Ana Sayfa Blog Sayfa 4189

Avrupa’da ağaçların karbon depolama hızının yavaşladığı ortaya çıktı

Nature Climate Change dergisinde yer alan bir araştırma avrupa kıtası genelinde ağaçların karbondioksit depolama kapasitesinin azaldığını ve emilim hızının, 2005 yılından bu yana yavaşladığını gösteriyor. Bu durumu ortaya çıkan etmen ise ağaç sayısının azalması, ormanların tahrip edilmesi ve kimi doğal afetlerin etkileri.

Dünyada ekosistemin sürekliliğini sağlayan en önemli faktörlerin başında karbon depoları geliyor. Karbon döngüsü, karbonun kara, deniz ve hava arasındaki transferine verilen ad. Ancak karbonun bir bölümü, bu döngüye karışmadan ağaçlar tarafından depolanıyor. Ağaçların karbon depolama özelliği, dünya genelinde hızla artan sera etkisine yol açan gaz salımlarını dengelemek açısından da kilit rol oynuyor.

19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi’nden bu yana fosil yakıtlarının kullanımı ve toprak kullanımındaki değişikliğe bağlı insan faaliyetleri, bu döngüyü kökten etkiledi. Fosil yakıtların kullanılması, yerkürede depolanmış dev miktarda karbonun atmosfere karışmasını getirdi.

Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi’nden araştırmacı Gert-Jan Nabuur, ağaçların tüm bu insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbon artışıyla baş edemediğini söylüyor. Nabuur’a göre son 10 yılda Çin, Hindistan ve Brezilya gibi hızla büyüyen ekonomilerdeki faaliyetler de gaz salımlarının artmasında önemli rol oynadı.

(BBC)


 

 

 

Hatay’da TOMA’lı müdahale

Hatay’ın merkez Antakya İlçesi’nde toplanan yaklaşık 100 kişi ‘Gezi parkı’ protestolarında hayatlarını kaybedenler için yürüyüş yapmak istedi. Polis engeliyle karşılaşan gruba, biber gazı ve tazyikli suyla müdahale edildi.

aat 21.30 sıralarında Armutlu Mahallesi’nde toplanan yaklaşık yüzlerce kişi, ellerinde ‘ Gezi parkı ‘ protestolarında hayatlarını kaybeden 5 kişinin fotoğrafının olduğu ve ‘Unutmadık Unutturmayacağız’ yazılı pankartla Gündüz Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Aralarında ‘Gezi parkı’ protestolarında öldürülen Ali İsmail Korkmaz ‘ın ağabeyi ve ablasının da bulunduğu grup, Gündüz Caddesi girişinde polis engeliyle karşılaştı. Grubun dağılması yönünde anonslar yapan polis, grubun dağılmaması üzerine TOMA ‘larla tazyikli su sıkarak ve biber gazı atarak müdahalede bulundu. Dağılan grup Armutlu Mahallesi girişinde tekrar bir araya gelip barikatlar kurarak ateşe verdi.

(Ajanslar)

Milli Eğitim’den velilere: Oğlanı bırakın, kızı kontrol edin!

Milli Eğitim Bakanlığı velilere attığı SMS’de, “kız çocukları kontrol edip, erkekleri rahat bırakmalarını” tavsiye etti…

Milli Eğitim Bakanlığı 16 Eylül’de başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesi bazı konuları hatırlatmak için velilere SMS gönderdi. Posta gazetesinin haberine göre, SMS’te e-okul sistemi gibi yararlı bilgilerin yanı sıra şu uyarı yer aldı: “Anne-baba’nın kontrol çabaları erkeklerin problemli davranış göstermelerine neden olur. Kızlarda ise problemli davranışlar azalır.”

Mesajı alan velilerin, “Kızını dövmeyen dizini döver zihniyeti” olarak değerlendirerek bakanlığa tepki gösterdiği belirtiliyor.

(Ajanslar)

CIA’den tarihi itiraf, “1953 İran Darbesinin arkasında biz vardık”

CIA, İran’da gerçekleşen 1953 harekatındaki rolünü üstlendi.


60 yıl önce bu Pazartesi , 19 ağustos  1953’de ABD ve İngiltere’nin destek verdiği darbe, başbakan Muhammed Musaddık’ı koltuğundan edince, İran’ın modern tarihi kritik bir dönemece girdi. Olayın yankıları yıllarca darbeyi planlayanları izleyerek Şah’ın 1979’da yönetime el koymasını sağlayan ve hatta aynı yıl Tahran’da ABD Büyükelçiliğini ele geçiren İranlıları etkileyen Amerikan karşıtlığına neden oldu.

Fakat, ABD istihbarat örgütü, neredeyse altmış yıl sonra açıkça darbenin arkasında olduğunu açıklayabildi. Bugünkü yazı, CIA içinde çalışan bir tarihçinin 1970’li yılların ortalarında hazırladığı bir rapor olan İran Savaşı’nın kısa bir özetidir.

Belge, ilk kez darbeyi anlatan “Gizli Harekat” başlığı altındaki 3. Bölüm dahil olmak üzere çoğu çıkartılmış biçimde 1981’de gün yüzüne çıktı. Bu kısmın büyük bölümü gizliliğini koruyor; fakat, bu yeni versiyonda, bildiğimiz kadarıyla ilk kez, CIA’in katkısı resmi olarak açıklanıyor: kayıtlara göre; “Musaddık’ı ve Ulusal Cephe’yi yerinden eden askeri darbe, ABD’nin dışişleri politikası kapsamında CIA’in direktifleriyle gerçekleştirildi.” İran’ı “Sovyet saldırılarına açık” bırakma tehlikesinin “ABD’yi … TPAJAX’ı planlama ve uygulamak zorunda bıraktı” diye ekleniyor.

TPAJAX, her aşamasında yerel işbirlikçilere bel bağlayan CIA’in hükümeti devirme planının kod adıydı. Plan, birkaç adımdan oluşuyordu: siyaseten Musaddık’ın kuyusunu kazmak için propaganda yapmak, Şah’ı işbirliğine ikna etmek, meclis üyelerine rüşvet vermek, güvenlik güçlerini organize etmek ve sokak gösterilerini kışkırtmak. İlk teşebbüslerinde başarısız oldular, fakat yaşadıkları paniğin ardından  darbe güçleri kendilerine çekidüzen verdi ve 19 Ağustosdaki ikinci denemelerinde başarıya ulaştılar.

CIA’in darbedeki rolünü sonunda neden açıkladığı da, bu bilgiyi neden bunca yıl kendine sakladığı da meçhul. CIA ve İngiliz casuslar, – özellikle de istihbaratın darbeden sorumlu baş yöneticisi Kermit Roosevelt harekatı konu alan kitaplar ve yazılar kaleme aldılar. Akademisyenler çok sayıda kitaba imza attılar. Dahası, iki Amerikan başkanı (Obama ve Clinton, Amerika’nın darbedeki rolünü açıkça kabul etti.

Fakat, hükümet ve özellikle de istihbarat servisinde, gizlilikten yana olanların genellikle bu konulardaki görüşleri farklıdır. Yıllar önce gerçekleşen operasyonlar ve asırlık propaganda teknikleri sözkonusu olduğunda bile, “kaynakları ve yöntemleri” açıklamanın düşmana fayda sağlayacağından endişelenirler. Gayrıresmi olarak (örneğin, sızıntılar yoluyla) resmen bilinenlerle hükümetin resmi olarak açıkladıkları arasında dünyalar kadar fark olduğunda ısrar ederler. (Nasılsa, Amerika’nın bu desteğinin başkanlar tarafından itiraf edilmesi sayılmıyormuş gibi görünüyor.)

Son olarak, bir de müttefiklerle olan iyi ilişkilerin – özellikle istihbarat alanında – sürdürülmesi önceliği var. Birkaç yıl önceki İngilizlere ait belgeler gösteriyor ki; dışişleri bakanlığı (ve, tahminen, darbenin planlanmasına ve gerçekleştirilmesine yardım eden MI6), darbedeki katkısına dair resmi olarak ağzından laf çıkacak diye ödü kopuyor. Dışarıdan bakanlar için, İranlıların Londra’nın rolünü uzun zamandır tahmin ettikleri düşünüldüğünde, oldukça saçma geliyor. Fakat, ABD istihbarat birimi Amerikalıların kendi tarihlerini bilmelerinin sonuçları ne olursa olsun, sonuna kadar gitmeye karar erdi.

CIA’in şimdi yönünü değiştirmeyi tercih etmesi, en azından buraya kadar, iyi karşılanmalıdır. Umalım ki, bugün hala önem arz eden konular hakkında tarihi belgelerin açıklanması için benzer kararlar alınmasının da önü açılır.

 

Foreign Policy’de 18 Ağustos’ta Malcolm Byrne imzası ile yayınlanan makale ve kaynaklarda belirtilen diğer medya kuruluşlarından derlenmiştir.

Haber: Özde Çakmak

(Yeşil Gazete, BBC, Reuters, Guardian, Foreign Policy)

 

“ARIBA6” yola çıktı

İstanbul Teknik Üniversitesi GüneşArabası Ekibi tarafından yapılan güneş enerjisi ile çalışan ARIBA’nın 6.sı üretildi.

Avustralya’da 6-13 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek World Solar Challange yarışı öncesi aracın test sürüşü yapıldı. İstanbul’dan yola çıkan aracın koltuğuna ralli sürücüsü Burcu Çetinkaya oturdu.

“Aracın gaz sistemi ve makanik çalışma sistemi farklı”

Çetinkaya güneş enerjisi ile çalışan ARIBA6 hakkında bilgi vererek, “Güneş enerjisiyle çalışan bir araç var, ARIBA6 ile yola çıkmak benim için bir gurur ve keyif. Aracın gaz sistemi ve mekanik çalışma sistemi farklı. Ayakla değil elle gazı açmamız gerekiyor. Çok eğlenceli biraz içerisi sıcak” dedi.

Aracın hız limiti hakkında sorulan soru üzerine ise Çetinkaya, ” Hıza alışkınım ama bu hız için değil teknoloji ve ulaşım için. Tamamen emek ve zekayla tasarlanmış. O nedenle hız hiç önemli değil ama hızı da keyifli, gazı açtığınız zaman sessiz hızlanıyor. Sanki uçak kalkıyormuş hissi veriyor” diye konuştu.

“İlk defa bu kadar uzun yola çıkacak”

ARIBA6’yı geliştiren İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibinin Kaptanı Berker Bayazıt ise aracın teknik özellikleri hakkında bilgi vererek şöyle konuştu:

“İlk defa bu kadar uzun bir yola çıkacak. Bu yolda testler yapacağız. Yeri gelecek hızlanacağız yeri gelecek yavaşlayacağız. Avustralya’ya yönelik çeşitli stratejik çalşmalarımız var. Bu bizim için iyi bir test sürüşü olacak. Tasarladığımız devreler ve stratejiler sayesinde minimum enerjiyle en uzun hedefe götürmeyi amaçlıyoruz.”

İki yılda bir düzenlenen World Solar Challenge Avustralya’nın kuzeyinde bulunan Darwin şehrinde başlıyor ve güneyde yer alan Adelaide şehrinde bitiyor.

Toplam 3021 km’lik bir etaba sahip yarışta, dünyanın dört bir yanından güneş arabası ekipleri yarışıyor.

Üst düzey ekiplerin bulunduğu “Challenger” klasmanında yarışacak İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibi dört tekerlekli, elektronik diferansiyel, hız sabitleme, geri görüş sistemi gibi yüksek teknolojik unsurlara sahip ARIBA 6 aracıyla dereceye girmeyi hedefliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibi, 2005 yılından bu yana güneş enerjisiyle çalışan araçlar üretiyor. ARIBA olarak adlandırılan araçların her biri ulusal ve uluslararası düzeyde ödül ve derecelere sahip.

Bu başarılardan bazıları:

Türkiye’de TÜBİTAK’ın düzenlediği ve yaklaşık 45 üniversitenin katılımıyla gerçekleşen Formula G yarışlarında 2006-2007-2008 senelerinde kazanılan hem 1.’lik hem 2.’lik hem de “En İyi Mühendislik Tasarımı” ödülleri, 2012 senesindeki 3.’lük ve aynı sene alınan “En İyi Mühendislik Tasarımı” ödülü.

2009 yılında ARIBA 4 aracıyla katıldığı ilk uluslararası yarışma olan World Solar Challenge’da “The Best New Comer” ödülünü alan ekip, Türkiye’ye güneş enerjisiyle çalışan araç alanında uluslararası ilk ödülünü de kazandırmıştı.

(Ajanslar)

Mısır’da Türk dizileri yayından kalktı

Mısır kanalları, ülkede çok popüler olan Türk dizileri ‘Aşk-ı Memnu’ ve ‘Muhteşem Yüzyıl’ı yayından kaldırdı.

Vatan gazetesinin haberine göre Mısırhükümetinin Türkiye ile yaşadığı gerilim televizyon kanallarına da yansıdı.

Mısır kanalları, ülkede çok popüler olan Türk dizileri ‘ Aşk -ı Memnu’ ve ‘Muhteşem Yüzyıl’ı yayından kaldırmak zorunda kaldı. Kaldırılan dizilerin yerlerine Mısır yapımı diziler konuldu.

TV patronları, ‘Türk dizileri en büyük reklam kaynağımız ama şu an onları yayınlamamız imkansız çünkü içerisinde Türkiye’nin açık mesajları yer alıyor. İşadamlarına Mısır dizilerine de reklam verme çağrısı yapıyoruz’ dedi.

İngiliz hükümetinden Guardian’a “Snowden” uyarısı

ABD’li muhbir Edward Snowden’ın sızdırdığı belgeleri yayınlayan başlıca medya kuruluşu olan Guardian, İngiliz hükümetinin tehdidi altında. Gazete, İngiliz hükümetinin kendilerini gizli belgeleri yok etmedikleri ya da yetkililere teslim etmedikleri takdirde yasal işlem başlatmakla tehdit ettiğini söylüyor.

Gazetenin web sitesinde Pazartesi editör Alan Rusbridger tarafından kaleme alınan yazıda, bir ay önce Snowden belgelerine dayanarak yayınlanan birkaç haberden sonra, İngiliz bir yetkilinin “Dalganı geçtin. Şimdi belgeleri geri istiyoruz,” dediğini öne sürdü.

Rusbridger, bunun ardından iki “güvenlik uzmanı”nın Guardian’ın Londra bürosuna geldiğini aktardı. Hükümet yetkilileri, binanın bodrum katında Snowden’ın verdiği belgeleri içeren bilgisayarların Guardian çalışanları tarafından paramparça edilmesini seyretti.

Rusbridger, İngiliz yetkililere gazeteciler arasındaki “uluslararası işbirliği”nin doğası gereği, medya kuruluşlarının “en hoşgörülü yasal ortamdan fayda sağlama” imkanlarının olduğunu ve bu yüzden Guardian’ın “haberlerini Londra’dan yapmak zorunda olmadığını” söyledi.

David Miranda ve Glen Greenwald

Rusbridger’ın açıklamasının ardından, Snowden’ın elindeki belgelerin büyük bir kısmını açıkladığı Guardian yazarı Glen Greenwald’ın partneri David Miranda terörizmle mücadele yasası kapsamında Heathrow havaalanında gözaltına alındı. Gözaltında tutulduğu dokuz saat boyunca Miranda’nın avukatla görüşmesine izin verilmedi. Salıverildiğinde ise dizüstü bilgisayarı, flaş bellekleri ve cep telefonuna el konuldu.

Rusbridger, bilgisayarlar yokedilmeden önce, İngiliz yetkililerle yaptığı toplantılarda, hükümetin taleplerine boyun eğerse, Guardian’ın gazetecilik görevini yerine getiremeyeceğini söylediğini açıkladı.

Guardian’ın hükümetin tehdidini açıklama kararı ve İngiltere dışında da Snowden’ın belgelerini açıklamaya devam edebileceğini belirtmesinin ardından İngiliz yetkililer Miranda’nın terörizmle mücadele yasası kapsamında gözaltına alındığını doğrularken; Brezilya hükümeti Pazar günü yaptığı yazılı açıklamada İngiltere’nin terörle mücadele yasasının gayrimeşru olduğunu söyleyerek gözaltıyı kınadı. Brezilya vatandaşı olan Miranda, partneri Glen Greenwald ile birlikte Rio de Janeiro’da yaşıyor.

Haber: Özde Çakmak

(Yeşil Gazete, Reuters, Guardian)

 

Beşiktaş için CAS günü

0

Beşiktaş’ın Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’nde (CAS), UEFA ile olan davası başladı.

Siyah-beyazlı kulübün, UEFA Disiplin Kurulu’nun şike iddialarıyla ilgili verdiği tedbir amaçlı bir yıl Avrupa kupalarından men cezasına yaptığı itiraz, bugün İsviçre’nin Lozan şehrindeki CAS’ta görüşülüyor.

Duruşmalı toplantıya Beşiktaş adına yönetici Melih Sami Esen ve yabancı avukatlar katılıyor. Mahkeme, duruşmanın sabahki oturumunda kulübün savunmasını dinleyecek.

Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda ise tanıklar eski yöneticilerden Serdal Adalı, eski teknik direktör Tayfur Havutçu, kulüp çalışanı Ahmet Ateş ile uzman tanıklar eski Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Etik Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Oğuz Atalay, Yrd. Doç. Dr. Burak Oder ve Mertay Kugay dinlenecek.

TFF Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Zülfikaroğlu ise video konferans ile yine tanık olarak duruşmaya katılacak.

CAS’ın Beşiktaş ile ilgili kararını 30 Ağustos’ta açıklaması bekleniyor.

CAS’tan açıklama var

Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), Fenerbahçe ve Beşiktaş ile Avrupa FutbolFederasyonları Birliği (UEFA) arasındaki duruşmaların bu hafta yapılacağını duyurdu.

CAS’ın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, UEFA ile hızlı yargılama konusunda anlaşan kulüplerden Beşiktaş’ın duruşması yarın, Fenerbahçe’nin ise 21 ve 22 Ağustos tarihlerinde İsviçre’nin Lozan kentinde yapılacak. CAS prosedürü doğrultusunda kamuoyuna kapalı olarak gerçekleşecek duruşmalara, kulüp temsilcileri katılacak.

Fenerbahçe ile ilgili kararın 28, Beşiktaş ile ilgili kararın ise 30 Ağustos’ta verilmesi bekleniyor.

(Ajanslar)

Fukuşima’daki radyoaktif sızıntı

Japonya’da faaliyeti durdurulan Fukuşima nükleer santralinin işletmecisi Tokyo Elektrik Enerji (TEPCO), santralin çelik depolama tankından yaklaşık 300 ton yüksek derecede radyoaktif su sızdığını bildirdi.

TEPCO’dan yapılan açıklamada, sızıntının nasıl olduğu belirtilmezken, radyoaktif suya tank çevresine yerleştirilen kum torbalarıyla müdehale edildiği ifade edildi.

Çalışanların suyu pompayla boşalttığı ve tanktaki kalan suyun diğer toplayıcılara aktarılacağı vurgulandı.

Japonya’nın kuzeydoğusunda 11 Mart 2011’de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunami, Fukuşima santralinde radyoaktif sızıntıya yol açarak Çernobil’den 25 yıl sonra dünyanın en büyük ikinci nükleer felaketine neden olmuştu.

Bölgede yaşayan 160 bin kişi tahliye edilmiş, ülkedeki 50 reaktör geçici olarak kapatılmış, sadece ikisi tekrar açılmıştı.

Santralden denize de radyoaktif su sızıntısı olmuştu.

Müslüman Kardeşler lideri Bedii gözaltında

Mısır’da Müslüman Kardeşler Hareketi’nin lideri Muhammed Bedii gözaltına alındı.

Bedii başkent Kahire’deki bir daireden zırhlı bir araçla götürüldü.

Mısır’da yüzlerce Müslüman Kardeşler taraftarının öldüğü geçen haftaki olayların ardından olağanüstü hal ilan edilmişti.

Sina yarımadasında İslamcı militanlar öldürüldükleri belirtilen 25 polis memuru için ülkede üç günlük yas ilan edildi.

Pazar günü Kahire’de bir hapishane nakil aracında 36 İslamcı protestocu ölmüştü.

Güvenlik güçlerinin 3 Temmuz’da darbeyle devrilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin göreve iadesi talebiyle iki meydanda kamp kuran gruplara müdahale ettiği Çarşamba gününden bu yana yaklaşık 900 kişinin öldüğü belirtiliyor.

Bunlardan 100’ünün asker ve polis memuru olduğu kaydediliyor.

Son birkaç gün içinde yüzlerce Müslüman Kardeşler üyesi gözaltına alındı.

Müslüman Kardeşler Rehberlik Konseyi Başkanı Bedii de Mursi’nin devrilmesinden sonra aranıyordu.

Şiddete teşvik suçlaması

Halkı şiddete teşvik etmekle suçlanan Bedii’nin geçen Haziran’da Kahire’de Müslüman Kardeşler merkezinin önünde sekiz protestocunun ölümüyle ilgili olarak yargılanacağı belirtiliyor.

Bedii’nin 38 yaşındaki oğlu Ammar Bedii’nin geçen hafta Ramses meydanında vurularak öldüğü açıklanmıştı.

Muhammed Bedii’nin yardımcısı Hayrat el Şatır da, Muhammed Mursi’nin devrilmesinden sonra gözaltına alınmıştı.

Gözlemciler, Bedii’nin gözaltına alınmasının gece sokağa çıkma yasağının uygulandığı ülkede gerginliği daha da artırabileceğini belirtiyor.