sıra çok sayıda tanınmış sima da izledi. Avrupa’nın iki güçlü ekibini karşı karşıya getiren maç 150 ülkede canlı yayımlandı.

CHELSEA’DA HAZARD VE TERYY FORMA GİYEMEDİ

Şampiyonlar Ligi’nden elendikten sonra tüm gücüyle UEFA Avrupa Ligi’ne yönelen İngiliz ekibinde, son oynadığı lig maçında sakatlanan Belçikalı Hazard ve Teryy, Benfica karşısında forma giyemedi.

Benfica’da ise Uruguaylı Maxi Pereira, cezası nedeniyle kadroya alınmadı.
Maçtan önce UFEA Avrupa Ligi Kupası’nı stadın ortasına kadar taşıyan Patrick Kluivert’e taraftarlar sevgi gösterisinde bulundu. Kluivert’ın kupayı içeri götürmesinden sonra statta görsel bir sunum gerçekleştirildi. Onlarca genç, ellerinde taşıdıkları lale motifleriyle farklı sunumlar gerçekleştirdi.

Kupayı kazandı küme düştü

0

3 gün önce Federasyonu Kupası’nı kazanan Wigan, Arsenal’a 4-1 yenilerek küme düştü.

İngiltere Premier League’de Arsenal’a deplasmanda 4-1 yenilen Wigan Athletic, ligin bitimine bir hafta kala küme düşen son takım oldu.

Cumartesi günü Federasyon Kupası (FA Cup) finalinde Manchester City’i son dakika golüyle yenen ve kupayı ilk kez müzesine götüren Wigan Athletic, Avrupa Şampiyonlar Ligi bileti almak isteyen Arsenal’a konuk oldu.

Podolski’nin 11. dakikada attığı golle geriye düşen Wigan Athletic, Maloney’nin 45. dakikadaki golüyle skoru eşitledi ve ilk yarı 1-1 sona erdi.

63. dakikada Walcott ile yeniden öne geçen “Topçular”, 68. dakikada Podolski ve 71. dakikada Ramsey’in golleriyle rakibini 4-1 mağlup etti ve puan cetvelinde 4’üncü sıraya yerleşti. Londra temsilcisi, ligin son haftasında deplasmanda Newcastle United ile karşılaşacak.

Premier League’de daha önce Queens Park Rangers ve Reading’in küme düşmesi kesinleşmişti.

Ligde oynanan diğer maçta ise önceki gün menajer Roberto Mancini ile yollarını ayıran Manchester City, Reading’i deplasmanda Agüero’nun golüyle 1-0 yendi.

ÖDP ve Halkevleri: İttifak değil sol merkez arayışı

ÖDP ve Halkevleri, CHP’nin sol kanadı ile ittifak arayışı olmadığını, ‘barış için sol merkez’ oluşturulması gayretleri olduğunu açıkladı.

İsmail Saymaz’ın haberine göre;

CHP ’de “Barış İçin Demokrasi” adlı bildiriye imza atan sol kanadın, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) ve Halkevleri ile ortaklaşma girişimi iddiası, sosyalist camiada yankı buldu. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, CHP’lilerle bir ittifaklarının söz konusu olmadığını fakat “barış” konusunda sosyaldemokratları da içine alan bir sol merkez ve seçeneğin inşası için çabaladıklarını, bu yönde girişimlerin sürdüğünü açıkladı. Bu arada, “barış için sol merkez”e yönelik ikinci toplantı bugün yapılıyor.

CHP’li 15 milletvekilinin imzaladığı, “Barış İçin Demokrasi” bildirisinin yankıları sürerken parti içindeki ulusalcı kanat da karşı girişim başlatmıştı. İstanbul Milletvekili Nur Serter öncülüğündeki altı milletvekili, partinin sol kanadını suçlamıştı. Sol kanat ise ulusalcı tepkiye yeni bir adım atarak, karşılık verdi. Anadolu’ya açılarak il il toplantılar düzenleme kararı veren sol kanat, ilk toplantıyı 21 Mayıs’ta Ankara’da İnşaat Mühendisleri Odası’nda yapıyor. Sosyaldemokrat ve sosyalist tabanı yan yana getirmeyi hedefleyen ilk toplantıda, CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, Galatasaray Üniversitesi’nden Mehmet Karlı ve Özgür Mumcu konuşmacı olarak yer alacak. Moderatörlüğü CHP’li Yıldırım Kaya yapacak.
“Barış İçin Demokrasi“ bildirisini hazırlayan Mehmet Karlı, sosyaldemokratlarla sosyalistlerin tabanda buluşmasını hedeflediklerini vurguluyor. ÖDP ve Halkevleri’nin yanı sıra başkaca sosyalist gruplarla da temasta olduklarını ifade eden Karlı, “Bildiride ifade ettiğimiz barışa ilişkin görüşümüzü yayma, demokrasi için gerekli adımların atılması yönünde hükümete basınç uygulama amacındayız.Türkiye ’nin birçok ilinden davet alıyoruz. Bu ülkeye barış gelecekse demokrasiyle gelecek diye düşünüyoruz” dedi.

