Ana Sayfa Blog Sayfa 3376

Hindistan, Güneş Enerjili faytonları trafiğe çıkarmaya hazırlanıyor

Hindistan’ın Kerala eyaleti güneş enerjili faytonların şehir ulaşımına katılması için Ulaştırma İşleri Motorlu Araçlar Dairesi’nin onayını bekliyor.

Energynext’den Rahul Raj’ın haberine göre Kerala eyaleti çok yakında şehir trafiğine üç tekerlekli ve güneş enerjisi ile çalışan faytonları da katabilir. Bir yıldır devam eden projede üretilen faytonlardaki paneller tavan kısmında bulunuyor. Panellerde depolanan güneş enerjisi bataryalara aktarılıyor. Yetkililer Güneş Enerjisi’nin yetersiz kaldığı durumlarda ise elektrik enerjisinin devreye gireceğini belirtiyor.

35

Bir girişimci tarafından fikri ortaya atılan projede faytonları Hindistan’ın Kochi eyaletinde merkezi bulunan Lifeway Solar Private Limited şirketi üretti. Şirketin sahibi Georgekutty Karianappally faytonların 5 kişi alabilecek kapasitede olduğunu belirtiyor.

34

Faytonlardaki Güneş Enerjisi panelleri faytonun tavanına uyumlu olacak şekilde 1,5 metre boyunda ve 1 metre genişliğinde. Karianapally, 15 Ağustos’da tanıtımını yaptığı faytonların 6 saatlik şarj ve 40 km/h sürat ile 80 km yol katedebileceğini belirtirken projenin ilerlemesi ile Kerala’nın birçok şehrinde de yaygın şekilde kullanılabileceğini ifade ediyor.

 

(Yeşil Gazete, Energynext.in)

2 bin mülteci anısına İzmir kıyılarına 2 bin kağıttan kayık

İranlı sanatçı Touraj Saberivand, boğularak ölen mültecilerin anısına bugün (31 Ağustos 2016 Çarşamba) İzmir’de bir enstalasyon gerçekleştirecek.

31

İranlı grafitist, insan hakları savunucusu ve aktivisti Touraj Saberivand, bugün saat 11:00’da, boğularak ölen 2 bin mülteci anısına denize 2 bin kayık bırakacak.

Touraj Saberivand
Touraj Saberivand

Halkların Köprüsü Derneği ile birlikte İzmir Konak Piyer önünde, beyaz kayıklar enstalasyonu gerçekleştirecek olan İranlı sanatçı; sergi, grafik ve tasarım alanlarında çok sayıda ödüle sahip. Daha önce de İran’ın ilaç ambargosuna karşı kartpostallar tasarlayarak kampanya başlatan sanatçının yaptığı çalışmalar Birleşmiş Milletler Başkanı Ban-Ki Moon’a gönderildi.

Sanatçı 2014 yılında da, Gazze olaylarını protesto etmek amacıyla Tahran’da Birleşmiş Milletler önünde, ölen çocukların isimlerini ve yaşlarını yazdığı balonları havaya bırakarak, bir balon eylemi gerçekleştirmişti.

 

(Gazete Duvar)

Sigorta Şirketlerinden, G20’ye çağrı: Fosil yakıt teşviklerini 2020 yılına kadar kaldırın!

Türkiye’de de faaliyet gösteren Aviva ve Aegon gibi Dünya’nın en önemli sigorta şirketleri ve yatırımcıları 4 ve 5 Eylül 2016 tarihleri arasında Hangzhou, Çin’de gerçekleşecek G20 kapsamında, fosil yakıt teşviklerinin terk edilmesine dair bir çağrı yaptı. G20 zirvesi geçtiğimiz yıl Türkiye’de düzenlenmişti.

1.2 Trilyon Dolar varlığı yöneten çok uluslu sigorta şirketleri, G20 ülkelerine, 2020 yılına kadar fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması yönünde karar almaları yönünde çağrıda bulundu

22.

