Ana Sayfa Blog Sayfa 4299

Deniz Gezmiş yeniden üniversitede

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde öğrenciler ile okul yönetimi arasında krizine neden olan Deniz Gezmiş heykeli öğrencilerin omzunda tekrar üniversiteye geri getirildi. Heykelin, tekrar bahçede kalıp kalmayacağı üniversite senatosunun alacağı kararla belli olacak.

Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) üyesi öğrenciler, geçtiğimiz 6 Mayıs’ta ölümünün 41’nci yılında anılan Deniz Gezmiş’in polyesterden yapılan heykelini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Fındıklı’daki kampüsünün denize bakan kısmına dikmiş, aynı gece heykel okul yönetimi tarafından bir depoya kaldırılan heykel öğrencilere teslim edildi. Heykeli tekrar üniversitenin bahçesine dikmek isteyen öğrenciler, FKF’nin çağrısıyla, bugün saat 16.00 sıralarında, Fındıklı’daki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi önünde toplandı. Öğrencilere, aralarında Genco Erkal, Orhan Aydın, Soner Yalçın’ın da bulunduğu bir grup sanatçı, aydın ve gazeteci de destek oldu. Eylemde sık sık, “Deniz Gezmiş onurumuzdur”, “Karanlığa karşı Deniz olunmalı” şeklinde sloganlar atan grup, ellerinde “Denizlere sözümüz aydınlık Türkiye” yazılı dövizler taşıdı.

SANATÇILAR DESTEK VERDİ

Sanatçılar adına açıklama yapan Orhan Aydın, “Bu aslında tarihi bir an. Deniz Gezmiş’ten korkmanın bu coğrafyaya hiçbir yararı yoktur. Çünkü eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi verenler mutlak ama mutlak kazanacaklardır. Burası güzel sanatlar fakültesi ve burada heykelcilik bölümü var. Bir yaratıcımızın Deniz Gezmiş heykel tasarımı FKF tarafından okul bahçesine konmak isteniyor. Ancak okul yönetimi de bu heykele karşı olduğunu söylüyor. Güzel Sanatlar Fakültesi gibi bir okulda o heykelin buraya çok yakışacağını düşünüyorum. 1968’de Amerikalıların denize döküldüğü Dolmabahçe’de boğaza bakan Deniz Gezmiş heykelinin çok önemli bir duruş olacağını düşünüyorum. Onun için buradayız” dedi.

Soner Yaçın ise, “Bu topraklarda ceberut devlet anlayışı romantik, idealist, yüreği kor gibi yanan gençlerimizi kör bir testereyle daima biçtiler. Biz o biçilen gençlerin adına buradayız. O yiğit gençler, bu ülke adına canını feda etmiş onlara layık olan bir üniversitede bu heykeli dikmek için buradayız. Biz bu heykelleri aslında bilincimize kalbimize diktik. Sırada üniversiteler var. Bunu bu ceberut devlet anlayışına sahip olan hiçbir güç engelleyemez. Biz bu nedenle buradayız, burada olmaya da devam edeceğiz” dedi.

ODTÜ ÖĞRENCİLERİ EYLEME DESTEK VERDİ

Bir grup ODTÜ öğrencisi de eyleme destek verdi. ODTÜ’lüler MSGSÜ Rektörü Yalçın Karayağız’ın, ODTÜ’deki olaylar sırasında kendilerini kınadığını hatırlatarak, kınama sırasının kendilerinde olduğunu söylediler.

Açıklamaların ardından okul yönetimiyle görüşme yapan öğrenciler okulun bahçesinde oturmaya başladı. Şarkı ve türküler söyleyerek, uzun süre görüşme sonucunu bekleyen öğrenciler, heykelin okula getirileceğini duyurdu. Heykel saat 18.30 sıralarında okula omuzlarda, alkış ve sloganlar eşliğinde okula sokuldu.

Heykel, okulun girişine konulurken, FKF adına konuşan Zozan Baran, Deniz Gezmiş heykelini söz verdikleri gibi Mimar Sinan Üniversitesi’ne getirdiklerini söyledi. Baran, okul yönetimin senatoyu toplayarak bir hafta içinde karar vereceğini belirtti.

