Ana Sayfa Blog Sayfa 2281

Porto Riko’da 6.4 şiddetinde deprem

Porto Riko’da Pazartesi günü yaşanan 5.8 büyüklüğündeki depremden sonra bugün de 6.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde bazı evlerin duvarlarının çatladığı ve kısmi çökmelerin meydana geldiği bildirilirken herhangi bir can kaybının yaşanmadığı açıklandı.

Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) yerin 10 kilometre derininde gerçekleşen depremin merkez üssünün İndios kasabasının yaklaşık 10 km güneyinde yer alan kıyı şeridi olduğunu duyurdu.

Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi‘nin ilk belirlemelerine göre tsunami tehlikesinin olmadığı aktarılmıştı. Ancak son gelen bilgilere göre, depremin merkez üssüne yakın kıyılara tsunami dalgalarının vurma olasılığının az da olsa bulunduğu bildirildi.

https://twitter.com/rosesweave/status/1214487097769418752

Ülke, 28 Aralık’tan bu yana sallanıyor

Porto Riko 28 Aralık’tan bu yana şiddetleri 4.7 ile 5.8 arasında değişen birçok depreme ev sahipliği yaptı. Ancak bugün gerçekleşen deprem aralarındaki en şiddetli deprem olma özelliğini taşıyor.

Jeologlar bu deprem sonrasında da birçok artçı depremin yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.  USGS yaptığı açıklamada “Daha fazla deprem olduğunda, büyük bir deprem olasılığı da artar. Bu da hasar olasılığının daha fazla olduğu anlamına gelir” dedi.

Ülkeyi vuran ve en çok zarara sebebiyet veren depremlerden biri Ekim 1918 yılında, adanın kuzeybatı kısmında yaşamıştı. 7.3 büyüklüğünde gerçekleşen depremin tetiklediği tsunami sonucunda 116 kişi hayatını kaybetmişti.

 

 

Ekosfer Derneği: 2019 Türkiye’nin en sıcak dördüncü yılı

Yıllık ortalama sıcaklık verilerine göre 2019 yılı Türkiye’nin en sıcak dördüncü yılı oldu. 2019, ön bulgulara göre,  aynı zamanda dünyanın en sıcak ikinci yılı olarak kayıtlara geçecek. Ekosfer Derneği yaşananların iklim krizinin bir sonucu olduğunu belirtti.

Ekosfer Derneği’nin Meteoroloji verilerinden derlediği bilgilere göre Türkiye’nin 1970-2018 yılları arasındaki ortalama yüzey sıcaklığı 13,2 derece iken, 2019’da bu değer 10 derece artarak 14,2’ye ulaştı. Böylece Türkiye en sıcak dördüncü yılını 2019’da yaşamış oldu.

Türkiye tarihinin en sıcak yılını 2018 ve 2010’da 15,1 dereceyle yaşamıştı. Onu 14,5 derece ile 2014, 14.2 derece ile 2001 izlemişti. Yaşanan en sıcak beş yılın son 10 yıl içinde gerçekleşmesi, Türkiye’nin iklim değişikliğinden etkilendiğinin net bir kanıtı.

En sıcak aylar yılı: 2019 

Son 49 yıllık sıcaklık ortalamaları göz önüne alındığında 2019’da Nisan ve Temmuz ayları dışında 10 ayın sıcaklığı ortalamanın üzerinde seyretti. Özellikle sonbahar ve kış aylarında ortalama sıcaklık daha da arttı.

Haziran 2019 23,4 derece ile 49 yılın en sıcak haziranı oldu. 2019 Mayıs ayı (18,6) son 40 yılın en sıcak üçüncü mayısı oldu. Ekim 2019 (17,4) son 49 yılın en sıcak ikinci ekimi, Kasım (11,5) ise 49 yılın en sıcak ikinci kasımı olarak kayıtlara geçti.

En sıcak Temmuz 2019’da yaşandı

Öte yandan Avrupa Birliği’nin (AB) iklim değişikliği gözlem kurumu Copernicus Climate Change Service, 2019 Temmuz’unun dünya tarihindeki en sıcak temmuz ayı olduğunu duyurdu.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) her yıl düzenli olarak yayımladığı İklim Durumu Raporu’nun ön bulguları ise 2019 yılının, tarihteki en sıcak ikinci yıl olacağına işaret ediyor.