Dünyanın en büyük sigorta şirketleri arasında olan Aviva, Aegon NV ve MS Amlin, Sigorta Uzmanları Enstitüsü ve Open Energi ile birlikte ortak bir bildiri yayınladı ve Hükümetleri, kömür, gaz ve petrol desteklemenin riskleri konusunda uyardı.

Overseas Development Institute (ODI) ve Oil Change International’nın (OCI) yaptığı araştırmaya göre, G20 ülkeleri her yıl, 444 Milyar Dolar fosil yakıt teşviklerine harcıyor. G20, 2009 yılından fosil yakıtları terkmeye yönelik karar alıyor ama fosil yakıtlara teşviklerin terk edilmesi için henüz bir tarih üzerinde uzlaşılmadı.

Dünyanın en büyük sigorta şirketleri, yayınladıkları ortak bildiri ile G20 liderlerini geçmiş yıllarda sadece sözde kalan kalan fosil yakıtları terk etme kararını bir takvime oturmaya çağıran bir bildiri yayınladı. Bildiriye göre, fosil yakıt teşvikleri ülke ekonomilerine zarar veriyor.

AVİVA CEO’su Mark Wilson “İş hayatında karlılık bir zorunluluktur. Ancak, eğer sürdürülebilir ve daha uzun vadeli sosyal değerler yaratabilirsek, iş hayatına devam edebiliriz. İklim değişikliği, hem iş hayatı hem de toplum için risklerin en büyüğünü oluşturmaktadır. Bu riskler, enerji pazarını bozan fosil yakıt teşvikleri ile daha da büyümekte. Fosil yakıt teşvikleri sürdürülebilir değil” şeklinde konuştu.

23

Ülkeleri, tam da bu sebeple karbon destekleyici politikaları terk etmeye çağırıyoruz diyen Mark Wilson, “Fosil yakıtlara teşvik vermek yerine, Enerji teşvikleri, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde de belirtiliği gibi, sosyal, ekonomik ve çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir gelecek için kullanılmalı.” dedi.

ODI’da teşvikler üzerine çalışmalar yürüten araştırmacı Shelagh Whitney ise “Bu teşvikler iklim değişikliğini hızlandırıyor. Eğer, Paris İklim Zirvesi’nde ortaya konulan 2 C hedefini tutturmak isteniyorsa, ülkeler hızlı bir biçimde ekonomilerini karbonsuzlaştırma programı başlatmalılar. Bu yüzden, G20 ülkelerinin enerji bakanlarının Paris İklim Anlaşması olmamış gibi davranıyor olması büyük hayal kırıklığı yaratıyor.

Finans sektörü fosil yakıtlardan uzaklaşmanın öneminin farkında, ülkeler bu konuda adım atmayan bir tek kendilerinin kaldığını fark etmek zorundalar” dedi.

Sigorta Şirketlerinin G20 zirvesine katılım gösteren hükümet yetkililerine yönelik hazırladığı, “Fosil Yakıt Teşviklerini 2020 yılına kadar kaldırın” çağrısının İngilizce orjinal metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

(Yeşil Gazete)

Çanakkale’de bisiklet dönemi: Akıllı bisiklet kiralama sistemi ÇABİS

Çanakkale Belediyesince hayata geçirilen Akıllı Bisiklet Kiralama Sistemi ÇABİS, Pazartesi günü (29 Ağustos 2016) düzenlenen törenle faaliyete geçirildi.

20

Kentlileri bisiklet kullanımına teşvik etmek ve trafik sorununa çözüm üretmek amacıyla planlanan Çanakkale Belediyesi Akıllı Bisiklet Kiralama Sistemi ve Bisiklet Kullanımını Teşvik Projesi ÇABİS, Eski Motor İskelesi önünde gerçekleştirilen açılış töreni ile başladı. Açılışa; Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Belediye Başkan Yardımcıları Rebiye Ünüvar ,  Özleyiş Çetin ve Ali SÜRÜCÜ , Çanakkale Belediyespor Başkanı İsmet Güneşhan, Belediye Meclis Üyeleri ve kentliler katıldı.