Ankara metrosunda öpüşme eylemi

Ankara’da Kurtuluş metro durağında “Sayın yolcularımız lütfen ahlâk kurallarına uygun hareket ediniz” anonsu yapılmasını protesto etmek isteyenler sosyal medyada ‘metroda öpüşme eylemi’ için organize oldu.

Ankara metrosunda yapılan “ahlak kurallarına uygun hareket edin” anonsuna tepkiler büyüyerek devam ediyor.

Hafta başında Kurtuluş metro durağında bekleyen yolculara “Sayın yolcularımız lütfen ahlâk kurallarına uygun hareket ediniz” anonsu yapılmasını protesto etmek isteyen Ankaralılar sosyal medyada organize olarak ‘Kurtuluş Metro’da Öpüşüyoruz’ kampanyası başlattı.
Bu amaçla Facebook’ta bir de sayfa açan eylemciler, 25 Mayıs Cumartesi akşam saat 18:30’da Kurtuluş Metro durağında öpüşerek durumu protesto edecek.

Metro yetkilileri yolcuların tepkisine yol açan bu anonsu “Metronun kameralarında uygunsuz şekilde görülen gençler için uyarı yapılıyor” şeklinde savunmuş, CHP Ankara Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Levent Gök de konuyu Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Muammer Güler’in cevaplaması istemiyle soru önergesi vermişti.

İstanbul’da da 2011 Nisan ayında Taksim – Sarıyer seferini yapan İETT otobüsü şoförü ‘ahlaka aykırı’ davrandıklarını düşündüğü genç bir çifte “Otobüs seks yapma yeri değil” sözüyle çıkışmış, ardından başlayan kavgada gençlerden biri darp edilmişti. Bu olayın ardından da sosyal medyada organize olan gruplar otobüste ‘ahlaka aykırı’ davranma protestosu gerçekleştirmişti.

[Son Dakika] Rusya’da 8.2’lik deprem

Rusya’nın kuzeydoğusu 8.2 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Pasifik’teki ada ülkesi Tonga’da, dün akşam meydana gelen 7.4’lük depremin ardından 6.6 büyüklüğünde yeni bir deprem daha meydana geldi.

Rusya 8.2 ile sallandı. Depremin ardından bölgede tsunami alarmı verildi. Sarsıntının Japonya’nın başkenti Tokyo’dan da hissedildiği öğrenildi.

Tongo’da ikinci deprem

ABD Jeofizik Araştırma Kurumu, sarsıntının başkent Nuku’alofa’nın 84 kilometre güneydoğusundaki bölgede gerçekleşen depremin derinliğinin 103 kilometre olduğunu açıkladı. Depremlerde herhangi bir can kaybı yaşanmadığı açıklandı. Tonga’da dün saat akşam 7.4 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Tonga’da 12 Mayıs’ta da 6,5 büyüklüğünde deprem olmuştu.

 

Güler açıkladı, “Hacker değil Asker”

Redhack’in Reyhanlı saldırısına ilişkin yayımladığı belgelerle ilgili açıklama yapan İçişleri Bakanı Muammer Güler, söz konusu belgelerin jandarmada görevli bir kişi tarafından bilgisayar korsanlarına ulaştırıldığını söyledi. Belgelerde Reyhanlı’yla ilgili uyarıların da yer aldığını belirten Güler, “Ancak saldırıyla ilgili tereddütümüz yok” dedi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise, belgeleri RedHack’e sızdırdığı iddiasıyla bir askerin gözaltına alındığını açıkladı.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Redhack’in Reyhanlı saldırısıyla ilgili jandarma istihbarata ait olduğu iddiasıyla yayımladığı belgelere ilişkin açıklama yaptı.

Güler, özetle şunları ifade etti:

”Oradaki belgeler, Jandarma Genel Komutanlığı’na ve diğer birimlere Nisan ayından itibaren gelen ikaz mahiyetindeki bilgileri ihtiva etmektedir. Oradaki bilgiler Jandarma Genel Komutanlığı bilgisayarına girilerek o sistem çökertilerek alınmış bilgiler değildir. Özellikle onu belirtiyorum. Bir il jandarma komutanlığının ast birliklerine gönderilmek üzere olduğu bu evrakları orada görevli ve kimliği belirlenmiş kişinin cep telefonuyla fotoğrafını çekerek e-mail yoluyla o bilgisayar korsanlarına ulaştırdığı tespit edildi. Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.

