2016 Nobel Fizik Ödülü’nü Thouless, Haldane ve Kosterlitz kazandı.
Bu yıl 116.cısı verilen Nobel Fizik Ödülünü; David Thouless, Duncan Haldane ve Michael Kosterlitz aralarında paylaştı.
Nobel Komitesi, Çarşamba günü kimya alanında ödül kazanan isimi açıklayacak. Barış ödülünün sahibi cuma günü, ekonomi ödülünün sahibi de 10 Ekim’de açıklanacak.
Nobel Edebiyat Ödülü’nün ne zaman verileceği ise henüz bilinmiyor.
Polonya’da kürtaj olanlara beş yıl hapis cezası öngören bir yasanın tartışılması nedeniyle kadınlar ‘Siyah Protesto’ adıyla genel greve çıktı.
Ülkede şu an bile kürtaj kuralları diğer Avrupa ülkelerine göre hayli sıkı. Fetüsün veya annenin hayati tehlikesi olması durumunda izin verilen kürtajda, bu istisnaların dahi kaldırılmasını amaçlayan yasa teklifi ülke gündeminin ilk sırasında.
Düzenlemenin yasalaşması durumunda, kürtaj olan kadınlar beş yılla cezalandırılabilecek, kürtajı uygulayan doktora da yaptırım ve hapis cezası verilebilecek. Yasanın yürürlüğe girmesi, düşük yapan kadınları bile, cezaevi tehdidiyle karşı karşıya bırakabilecek.
Yasaya karşı çıkmak için siyahlara bürünerek alanlara inen binlerce kadın, restoranlara kepenk indirtti, devlet daireleri, üniversiteler ve iktidar partisinin Varşova’daki genel merkezine girişi engelledi.
Kadın işçi ve öğrenciler iş bırakıp derslere katılmazken, öne çıkan slogan ‘Doktor istiyoruz misyoner değil’ oldu.
41 yaşındaki Gabriela, bugün işe gitmediğini, insan hakları için mücadele eden ‘kızkardeşleri’ni desteklemek için eyleme destek verdiğini söyledi.
Başbakanlık talimatıyla kapatılan 12 televizyon kanalından biri olan IMC TV de mühürlendi.
İMC TV’nin ekranları karardı. Polis İMC TV’nin yayınına müdahale etmekle kalmadı. periscope yayını yapan spiker Banu Güven’e de telefonunu kapatması için uyarıda bulundu.
Kanalın yayının durdurmak isteyen polisler ile o sırada canlı yayın porgramının konuğu olan İMV TV Genel Yayın Koordinatörü Eyüp Burç arasındaki tartışmalar da ekranlara yansıdı. Eyüp Burç, yayını durdurmak isteyen polislere “Yüzünüzü neden kapatıyorsunuz. Zalimler iiçin yaşasın cehennem” diyerek tepkisini gösterdi.
Yayını durdurmak isteyen polislere kanal çalışanları da tepkilerini gösterdi. Polisler binada yayını kesmeye çalıştığı sırada canlı yayın programının sürdüğü stüdyoda toplanan kanal çalışanları hep birlikte “Susma haykır, özgür basın haktır”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atarak tepkilerini gösterdi. Kanal çalışanları, susturulmak istenen İMC TV’nin bugüne kadar üstlendiği misyon ile iktidarı korkuttuğu için hedef haline geldiğini dile getirdikleri konuşmalar da yaptı.
Katılım benim beklediğimden bile düşük kaldı. Gerilla bölgelerindeki köylüler oy kullanamadı. Ama ‘Barış için evet’, ‘hayır’ oylarına değil, yüzde 60’lık oylamaya katılmayanlara yani, ‘umutsuzluk ve çaresizlik’e karşı kaybetti.
1- Si-Evet oyu yüzde 49.77 yani- 6.373.332 oy.
2- No-Hayır oyu ise yüzde 50.22 yani 6.424.604 oy.