Çevre Dostu Ulaşım

21

ÇABİS projesi hakkında bilgi veren Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hayati Gürses; “Burada 15 kilometrelik bir alan içerisinde 5 tane istasyonumuz var. Toplam 5 istasyonumuzda 42 adet park yerimiz var. Bu sistemde kullanılan 35 adette bisikletimiz var. Bisikletlerimiz, Belediye’den vereceğimiz ÇABİS akıllı kartlarla kullanılacak. İkincisi de normal her türlü kredi kartları ile kullanılabilecek. ÇABİS kartı almak isteyenler Belediye’den alacaklar. Kredi kartı ile biniş yapacak kullanıcılarımız da kiosklardan bu kartları Belediye’ye gelmeden temin edebilecekler. Sistem cep telefonları ile bağlantılıdır. Bisikleti aldıktan sonra ne kadar kilometre yaptık, ne kadar kalori yaktık, bunlar ile ilgili bilgiler cep telefonlarınıza gelecek” dedi.

Çanakkale’nin her yerine bisiklet ile ulaşılabilecek

18

ÇABİS projesi ile ilgili konuşan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise; “Akıllı bisiklet projesine başlıyoruz. Bisiklet yollarımızı yaptık ve bununla ilgili çalışmaları da tamamladık. Çanakkale aynı zamanda da bir üniversite kenti. Bu vesile ile herkesin bisiklet almasına gerek yok. Ulaşım için istasyonlardan kiralayabilecek. Golf Çay Bahçesi, İskele, Barış Kordonu, 75. Yıl Parkı, Belediye karşısı olmak üzere kentte şimdilik 5 istasyonumuz var. İleride Esenler Mahallesi’ne de yapmayı planlıyoruz. Gerek Esenlerin kendi iç güzergâhı ile ilgili, gerekse de otobüslerin önüne bisiklet aparatı yaptırıyoruz, buradan bir bisikleti aldığınızda da otobüsün önüne bisikleti koyup, otobüsle bayırı geçip, orada rahat gidebilirsiniz. Tersi için zaten aparata gerek yok. Bayır aşağı bisiklet ile inilebilir. Dolayısı ile Çanakkale’nin her tarafında bisikletle ulaşımın gerçekleşmesi mümkün olacak. Burada iki sistem olacak. Bir tanesi ÇABİS kartı olacak. Ben de bir tane edindim.” şeklinde konuştu.

Akıllı bisikletleri kiralamak için

19

Akıllı Bisikletlerin istasyonu ise Çanakkale’de beş yerde bulunuyor; Golf Çay Bahçesi, İskele, Barış Kordonu, Çanakkale Belediyesi önü ve 75.yıl Parkı. Çanakkale Belediyesinde faaliyete geçirilen Akıllı Bisiklet Kiralama sisteminden bisiklet kiralayabilmek için Üye Kartı veya Kredi Kartı ile ödeme seçenekleri ile faydalanılabilecek. Üye kartı alabilmek için vatandaşların Çanakkale Belediyesine başvurmaları gerekiyor. Üye kartlarına 5 TL ve katlarında ücret yatırılarak bisikletler kiralanabilecek

Üye olunduktan sonra 6 lira ücret verilip abonman sözleşmesi yapılıyor ve şifre veriliyor. O şifre ile tüm istasyonlardan bisikleti alabiliyorsunuz. Temel süre 24 saat üzerine. 24 saat sonra bu bisikletin yerine konması gerekiyor. 16 saat sonra sistem ihtar veriyor. 24 saat sonra, 48 saate kadar cezalı tarife uygulanıyor. Bir buçuk lira üç liraya çıkıyor. 48 saat sonra da çalıntı muamelesi yapılıyor.

 

(Çanakkale Aynalı Pazar.com)

 

Atilla Taş gözaltına alındı

Müzisyen ve kapatılan Meydan gazetesi yazarı Atilla Taş, dün sabaha karşı Gemlik’te mola verdiği tesiste gözaltına alındı.