Özgür Gürbüz: Türkiye yangına körükle gidiyor

Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, iklim ve enerji uzmanı Özgür Gürbüz şöyle konuştu:

“En sıcak yılların arka arkaya yaşanması, sıra dışı hava olaylarının sayısının ve şiddetinin artması iklim krizinin etkisini giderek artırdığını gösteriyor. Yangın yeri dünya olunca kaçıp başka bir yere gitmek mümkün değil. Bu yangını çıkardığımız gibi söndürmeliyiz. Bunun yolu da petrol, kömür ve doğalgaz tüketimini azaltmaktan geçiyor. Türkiye ise kömür santrallerine kirletme izni vererek, yeni köprüler ve yollar aracılığıyla petrol tüketimi ve dışa bağımlılığı artırarak yangına körükle gidiyor. Yangını söndürmek için politika değişikliği şart, güneş enerjisini, enerji verimliliğini enerji politikalarının  merkezine koymazsak yangın birkaç yıl içinde kontrolden çıkacak.”

Derneğin açıklamasında Avustralya’da dört aydır süren şiddetli yangınlar da hatırlatıldı; ortalamaların üzerindeki sıcak hava ve kuraklığın şiddetlendirdiği yangınların şiddet ve sıklığını artıran şeyin bilim insanlarına göre iklim krizi olduğuna vurgu yapıldı.

 

Süleymani’nin cenaze töreninde izdiham: 56 ölü, 213 yaralı

Geçtiğimiz Cuma günü ABD’nin düzenlediği füze saldırısında Irak’ın başkenti Bağdat’ta öldürülen İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin üç gündür süren cenaze törenlerinin son durağında izdiham yaşandı. Süleymani’nin, doğduğu, İran’ın Kirman kentindeki törende 56 kişi hayatını kaybetti, en az 213 kişi yaralandı.

Kirman’da defnedilecek Süleymani’ye son görevini yapmak isteyen yüz binlerce kişi törenden saatler önce sokakları doldurdu. Güvenlik görevlilerinin uyarılarına rağmen izdihama engel olamadı. Kalabalık içindekilerin birbirini ezmesi sonucunda ezilerek ölenler ve yaralananlar oldu. Yaralılara ulaşıp müdahale etme ve hastaneye kaldırma konusunda zorluk yaşayan güvenlik güçleri ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini söyledi.

‘Şehidi, kendisinden daha tehlikeli’

Törende, Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami’den de ABD’ye yeni bir gözdağı geldi. Selami, “Kasım Süleymani’nin şehidi, düşman için Kasım Süleymani’den daha tehlikeli” dedi. Devrim Muhafızları Komutanı, Kirman’da ‘Amerika’ya ölüm’ sloganları atan binlerce kişiye “İntikam alacağız, sert ve kesin bir intikam” diye seslendi.

Süleymani’nin bugün toprağa verilmesi ve dört günlük yasın son bulmasıyla birlikte, İran’ın Donald Trump yönetimine somut misillemelerinin yavaş yavaş netleşmeye başlaması bekleniyor.

Diyarbakır kayyımı, Lisa Çalan’ı işten çıkardı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır’daki mitingine IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda iki bacağını kaybeden Lisa Çalan, kayyım tarafından yönetilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde işten çıkarıldı. Belediyenin Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nda, Çalan da dahil olmak üzere sekiz kişinin görevine son verildi. İşten çıkarılanlara yapılan sözlü açıklamada “bu kadrolara ihtiyaç olmadığı” ifade edildi. Görevine son verilenler arasında müzik ve tiyatro sanatçıları da bulunuyor.

Yönetmen Lisa Çalan, 2016 yılından bu yana Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi’nde sahne tasarımcısı olarak görev yapıyordu.Gazete Duvar’dan Özlem Akarsu Çelik’e konuşan Çalan, “Kayyumlar 2016 yılından bu yana birçok arkadaşımızın işine son verdi. Ben de onlardan biriyim. Elbette işsiz kalanlardan farkım yok. Benim tek ayrıcalığım fiziksel koşullarım sebebiyle iş bulma imkânımın başkalarına göre çok sınırlı olması” dedi.

‘Kanuna göre istihdam edilmem lazım’

Çalan şöyle konuştu:

“Terörle Mücadele Kanunu’na göre terör mağdurlarının kamuda istihdam edilmesi gerekiyor. Beni de etmişlerdi. Peki n’oldu da işten atıldım? Beni arama lütfunda bile bulunmadılar. Adresime gönderilen evrakı bekliyorum. En üzücü yanı da bizim işten atılmamız kararını verenlerden birinin çok uzun yıllardır Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan ve hepimizin tanıdığı biri olması.

