Ana Sayfa Blog Sayfa 4220

Çin ekolojik kırmızı çizgilerini belirledi

Çin tabiatın korunması konusunda ekolojik kırmızı kampanyası başlatacak.

Çin Ulusal Ormancılık Müdürlüğü toplantısında, ağaçlık alan ve orman, sulak alan, çöl yeşillendirme ve canlı türleri olmak üzere dört konuda kırmızı çizgi olarak asgari standartlar belirlendi. Buna göre, ağaçlık alan yüzölçümü 300 milyon hektarın, orman alanı yüzölçümü 249 milyon hektarın, orman hacmi 2 milyar metreküpün, sulak alan 53 bin hektarın, çöl yeşillendirme alanının 530 bin kilometrekarenin altına düşmemesi kararlaştırıldı.

Toplantıda ayrıca, her türlü doğal koruma alanında yapılaşmanın sıkı biçimde yasaklanmasının yanı sıra, tehlike altındaki yabani hayvanların ve bitkilerin tümüyle koruma altına alınması kararı da alındı.

 

Havalimanında sistem çöktü…

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Polnet Bilgi Sistemi’nde arıza meydana geldi. Bu sabah Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarında yurtdışına yolcu giriş ve çıkışı bir saat boyunca yapılamadı. Pasaport noktalarında kuyruklar oluştu.

Sabah 06.30 sıralarında Polnet bilgi sistemindeki arıza nedeniyle, Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pasaport işlemleri gecikmeli olarak gerçekleştirildi. Sistem arızası nedeniyle Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pasaport kontrol noktaları önünde uzun kuyruklar oluştu. Arıza nedeniyle bir saat yolcu giriş ve çıkışı yapılamazken, kuyrukta bekleyenler yetkililere tepki gösterdi. Sistemin normale dönmesinin ardından yaklaşık bir saat sonra yurda giriş ve çıkışlar yeniden başladı.

Bu arada yolcuların pasaport kuyruğunda beklemesinden dolayı uçaklar Atatürk Havalimanı’ndan gecikmeli havalanabildi.

Acıbadem Sigorta, Malezya Devleti’ne satılıyor

Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre Malezya’nın devlet yatırım şirketi Khazanah Nasional Berhad, Acıbadem Sigorta’yı 250-300 milyon dolarlık (480-577 milyon lira) bir teklif ile almaya çok yakın.

Kaynaklar, bu satın alma hamlesinin şirketin gelişmekte olan piyasalarda sigortacılık sektöründe varlığını güçlendirme çabalarının bir parçası olduğunu ifade ediyorlar.

Eğer anlaşmaya varılır ise bu Khazanah’ın Türkiye’deki en büyük ikinci yatırımı olacak. Şirket 2011 yılında Acıbadem Hastanesi’nin yüzde 75’ini 1 milyar dolara satın almıştı.

Konuya yakın bir kaynak, Khazanah’ın Acıbadem Sigorta ile ilgili anlaşmayı “çok yakında” imzalayacağını söyledi.

Malezya devlet yatırım fonu, Dubai merkezli Abraaj Grup’un ve Mehmet Ali Aydınlar’ın Acibadem Sigorta’da bulunan hisselerini satın alacak. Her iki tarafın Acıbadem Sigorta’da 50:50 oranında ortaklığı bulunuyor. Acıbadem Hastanesi’ndeki hisselerini satan taraflar yine Abraaj Grup ve Mehmet Ali Aydınlar idi.

Acıbadem Sigorta’dan konu ile ilgili bir açıklama henüz gelmedi. Abraaj Grup sözcüsü ise açıklama yapmayı reddetti.

Türkiye’deki en büyük beş sigorta şirketinden biri olan Acıbadem Sigorta; hayat, sağlık ve kaza sigortaları yapıyor.

(WSJ)

Assange, Wikileaks Partisi’ni kurdu

Açıkladığı belgelerle dünya gündemini değiştiren Wikileaks sitesinin kurucusu Julian Assange, Eylül ayındaki Avustralya parlamento seçimlerine katılabilmek için resmen Wikileaks Partisi’ni kurduğunu ilan etti. Avustralya’nın The Australian gazetesine bir demeç veren Assange “Her şeyden önemlisi Wikileaks Partisi’nin amacı Senato’da (Avustralya parlamentosunun üst meclisi) yer elde etmektir. Bu bağımsız soruşturmadan yana en iyi Avustralyalı gazetecileri Senato’ya yerleştirmek anlamına gelir” dedi ve Canberra’daki dürüst olmayan siyasetçilerin en çok bundan korktuğunu sözlerine ekledi. Assange, partisinin seçimlerde Yeni Güney Galler, Victoria ve Batı Avrupa eyaletlerinden 7 aday göstereceğini açıkladı. Wikileaks lideri, partisinin önemli değerlerinin şeffaflık, hesap verme ve hukukun üstünlüğü olacağını belirtti.

Avustralya’da parlamento seçimleri 14 Eylül’de gerçekleştirilecek. Ülke başbakanı ve İşçi Partisi lideri K. Rudd, seçimlerde Liberal Parti’nin başındaki Tony Abbott ile mücadele edecek.

(Birgün)

Fukuşima’nın müsebbibinden yeni özür, “Halen denize nükleer sızıntı var”

Fukuşima’nın işletmecisi TEPCO, santralden halen denize nükleer sızıntı olduğunu doğrulayarak halktan özür diledi. Yeraltı suyunda normalin 100 kat üzerinde radyoaktif kirlenme tespit edildi.

Japonya’da faaliyeti durdurulan Fukuşima nükleer santralinin işletmecisi Tokyo Elektrik Enerji (TEPCO), 2 yıl önce depremde büyük hasar gören santralden denize radyoaktif su sızıntısı olduğunu doğruladı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, santral çevresinden alınan yer altı suyu örneklerinin ay başında alınan örneklere göre 100 katın üzerinde kanserojen cesium-134 maddesi içerdiği belirtilirken, toksik değerlerdeki bu aşırı yükselişin sebebinin tam olarak tespit edilemediği ifade edildi.

Masao Yoshida

Radyoaktif maddelerle kirlenmiş suyun denize ulaştığını doğrulayan TEPCO sözcüsü, kirlenmenin denizde belirgin bir etki yaratmayacağını ileri sürerek, denizin radyoaktiflik seviyesinde herhangi bir yükselme yaşanmadığını dile getirdi. Şirket yaptığı basın toplantısıyla halktan özür diledi.

Nükleer tesisin yöneticisi Masao Yoshida Haziran ayında yemek borusu kanseri sebebiyle hayatını kaybetmişti. Yoshida, eriyen reaktörlerin kontrol altına alınması faaliyetlerine öncülük etmiş, aldığı kararlarla binlerce insanın hayatını kurtarmıştı.

Fukuşima, Rusya’da 25 yıl önce yaşanan Çernobil’den sonra en büyük nükleer felaket olarak gösteriliyor. Olay sonrasında ülkedeki 50 nükleer santralin faaliyeti durdurulmuş, daha sonra iki santral yeniden aktif hale getirilmişti.

 

(Nükleersiz.org)

 

 

 

Halliburton, Meksika körfezindeki petrol sızıntısı olayında delil kararttığını kabul etti

Halliburton’ın delil kararttığını kabul etmesi şirketin, suçun gerektirdiği en büyük para cezasına çarpıtırılması anlamına geliyor.

Amerikan şirketi Halliburton, üç yıl önce Meksika Körfezi’nde yaşanan petrol sızıntısı faciasıyla ilgili kanıtları yok ettiği suçlamasını kabul etti.

Mahkemenin de onay vermesi gereken ceza anlaşması Halliburton’ın ilgili suçun gerektirdiği en büyük para cezasına çarpıtırılması anlamına geliyor.

Meksika Körfezi’nde Petrol devi BP’ye ait Macondo kuyusunda meydana gelen petrol sızıntısı, ABD tarihinin en kötü sızıntı faciasıydı.

BP, Houston merkezli üstlenici firma Halliburton’ı kanıtları yok etmekle suçlamış ve tüm zararı karşılamasını talep etmişti.