Orada ele geçen, bahsedilen bilgilerin bir kısmı farklı terör örgütlerinin bazı yerlerdeki eylem hazırlıklarına ilişkin ifadeleri, istihbari bilgileri ifade ediyor. Ama Reyhanlı’ya ilişkin olan kısımlar da var. Ancak bizim Reyhanlı olayıyla ilgili kimin yaptığı konusunda hiçbir tereddütümüz yok. Olayla ilgili soruşturmamız devam ediyor.”
Hacker grubu Redhack, Reyhanlı saldırısıyla ilgili jandarma istihbarata ait olduğunu iddia ettiği bazı belgeleri yayımlamıştı.

Grubun Twitter’da yayımladığı belgelere göre, Hatay Jandarma İstihbaratı ilgili birimlere bombalı saldırılarla ilgili “El Kaide’ye yakınlığıyla bilinen Esad karşıtı El Nusra Cephesi”ni işaret eden uyarı yazısı gönderdi.

“Gizli” ve “ivedi” damgalı uyarı yazısında, El Nusra Cephesi’nin bomba yüklü araçlarla Türkiye’de eylem yapacağı iddiaları yer alıyor.

Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı’ndan Jandarma Genel Komutanlığı’na gönderilen ihbar yazısında da Suriye plakalı ve bomba yüklü 4 araçla ilgili bilgilere yer veriliyor.

(T24)

AKP hız kesmiyor: 22:00 ile 06:00 saatleri arasında alkol satışına yasak

Alkol ile ilgili düzenlemeleri de içeren teklif Meclis Genel Kurulu’nda görüşüldü. AK Parti’nin, kabul edilen yeni önergesiyle kapsam genişletildi. Teklif bu haliyle yasalaşırsa 22.00 ile 06.00 saatleri arasında alkol satışı yapılamayacak.

Alkollü araç kullanmadaki promil sınırı ise 1,00’den 0,50’ye çekildi. Alkolü tespit amacıyla teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücüler, alkollü olarak sayılmak yerine, 2 bin TL para cezasına çarptırılacak.

Alkol ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin 18 maddeyi içeren birinci bölümü kabul edildi. Alkollü içkiler, 22.00 ile 06.00 saatleri arasında perakende olarak satılamayacak.

Teklifin 2. maddesi üzerinde, AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ile arkadaşlarının imzasını taşıyan önerge kabul edildi.

Buna göre, alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacak. Ancak, alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları düzenlenebilecek.

Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik küplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemeyecek. Ekranda sigarada olduğu gibi alkol görüntüleri de buzlandırılacak.

 

 

 

Taksim engelli bireylere ezelden beri tamamen kapalı

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği üyesi fiziksel engelliler, mimari engellere dikkat çekmek için Taksim’deydi. İstiklal Caddesi’nde yemek yiyecek, kahve içeçek, alışveriş yapacak mekan arayan fiziksel engelliler bu çabalarında başarılı olamadı.

İstiklal Caddesinden Engelsiz Erişim! Manzaraları

bianet’den Nilay Vardar’ın haberine göre engelliler, ilk uğradıkları restoranda içeri bile buyur edilmedi. Bir diğerinde iyi niyetli garsonlar kendilerini taşıyabileceğini söyledi ancak 60 kilo ağırlığındaki tekerlekli sandalyeyi kaldırmanın kendileri için ne kadar büyük bir risk taşıdığının farkında değillerdi.

Bir teknoloji mağazasında, satış elemanları mouse almak isteyen engellilere hangi modeli istediklerini sordu, “Çeşitleri görmek istiyoruz” diye yanıt alınca, gülerek “hepsini getirelim” dediler ama getirmediler.

Bir kahve dükkanında “yardım için basınız” butonu vardı. Çalışanlar ne isterlerse kapıya getirebileceklerini söylediler; ancak içeri girip kahve içmek mümkün değildi. Yine arabayı taşıma teklifinde bulundular.

