Ana Sayfa Blog Sayfa 4268

Almanya Yeşiller heyetinden Yeşiller/Sol’a ziyaret

Gezi Parkı Direnişi 20. gününde. Direniş bir mutabakatla sona erme sürecine girmişken 19. gün 20:55’te polisin Gezi’ye müdahalesi ile ortam bir kez daha gerildi.

paylaşmak için tklynz / click for to share

Dünya’dan Gezi Parkı Direnişine destekler gelmeye de devam ediyor. Almanya Yeşiller eş başkanı Claudia Roth‘un polisin Gezi’ye karşı gerçekleştirdiği müdahale sırasında gaz bombalarından etkilendiğini ve Divan Oteli’ne sığınan yaralılar arasında bulunduğunu ilgili haberimizde sizlere duyurmuştuk. Roth, yaptığı açıklamada yaşanan durumun bir savaş ortamını anımsattığını da sözlerine eklemişti.

Direnişin 20. günü olan Pazar günü Claudia Roth ile birlikte Aşağı Saksonya Yeşiller Milletvekili Belit Nejat Onay ve Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları komitesi üyesi Barbara Lochbihler, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin “Beyoğlu Yeşil Ev” olarak bilinen İstanbul İl Örgütü binasın ziyaret etti.

Yeşiller/Sol eş sözcüleri Sevil Turan ve Arif Ali Cangı, ziyaret sırasında 19 gün önce başlayan direnişte bugün gelinen noktanın çok farklı bir aşamada olduğunu ve demokratik mücadele için bir kapı aralandığını belirterek Avrupa Parlamentosunun 3 haziran’da aldığı kararın her ne kadar hükümet tarafından kabul edilemez olarak görülse de Türkiye demokrasisine büyük katkısı olduğunu ifade ettiler.

Hükümetin yargı süreci sonucunda referenduma gidilmesi önerisinin Yeşiller/Sol olarak onaylandığını, eylemin barışçıl bir biçimde sonlandırılması düşünülürken müdahale olmasının kabul edilemez olduğunu belirten Turan ve Cangı, bu konuda 15 Haziran gecesi bir bildiri yayınladıklarını ifade ederek bu aşamadan sonra şiddet kullanımı hakkında hukuki yolların izleneceğini, bu aşamada da Alman Yeşillerinin desteğini beklediklerini açıkladılar.

Sevil Turan, Başbakan Erdoğan’ın 24 saat içinde gezi boşalacak açıklamasının bu direnişi hiç anlamamış olduğunu gösterdiğini ve kaygı verici olduğunu söyledi.

Aşağı Saksonya Yeşiller Milletvekili Belit Nejat Onay, hükümet istifa etsin talebinin gerçekçi olmadığını söyledi.

Avrupa Parlemantosu kararı alınırken Yeşillerin talep ettiği bir çok maddenin girmediği vurgusunun yapıldığı ziyarette Parlamentoda Türkiye’nin AB’ye girmesini sadece Yeşillerin savunduğunun altı çizildi.

Toplantıya katılan Ahmet İnsel, AKP’nin katı, tek bir adamın iradesi etrafında dönen bir stratejisi olduğunu, AKP içinde bundan memnun olmayan olmasına rağmen dışarıya bir tepki vermediklerini söyledi.

Almanya Yeşiller eş başkanı Claudia Roth ise, Türkiye’de yaptığı görüşmelerde, Türkiye için Yeşiller Partisinin bir geleceği olup olamayacağı konusunun sık sık gündeme geldiğini, % 10 baraj uygulaması olduğu sürece bunun çok zor olduğunu ama böyle bir partiye de ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.

Roth Temmuz ayında Berlin’de yapılacak Eyalet delegeleri toplantısına Yeşiller/Sol temsilcilerini de davet etti.

(Yeşil Gazete / Türkiye)

 

Polis delilleri yok etmeye mi çalıştı?

Polisin Okmeydanı’na saldırısında 14 yaşındaki B.E. başının arkasından gaz fişeğiyle yaralandı, ameliyat oldu, durumu ağır. Avukat Karatana, hastanedeki polisin çocuğun giysilerine el koymak istediğini açıkladı.

İstanbul Okmeydanı’nda polisin dün geceki saldırısında başının arkasından gaz fişeğiyle yaralanan 14 yaşındaki B.E., hastaneye kalbi durmuş olarak getirildi. Bianet’in haberine göre, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyata alınan B.E. beyin kanaması geçirdi.