Sızıntı, Deepwater Horizon adlı petrol çıkartma platformunda 11 işçinin hayatını kaybettiği patlamadan sonra oluşmuştu.

Halliburton’dan yapılan açıklamada, ‘Halliburton’ın bir yan kuruluşu Macondo kuyusu olayından sonra kayıtların silinmesi suçlamasını kabul etmeye, 200 bin dolarlık maksimum para cezasını ödemeyi ve üç yıl men cezasını kabul etmiştir’ denildi.

Halliburton, sızıntı faciasındaki suçlamaları kabul eden üçüncü büyük şirket oldu. Daha önce de BP ve petrol platformunu işleten Transocean şirketi suçlamaları kabul etmişti.

ABD Adalet Bakanlığı, patlamadan önce Halliburton’ın BP’ye çimentolama işlemini iyileştirebilecek 21 kelepçe kullanmasını tavsiye ettiğini söylüyor.

Ancak BP sadece altı kelepçe kullanmayı seçti.

Adalet Bakanlığına göre Halliburton Macondo kuyusundaki çimentolama işinde 21 kelepçe ve altı kelepçe kullanılmasını kıyaslayan iki bilgisayar modellemesi kullandı.

Bu modellemeler göre, arada pek bir fark bulunmuyordu.

Bakanlık, Halliburton’ın program yöneticisine bu sonuçları yok etme talimatı verdiğini ve bu talimattan sonra yok edildiğini belirtti.

Halliburton olaya karışan diğer şirketlerle birlikte, medeni hukuk davasıyla da karşı karşıya.

Sızıntının nedenlerini ortaya koyacak davanın, son yılların büyük ve masraflı davası olması bekleniyor.

Halliburton daha öce Ulusal Balık ve Vahşi Yaşam Vakfı’na 55 milyon dolar gönüllü bağışta bulunmuştu.

BP de, tazminatlar için 7,8 milyar dolarlık bir fon oluşturmuştu.

 

Adli Tıp raporu: Biber gazı öldürebilir!

Yalova’da polisin sıktığı biber gazı nedeniyle yaşamını yitiren Çayan Birben’in, ölümüne neden oldukları öne sürülen 4 polis hakkında ‘taksirle insan öldürme’ suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Yalova’da polisin yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıktığı, astım hastası Çayan Birben‘in (31) ölümünün ardından İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı raporda, kişinin yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruz kalmasının beyin kanamasında etkili olabileceği belirtildi.

Yalova’da 27 Mayıs 2012’de polisin sıktığı biber gazı nedeniyle yaşamını yitiren Çayan Birben’in (31), ölümüne neden oldukları öne sürülen 4 polis hakkında “taksirle insan öldürme” suçundan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yalova Asliye Ceza Mahkemesi, suçun “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” olduğunu belirterek görevsizlik kararıyla dosyayı Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Çayan Birben çıkan bir kavgaya polisin müdahalesi sırasında olay yerinde bulunuyordu. Tanıklara göre kavgaya karışmamış, polislere de “Hastayım, astımım var, bana sıkmayın” demişti. Ancak, polisler Birben’in yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıktılar. Fenalaşınca hastaneye kaldırılan Birben, 30 Mayıs 2012’de yaşamını yitirdi.

Gazın etkisi raporda

Hilal Köse‘nin Cumhuriyet’teki haberine göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli Tıp raporunda, kişinin yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruz kalmasının beyin kanamasında etkili olabileceği belirtildi.

Raporda “Kendinde mevcut beyin-damar anevrizması (genişleme) bulunan kişinin yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruziyeti halinde, serebral anevrizmanın rüptürüne (yırtılma) efor ve stres faktörüne ilave faktör olarak etkili olabilir” denildi.