3- Katılım benim bile beklediğimden az oldu ve sadece yüzde 37.42 oranında kaldı. Halkın yüzde 60 dan fazlası halk oylamasına katılmadı.
4- FARC’ın ve diğer gerillaların etkin olduğu bölgelerde, özellikle köylülerin çoğunluğunun nüfus kayıtları olmadığından zaten oylamaya katılamıyorlar.
5- Kamuoyu yoklamalarını yüzde 60-65 oranında ‘Evet’ oyu göstermiş olması rehavete sürükledi. ‘Hayır’cılar bile kampanyalarından vazgeçmişlerdi.
6- FARC baştan beri Plebisit’i değil, kurucu bir anayasa inşası ve onun oylanmasını savunuyor.
7- Uluslararası analistler ‘hayır’ çıkmasının nedeni olarak özellikle ‘savaş kurbanlarıyla yeterli iletişimin kurulmaması’nı gösteriyorlar.
8- Bu sonuç bir şeyi değiştirmiyor. Barış anlaşması sadece taraflar arasında değil, uluslararası bir nitelikte ve BM’nin garantörlüğünde, geçerli.
9- İki taraf da sonuçların ardından ‘çatışmaya dönmeme kararı’nı yineledi. FARC, ‘Bu, derin kin ve nefret ekenlerin halkı ne kadar etkilediğini gösterdi ama bu bizi geleceğimizi barışla inşa etme hayalimizden vazgeçirmedi’ dedi.
10- Savaş sadece insanları değil, yaşama sevincini, umudu öldürüyor. ‘Barış için evet’, ‘hayır’ oylarına değil, yüzde 60’lık oylamaya katılmayanlara yani, ‘umutsuzluk ve çaresizlik’e karşı kaybetti.
Kadıköy Ziverbey’de bir kaldırım taşında verdiği pozuyla fenomen haline gelen kedi Tombili’nin heykeli tamamlandı.
Tombili’yi ölümsüzleştirecek heykelin resmi açılışı ise bugün 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde saat 13.00’de Ziverbey’de yapılacak.
1 Ağustos’ta hayatını kaybeden Tombili’nin, Change.org’da heykelinin yapılması için düzenlenen kampanyaya 17 bin imza atılmıştı.
Bıçkın kedinin heykelinin yapılması talebine olumlu yanıt veren Kadıköy Belediyesi çalışmalara başlamıştı. Heykeltıraş Seval Şahin tarafından gönüllü olarak yapılan heykel tamamlandı. Şahin tarafından yorumlanan Tombili’nin heykeli Ziverbey’in kaldırımlarında unutulmaz pozunu verdiği yere dikiliyor.
Kadıköy, sokak hayvanlarının bakımı konusunda örnek ilçelerden biri. Binlerce gönüllü Kadıköy Belediyesi işbirliği ile sokak hayvanlarının bakımını üstleniyor. Düzenli olarak sokak hayvanlarının bakım ve tedavisini yapan Kadıköy Belediyesi Veteriner Ekipleri geçtiğimiz yıl 4.720 sokak kedisinin aşı ve bakımını yaptı ve 3.764 kediyi de kısırlaştırdı. “Satın Alma Sahiplen” kampanyası ile de yılda 750 kedi ve köpek sahiplendirilerek sıcak bir yuva sağlanıyor.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, FARC (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) ile imzalanan barış anlaşmasının referandumda reddedilmesinin ardından, muhalefet ile müzakere için üst düzey hükümet yetkililerinden oluşan bir heyet görevlendirdi.
Cumhurbaşkanı Santos açıklamayı, diğer siyasi parti liderleriyle düzenlediği toplantı sonrasında yaptı.
Referandumda “Hayır” kampanyasının başını çeken eski cumhurbaşkanı ve senatör Alvaro Uribe toplantıya katılmadı ancak hükümetle görüşmeleri yürütmesi için üç müzakereci görevlendirdi.
Demokratik Merkez Partisi Başkanı Uribe, barışa değil, ‘FARC liderlerine çok yumuşak davranıldığını’ savunduğu anlaşmanın içeriğine karşı olduğunu söylüyor.