Ameliyattan çıktı ve uyutuluyor. Hayati tehlikesi yüksek. Avukat Evrim Deniz Karatana, hastanedeki polisin B.E.’nin giysilerine el koyduğunu, delil niteliği taşıyan giysileri geri almak için çabaladıklarını belirtti. Giysiler B.E.’nin ailesine geri verildi. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, dün geceki son açıklamasında toplam 44 yaralı olduğunu, hiçbirinin durumunun ağır olmadığını söylemişti.

Zeynel Koç TRT’den istifa etti

TRT’nin Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zeynel Koç, görevinden ayrıldı.

TRT ’nin Yayınlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Zeynel Koç, 5.5 yıldır yürüttüğü Genel Müdür Yardımcılığı görevinden ayrıldı.

Medya Tava’nın haberine göre Koç istifasını twitter hesabından “Buraya kadarmış” tweeti, TRT Genel Müdürlük binasının fotoğrafı ile duyurdu.

Kulislerde konuşulanlara göre, Koç’un üst yönetimle bazı konularda anlaşmazlık yaşadığı iddia edildi.

Genel Grev!

DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB, pazartesi günü iş bırakacağını açıkladı.

DİSK (Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu), KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği), TTB (Türk Tabipleri Birliği), TDB (Türk Diş Hekimleri Birliği) yarın iş bırakacağını açıkladı.

Yapılan açıklamada, halkın hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyen ısrarlı direnişi karşısında, AKP iktidarının halka karşı, dünyanın gözleri önünde bir saldırı kampanyası başlattığı ileri sürülerek, “Bu nedenle yarın (17 Haziran Pazartesi) üyelerimiz iş yerlerine giderek, bu saldırganlığa karşı itirazlarını ifade edecek, aciller dışındaki hizmet üretimini durdurarak, şehirlerin merkezi meydanlarına yürüyeceklerdir. Halkımızı söz konusu direnişimizde katkıya, hizmet alımından dolayı yaşanacak aksamalardan dolayı anlayışa, eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye için alanlarda birlikte olmaya çağırıyoruz”

Yeşil Gazete muhabiri İstiklal’de gözaltına alındı

Gezi Parkı Direnişi 20. gününde. Polisin dün Gezi’ye karşı yaptığı müdahalenin ardından Beyoğlu, Taksim başta olmak üzere ülke genelinde gerginlik devam ediyor.

Yeşil Gazete muhabiri Doktor Savaş Çömlek az önce bizi arayarak Nevizade’de gözaltına alındığı bilgisini iletti.

İşte Savaş’ın aktardıkları;

“Nevizade’de polis tarafından gözaltına alındık.

5 kişi idik, 4 kadın bir de ben

Kadınlara cinsiyetçi küfürler ettiler, bana da aşağılayıcı ifadeler kullandılar Beyoğlu karakoluna götürülürken

Gözaltına alınma nedeni gaz maskesi bulundurmamız imiş

Karakola giderken de tacizleri devam etti. Beni otobüse çarpmaya çalıştılar, kendimi kollamasaydım otobüse çarpabilirdim. Kadınları da itip kaktılar cinsiyetçi küfürler etmelerinin yanısıra.

Bu tutumları Beyoğlu Karakolu’nda da devam etti.

İki gündür görevde olduklarını, çok yorgun ve sinirli olduklarını da beyan ettiler.

Kimliklerimizi aldılar gözaltında tutulduğumuz sırada ama gözaltından çıkarken iade ettiler, gaz maskelerimize ise el kondu.

Toplam yarım saat kaldık Beyoğlu Karakolu’nda.

İletişim kurmaya çalıştığımız, konuşmaya başladığımızda ise ilk baştaki tutumlarında yumuşama oldu, daha anlayışlı davranmaya başladılar.

Karakoldan çıkmadan hemen önce, “İktidara geldiğimizde çalışma koşullarınızda iyileştirme yapacağız” dediğimde ise çok şaşırdılar.

Şu anda İstiklal’deyiz. Bize buradan gidin ve geri dönmeyin dediler ama buna niyetimiz yok. Direnişe devam ediyoruz. Şimdi gaz maskesi bulmamız lazım.”