16

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Fethullah Gülen cemaatine yönelik soruşturma kapsamında müzisyen ve kapatılan Meydan gazetesi yazarı Atilla Taş gözaltına alındı.

Dün (30 Ağıustos 2016 Salı) İstanbul Başsavcılığı aralarında gazetecilerin bulunduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartmıştı. 35 kişilik gözaltı listesinde Atilla Taş’ın da ismi bulunuyordu.

Gözaltı listesinin basına yansımasının ardından Atilla Taş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda bu sabah İstanbul’da olacağını ve emniyete gideceğini söylemişti.

Taş, dün gece saat 04.00 Bursa’nın Gemlik İlçesi’nde mola verdiği dinlenme tesisinde gözaltına alındı. Taş’ın, İstanbul Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü yerleşkesine getirileceği belirtildi.

 

(Bianet)

ABD’den AB’ye Apple öfkesi: Kolay yoldan köşeyi dönmeye çalışıyorsunuz

29906170001_5104396402001_Screen-Shot-2016-08-30-at-8-35-37-AMAvrupa Komisyonu’nun teknoloji devi Apple’ın önüne 13 milyar euroluk bir vergi faturası koymasının ardından ABD’li yetkililer Avrupa Birliği’ni ‘kolay yoldan köşeyi dönmeye çalışmakla’ suçladı.

ABD Hazine Bakanlığı yapılan vergi incelemelerinin haksızlık olduğunu söyleyerek ülkelerin vergi sistemlerinin hiçe sayıldığını savundu.

Avrupa Komisyonu’nun kararını ‘kolay yoldan köşeyi dönmeye çalışmak’ olarak yorumlayan Demokrat Senatör Charles Schumer ise “Avrupa Komisyonu kasten ABD’li şirketleri hedef alıyor” dedi.

Schumer, “Komisyon AB içerisinde adil biçimde rekabet etmemizin önünü tıkamaya çalışıyor. Ayrıca bu tür cezalarla ABD’de yatırımlara gidecek olan vergi gelirlerine de mani oluyorlar” diye konuştu.

Avrupa komisyonu’nun Apple kararına Beyaz Saray’dan da tepki geldi.

Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest, Apple’ın kesilen vergi cezasını ödemesi durumunda gelirleri azalacağından ABD’de daha az vergi ödeyeceğini, bunun da ABD’deki vergi mükellefleri açısından haksız bir durum oluşturacağını savundu.

Yasa dışı devlet desteği

Dün Avrupa Komisyonu, İrlanda’nın Apple’a sağladığı kolaylıklar nedeniyle ABD’li teknoloji devinin en fazla yüzde 1’lik gelir vergisi ödediğini ifade etmişti.

Hem İrlanda hükümeti hem de Apple rekor ceza kararına itiraz ediyor ve temyize götüreceklerini belirtiyor.

Komisyonun rekabetten sorumlu üyesi Margrethe Vestager, “AB üyesi ülkeler, seçtikleri belli şirketlere vergi kolaylığı sağlayamaz. Bu tür uygulamalar AB’nin devlet yardımı kanunlarına aykırı” demişti.

İrlanda’da şirketlere uygulanan gelir vergisi oranı yüzde 12,5. Avrupa Komisyonu’ysa Apple’ın Avrupa’da elde ettiği gelirler üzerinden 2003’te sadece yüzde 1, 2014’te ise yüzde 0,005 vergi ödediği sonucuna varmış durumda.

Komisyon üyesi Vestager, İrlanda hükümeti ve Apple yönetimi arasındaki vergi anlaşmasının, ekonomik gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.

Komisyon’un hem Apple’a hem de İrlanda hükümetine yönelik eleştirilerinin ardından Türkiye Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek paylaştığı İngilizce Twitter mesajıyla Apple’ı Avrupa merkezini Türkiye’ye taşımaya davet etti:

‘Geriye dönük inceleme adil değil’

ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasında Avrupa Komisyonu’nun ceza miktarını hesaplama yönteminin de sorunlu olduğuna vurgu yapılıyor.

“Geriye dönük vergi incelemeleri haksızlık yaratır” diyen ABD Hazinesi, bu uygulamanın hem Avrupa’daki hem de ABD’deki yasal uygulamalara da ters düştüğünü savunuyor.

Geçen hafta ABD Hazine Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun hükümetler üstü bir vergi otoritesine dönüşmeye başladığını ifade etmişti.

Apple ise Avrupa Komisyonu’nun kararının şirketin Avrupa operasyonları üzerinde büyük etki yaratacağını ifade etti.

“Avrupa Komisyonu, Apple’ın Avrupa geçmişini yeniden yazmaya kalkıyor” diyen şirket, Komisyon’u İrlanda’nın yasal mevzuatını hiçe saymakla suçladı ve cezanın kesilmesi halinde kararın Avrupa’daki işe alımlar ve yatırımlar üzerinde büyük etkisi olacağını söyledi.

Analiz: Dominic O’Connell, Today business sunucusu

Bugün herkes kesilen vergi cezasının devasa boyutlarına odaklanmış durumda. Ancak 13 milyar eurodan daha büyük sıkıntılar var. Temel bir soru yine gündemde: Dünyayı, hükümetleri ve dev şirketleri kim yönetiyor?

Şu anda bu sorunun yanıtını vermek zor. Hükümetler vergi mevzuatlarını Apple gibi dev şirketlere kabul ettirmek konusunda son derece yetersiz. Ellerindeki sistemler fiziki ürünlerin dolaşımını ve satışını takip etmek üzere tasarlanmış yapılar. Ancak hizmet satan ve elindeki fikri mülkiyet sayesinde gelir yaratan şirketler karşısında bu sistem bir işe yaramıyor.

Apple vakasına bakacak olursak, ABD dışındaki gelirlerin yüzde 90’ı İrlanda’ya gönderiliyor. Buradan da Apple’ın iştiraklerine dağıtılıyor. Bu iştiraklerin herhangi bir ülkede vergi kaydı yok.

Öte yandan Apple gibi bir şirket ülkenizde operasyonlarını geliştirmek isterse hayır demek son derece zor. Şirketin piyasa değeri 600 milyar dolar. Yaratabileceği istihdam ve yatırımlar pek çok siyasi için karşı konuşamaz ölçüde cazip.

Avrupa Komisyonu’nun Apple’a diz çöktürme çabası ilk bakışta tamamen vergi düzenlemeleriyle ilgili gibi gözükebilir. Ancak işin özünde uluslararası şirketler ve hükümetler arasındaki çekişme var.

Bu kapışmaların devamı da gelecek: Apple’a karşı mücadeleye bayraktarlık yapan Danimarkalı Komisyon üyesi Margrethe Vestager, Google’ın peşine de düşmek üzere.

(BBC)

Apple’a milyarlarca euro ek vergi cezası

0,,19512558_303,00AB Komisyonu, teknoloji şirketi Apple’ın İrlanda’da 13 milyar euro ek vergi ödemesi gerektiğine hükmetti. Apple, temyize gideceklerini duyurdu.

İrlanda’nın ABD merkezli teknoloji şirketi Apple’a gösterdiği vergi kolaylıklarını incelemeye alan AB Komisyonu, incelemeler sonucunda vergi imtiyazlarının yasadışı kamu teşviki kapsamına girdiği ve şirkete haksız rekabet üstünlüğü sağladığı için AB’nin rekabet hukukuna aykırı olduğu sonucuna vardı. Komisyon, İrlanda’nın Apple’dan 13 milyar euro tutarındaki vergi imtiyazını tahsil edebileceği kararına vardı.