Bogota yönetimi ile örgüt geçen hafta 52 yıllık iç savaşa son verecek olan barış anlaşmasını imzalamıştı.
Ancak Pazar günü yapılan referandumda yüzde 50,24 oyla ve yaklaşık 54 bin oy farkla anlaşma reddedilmişti.
Reddedilen anlaşma, FARC üyelerine kapsamlı bir affı içeriyor. Sadece katliam, işkence ve tecavüz gibi suçları işleyenler bundan muaf tutuluyor.
Ancak plan, bu suçlarını itiraf eden FARC üyelerinin de cezalarının düşürülmesini içeriyor.
“Hayır” kampanyasının başını çeken eski cumhurbaşkanı ve senatör Alvaro Uribe, FARC gerillalarına daha ciddi cezalar verilmesini talep ediyor.
Geçtiğimiz hafta yapılan kamuoyu araştırmalarında, halkın yaklaşık yüzde 60’ının “Evet” oyu vereceğini tahminleri yapılıyordu.
Ancak referandumun sonucu Kolombiyalıların bir bölümünün anlaşma kapsamında FARC üyelerine af öngörülmesine büyük tepki gösterdiğini ortaya koydu.
Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için referandumda onaylanması gerekiyordu.
“Barışa sadık kalacağız”
Katılım oranının yüzde 38’de kaldığı referandum sonrası, hem hükümet hem de FARC, barış anlaşmasını güvence altına almaya kararlı olduklarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Santos, “Görev süremin son anına kadar barışın yolunu arıyor olacağım. Pes etmiyorum” dedi.
Barış anlaşmasına destek verenler, parlamento binası önünde referandum sonucunu protesto etti.
‘Timoşenko’ lakabıyla bilinen FARC lideri Timoleon Jimenez de sonuçtan üzüntü duyduğunu ancak ateşkesin yürürlükte olduğunu ve şiddete dönülmeyeceğini söyledi.
Kolombiya hükümeti adına müzakereleri yürüten Humberto de la Calle referandum sonucunun açıklanmasının ardından istifasını sundu ancak Santos istifa dilekçesini reddederek Calle’yi “ulusal diyalog” ekibinin başına getirdi.
Savaşın en çok etkilediği bölgede anlaşmaya büyük destek
Kolombiya’da savaştan en büyük zararı gören bölgelerden olan Choco’da seçmenlerin yüzde 80’i barış anlaşmasına destek verdi.
Başkent Bogota’da da “Evet” oylarının oranı yüzde 56 oldu.
Ancak FARC’ın çiftçilerin elinden arazilerini zorla aldığı doğu bölgelerinden Casanare’de seçmenlerin yüzde 71’i anlaşmayı reddetti.
Kolombiya’da hükümet ile FARC, yaklaşık 4 yıl süren müzakereler sonucu geçen hafta Küba’nın başkenti Havana’da barış anlaşmasını imzalanmıştı.
Yarım asırdan fazla süren savaşta 260 bin kişi ölmüş, 45 bin kişi kaybolmuş, yaklaşık 7 milyon kişi yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kalmıştı.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu kararıyla Olağanüstü Hal (OHAL) süresinin üç ay daha uzatıldığını açıkladı.
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Kurtulmuş “Bakanlar Kurulu’nun almış olduğu kararlardan bir diğeri de, 90 günlük OHAL’in uzatılması ve 19 Ekim günü gece yarısı 01:00’den itibaren OHAL’in yenilenmesi kararıdır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 20 Temmuz’da üç ay süreyle tüm ülkede OHAL ilan edildiğini açıklamıştı. Buna dair Bakanlar Kurulu kararı 21 Temmuz’da Meclis’te oylanarak kabul edilmişti.
Süreç nasıl olacak?
Bundan sonraki adımda karar Resmî Gazete’de yayımlanacak.
Ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) onayına sunulacak. Meclis olağanüstü hal süresini değiştirebiliyor.