Tazminatını ödedik, sanıklara ceza da verdik, bu ona yeter diyorlarsa ben adalete ve vicdana güveniyorum, mücadele etmeye devam edeceğim diye cevap vermek istiyorum. Bacaklarımı kaybettikten sonra hatırlayamadığım sayıda ameliyat geçirdim. Tedavim halen devam ediyor. Mekanik protezlerimin bakımı, onarımı ve tedavi masraflarım için benim sigortaya ihtiyacım var. Ayağa kalkmak ve duruşmada katillerin karşısına dikilerek onlardan hesap sormak için mücadeleden hiç vazgeçmedim, bana bu haksızlığı yapanlarla da mücadele edeceğim.”

Onlar için en zor zaman… Sokakta yaşayan hayvanları unutmayın

Kar, şiddetli sağanaklar ve fırtınayla boğuşan Türkiye’de olumsuz hava koşulları sokaklarda yaşayan hayvanlar için ölümcül olabiliyor. Onlar için yapabileceğiniz küçük şeylerle pek çok hayat kurtarabilirsiniz.

Sokakta yaşayan hayvanlar için yapabileceklerinizin küçük bir listesi şöyle:

  • Mümkünse sahiplenin
  • Eğer evinizin koşulları bir hayvanın uzun süre kalmasına uygun değilse, yaralı, hasta durumundaki hayvanları kısa süreliğine misafir edin. Özellikle aşırı titreyen bir kedi ya da köpek görürseniz bu hipotermi belirtisi olabilir. Böyle bir durumda onu eve alarak yavaş bir şekilde ısıtmalısınız.

  • Mümkünse iş yerinizde yer açın.
  • Apartmanınızın kazan dairesine, girişine apartmanın sakinlerinin de onayını alarak soğuktan ve yağıştan ıslanmış sokak hayvanlarını alıp bakabilirsiniz.
  • Arabanızı çalıştırmadan önce tekerlekte ya da motorda bir kedi olup olmadığını mutlaka kontrol edin.

  • İçine girebilecekleri minik bir baraka ya da soğuktan koruyacak karton sığınaklar yapın. Karton ya da tahtadan yapılabilecek kedi, köpek evleri sokak hayvanlarının korunaklı bir yuvaları olması demek. Hiçbir şey yapamıyorsanız boş bir karton kutuyu poşetle kaplayıp yan yatırabilir, sokakta yaşayan bir hayvanın en azından kısa süreli konaklayıp ısınabileceği bir ortam yaratabilirsiniz.

  • Hayvanlar için dışarıya koyulan suların içine 1 damla zeytinyağı damlatmak soğuğa karşı direnç kazandırır. Koyduğunuz su kabı metal ya da çelik olmasın. Bu kaplar, suyu çabuk dondurur. Suyun ılık olmasına dikkat edin.

  • İmkanınız varsa, veterinerler ve pet shoplarda satılan vitaminlerden sularına damlatarak vücut dirençlerini yükseltebilirsiniz.
  • Mama vermeyi unutmayın. Özellikle kar yağdığında yiyecek bulmak sokakta yaşayan hayvanlar için mümkün olmuyor. Marketlerde bu hayvanlar için satılan mamalardan alıp mama kaplarına ya da kuru alanlara mama bırakabilirsiniz.Düşük bir ücret karşılığında kasaptan sakatat alıp hayvanlar için yol kenarlarına koyabilirsiniz. Evdeki artan yemeklerden uygun olanlarını verebilir, mahallenizde herkesin evinde pişen yemek artıklarını toplayarak kuytu köşelere koyabilirsiniz.

  • Hayvanlara bozuk yemek vermeyin. Soğuk havalarda direnci azalan hayvanlar için bir ishal vakası bile ölümcül olabilir.
  • Soğukta kediler 6, köpekler 17 saate kadar aç kalırsa donarak ölür, unutmayın.
  • Yaralı ve hasta olduğunu düşündüğünüz bir hayvan görürseniz, kaderine terk etmeyin, en yakın belediyeye haber verin ya da götürün. Mutlaka takipçisi olun, gerekirse ekipleri defalarca ikaz edin. Belediyeler, sokakta yaşayan hayvanları ücretsiz tedavi ediyor.

  • Kuşlar için camınızın önüne ekmek kırıntıları serpebilir ya da bahçenizdeki ağaçlara ekmekler asabilir, evde mama kapları yaparak içine buğday koyabilirsiniz.

  • Barınaklara destek verin. Yaşadığınız ilçede bir hayvan barınağı varsa özellikle kış aylarında bu barınakta çok sayıda hayvan var demektir. Barınaklara yapacağınız mama bağışları sayesinde çok daha fazla hayvanın ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayabilirsiniz. Kullanmadığınız battaniyeler ve eski gazeteler onların çok işine yarayacaktır.

  • Kötü davranmayın, vurmayın, saldırmayın. Tüm canlılar için sevgi temel ihtiyaçtır. Sevginizi ve şefkatinizi onların üzerinden çekmeyin.

Karton kutudan sokakta yaşayan hayvanlara nasıl ev yapılır?

  • Bakkalınızdan ya da marketlerden ücretsiz alabileceğiniz karton kutunun alt ve üst kısmını koli bandı ile yapıştırın. Böylece kapalı bir kutu oluşturmuş olacaksınız.
  • Ardından kutunun ön kısmında, kedi ve köpeklerin girebilecekleri büyüklükte bir alan işaretleyin ve bu alanı maket bıçağıyla kesin.
  • Isı yalıtımı yapmak için kutunun üzerini strafor ile kapladıktan sonra büyük bir poşeti kutunun üzerinden geçirin ve yapıştırın.

Bıraktığınız mamanın yağmur ve kardan zarar görüp bozulmaması için, bir damacana ya da 5L’lik su bidonunun önüne bıçakla pencere açıp mamaları içine bırakabilirsiniz. Özellikle yağmur ve kar korumalı bir mama kabı yapmak onlar için çok faydalı olacaktır. Basitçe şöyle yapabilirsiniz:

5 veya 10 litrelik su şişesinin bir tarafını kare biçimde kesiyorsunuz. Bu karenin geniş olmasına dikkat edin ki, hayvanlar içine koyacağınız mamayı kolayca yiyebilsin. Daha sonra bu bölümden içine mamayı koyuyorsunuz. Açtığınız kare pencerenin tam karşısına, fırtınalı ve zor hava şartlarında kabın sabit kalmasını sağlamak için iki delik açıp, çamaşır ipi veya benzeri sağlamlıkta bir ipi bu iki noktadan geçirerek yakınınızdaki bir yere sıkıca bağlıyorsunuz.

KEHAYKO: Hayvanlar üşüyor, battaniye gönderin

Edirne’de Keşan Sokak Hayvanlarını Koruma (KEHAYKO) Derneği Başkanı Sevinç Cebeci kış mevsimi nedeniyle üşüyen hayvanlar için en çok ihtiyaç duydukları malzemenin battaniye olduğunu söyledi.

Cebeci, hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte derneğe ait ‘Can evi’ adı verdikleri kulübelerde kalan sokak hayvanlarını soğuktan korumaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: “Eski battaniyelere, yorganlara ve halılara çok ihtiyacımız var. Biz bunları canların altına yayıyoruz. Artık evlerimizden getirdiklerimizi tükettik. Lütfen, ‘kışın üşümezler’ demeyin. Kürkleri var ama bu yeterli değil. Trakya çok soğuk oluyor, çok üşüyorlar. Onlardan yardımınızı esirgemeyin”

 

İrlanda’da benzinli ve dizel araç satışı 2030’da yasaklanacak

İrlanda‘da hükümet, karbondioksit emisyonunu düşürmek ve çevre koruma planları kapsamında petrol ve dizelle çalışan otomobilleri yasaklama kararı aldı. Ülke trafiğinde bulunan araçların yüzde 85’i fosil yakıt kullanan İrlanda’da Çevre Bakanı Richard Bruton bu doğrultuda bir yasa tasarısı hazırladıklarını açıkladı.

Hazırlanan yasa tasarısına göre 2030’da itibaren geçerli olacak karar sonrası ülkede benzinli ve dizel araçların satışı yasaklanacak.

Danimarka, İsrail, Hollanda, İsveç ve Hindistan‘da da dizel ve benzinli araç satışını yasaklayan kanunlar çıkarılmıştı. 2030’dan itibaren bu ülkelerde de çıkarılan kanunların yürürlüğe girmesi bekleniyor.

10 yıl sonunda 1 milyon elektrikli araç

Bakan Bruton 2030 itibariyle ülkede satılan tüm yeni araçların elektrikle çalışan taşıtlar olmasını hedefledikleri ve 10 yıl sonunda ülkede 1 milyon elektrikli araç olmasını amaçladıklarını aktardı. Bruton, İrlanda’nın sera gazı salımının giderek yükseldiğini ve bu durumun bir an önce tersine dönmesi gerektiğini söyledi.

İrlanda hükümeti, ayrıca İklim Eylem Planı dâhilinde yeni yapılan binalarda 10 araçlık park yeri ve bir araç şarj noktası olmasını da tasarıda şart koşuyor.Tasarının önümüzdeki günlerde İrlanda Meclisi’ne gelerek onaylanması bekleniyor.

 

Patates ve soğan ihracatı izne bağlandı

Kuru soğan ve patatesin yurtdışına satışına sınırlama getirildi. “Ticaret Bakanlığının İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Tebliğde yapılan değişiklikle, ihracı ön izne bağlı mallar listesine kuru soğan ve taze veya soğutulmuş patates de eklendi. Buna göre, söz konusu ürünlerin ihracı belli kamu kurum ve kuruluşlarının ön iznine bağlanmış oldu.

Karar gereği, patates ve kuru soğan ihraç etmek isteyen üretici ve firmalar Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuracak. Bakanlık onay verirse izin verilen koşul ve miktarda patates ve kuru soğan ihracatı yapılabilecek.

Geçen yıl arz-talep dengesizliği nedeniyle soğan ve patatesin kilosu 8-10 liraya kadar çıkmıştı.

CHP’li Gürer: İhraç engellenerek sorun çözülemez

 CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patates ve soğanın yurt dışına satışının sınırlandırılmasının üreticiyi vurduğunu belirterek şunları söyledi:

Niğde ve Nevşehir’de depolarda iki milyon ton patates var. Umutla ihraç teşviki beklerken tam zıt karar çiftçiyi perişan etti. İktidar, depodaki ürün için tüccara karşı üreticiyi korumazsa mağduriyet artar. Patates ve soğanda geçen yıl yaşanan fiyat artışı ve bu ürünlerin ithal edilmek zorunda kalınmasının iktidarı etkilediği görülüyor. O nedenle plansız bir şekilde önlemler geliştiriliyor. Tüccarın kazanıp, üretici ve tüketicinin mağdur olduğu düzen değişmelidir.”

‘İthal zorunluluğu doğar’

Gürer depoların patates ile dolu olduğunu bildirdi, bunun nedeni olarak da maliyetin 90 kuruş iken tüccara 60 kuruşa satılamaması olduğunu kaydetti. Üreticinin ürünü ihraç etmek ve bunun için verilen teşviklerden yararlanmak için beklediğini anlatan Gürer, “İhraç önleme kararı alanlar depoda patates soğanın maliyetine ürünü çiftçiden almak zorundadır.  İhraç yasaklanması üreticinin depodaki ürünü değerine satamamasını getirirse ekim daralır, gelecek yıl ithal zorunluluğu doğar.”

 

Türkiye kar ve fırtınaya teslim: Okullar tatil, seferler aksıyor

Türkiye genelinde etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle bazı il ve ilçelerde eğitime ara verildi. Yoğun kar yağışı ve sel nedeniyle Çanakkale (Eceabat, Gelibolu ve Yenice ilçeleri), Kütahya (merkez ile Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Dumlupınar, Hisarcık ve Simav ilçeleri), Çankırı (Orta, Ilgaz, Korgun, Şabanözü, Eldivan, Atkaracalar, Kurşunlu ve Çerkeş ilçeleri), Balıkesir (Dursunbey ilçesi ile Sındırgı’da taşımalı eğitim), Isparta ( kent merkezi ile Şarkikaraağaç, Eğirdir, Gelendost, Senirkent, Uluborlu, Yenişarbademli ilçeleri), Karaman (Sarıveliler ilçesi), Konya (Taşkent, Hüyük, Derebucak, Yalıhüyük, Seydişehir, Bozkır ve Hadim ilçeleri), Manisa (Akhisar’da Hanpaşa, Kömürcü ve Dağdere mahalleleri), Bilecik (Söğüt ilçesi), Kırklareli (Demirköy ilçesinde tüm okullarda, Vize’de taşımalı eğitim) ve Mersin‘de (Erdemli ve Çamlıyayla ilçeleri) eğitime bir gün ara verildi.

Mersin’de sel

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nce ‘kırmızı kod’ uyarısının yapıldığı Mersin’de, sağanak nedeniyle birçok cadde sular altında kaldı.

Kent merkezinde, sabah başlayan sağanak, gece saatlerinde etkisini arttırdı. Merkez Mezitli, Yenişehir, Toroslar ve Akdeniz ilçelerindeki bazı cadde ve sokaklar sular altında kaldı. Belediye ekipleri, birçok aracın mahsur kaldığı mahallelerdeki suların tahliyesi için çalışma başlattı. Kıyı şeridindeki Adnan Menderes Bulvarı’nda da fırtına nedeniyle büyük dalgalar oluştu.

Erdemli ilçesinde ise 6 kişinin yaşadığı baraka, sağanak nedeniyle kayan toprakla birlikte yıkıldı. Evdeki 5 kişi kendi imkanlarıyla kurtulurken, 62 yaşındaki İbrahim Öngel yıkıntıların altında kaldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, Erdemli Belediyesi ve AFAD ekiplerince yapılan enkaz kaldırma çalışmasında Öngel’in cesedine ulaşıldı.

İstanbul’da sağanak ve fırtına

İstanbul’da ise fırtına ve sağanak günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Dün gün boyu etkili olan ve bugün de süreceği bildirilen sağanak ve fırtına nedeniyle birçok ilçede çatı uçtu, ağaçlar devrildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin rakamlarına göre 108 çatının uçtu, 128 ağaç devrildi, 61 ayrı noktada su baskını oluştu ve üç istinat duvarı çöktü.

İstanbul’da 2 gündür devam eden fırtına ve şiddetli yağmurla ilgili raporunu açıklayan İBB, Pazar günü akşam saatlerinden itibaren başlayan yağmurda en fazla yağışın metrekareye 108.6 kilogram ile Eyüpsultan Hamidiyeye düştüğünü belirtti.

Fırtına nedeniyle birçok vapur ve deniz otobüsü seferi iptal edilirken, sağanak nedeniyle de trafikte yoğunluk yaşanıyor.

Beşiktaş ve Zeytinburnu’nda şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle gövdesinden kırılan ve yola devrilme tehlikesi bulunan ağaç, belediye ekiplerince kesilerek kaldırıldı.

Fırtına nedeniyle İstanbul’da hava ulaşımında da aksamalar oluyor. İstanbul’da etkisini gösteren yoğun yağış ve fırtına nedeniyle İstanbul Havalimanı’nda iniş ve kalkışlarda rötarlar yaşanıyor.  Şiddetli fırtına nedeniyle iniş yapmak isteyen uçaklar bir süre havada tur attıktan sonra havalimanlarına iniş denemesi yapıyor.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçak pistten çıktı

Pegasus Havayolları‘nın Şarika – Sabiha Gökçen Havalimanı seferini yapan Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı iniş sırasında kayarak pistten çıktı. Saat 09.05’te toprak alanda duran uçağın yolcuları slide olarak adlandırılan şişme kaydırak yardımı ile tahliye edildi.

Olay sırasında yaralanan olmadığı öğrenildi. Uçağın toprağa çıkmasının ardından Sabiha Gökçen Havalimanı pisti iki saatliğine kapatıldı. Kurtarma ve temizlik çalışmalarının ardından pist tekrar açılacak.

THY’den açıklama: 15.00’e kadar uçuş yapılmayacak

THY Genel Müdürü Bilal Ekşi  uçuşların saat 15.00’e kadar yapılamayacağını bildirdi: “Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pistin kapanmasına yol açan olay sebebi ile saat 15.00’e kadar Sabiha Gökçen inişli ve kalkışlı seferlerimiz iptal edilmek zorunda kalınmıştır. Çağrı merkezimizden alternatif sefer planlamalarımız ile ilgili bilgi alabilirsiniz.”

Atatürk Havalimanı’nda uçuşlar devam ediyor

İstanbul Havalimanı’nın açılmasının ardından yalnızca kargo uçaklarının kullanımına tahsis edilen rüzgarın saatte 85 kilometre olarak ölçüldüğü Atatürk Havalimanı’nda ise herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan uçuşların devam ettiği öğrenildi.

Çanakkale Boğazı transit geçişe kapandı

Çanakkale’de ise Bozcaada ve Gökçeada’ya ise iki gündür deniz ulaşımı sağlanamıyor. Çanakkale’de yoğun kar yağışı ve fırtına nedeniyle Çanakkale Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı, bazı vapur seferleri de durduruldu.

Öte yandan birçok ilde de kar yağışı etkili oluyor. Olumsuz hava koşulları nedeniyle Bilecik, Sivas, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Isparta’da da bazı ilçe ve okullarda kar tatili ilan edilirken, diğer illerin valiliklerinden de hava durumu nedeniyle tatil açıklamaları bekleniyor. Yurt genelinde bir çok köye de ulaşım sağlanamıyor.

 

İstanbul’da simit 2 lira oldu

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarafından 11 Ekim 2019 tarihinde alınan karar bugün yürürlüğe girdi. Tezgahlara asılan zamlı fiyatlara göre, İstanbul‘da 1 lira 75 kuruş olan 100 gram simidin fiyatı 2 lira oldu.

Simit fiyatındaki artışın susam ve undaki fiyat artışından kaynaklandığı belirtiliyor.

TÜFE’de yıllık artış yüzde 15,18

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) de aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi’ni açıkladı. TÜFE’de 2019 yılı aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,74, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 11,84 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 15,18 artış gerçekleşti.

Yıllık en fazla sigara ve eğitim zamlandı

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar yüzde 43,12’le alkollü içecekler ve tütün, yüzde 14,46 ile eğitim, yüzde 13,63 ile sağlık ve çeşitli mal ve hizmetler oldu. Buna karşılık bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu ana gruplar ise sırasıyla yüzde 4,53’le giyim ve ayakkabı, yüzde 7,03’le eğlence ve kültür ve yüzde 9,79’la ev eşyası olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası: En belirgin artış enerjide

Merkez Bankası da aralık ayında gıda enflasyonunun, hem işlenmemiş hem de işlenmiş alt kalemlerinde yukarı yönlü bir seyir izlediğine, temel mal grubu yıllık enflasyonunun da, ‘maliyet unsurlarının yanında bir önceki yılın aynı dönemindeki düşük bazın da etkisiyle’ yükseldiğine dikkat çekti.

Merkez Bankası Aylık Fiyat Gelişmeleri raporunda, “Bu dönemde yıllık enflasyon, hizmet grubunda sınırlı olmakla birlikte, alt gruplar genelinde yükselmiştir. En belirgin artış enerji enflasyonunda izlenirken, bu gelişmede bir önceki yılın aynı dönemindeki düşük baz etkisi öne çıktı” denildi.

Kadınlar 45 ilden seslendi: Faili değil, çocuğu koruyun

Çocuk yaşta evliliklerin af kapsamına alınmasını öngören yasa değişikliğinin bir kez daha Meclis gündemine getirilmesi planlanıyor. “İstismarın affı olmaz” diyen kadınlar ise bu yasa değişikliğine tepkili. Türkiye’nin çeşitli illerinde sokağa çıkan kadınlar, bugün 45 ilde cinsal istismar faillerinin değil, çocukları koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi.

“Çocuk istismarına evlilik yoluyla af” düzenlemesi daha önce kamuoyunun tepkisi nedeniyle iki kez geri çekilmişti.

Fotoğraflar: Evrensel

İstanbul

İstanbul’da Nafaka Hakkı Kadın Platformu ve TCK 103 Kadın Platformu’nun Limonlu Bahçe’de yaptığı basın açıklamasında konuşan Avukat Hülya Gülbahar, “Türkiye hukuk sistemi adım adım evrilmek isteniyor. Çocuklarla cinsel ilişki yaşı yeniden düzenlemek isteniyor. Af dediğimiz şey fiili olarak çocuklarla cinsel ilişki yaşının ve evliliğin 12’ye hatta 9’a indirilmesi ve bu duruma hukuku kılıflar hazırlanması anlamına geliyor. Anayasa Mahkemesi’nin birden çok evliliği ve çocuk evliliklerini engelleyici niteliği olan medeni nikah olmaksızın dini nikah yapma yasağını iptal etmesi de bu konuyla doğrudan ilgili bir düzenlemedir” dedi. Gülbahar, “Bu affı durduramazsak devamı gelecek, bu af bütünlüklü bir politikanın parçası. Hukuk, fiili duruma uydurulmak isteniyor” diye konuştu.

Nafaka Hakkı Kadın Platformu ve TCK 103 Kadın Platformu imzasıyla yapılan basın açıklamasında ise şunlar belirtildi:

 “Son çıkan haberlere göre AKP tarafından 15 yaş farkının bir kriter olarak benimsenmiş olduğu ve çocuk istismarını meşrulaştıracak bu affın bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra, Ocak 2020 gibi meclise getirileceği söylenmekte. AKP 2016 yılından beri sistematik olarak çocuk yaşta, zorla ve erken evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak bu af da dahil, birtakım yasa değişiklikleri ve uygulamaları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Şu anda getirilmek istenen af, 15 yaş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri de kapsayacaktır. Yani 12 yaşında bir kız çocuğunun 27 yaşındaki bir erkek ile evlendirilmesi durumunda cezasızlık yoluna gidilmek istenmektedir.”

Açıklamada, “Bu cezasızlığın çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve bu suçu teşvik edeceğini öngörüyoruz” ifadeleri kullanıldı; tüm milletvekilleri tasarının yasalaşmaması için gereğini yapmaya çağrıldı.

Ankara

Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla YKM önünde buluşan kadınların açıklamasına CHP ve HDP’li milletvekilleri de katıldı. Nafaka Hakkı Kadın Platformu ve TCK 103 Kadın Platformunun ortak metnini okuyan Fatma Kılıçaslan, “AKP’nin ‘Affı bir defaya mahsus yapacağız’ açıklaması, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ zihniyetinin devam ettiğini göstermektedir. Bu düzenlemeyi yapma gerekçesi olarak, küçük yaşta istismar edilmiş ve evlendirilmiş kız çocuklarının, suç olan bu eylemi gerçekleştiren erkeklerin hapse girmesi sonucunda çocuklarıyla birlikte ortada kalmaları ve mağdur olmaları gösterilmektedir. Çocukları korumakla yükümlü devletin veri dahi paylaşmadan böyle bir gerekçeyle çocukların cinsel istismarını meşrulaştırmaya çalışmasını akıl ve vicdan dışı buluyoruz” dedi.

İzmir

İzmir Kadın Platformu çağrısıyla kadınlar, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Basın açıklamasına KESK Genel Başkanı Aysun Gezen ve KESK MYK Üyesi Elif Çuhadar da katıldı. Açıklama öncesi söz alan Çuhadar, “Bu yasa ile biz çocuğumuzun o evde saldırısının ömür boyu süreceğini görüyoruz. Evet biz biliyoruz ki biz kadınlar birleşirsek bu yasayı püskürtürüz. Gücümüzü, örgütlüğümüzü birleşmeden alıyoruz” dedi. Çuhadar, 11 Ocak’ta İzmir’de yapılacak mitinge çağrıda bulundu.

Adana

Eğitim Sen Adana binasında bir araya gelen Adana Kadın Platformu, çocuk istismarını yaygınlaştıracak tasarının meclise gelmesi halinde daha önce olduğu gibi harekete geçeceklerini söyledi. Basın açıklamasını okuyan Sevil Aracı, “Tüm milletvekillerini tasarının yasalaşmaması için gerekeni yapmaya, başta tüm kadınlar olmak üzere basın ve medya kuruluşlarını ve kamuoyunu bu konunun takipçisi olmaya çağırıyoruz” dedi. Aracı şöyle konuştu: “AKP’nin ‘Affı bir defaya mahsus yapacağız’ açıklaması, ‘Bir kereden bir şey olmaz’ zihniyetinin devam ettiğini göstermektedir. Amaç gerçekten kız çocuklarını korumaksa faillerin değil, çocukların mağduriyetlerini öncelemek ve dahası önlemek elinizde. İstismarcıları affetmek yerine çocukları koruyacak önlemleri hayata geçirin.”

Diyarbakır

Diyarbakır’da da demokratik kitle örgütleri ve meslek odaları ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Gazal Bayram Koluman, tasarının istismarı meşrulaştıracağını ifade ederken, Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Pınar Karaman ise “Çocuklarla evlenmek bir suçtur ve bu suçu işleyen ve bu suça katılan tüm yetişkinler ceza almalıdırlar” dedi. Karaman, düzenlemenin çocuk haklarına tamamen aykırı olduğunun altını çizdi. Karaman, kız çocuklarını koruma yolunun evlilik olmadığını belirterek, çocuk yaşta evliliğin suç olduğunu söyledi.

https://twitter.com/feministgundem/status/1214143588155772928