AB Komisyonu, İrlanda hükümeti ile Apple arasında varılan anlaşmanın, “1991 yılından bu yana suni olarak Apple’ın İrlanda’da ödediği vergilerin önemli miktarda azalmasına yol açtığını” açıkladı. Apple’ın bu sayede “AB iç pazarı içindeki satışlarından elde ettiği kazancının önemli bir bölümünün vergilendirilmesini engellediği” belirtildi.

Komisyon, 2003-2014 yılları arasında ödenmemiş olan vergilerin tahsil edilmesini talep ediyor. İrlanda’nın Apple’dan vergi matrahı üzerinden faiz de talep edebileceği belirtildi. AB Komisyonu’nun rekabetten sorumlu üyesi Margrethe Vestager, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Apple’ın ödenmemiş olan 13 milyar euroluk vergiyi ödemesi gerektiğini söyledi.

Apple: Temyize gideceğiz

İrlanda Maliye Bakanı Michale Noonan, Komisyon’un kararını kabul etmediklerini ve temyize gideceklerini belirtti.

Kararın ardından açıklama yapan Apple da “Temyize gideceğiz ve bu kararın durdurulacağı konusunda iyimseriz. Apple yasalara uygun hareket etmekte ve faaliyet gösterdiği her yerde gerekli vergileri ödemektedir” ifadelerini kullandı.

AB Komisyonu, üye ülkelerin şirketlere vergi kolaylıkları tanıyarak adil rekabet ilkesini ihlal ettiği durumlarda, bu ülkeler hakkında soruşturma başlatabiliyor. Komisyon geçen yıllarda, Hollanda ile kahve zinciri Starbuck arasındaki ve Lüksemburg ile otomotiv şirketi Fiat-Chrysler arasındaki anlaşmaların yasaya aykırı olduğuna hükmetmiş ve ek vergi ödemeleri talebinde bulunmuştu.

(DW)

Büyük Birader Türkiye ile YPG ilişkisinden memnun

abd-3ABD yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan Suriyeli Kürt gruplar arasında çatışmaların durduğunu ve bundan memnunluk duyduklarını açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, günlük basın toplantısında, TSK’nın Türkiye’nin Suriye sınırında bulunan Cerablus bölgesinde yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili soruya verdiği yanıtta, ‘Türk ordusu ile, IŞİD’e karşı mücadele eden öteki gruplar arasında gece boyunca çatışma çıkmamasını olumlu karşılıyoruz’ dedi. ABD’nin önceliğinin IŞİD ile mücadele etmek olduğunu vurgulayan Earnest, ABD’nin IŞİD’e karşı savaşan taraflar arasında düşmanlık olmaması ve kayıp yaşanmaması konusunda tüm tarafları teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

‘IŞİD’LE MÜCADELEYE YARAMAZ’

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby de düzenlediği basın toplantısında, son 12-18 saat aralığında TSK ile Kürt gruplar arasında çatışma yaşanmadığını ve bunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Kirby, ‘Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında çatışma olması IŞİD’e karşı mücadeleye yarar sağlamaz’ diye konuştu. Kirby, ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin Suriyeli Kürt grupları barındıran YPG’nin Fırat Nehri’nin doğusuna çekildikleri bilgisini verdiklerini de belirterek ‘Kürt güçler Fırat Nehri’nin doğusuna geçti. Türkiye’nin ne yapacağına ilişkin bir şey söyleyemem. Ancak, Türkiye’nin o bölgedeki harekatının planlandığı gibi sınırın belirli bir bölümünün korunması için yapıldığını gördük ve bunu oldukça yapıcı buluyoruz’ dedi.

Kirby, Türkiye ile YPG arasında bir ateşkes anlaşması yapılıp yapılmadığını bilmediğini, ancak son saatlerde çatışma yaşanmamasını ABD’nin olumlu karşıladığını belirtti. John Kirby, ‘ABD’nin Türkiye ile YPG arasında arabuluculuk yapıp yapmadığı’ sorusunu da ‘Hayır. Bizim böyle bir rolümüz yok. İki tarafla da ayrı ayrı görüştük. Bizim isteklerimizi ve öncelikli amacımızın IŞİD ile mücadele etmek olduğunu anlattık. Ancak arabuluculuk gibi bir görevimiz yok’ diye yanıtladı.