Tartışma yaratan ilgili haber için: Tıklayınız

Asgari ücrette vergi kaldırılıyor mu?

TBMM’de ‘yeni anayasa’ çalışmalarını sürdüren dört parti, asgari ücretten vergi alınmamasında uzlaştı. Alınan verginin bundan sonra patronun mu, çalışanın mı cebine gideceği ise belli değil.

TBMM ’deki partilerin ‘kırmızı çizgileri’nden kaynaklı çıkıp çıkmayacağı, çıksa da nasıl çıkacağı belirsizlik taşıyan ‘yeni anayasa ’ya ilişkin çalışmalar bugün de devam etti.

“Çalışma, İş Güvenliği ve Adil Ücret Hakkı”, “Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı”, “Vatandaşlık’, “Seçme, Seçilme ve Siyasi faaliyette Bulunma Hakkı” maddelerini görüşen Anayasa Uzlaşma Komisyonu bünyesindeki Yazım Komisyonu, çalışma hayatını özellikle de işçileri yakından ilgilendiren bir konuda uzlaştı.

‘Yeni anayasa’ya “asgari ücretten vergi alınmayacak” hükmünün eklenmesi kararlaştırıldı. Buna göre, çeşitli adlar altında vergi olarak asgari ücretten yapılan 205 liralık kesinti artık yapılmayacak.

Komisyon’da, çalışan kadın ve erkekler için eşit işe eşit ücret ilkesinin esas alınması ile işverene, iş kazası ve meslek hastalıklarından doğan tazminatlar için primi kendisi tarafından ödenen sorumluluk sigortasını yaptırma zorunluluğu da uzlaşılan konular arasında yer aldı.

“İçki sınırlaması yaşam tarzına müdahale”

CHP’li Melda Onur ve BDP’li Sebahat Tuncel, yılda kişi başı ortalama 1 litre civarı alkol tüketilmesine rağmen AKP’nin alkol satışına sınırlama getirilmesini öngören yasa teklifini bianet’ten Ekin Karaca’ya değerlendirdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından hazırlanan ve torba yasayla birlikte içki satışlarına sınırlama getirilmesini öngören yasa teklifi Meclis’teki görüşmelerin ardından alt komisyona gönderildi.

İçki satışına sınırlama getirilmesini öngören teklifi bianet’e değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Melda Onur, AKP’nin toplum sağlığını bahane ettiğini belirterek Türkiye’de alkol kullanımının çok az olduğunu vurguladı ve ekledi: “Halk sağlığını düşünseler önümüze bu kadar GDO’lu yiyecek koymazlar, kendi ideolojileri çerçevesinde bahane buluyorlar.”

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ise bugün içkiye yasak getiren AKP’nin yarın başka şeylere de yasak getirebileceğine dikkat çekerek, AKP’nin kendi muhafazakar toplum yaratma hedefinin yasalarını oluşturduğunu söyledi.

Mevcut yasa teklifinin yasalaşması durumunda, hiçbir bar veya lokantada dışarıdan görünecek şekilde içki içilemeyecek. Tüm masalar içeri gireceği gibi bakkal ve marketler de dahil, içki satılan yerlerin camları filmle kapatılacak.

Herhangi bir ibadethane veya eğitim kurumunun 100 metre yakınına kadar içki satışı yapılan işletme, bakkal, market bulunması yasaklanıyor. “Herhangi bir” ifadesi nedeniyle çevrede bulunan bir dil kursunun bile 100 metre yakınında içki satılamayacak.

Belediyelerin kontrolünde olan alkol ruhsatı verme yetkisi valilik ve kaymakamlıklara aktarılacak.

Medya da dahil olmak üzere hiçbir yerde içki reklamı yapılamayacak. Marketlerde içki dolaplarından, lokantalarda şemsiyelere kadar üzerinde içki logosu olan her şey yasaklanacak.

Onur: O yasaklar torbada durduğu gibi durmaz

AKP Manisa Milletvekili Recai Berber’in verdiği yasa teklifini değerlendiren CHP’li Melda Onur, bu teklifin tamamen insanların yaşam tarzına müdahale amacıyla hazırlandığı görüşünde.

“Dürüstçe alkol dinen günah olduğu için böyle bir müdahalede bulunuyoruz demiyorlar. Onun yerine içenler çocuklara kötü örnek oluyor, toplum sağlığını koruyoruz gibi bahaneler buluyorlar.

“Eğer gerçekten halk sağlığını düşünselerdi GDO’lu yiyecekleri önümüze koymazlardı. Ortalık bireysel silah kaynıyor ve her gün birileri vuruluyor.

“Kimse AKP’nin halkın sağlığını düşündüğü için böyle yasaklar koyduğunu ileri süremez. Dürüst olsunlar ve dini referanslarla çalışan bir hükümet olduklarını açıklasınlar.

“Yıllık içki tüketimi Türkiye’de kişi başı ortalama 1 litre civarında. Dünyada çok daha fazla içki içilen ülkeler var. Kim böyle düzenlemeler yapıyor?

“İçkili işletmelerin dışarıdan gözükmemesi yönünde kararlar içki içenleri soyutlamak amacını taşıyor. ‘Günah işleyenler dışarıdan gözükmesin’ diye bakıyorlar.

“Hiçbir yasak torbada durduğu gibi durmaz. İstedikleri kadar yasak koysunlar o torba bir yerden patlak verir. Bu tarih boyunca böyle olmuştur. Yasaklar içki tüketimini falan azaltmaz.

Tuncel: AKP muhafazakar toplum hedefinin yasalarını oluşturuyor

BDP’li Sebahat Tuncel de AKP’nin muhafazakar politikaları çerçevesinde hareket ettiğini ve bu çerçevede yasalar-yasaklar koyduğunu belirtti.

“Getirilen kanun tasarısı kabul edilebilir değil. İnsanların kendi iradeleri var ve ne yapıp yapmayacaklarına karar verebilirler.

“Tüm bu uygulamalar AKP’nin muhafazakarlaşma politikasıyla paralellik gösteriyor. Özgürlükleri genişletmek gerekirken yasakçı zihniyete bu kadar sarılmak kabul edilemez. Bugün bunu yasaklayanlar yarın başka şeyleri yasaklayacaklar. AKP kendi muhafazakar toplum yaratma hedefinin yasalarını oluşturuyor.

“Ayrıca alkolün bu kadar az tüketildiği bir toplumda alkolü büyük bir problemmiş gibi göstererek sağlık gerekçeleriyle sınırlandırma anlayışı son derece sorunlu. Eğer sağlığa zararlıysa toplumu bu konuda bilinçlendirirsiniz ve farkındalık yaratırsınız. Ama yasaklarla içkiyi engellemek doğru değil.

“Şimdi alt komisyonda siyasi partilerin görüşleri alınacak, oradan üst komisyona gönderilecek. Sonra da genel kurula gelecek. Ancak neticede AKP ne derse o oluyor. Onlar çoğunluk oldukları için muhalefet sadece şerh koyabiliyor.

“Alt komisyonda gruplar eleştirecek ama bir sonuca varılacağını düşünmüyorum. Neticede AKP kendi ideolojik yaklaşımına göre istediği yasayı çıkartıyor. İdeolojik olarak toplumu şekillendirmekle alakalı bir durum.”

Yasa teklifi ne öneriyor?

Kanunun bu şekilde kabul edilmesi durumunda,

*  Turizm teşvik belgesine sahip olan ve Turizm Bakanlığından ruhsat alan oteller de dahil olmak üzere, 100 metre yakınında herhangi bir eğitim kurumu veya herhangi bir ibadethane bulunan satış noktası ve restoranlarda içki satılamayacak. “Herhangi bir” ifadesi nedeniyle 100 metre yakınında sadece okullar değil, herhangi bir kurs olan bir turistik tesis, bir içkili restoran, otel, bakkal ya da marketin alkollü içki satış ruhsatı iptal edilebilecek.

* Mevcut kanuna göre belediyeler restoranlara işyeri ruhsatı verirken kanundaki şartlara bakıp içkili yer ruhsatı da veriyordu. Şimdi bütün yetki valilik ve kaymakamlıklara veriliyor. Vali bir restorana veya bakkala ruhsat vermek istemezse buna itiraz hakkı yok. Böylece Valilik ve kaymakamlıklar isterse şehrin tamamında bile içki satışını yasaklayabilir. Kanunda ruhsatın hangi koşulda verileceği ya da hangi durumda iptal edileceğine ilişkin bir kriter de bulunmuyor.

* Teklife göre, alkollü içki satılan ve tüketilen yerlerde içki içildiği ve satıldığının dışarıdan görünmemesi gerekiyor. Maddede, bu kurala uymayan işletme sahibine 50.000 TL ye kadar para cezası verilmesi öngörülüyor.

İçki tüketilen yerlerde dışarıdan görünecek şekilde satış yapılması yasaklandığından kapı önünde masa olan bütün içkili restoranlar masaları kaldıracak. Ayrıca içeride içki içildiği veya satıldığını dışarıdan görünmesi de yasak olduğundan restoran ve barların camlarını da boyamaları veya film kaplatmaları gerekecek. Bu durum bakkal ve marketler için de geçerli olacak.

* Alkollü içki markalarının, gazete, dergi, internet reklamları tamamen yasaklanıyor ve hiçbir etkinliğe şirket ticari unvanı ile dahi sponsor olunmasına izin verilmiyor. Alkol üreticileri herhangi biçimde kurumsal sosyal sorumluluk projesi de yapamayacaklar.

Tabelalar da kaldırılıp satış yerindeki raflarda reklam yapılması da yasaklanınca bakkal ve marketler de büyük bir maddi destek kaybedecekler.

* Hazırlanan taslağa göre, alkollü içki markaları başka hiçbir ürün üzerinde kullanılamayacağından artık restoranlardaki, logolu kadehler, buz kovaları, şemsiyeler, masa örtüleri, bakkallardaki bira dolapları, minderler ve hatta şirket çalışanının üzerindeki tişört üzerinde bile sattığı ürünün marka ve logosu yazamayacak.