Kitap da alamadılar, bankadan para da çekemediler. Cadde üzerindeki hiçbir mekana tekerlekli sandalyeleri ile rahatlıkla erişmeleri için tasarlanmış kaldırım bulunmaduğı için giremediler.

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı Adem Kuyumcu

Kanunlara göre tüm mekanların engellilerin erişimine uygun halde olması gerekiyor. Her mekanda asansör ve  engelli tuvaleti bulunmalı. Ayrıca mekanlardaki düzenlemede de masaların, sandalyelerin konumunun engellilere uygun hale getirilmiş olması gerekiyor.

Engelsiz Hayat Dayanışma Derneği Başkanı Adem Kuyumcu, herkesin erişebileceği mimari yapılar için kanunlar ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) standartları bulunmasına rağmen buna uyulmadığını söyledi.

“Mimarlar tasarımlarında engelleri yok saymakta, engellerle dolu binalar ve çevresel yapılar tasarlamakta, mühendisler TSE ölçülerine uymamakta, müteahhitler konutları yaparken engellileri ve yaşlıları düşünmemekte, belediyeler de bu kanunlara uymamakta. ”

Engelsiz Erişim Kanunu geçen sene ötelenmişti

AKP tarafından bir devrim sloganı ile 2005'te çıkarılan engelsiz erişim kanunun yürürlüğe girmesine bir gün kala gene AKP tarafından iki yıl ötelenmişti
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 2005’te Avrupa Birliği uyum süreci çalışmaları kapsamında Türkiye’de ilk kez bir engelliler kanunu çıkararak tüm belediyelere belediyelerin sorumluluğunda bulunan her yerin herkes tarafından erişilebilir hale getirilmesi için yedi yıl süre vermişti.

Kanunun çıktığı günden itibaren belediyelerin yapacakları yeni kaldırım, yaya yolları, geçitler ve resmi binaların tüm engellilerin rahatça hareket edip başkalarından yardım almadan kullanabileceği gibi tasarlanması bildirildi.

Temmuz 2012’de ise kanunun süresinin dolmasına bir gün kala bu süre 1+2 yıl daha uzatıldı.

(Bianet)

 

Çocuklar ülkenin her yerinde istismara uğruyor

Adalet Bakanı Sadullah Ergin

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Türkiye’nin tecavüz, çocuk istismarı ve taciz suçları” haritasını açıkladı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini yanıtlayan Ergin, 2011 verileri ışığında 81 ilde açılan “Tecavüz, çocuk istismarı ve taciz suçları” davalarının dökümünü verdi.

Çıkan tabloda, İstanbul başta Türkiye’nin tüm illerinde çocuklar taciz ve tecavüze uğruyor. CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Mecliste konu bir an evvel araştırılmalı” dedi. Bakanlığın verilerine göre İstanbul’da 2011 yılında bin 486 tecavüz, 2 bin 488 çocuk istismarı, 2 bin 223 taciz davası açıldı.

Verilere göre Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul’da 2011 yılında bin 486 tecavüz, 2 bin 488 çocuk istismarı, 2 bin 223 taciz davası açıldı. Açılan davalar baz alındığında İstanbul’u tecavüzde İzmir (568) çocuk istismarında Ankara (1162) izledi. Taciz davasında da İzmir, İstanbul’un ardından 901 davayla ikinci sırayı aldı.

Akdeniz Bölgesi’nin önemli kentlerinden Adana’da 461 tecavüz, 656 çocuk istismarı ve 291 taciz davası açıldı. Bölgenin bir diğer önemli kenti Antalya 432 tecavüz, 548 çocuk istismarı, 473 taciz davasıyla öne çıktı. Gaziantep 558, Bursa 545, Mersin de 500 çocuk istismarı davasıyla bu haritanın önemli kentleri arasında yer aldı. Kayseri de utanç haritasında şu verilerle girdi: Tecavüz davası (263), çocuk istismarı davası (374), taciz davası (273).