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, olağanüstü hal süresi, her defasında dört ayı geçmemek üzere, uzatılabiliyor.
Olağanüstü halin süresi altı ayı geçemiyor.
Anayasa ne diyor?
Olağanüstü Hal yönetimini Anayasanın III. Bölümü düzenliyor. Bu bölümdeki Madde 119 “Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım” durumunda 1uygulanıyor.
120. Madde “yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması” durumunda ilan edilen olağanüstü hali düzenliyor.
* Olağanüstü Hal Kanunu’na buradan ulaşabilirsiniz.
Artvin’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii’nde madencilik faaliyetleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan Türkiye’nin en büyük çevre davasında karar verildi. Rize İdare Mahkemesi, ÇED iptal davasını reddetti.
Cerattepe Bölgesi’ndeki madencilik faaliyeti için daha önce Rize İdare Mahkemesi’nce ‘ÇED olumlu’ kararı iptal edilen maden şirketi, 2 Haziran 2015’te yeniden ‘ÇED Olumlu’ kararı aldı. Bunun üzerine harekete geçen Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki 751 kişi ve 61 avukat, 8 Temmuz 2015’te Rize İdare Mahkemesi’nde, ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Türkiye’nin en büyük çevre davasını açtı.
Mahkeme, bölgede 14 Mart’ta bilirkişi heyeti ile inceleme yaptı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, yıllık 500 bin ton çıkartılacağı öngörülen cevherin kapalı kabinli teleferikle taşınması halinde çevreye zararlarının azalacağı ve ara katlı üretim yöntemi ile heyelan riski oluşmayacağı iddia edildi. Rize İdare Mahkemesi, Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri için tarafları son kez 19 Eylül tarihinde dinledi.
TALEP REDDEDİLDİ, TEMYİZ YOLU AÇIK
Yeşil Artvin Derneği’nin aynı gün reddi hakim talebi başvurusu Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nce reddedilince Rize İdare Mahkemesi, 20 Eylül tarihinde aldığı 2016/485 nolu kararla, ÇED iptal davasının reddine karar verdi. Mahkeme kararın Danıştay’a temyiz yolunun açık olduğunu bildirdi.
Malatya’nın önemli sanat etkinlikleri arasındaki festival, valilik tarafından düzenleniyordu.
Kısa bir süre önce ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında Malatya vali yardımcıları Ömer Dağdeviren ve Bülent Güven açığa alınmıştı. İddiaya göre festivalin iptal edilmesinin sebebi de açığa alınan vali yardımcıları.
Hazırlıkları tamamlanmıştı
Festivalin hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığı belirtilirken, film başvuruları başlamış ve yarışacak filmler belli olmuştu. Oyuncu Halil Ergün’e de ‘onur ödülü’, Belkıs Özener’e de ‘emek ödülü’ verilmesi bekleniyordu.
Beşiktaş’ta yapılaşmaya açılmak istenen ancak mahallelinin mücadelesi sonucu yeşil alan kalan Ihlamur Parkı’nda zafer kutlaması yapıldı.
İleri Haber’de yer alan habere göre daha önce konut alanı olarak yapılaşmaya açılmak istenen Ihalmur Parkı’nın etrafı Beşiktaş Belediyesi tarafından yüksek panellerle çevrilmiş ve parka sahip çıkmaya çalışan mahalleliye belediye zabıtaları saldırmıştı.
Ancak Ihlamur Parkı Dayanışması‘nın mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürmesi sayesinde park yeşil alan olarak kaldı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Ihlamur Parkı’nın bulunduğu parseli tamamı ile park olarak gösteren yeni imar planı askıya çıkarıldı.
Mücadeleyi kazanan mahalleliler de Pazar günü (2 Ekim 2016) parkta bir ‘zafer kutlaması’ gerçekleştirdi. Kutlamanın ardından Av. Eren Can, İnci Ateş, Av. Elvin Çeldik ve mimar Macit Toz tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi.