Ana Sayfa Blog Sayfa 3759

Taş ocağına karşı ağaçlar ! Ordu Kumru’nun yeşil direnişi devam ediyor …

Ordu‘nun Kumru ilçesine bağlı  Akçadere köyü mevkiinde  taş ocağı  kurma planları yapan  firma yetkilileri  sabah 9 sularında , güvenlik güçleri eşliğinde araziye giriş yaptı . Firma yetkilileriyle güvenlik güçleri , 7300 meşe ağacının bir çırpıda kesildiği an itibariyle   arazide sabah 6 gece 12 nöbeti tutan  halk ile karşı karşıya geldi . Taş ocağının kurulmasıyla en az 20 bin meşe ağacının , halk sağlığının , doğal yaşamın parçası gelincik , sincap ve benzeri yaban hayvanlarının , nadir bulunan şimşir bitkisinin mesire alanlarının gözden çıkarılması karşısında çetin mücadele vermiş olan köylüler kolluk kuvvetlerine yine geçit vermedi .

29.01.2015 Ordu-Kumru
29.01.2015 Ordu-Kumru Akçadere sakinlerinin mücadelesi

Düşmandan sakınır gibi : Akçadere sakinleri artık “sakin” olamıyor!

Köylüler, ağaç kesimini nasıl durdurduysa bu sefer de taş ocağının yerini tel örgü  çekmek  bahanesi ile gerçekleştirilmek istenen ağaç kesimini engelledi ve ağaç kesimini  bir kez daha durdurdu.

Taş ocağının açılma gerekçesi işte bu kaya!
Taş ocağının açma planlarının gerekçesi işte bu kaya!

Taş ocağı açılması için Çevre Etki değerlendirme (ÇED)  olumlu kararı verilmiş fakat bölge halkı bu ÇED raporuna itiraz etmiş ve yeni bilirkişi atanmasını istemişti. Yeni bilirkişi atanması talebi ise Ordu Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiş ve bunun üzerine dava Danıştay’a taşınmıştı . Kısacası  tüm bu kıyım Danıştay’daki temyiz davası yani hukuki süreç devam ederken yaşanmaktadır.

Ordu’daki kıyımı durdurmak için Ordu’lular 3000 imza topladıkları gibi bir de internett change.org vasıtasıyla kampanya başlatmış bulunuyor, imzalayabilir ,taş ocağının açılmasına engel olabilirsiniz .

Kampanyaya bu link üzerinden katılıp imza vermek mümkün

 

Pınar Demircan

(Yeşil Gazete)

 

 

 

Freedom House: Demokratik idealler tehdit altında

Bağımsız gözlem kuruluşu Özgürlük Evi (Freedom House)’nin “Dünyada Özgürlük 2015” raporuna göre dünya genelinde siyasi haklar ve sivil özgürlüklerde genel bir düşüş görülüyor. Her ne kadar demokrasi yaygın olan yönetim şekli olsa da ve uluslararası sistem demokratik idealler üzerine inşa edilmeye çalışılsa da demokrasi son 25 yılda hiç olmadığı kadar tehdit altında.

4
Mısır/Kahire’de bir çevik kuvvet. Şubat 2014. Fotoğraf: AFP/Getty Image

 

195 ülkede 2014 yılı özgürlük değerlendirmesinin yapıldığı son raporda her bir ülke 2 ayrı kriterde değerlendiriliyor; siyasi haklar ve sivil özgürlükler.  1 ile 7 arasındaki derecelendirmede  1 en iyiyi 7  en kötüyü gösteriyor. Bu iki kriterin ortalaması ile de ülke Özgür, Kısmi Özgür, Özgür Olmayan olarak sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırmaya göre 195 ülkeden 89’u (%46) Özgür, 51’i (%26) Kısmen Özgür, 51’i (%26) Özgür Olmayan. Rapora göre 2,6 milyar insan yani dünya nüfusunun üçte biri özgür olmayan koşullarda yaşıyor. Demokrasinin göstergesi olan 7 kategoriden 5’inde ise belirgin düşüş görülüyor. Bu düşüşün en fazla yaşandığı kategoriler; ifade özgürlüğü, sivil toplum, hukukun üstünlüğü.

map_free
Haritada Özgür ülkeler Yeşil, Kısmı Özgür ülkeler sarı, Özgür Olmayan ülkeler mavi, en kötü durumda olan ülkeler kareli mavi olarak görülüyor.

 

Suriye en alt sıradayken Tunus “Özgür” ülke statüsünde

Gözlem yapılan 61 ülkeden 33’ünde son 9 yılın en düşük seviyeleri görülüyor. İç çatışmanın ve etnik bölünmenin yaşandığı,  kontrol edilemeyen terorizm ile boğuşan Suriye özgürlüğün en düşük olduğu ülke. Önemli bir istisna ise Arap baharının başladığı Tunus; Arap ülkelerinde Özgür statüsüne yükselebilen ilk ülke. Sadece 5 yıl öncesine kadar Özgür Olmayan ülke statüsündeyken Özgür ülke statüsüne geçen Tunus Ocak 2014’de kabul edilen ilerici anayasasına borçlu.

Ancak ekonomik olarak güçlü, bölgesel olarak etkili olan bazı ülkelerde gerileme söz konusu; Rusya, Venezuela, Mısır, Türkiye, Tayland, Nijerya, Kenya, Azerbaycan. Avrupa Birliği ülkesi olan Macaristan’da ise sürecin başladığı 2010 yılındaki demokrasi standartlarında gerileme görülüyor.

Türkiye “Kısmen Özgür” statüsünde

Türkiye, geçen yıla kıyasla 5 puan düşüşle 55 puan alarak “Kısmen Özgür” ülkeler arasında yer alıyor. Özgürlük skoru 7 üzerinden 3.5.

Raporda Türkiye’nin demokrasisindeki gerilemenin kaynağı olarak Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına yükselen Erdoğan’ın çoğulculuğa karşı yürüttüğü kampanya gösteriliyor.  Medya ve yargının, yürütme ve yasama tarafından daha fazla müdahale ile karşılaştığı belirtilirken medya kuruluşlarına yapılan bir dizi baskın ve tutuklama da raporda yer alıyor. Raporda Erdoğan için ayrıca, “Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığı’na yükselince, anayasal kuralları ve kendi hükümetinin bakanlarını atlayarak, ülkeyi cumhurbaşkanlığı sarayından yönetecek ‘gölge bir kabine’ oluşturdu ” deniliyor.

Rapora göre Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri yolsuzluk. Ayrıca ifade özgürlüğünün anayasal güvence altında olmasına rağmen tutuklu bulunan gazetecilerin sayısındaki artış, eğitim müfredatında diğer dinlere/inançlara yer olmaması, LGBT bireylerine karşı geniş çapta yürütülen ayrımcılık ve şiddet de “kısmen özgür” statüsünde olmasının nedenleri arasında gösteriliyor.

 (Yeşil Gazete)

Mevsimlik tarım işçilerini taşıyan servis tırla çarpıştı: 5 ölü

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yine mevsimlik işçileri taşıyan bir servis tarlalara giderken kaza yaptı. Servisin karşı yönden gelen bir kamyonla çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre en az beş kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

Gazipaşa- Anamur karayolunda mevsimlik işçileri taşıyan otobüs, sürücüsü henüz tespit edilemeyen tırla çarpıştı.

Kazada ilk belirlemelere göre serviste bulunan beş kişi yaşamını yitirirken, çok sayıda da yaralı olduğu belirtiliyor. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi.

Metal İşçileri Almanya’da da grevde

Türkiye’de olduğu gibi Almanya’da da Metal İşçileri Sendikası’nın (IG Metall) çağrısıyla binlerce işçi iş bıraktı.

Metal ve elektronik işkollarında 3,8 milyon çalışanı ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinin çıkmaza girmesi üzerine Alman Metal İşçileri Sendikası (IG Metall) işyerlerinde uyarı grevi başlattı.

1...

Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki 15 işyerinde 3 bin, Hessen ve Rheinland Pfalz eyaletlerindeki 11 işyerinde bin 500 dolayında işçi işi bıraktı.

İşçi sendikası yüzde 5,5’lik ücret artışı talep ediyor. Yaşlı işçilere hitap eden yeni çalışma modelleri ve eğitime ilişkin düzenlemeler diğer talepler arasında sıralanıyor.

Baden-Württemberg eyaletinde yürütülen pazarlıklarda işverenler sendikası mart ayından itibaren ücretlere yüzde 2,2’lik zam yapmayı önerdi. İşçi sendikası teklifi yetersiz olduğu gerekçesiyle reddetti.
(Deutsche Welle Türkçe)

Nöbet kulübelerinde bir asker öldü bir asker yaralandı

Kütahya’da zorunlu askerlik yapan Mehmet Erdem nöbet tuttuğu kulübede ölü bulunurken, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda zorunlu askerlik yapan Levent Besin nöbet tuttuğu kulübede yaralı bulundu.

Roma’dan eşcinsel çiftlere “medeni birliktelik” onayı

150128234907_gay_couple_624x351_pa_nocreditİtalya’nın başkenti Roma’da Belediye Meclisi, eşcinsel çiftlerin “medeni birliktelik” adı altında evli olarak kaydedilmesini kabul etti.

Roma Belediye Meclisi’nin aldığı kararla, eşcinsel evliliklerin yasal olduğu ülkelerde evlenen çiftler de medeni birliktelik kayıtlarına geçirilecek.

Demokratik Partili (PD) Belediye Başkanı Ignazio Marino’nun da desteklediği düzenlemeye PD’nin yanı sıra Sol, Ekoloji, Özgürlük (SEL) partisi ve 5 Yıldız Hareketi (M5S) de onay verdi. Sağ kanattaki Yeni Merkez Sağ (NCD) , Haydi İtalya (FI) ve İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partileri ise düzenlemeye karşı oy kullandı.

Belediye Meclisi’ndeki oylamayı, İtalya’nın en tanınmış açık eşcinsel politikacılarından SEL partisinden Puglia Bölge Başkanı Nichi Vendola da izledi. Vendola kararı sevinçle karşılarken “Şimdi ise eşcinsel evlilikleri için savaş vermeliyiz. Ortaçağ’ı geride bırakarak fiili olarak zaten birlikte olan çiftlere ve medeni birlikteliklere yasal tanınma ve meşruiyet kazandırmalıyız” dedi.

Belediye Başkanı Marino da kararın “tarihi bir dönem noktası” teşkil ettiğini söyledi ve “Bu girişimle, siyasi ve kültürel tarihimizi paylaştığımız diğer Avrupa ülkeleriyle aynı çizgiye geliyoruz” dedi. Marino, kendi internet sitesinde yayımladığı mesajda da “Bugün İtalya’nın başkenti, ‘Bu kentte aşk herkes için eşit’ mesajı vermiştir” diye yazdı.

İtalya’da son aylarda bazı belediyelerin yurtdışında evlenen eşcinsel çiftlerin birlikteliklerini resmi olarak kayda alması tartışmalara yol açmıştı. İçişleri Bakanı Angelino Alfano, belediyelere bu uygulamayı durdurmaları talimatını vermiş, aralarında Roma Belediye Başkanı’nın da bulunduğu bazı yerel yöneticiler ise Alfano’ya karşı çıkmıştı.

(BBC)

Pegida’ya lider dayanmıyor

0

150128153452_katherine_oertel_624x351_afpAlmanya’daki İslam karşıtı hareket Pegida’nın (Batı’nın İslamileşmesine Karşı Yurtsever Avrupalılar) yeni lideri Katherin Oertel istifa etti.

Geçen hafta Lutz Bachmann’ın Pegida liderliğini bırakması ardından Oertel hareketin yeni yüzü olmuştu.

Bachmann Adolf Hitler’in saçını ve bıyığını taklit ettiği fotoğrafın basına sızması ardından istifa ettiğini açıklamıştı.

Fotoğraf Alman gazetesi Bild’in birinci sayfasında yayımlandıktan sonra Almanya’da savcılık Bachmann hakkında soruşturma başlatmıştı.

İstifadan önce Pegida sözcüsü Facebook üzerinden paylaştığı mesajda fotoğrafın ‘sadece bir şaka’ olduğunu söylemişti.

Çarşamba günü, grubun önde gelen isimleri arasında yer alan dört kişi de Oertel’le birlikte istifa etti.

İstifa eden bu kişilerden biri Bild gazetesine, Bachmann’ın grup üzerindeki etkisi ve Pegida’nın Leipzig’deki kardeş hareketi Legida’nın rolü nedeniyle istifa ettiğini açıkladı.

Geçtiğimiz aylarda başta hareketin doğduğu Dresden kenti olmak üzere birçok Alman kentinde binlerce kişinin katıldığı Pegida gösterileri düzenlenmişti.

Bu gösterileri protesto etmek için karşı gösteriler de gerçekleştirilmişti.

(BBC)

Hollanda, Naziler’in çaldığı sanat eserlerini iade ediyor

150128183406_naziler_calinan_tablolar_640x360_yusufozkan_nocreditHollanda, 2. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından çalınan ya da yağmalanan ve çeşitli müzelerde serginelen sanat eserlerinin gerçek sahiplerine geri verilmesi amacıyla bir çalışma başlattı.

Hollanda Müze Derneği’nce iki yıldır yürütülen, “1933’ten beri müzelere kazandırılanlar projesi” kapsamında çalınan sanat eserlerinin listesi çıkarıldı.

Ülkede bulunan 162 müzenin 41’inde sanat eserlerinin incelenmesi tamamlandı ve bunun sonucunda 139 şüpheli sanat eseri belirlendi.

Bu eserlerden 61’inin gerçek sahipleri belirlendi. Proje kapsamında ilk olarak Dordrecht Müzesi, ailelerden bazılarına ulaştı ve bazı eserleri sahiplerinin varislerine iade etti.

Çalıntı eserlerini geri almak için şu ana kadar ailelerden 6 başvuru yapıldı. Müze Derneği, 7 başvuru daha bekliyor. Başvurular onlarca sanat eserini kapsıyor.

Ancak, Naziler tarafından çalınan eserlerin geri verilmesi konusunda daha fazla başvuru yapılması bekleniyor.

Amsterdam Şehir Müzesi’nden de Naziler tarafından çalınan iki eser istendi. Bunlardan biri Wassily Kandinski’nin “Evler” adlı tablosu. Diğeri de Henri Matisse’ye ait, “Odalisque” ait tablo.

Her iki tablo da bir ay sonra gerçekleştirilecek, “Savaşta Şehir Müzesi” adlı sergide yer alacak.

Amsterdam Müzesi de Almanya’nın Hamburg kentinde yaşayan bir Yahudi kadına ait antika eserleri geri verecek. Devlet Müzesi’nde de büyük olasılıkla aynı kadına ait eserlerin bulunduğu belirtiliyor.

Müze Derneği, eserlerin gerçek sahiplerine ya da varislerine ulaşmakta çok zorlandıklarını belirtiyor. Neden ise, eserlerin gerçek sahiplerinin bir çoğunun 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi kamplarında öldürülmüş olmaları.

Sanat eserlerinin sahipleri ya da varisleri tarafından yapılan başvuru sonrası, müze ile anlaşma zemini aranıyor. Eğer anlaşma sağlanamazsa bağımsız bir komisyon tarafından bağlayıcılığı olan bir öneri sunuluyor.

Almanya’da 81 yaşında ölen sanat koleksiyoncusu Cornelius Gurlitt’in elinde de Naziler tarafından Yahudiler’den yağmalanan çok sayıda sanat eseri bulunduğu ortaya çıkmıştı.

İsviçre’deki Bern Sanat Müzesi’ne bağışlandığı ortaya çıkan milyonlarca dolarlık sanat eserlerinin gerçek sahiplerine iadesi konusunda anlaşma sağlanmıştı.

Yahudiler’den çalınan ya da yağmalanan sanat eserleri konusunda Nazi Almanyası’nın Hava Kuvvetleri Komutanı ve Gestapo örgütünün kurucusu Herman Göring sorumlu tutuluyor.

Göring’in, 1933 yılından itibaren özel bir ekip oluşturarak Yahudiler’e ait antika eşya ve sanat eserlerine el koyduğu belirtiliyor. Değerli eserleri Adolf Hitler’le paylaşan Göring’in, kısa sürede yüzbinlerce sanat eserini ele geçirdiği biliniyor.

Son yıllarda bir bölümü ortaya çıkarılan çalıntı sanat eserlerinden 100 binin hala kayıp olduğu belirtiliyor.

(BBC)

Küba, Guantanamo’yu geri istiyor

0

141218110551_obama_castro_624x351_reutersKüba, ABD ile ilişkilerinin normale dönebilmesi için Guantanamo askeri üssünün iadesini şart koştu.

Devlet Başkanı Raul Castro ayrıca ABD’nin ticaret ambargosunu kaldırmasını ve Küba’nın terör listesinden çıkarılmasını istedi.

Geçen ay iki ülke 1961’de kesilen diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etme kararı almıştı. Geçen hafta da iki ülke arasında üst düzey görüşmeler yapılmıştı.

ABD Kongresi’nden bir heyet iki ülkede büyükelçiliklerin yeniden açılmasına yönelik görüşmeler için Havana’ya geldi.

Eski Devlet Başkanı Fidel Castro iki ülke ilişkilerinin normalleşmesine olumlu baktığının işaretlerini vermişti.

Castro Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin resmi yayın organı Grandma gazetesinde yayımlanan mektubunda, “Dünyanın tüm halklarıyla işbirliği ve dostluğu savunacağız. Buna hasımlarımız da dâhil” demişti.

Fidel Castro mektubunda ABD’nin politikalarına güvenmediğini vurgulamış ancak bunun soruna barışçıl bir çözümü onaylamadığı anlamına gelmediğini belirtmişti.

Devlet başkanlığı görevini 2008’de Fidel Castro’dan devralan kardeşi Raul Castro, Costa Rica ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi ikili ilişkilerin normalleşmesi yolunda bir başlangıç. Ama ambargo devam ederse ve Guantanamo üssünde yasa dışı olarak işgal ettikleri topraklarımızı geri vermezlerse normalleşme olmaz” dedi.

ABD Guantanamo Körfezi’ndeki donanma üssünü, terör zanlılarının hapsedildiği gözetim kampı olarak kullanıyor.

Guantanamo üssünün bulunduğu topraklar dönemin Kübalı yöneticileri tarafından 1903’te ABD’ye kiralanmıştı.

ABD’li yetkililer Raul Castro’nun açıklamalarına henüz yanıt vermediler.

ABD Başkanı Barack Obama, Kongre’den Küba’ya 1962’den beri uygulanan ticaret ambargosunu kaldırmasını istemişti.

(BBC)

Arda Turan’dan yan hakeme kramponlu saldırı

0
ardadan_sok_ayakkabisini_hakeme_firlatti_1422516687_917Atletico Madrid’de forma giyen Arda Turan, bir pozisyon sonrası sinirlerine hakim olamadı.

Kral Kupası Çeyrek Final rövanş karşılaşmasında Barcelona’yı konuk eden Atletico Madrid’de milli Arda Turan’ın hareketi maça damgasını vurdu.

İlk yarının son düdüğünün ardından oyuncular arasında yükselen tansiyon ikinci yarıya da sıçradı. Devre arasındaki olaylar sebebiyleGabi’nin kırmızı kart görmesiyle ikinci yarıya 10 kişi başlayan Atletico’da Arda Turan Barcelonalı oyuncularla girdiği pozisyon sonrası adeta kendini kaybetti. Pozisyonda kendisine faul yapıldığını savunan ve mücadele sırasında kramponu çıkan futbolcu, hakemin devam kararı sonrası çıkan kramponunuı maçın yan hakemine fırlattı.