(Ajanslar)

Adli Yıl gerilimi

fft99_mf6012186Türkiye’de yeni adli yılın açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılacak olması ‘yargı bağımsızlığı’ tartışmalarını alevlendirdi. Tören, iktidarla ana muhalefeti ve Barolar Birliği’ni karşı karşıya getirdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2014’teki törende Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun konuşmasını ‘siyaset yüklü’ bulmasının ardından yürürlükten kaldırılan ‘adli yıl açılış töreni’ uygulaması bu yıl 1 Eylül’de yeniden yapılacak. Ancak bu yılki açılış töreni de, daha gerçekleşmeden siyasetteki gerilimi tırmandırdı. Yeni adli yılın başladığını gösterecek törenin bu yılki adresi Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak belirlendi. Saraydaki törenin ‘yargı bağımsızlığı’ ilkesini zedeleyeceği düşüncesinden hareket eden ana muhalefet partisi CHP ile Türkiye Barolar Birliği (TBB) törene katılmayacağını açıkladı. MHP lideri Devlet Bahçeli ise katılacağını açıklarken, Yargıtay’dan “yargı bağımsızlığı şekil açısından değerlendirilmemeli, açılışın Cumhurbaşkanlığı’nda yapılmasında sakınca” yok açıklaması geldi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın CHP lideri Kılıçdaroğlu ile TBB Başkanı Feyzioğlu’na “şekilciliğe ve ideolojik mahalle baskısına rağmen törene katılın” çağrısı yapması, Ankara’daki ‘adli yıl’ tartışmalarını tırmandırdı. Tören Yargıtay salonunun küçük olmasından ötürü önce bir otele sonra da cumhurbaşkanlığına alınmıştı.

(DW)

Rıza Zarrab reddi hâkim istedi

_90976889_160323015339_zarrab_624x351_afp_nocreditABD’de tutuklu yargılanan İran asıllı işadamı Reza Zarrab, gelecek hafta gerçekleşmesi planlanan duruşması öncesinde reddi hâkim talebinde bulundu.

Zarrab’ın avukatları, taleplerinin gerekçesini, hâkim Richard Berman’ın 2014’teki Türkiye ziyareti sırasında müvekkillerinin aleyhinde yaptığı açıklamalara dayandırdı.

Reza Zarrab’ın reddi hâkim talebi dilekçesinde iki yıl önce İstanbul’a gelen Richard Berman’ın, 17-25 Aralık soruşturmalarının başlamasının ardından savcıların görevden alınmasını eleştirdiği ve ‘Oyunun ortasında kuralları değiştiremezsiniz’ dediği ifade ediliyor.

Dilekçede ayrıca Berman’ın “Türkiye’de hukukun üstünlüğü saldırı altında” dediği de belirtiliyor.

İran’a uygulanan yaptırımların etrafından dolaşmakla suçlanan Reza Zarrab’ın avukatları, reddi hâkim dilekçesinde Berman’ın bu sözleriyle tarafsızlığını yitirdiğini savundu.

17 – 25 Aralık soruşturmaları kapsamında Türkiye’de gözaltına alınan Reza Zarrab, ‘hükümet yetkililerine rüşvet vermekle’ suçlanmıştı.

Daha sonra hakkındaki tüm suçlamalar geri çekilmiş ve Zarrab serbest bırakılmıştı.

Reza Zarrab’ın avukatlarının dilekçesinde ayrıca hâkim Richard Berman’ın 2014’te Türkiye’de katıldığı toplantının organizatörleri arasında bulunan bazı avukatların şu anda 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında gözaltına alındığı da hatırlatılıyor.

Reza Zarrab daha önce 50 milyon dolarlık bir kefalet karşılığı tutuksuz yargılanma talebi iletmiş, ancak Berman bu talebi reddetmişti.

(BBC)