Haber: Alper Tolga Akkuş / #anavarrza

(Yeşil Gazete / Türkiye)

Gezi Parkı Direnişi 20. gün – Canlı Yayın

Gezi Parkı Direnişi 20. gününde. 19. günü akşam saatlerinde (20:55) Gezi Parkı’na yapılan çok şiddetli polis müdahalesinin ardından ülkenin pek çok yerinde gerginlik devam ediyor.

Dün akşam gerçekleşen müdahalede Toma'dan sıkılan suyun içinde asit olduğu iddiları vardı. Suya maruz kalanlar derilerinin yandığı yönünde açıklamalarda bulunuyor

Yaşanan gelişmeleri gerek olay mahallinde bulunan arkadaşlarımızdan gerekse de teyit ettirerek sosyal medyadan sizleri aktarmaya devam edeceğiz

Kızılay / Ankara (12:35)

Koray, olay mahallinden bildiriyor,

“Kızılay’ı polis dağıttı şu anda. Buraya Ethem Sarısülük için çiçek bırakmaya gelmiştik ama polis müdahalesi ile karşılaştı. 7 bin kadar direnişçiye gaz bombası ile müdahale edildi”

Ramada Oteli (13:00)

Ramada Otelinde polis doktorları kelepçeleyip gözaltına alıyor.

Ankara (12:15)

Diren Gezi Parkı facebook sayfasından paylaşıldı

“Ethem Sarısülük’ün Cenazesini Kızılay’daki Tören İçin Taşıyan Cenaze Aracının Yolu TOMA’lar ve Çevik Kuvvet Tarafından Kesildi”

(Yeşil Gazete / Türkiye)

Gezi’ye polis saldırısı, Divan Oteli’nin içi

Gezi Parkı Direnişi’nde 20. gün. Tam direniş bir mutabakata vardı, tek çadır kalacak, tansiyon düşecek derken dün 20:55’te polis Gezi’ye iki koldan girdi. Revir’e bile saldırdı, çadırları dağıttı, dilek ağacını yaktı.

paylaşmak için tklynz / click for to share

Almanya Yeşiller Partisi eş başkanı Claduia Roth da Gezi’ye yapılan polis saldırısı sonucu yaralandı. Roth’a ilk müdahale Divan Oteli revirinde yapıldı.

Roth, divan oteli revirinde doktorlar tarafından yapılan ilk müdahale sonrası Divan Oteli revirinde

Divan Oteli içinde bulunduğunu televizyon yayını sırasında görerek kendisine telefon ile ulaştığımız doktor arkadaşımızın gece boyu bize sms ile gönderdiği bilgiler ile Taksim Platformu’ndan Bülent Müftüoğlu’nun otel içinden çektiği fotoğrafları sizinle paylaşıyoruz.

#direnedirenekazanacagiz

Divan Oteli / Taksim (23:32)

Otel içindeki doktor arkadaşımızın az önce gönderdiği sms

“Otelin üst katlarında sıkıştık. Tüm kapılar kilitli. Gaz gelirse Madımak olur”

Divan Oteli (23:52)

“Şimdi biraz geri çekildiler, nefes aldık”

Almanya Yeşiller Partisi eş başkanı Claduia Roth otel içindeki direnişçileri sakinleştirmeye çalışıyor

Divan Oteli (00:08)

Otel içindeki doktor arkadaşımızdan gelen son bilgilendirme

“Şimdi revirdeyim. Çeşitli düzeyde birkaç yüz yaralı var”

Almanya Yeşiller Partisi eş başkanı Claduia Roth da Gezi'ye polis saldırıs sonrası yaralandı ve Divan Oteli içindeki revirde tedavi altına alındı

 

Divan Oteli (00:25)

Otel içinde bulunan doktor arkadaşımız son bilgiyi geçti

“Yeniden otel önüne gaz attılar”

Divan Oteli (00:43)

Otel içinde bulunan doktor arkadaşımız,

“Harbiye’ye doğru polis hareketlendi

Az önce de bir kalp krizi sevk ettik”

Divan Oteli (01:58)

“Revir’e gaz attılar. Jandarma geldi deniyor”

Divan Oteli (02:01)

“Revir’e iki taraflı gaz attılar. Hastalarla iki taraflı sıkıştık”

Divan Oteli (02:36)

“Jandarmadan da bir Toma takviye gelmiş”

Divan Oteli (02:44)

“İtfaiye sürekli su taşıyor Toma’ya”

 

Gezi Parkı (02:49)

“Sürekli iş makinaları çalışıyor Gezi Parkı’nda”

Gezi Parkı (02:51)

“Polisler bir yandan çadırları söküyor bir yandan da yağmalıyor”

Polat Otel (02:54)

Jandarma Toma’sı, Polat Otel girişine su sıktı”

Fotoğraflar: Bülent Müftüoğlu

Haber: Alper Tolga Akkuş / #anavarrza

(Yeşil Gazete / Türkiye)

People of Turkey uprising against Authoritarian Regime

It is now 04.14 am in Turkey.

Today the 19th day of our resistance aganist authoritarian Tayyip Erdogan rejime.

Today Police invaded the Gezi Park where peaceful protestors was occupied the park for protection of this public area against construction of Shopping Mall.

Since 27th. Of May; we did face with many different tools of goverment: disinformation, provacation, media censor, treats etc. and of course, tear gases; water cannons, maltreatment, unlawful custody.

The government’s fist reaction towards the crystal clear and righteous demands, which have been voiced since the very first day of the resistance was to ignore them entirely. Then, they attempted to divide the resistance, provoke people and damage the legitimacy of the movement. In both national and international public opinion, the government has failed in these attempts. At the end of the day, it was the legitimacy of the government, not the resistance, that eroded. Therefore, with the pressure of our righteous resistance, the AKP government was pushed to address the solidarity and start a dialogue.

At least we thought like that. We though that invitation of PM to Taksim Solidarity was kind of positive step.

We shared our ideas, our demands and most of them rejected. They offered referandum about the status of the park and demanded to leave the park. Well they threated us!

We did start to discuss as all the members of the resistance. All yesterday and today we have organized forums; discussions and tried to discuss our further movements.

We are not like goverment; we can not decide without discussion; we believe in open dialogue and discussion.

So while we were discussing (including leaving park and just having symbolic tent in park until the court decision and further movements of Goverment), although there was a statement of PM about not to have any intervation until Sunday or Monday; Police has started to attack. They water cannoned, tear gased the Gezi Park when there were elderly people and children, while nobody was expecting; while we thought that there was a dialogue going on.

In fifteen minutes, all Gezi Park was occupied. They thought that they succeed.

But they forgot! They did not consider our power!

They could invade park, they could have tear gases and all the resources; but they forgot that they could not invade our heart, our mind!

Taksim is empty now; conquered (the word used by Governor of Istanbul); but all Istanbul is now rising!

All the ways around Taksim is full of us; full of people for democracy. Although police is stil attacking.

People are marching from Anatolian Side to Taksim. Thousand of People!

Boshprous Bridge

People are marching from all neigbourhouds in Istanbul to Taksim!

People are uprising against PM and his full controled goverment not only in Istanbul but all around Turkey.

Turkey is standing up! Although they are brutual more than ever. Although they are tear gasing all infarmaries; they are tear gasing hotels.

It is 04:14 am. We are still on streets; we do smell just tear gas.

We will not forget! We will not quail!

We will remember what happened and we wont forgive!

People of Turkey are here! People of Turkey are Resisting!

Taksim Dayanışması: “Saldırı insanlık suçu!”

Taksim Dayanışması’nın polisin Gezi Parkı’na bu geceki müdahalesi sonrası yayınladığı açıklama şöyle:

Mahkeme sonuçlanıncaya kadar Gezi Parkının park olarak kalacağı sözünü veren yöneticiler, Gezi Parkını, İstanbul’u ve ülkemizi savaş alanına çevirdi!

15 Haziran akşam saatlerinde emniyet güçlerinin Gezi Parkı’na yapmış olduğu baskını kınıyor, kadın, çocuk ve yaşlıların parkta olduğu sırada, plastik mermiler, yoğun gaz ve ses bombaları ile yaptıkları saldırının bir insanlık suçu olduğunu bildiriyoruz.

Saldırı an itibariyle başta Taksim Meydanı ve çevresi olmak üzere tüm yurtta devam etmektedir.

Savaş koşullarında dahi görülmeyecek bir şiddetle yapılan saldırı esnasında Gezi Parkı ve Divan Otel’indeki revirler dahi saldırıya uğramıştır.  Şu an ülkemizin dört bir yanında ve İstanbul’un her köşesinde halkımız hükümetin bu saldırısını protesto etmekte ve Taksim’e doğru yürümektedir.

Şu an itibarıyla yapılan saldırının bilançosunu tespit etmeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar defalarca güvenilirliğini yitirmiş valisinden, emniyetine kadar yapılan açıklamalar inandırıcı değildir. Sayısını henüz tespit edemediğimiz gözaltılar ve yüzlerce yaralı ilk elden tespit ettiklerimizdir. Plastik mermi ile vurulanlar, hastaneye gidemeyen onlarca yaralı vardır.

Dayanışma temsilcilerimizin Başbakan ile yaptığı görüşme akabinde; Taksim Dayanışması bileşenleri bundan sonraki sürecin nasıl şekilleneceğini demokratik ve açık bir biçimde tartıştıkları anlarda bu saldırı gerçekleşmiştir. Parkın içinde nasıl bir planlama yapılacağını kararlaştırmaya çalıştığımız ve Taksim meydanında hiçbir gösterinin olmadığı bir anda yapılan bu saldırı gösteriyor ki; Başbakan’ın niyeti bu ülkede toplumsal kutuplaşmayı arttırmak ve halkını ezerek otorite hırsını tatmin etmektir.

Çünkü Taksim Dayanışması olarak herkese açık olan karar alma süreçlerimizde hepsi de ülkemizin meşru ve yasal emek/meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve bütün gönüllü katılımcılarımız olarak haklı ve insani taleplerimizin takipçisi olacağımızı ilan etmiştik. Aynı zamanda Gezi Parkı’nda çadırlarımızı ve kalış biçimimizi düzenleme faaliyetleri ile meşguldük. Bu tablo gerek sanatçı ve gerekse milletvekilleri tarafından kamu görevlilerine iletilmişken yapılan saldırı, bu ülkede kamu düzeninin bizzat siyasi iktidar tarafından bozulduğunu göstermektedir.

Taksim Dayanışması olarak aşağıdaki çağrıları acil olarak yapıyoruz;

1-  Emniyet güçlerinin bu vahşi saldırısı durdurulmalıdır. Bu gece ve yarın olacak olaylardan bütünüyle siyasi iktidar sorumludur.

2-Basın kuruluşları açıklamalarımızın halkımıza duyurulması konusunda yardımcı olmalı, halkına savaş açan bir siyasi iktidarın dezenformasyonundan halkımızı korumalıdır.

3-  Bu sert polis müdahalesi sonucunda yaralanan yurttaşlarımızın sağlığından endişeliyiz. Gönüllü hekimlerin engellemesi durdurulmalı, 112 ambulans başta olmak üzere mevcut kamu sağlık kurumları acilen güçlendirilmelidir.

4-   İstanbul’un her yerinden on binlerce kişi Taksim’e yürümektedir. Halkımızın bu yürüyüşünün engellenmesi mümkün değildir.

TAKSİM DAYANIŞMASI

Yeşiller/Sol: “Bu ülke Erdoğan’ın dizginsiz kibrine mahkum değildir!”

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Gezi Parkı direnişine şiddetli polis müdahalesi üzerine bir çağrı yayınladı. Açıklama şöyle:

“Gezi Parkı’na yapılan müdahale kelimenin tam anlamıyla devlet terörüdür. Dahası, sürecin makul bir çözüm yoluna girdiği eşikte bu terörün gerçekleştirilmesi Recep Tayyip Erdoğan’ın hakikatle bütün ilişkilerinin kesildiğini de göstermektedir. Başbakan’ın emriyle halka saldıran polis olanca sorumsuzluğuyla yangının üzerine benzinle gitmiştir.

Başbakan, uluslararası komplo hezeyanlarıyla etrafta  suçlu arayacağına kendi politikalarına dönüp bakmalıdır.

Bu ülkenin an itibariyle en büyük güvenlik sorunu Taksim Gezi Parkı’nda barışçıl sivil itaatsizlik eylemi yürüten yurttaşlar değil; Recep Tayyip Erdoğan’ın polis şiddeti marifetiyle uygulamaya çalıştığı politikalarıdır.

Hükümeti uyarıyoruz, gittiğiniz yol, yol değildir, kendinize gelin!

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, 15 Haziran 2013”