Sezgin Tanrıkulu

Tunceli’de 2011 yılında 3 tecavüz, 5 çocuk istismarı, 3 taciz davası açıldı. Türkiye’nin muhafazakâr illeri arasında gösterilen Konya, 609 çocuk istismarı davasıyla ilk 5 il arasında yer aldı. Konya 354 tecavüz ve 438 taciz davasıyla da öne çıktı. Karadeniz’in önemli kentlerinden Samsun’da ise 418 çocuk istismarı davası açıldı. Güneydoğu bölgesinin en büyük kenti Diyarbakır’a ait veriler ise şöyle: Tecavüz davası: 92, çocuk istismarı davası: 193, taciz davası: 75.

Bakan Sadullah Ergin’in yanıtında yer alan “Tecavüz suçuna giren bazı maddeler aynı zamanda çocuk istismarı suçu içinde de sayılmıştır” dipnotu ise utanç haritasının en travmatik boyutu olarak öne çıktı. Tanrıkulu, “Ne acıdır ki bu dipnot bazı çocuklarımıza yönelik istismarın ötesinde tecavüz de edildiği gerçeğini yüzümüze çarpmaktadır. Bu dipnot bile tek başına yürek burkan, travmatik bir durumdur” değerlendirmesini yaptı.

Ergin’in açıkladığı verilerin bazıları şöyle:

* İzmir’de ise 568 çocuklara tecavüz, 901 taciz davası kayıtlara geçti.

* Ankara’da çocuk istismarı üzerine açılan dava sayısı 1162.

* Adana’da 461 tecavüz, 656 çocuk istismarı ve 291 taciz davası açıldı.

* Konya’da 609 çocuk istismarı, 354 tecavüz ve 438 taciz davasıyla kayıtlara geçti.

* Antalya’da açılan davaların 432’si çocuklara tecavüz, 548’i çocuk istismarı, 473’ü taciz üzerine.

* Diyarbakır’da 92 çocuğa tecavüz, 193 çocuk istismarı, 75 taciz davası görüldü.

* Tunceli’de 3 tecavüz, 5 çocuk istismarı, 3 taciz davası açıldı.

* 2011’de, Gaziantep’te 558, Bursa’da 545, Mersin’de 500 çocuk istismarı davası görüldü.

* Kayseri’deki rakamlar şöyle: 263 çocuğa tecavüz, 374 çocuk istismarı, 273 çocuğa taciz davası.

* Samsun’da açılan çocuk istismarı davası sayısı 418

 

(Uçan Süpürge, T24, Bianet)

 

 

İlkay Akkaya’nın “Umut”un’dan Hrant Dink’e “Ahparig”

İlkay Akkaya’nın 25. sanat yılı için hazırladığı yeni albümü ‘Umut’ Ütopya Müzik etiketiyle raflardaki yerini aldı.

İlkay Akkaya albümü ‘Umut’ ile ilgili olarak şunları söylüyor: “25 yıl olmuş sesim dinleyici dostlarla buluşalı. Karanlık ve acılı zamanlardan geçtik hep birlikte ama çoğu zaman acıları sevinçlere, hüzünleri coşkulara da çevirdik ırmak ırmak. Yolun burasında ölümün ve hayatın yollarımızı ayırdığı birlikte yürüdüğüm herkese teşekkür ediyorum. Bu çalışmamda dostluğu, yoldaşlığı, emeği ve üretimiyle yanımda olan tüm arkadaşlarıma, aileme, en karanlık zamanlarda yankısını bulan bir ses olmamı sağlayan dinleyici dostlarıma sonsuz teşekkürler. Hayattan ezgilerle geçmek çok güzeldi…” Hrant Dink anısına bestelenen ‘Ahparig”in de içinde bulunduğu ‘Umut’ albümü 13 şarkıyı barındırıyor. Kaybettiğimiz besteci ve sanatçı Tuncay Akdoğan’ın ‘Martı’, Mehmet Özer – Metin Yılmaz’ın ‘Bir Gül’, ‘Özledim Seni’, İlkay Akkaya – Cengiz Akataş’ın ‘Yokluğunda’, Gülbahar Kültür – Cem Yıldız’ın ‘Terazi Var Tartı Var’, Ayhan Kılıç’ın ‘Bülbül’, Hrant Dink’e adanmış olan Ozan Baran’ın ‘Ahparig’, ‘Bir Sessizlik Öldürür’, Nalan Temeltaş Kutlay – Fikri Kutlay’ın ‘Olağan Bir Gün’, ‘Ceylan’, Taylan Tanış’ın ‘Sokaklar Bizimdir’, Dengbeş Gazin’in ‘Kula Roboski- Roboski Acısı’ albümdeki parçalar. Düzenlemeler Ayhan Orhuntaş’a ait.