Ağır cezalık suç

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz 2013’te soruşturmayı tamamladı. Şüpheli 4 polis hakkında “taksirle öldürme” suçundan iddianame düzenlendi. Yalova Asliye Ceza Mahkemesi ise iddianamede şüpheli polislerin orantısız ve sınırsız güç kullanarak Çayan Birben’in ölümüne sebebiyet verdiğinin belirtildiğine dikkat çekti ve kovuşturmanın da TCK’nin 874. ve 861-3e maddeleri uyarınca yapılması gerektiğini belirtti. Yalova Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı görevsizlik kararıyla Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. TCK’nin 874. maddesi, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, 12 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası verilmesini hükmediyor. “Kasten yaralama” suçunu düzenleyen TCK’nin 86. maddesinde ise 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Mursi’ye 15 gün hapis cezası

Mısır’da ordunun çağrısıyla Mursi karşıtları da bugün meydanlara iniyor. Mısır devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye de 15 gün göz hapsine alındı. Gerekçe, Hamas hareketiyle casusluk çalışmalarında bulunmak.

Mısır’da devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye “ülkede düşmanca eylemler yürütmek ve Hamas hareketiyle casusluk çalışmalarında bulunmak” suçlamasıyla 15 gün göz hapsi cezası verildi. Bu kararla Mursi resmi olarak gözaltına alınmış oldu. Ordunun, devrik cumhurbaşkanı Mursi’yi nerede tutuğu bilinmiyor.

Mahkeme, devrik lider Mursi’yi 2011 yılında Hamas’la işbirliği yaparak Mısırlı askerlerin ölümüne neden olmakla suçluyor.

Mahkeme başkanı, Mursi’nin 2011 yılında Hamas’la yaptığı telefon görüşmelerinde, radikal İslamcıların hapisten kaçmasına yardım ettiği ve Mısırlı askerlerin ölümüne neden olduğunu belirtti.

 


Natalie Portman yönetmen oluyor

Ünlü oyuncu Natalie Portman, İsrailli yazar Amos Oz’un ‘A Tale of Love and Darknes’ adlı kitabını beyaz perdeye uyarlamaya hazırlanıyor. Böylece Portman, ilk kez uzun metraj bir filmde yönetmen koltuğuna oturacak.

Oscarlı oyuncu Natalie Portman, yönetmen olmaya hazırlanıyor.

İsrailli yazar Amos Oz’un A Tale of Love and Darkness adlı otobiyografik romanından uyarlanacak filmde, Portman aynı zamanda yazar henüz 12 yaşındayken intihar eden annesini de canlandıracak.

Oz, 5-6 yıl önce Portman’ın kitabını okuduğunu ve film haklarını kendisinden istediğini açıkladı. Kitap, Oz’ın 1940’lardaki Kudüs’teki çocukluk günlerini anlatıyor.

Yazar, Portman’ın Eylül ayında İsrail’e gelerek film hazırlıklarına başlayacağını belirtti.

İsrail’de dünyaya gelen 32 yaşındaki oyuncu, daha sonra ailesiyle ABD’ye yerleşti. Portman, 2011’de ‘Siyah Kuğu’ filmindeki performansıyla en iyi kadın oyuncu Oscar’ını kazandı.

 

 

Holmen’in lisansı çıkartılamadı

0

TFF’nin 6+0+4 kuralı nedeniyleFenerbahçe İsveçli futbolcu Holmen’e lisans çıkartamadı.

Kadrodan bir yabancı gönderilmediği taktirde yeni transferi Holmen’i kullanamayacak olan Fenerbahçe Oscar Cardozo’nun transferinin gerçekleşmesi durumunda ise kadrosundan 2 yabancı oyuncuyu göndermek zorunda kalacak.

Ersun Yanal’ın kafasındaki sistemi artık tam anlamıyla belirlediği öğrenilirken gidişine kesin gözüyle bakılan Krasic için kulüp arayışları sürüyor.
Krasic’in menajerinin bu konuda Fenerbahçe ile ortak bir çalışma olduğu biliniyor fakat bugüne dek kulübe resmi bir teklif gelmedi.

Fenerbahçe’de Krasic’ten boşalacak kontenjana Holmen dahil edilecekken Oscar Cardozo’nun gelmesi durumunda Yobo veya Stoch ikilisinden biriyle daha yollar ayrılacak.