http://www.youtube.com/watch?v=ffGXQ5GVplw

Hrant Dink anısına albümde seslendirilen “Ahparig” parçasının sözleri:

“Ömrümün Ortasında
Bir Gelin Şarkısında
Güvercin donundayım
Bir Derviş Hırkasında
Dağların Duldasında Bir Dala Konayım
Zemheri Ocağında Yanayım Yanayım
Yanayım Yanayım Kanayıp Söneyim
Ararat Dağına Döneyim Hoy Hoy
Yanayım Yanayım Kanayıp Söneyim
Ararat Dağına Döneyim

Nehirler Uyanırken
Sabaha Boyanırken
Mavinin Müjdesinde
Alı Al Moru Morken
Fıratın Kıyısında Bir Taşa Döneyim
Suların Harmanında Arınıp Kanayım
Yanayım Yanayım Kanayıp Söneyim
Ararat Dağına Döneyim Hoy Hoy
Yanayım Yanayım Kanayıp Söneyim
Ararat Dağına Döneyim”

(Yeşil Gazete)

“Le métèque”in bestekarı Georges Moustaki öldü

“Le Meteque” (Pis Yabancı) şarkısıyla dünya çapında ün yapmış Yunan asıllı Fransız besteci ve ses sanatçısı Georges Moustaki bu sabah Fransa’nın Nice kentindeki evinde hayata veda etti.

79 yaşında yaşamını yitiren Georges Moustaki, 1951 yılında göçmen olarak geldiği Paris’te müzisyen olarak çalışmaya başlamış ve besteleriyle dönemin ünlü Fransız şarkıcılarının gözdesi olmuştu.

1958 yılında, daha sonradan kısa süre aşk yaşayacağı ünlü Fransız şarkıcı Edith Piaf ile tanışan Moustaki, Piaf’ın en ünlü şarkılarından biri olarak bilinen ve birçok dile çevrilen “Milord”‘ adlı parçayı besteleyen isimdi.

Mayıs 1968 olaylarına da aktif olarak katılan Moustaki; Yves Montand, Barbara ve Serge Reggiani gibi ünlü Fransız sanatçılar için de şarkılar bestelemişti.

http://www.youtube.com/watch?v=fOCsab07Gt0

En son 2009 yılında konser veren Moustaki, 2012 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Troçkist adayı desteklediğini açıklamıştı.

 

Hayri Kozakçıoğlu evinde ölü bulundu!

Eski Olağanüstü Hal (OHAL) Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu evinde ölü bulundu. Kozakçıoğlu’nun yanında tabanca bulunması yaşamına son verdiği iddialarını akıllara getirdi.

İlk gelen bilgilere göre Kozakçıoğlu’nun dün gece evinde yalnız olduğu sırada silahla kalbine ateş ettiği üzerinde duruluyor.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da şiddetin en yoğun olduğu dönemlerde uzun süre Olağanüstü Hal Bölge Valiliği yapan Hayri Kozakçıoğlu, hep isminin etrafındaki tartışmalarla gündeme geldi. Kimi zaman OHAL Bölgesindeki insan hakları ihlalleri ve infazlar, kimi zaman adının ve kişisel hesaplarının karıştığı yolsuzluklar konuşuldu. 12 Eylül’ün hemen öncesindeki kanlı günlerde İstanbul Emniyet Müdürü olan Kozakçıoğlu, darbenin hemen ardından Adana Valiliği’ne buradan da Diyarbakır Valiliği’ne atanmış, ‘hızlı yükseliş’ini sürdürerek Tansu Çiller’in başbakanlığı sırasında iki dönem milletvekilliği de yapmıştı.
Kozakçıoğlu evli ve 3 çocuk babasıydı.

(T24)