Ana Sayfa Blog Sayfa 2157

Termik santral tarafından suları kesilen İkizköylülerden açıklama: Korkuyoruz

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy mahallesinde yaşayanlar bölgede bulunan termik santralin köyün suyunu üç gün boyunca kesmesinin ardından bir açıklama yayınladı. İkizköy Çevre Komitesi adına yapılan açıklamada yeni tip koronavirüs salgını sırasında bu kesintilerin yaşanmasının hayati sonuçları olabileceği vurgulandı.

Köyün su ihtiyacını karşılayan yer altı kuyuları ve boru hattı Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin denetiminde. Termik santralin ihtiyacı karşılanmadan köye su vermeyen şirket, kimi zamanda bunu topraklarını kendisine satmak istemeyen köylüler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıyor.

En son 2 Nisan Perşembe günü Karadam mevkiinde, 3 Nisan Cuma günü Ova ve Akbelen mevkiinde sular kesilmiş 4 Nisan Cumartesi akşamına kadar da gelmemişti.

’40 yıldır kömür tozu soluyoruz’

Yeniköy ve Kemerköy’deki iki termik santralin bölgeye hali hazırda zarar verdiğini söyleyen İkizköylüler “40 yıldır termik santrallerinin ve kömür madeni sahalarının yarattığı ölümcül çevre sorunlarının içinde hayatta kalmaya çalışmaktayız. 40 yıldır nefes aldığımız her an kömürün tozunu, zehrini de soluyoruz. Kömür madeni önüne kattığı herşeyi; evlerimizi, tarlalarımızı, zeytinliklerimizi, derelerimizi, dağlarımızı ve ormanlarımızı yok ederek ilerliyor. Bizi yüzyıllardır yaşadığımız memleketimizden sürüyor; sağlığımızı hayatımızı elimizden alıyor” dedi.

‘El yıkamayı bırakın, içecek sudan mahrum kaldık’

Bu sorunların üzerinde son bir yıldır da su kesintileriyle uğraşıldığı söylenen açıklamada “Zaten tarlalarımızdaki kuyularımızdan da maden Işıkdere mahallesini yuttuğundan beri doğru düzgün su alamıyoruz. Bazen günlerce susuz kaldığımız oluyor. Hayvanlarımıza su vermek, yediğimiz sebzeyi yetiştirdiğimiz bahçemizi sulamak için şu bereketli topraklarda bile tankerle su taşımak zorunda kalıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada “Koronavirüs salgınının ortasında, devlet büyüklerimiz sık sık el yıkayın diye nasihat verirken, biz 3 gün, bırak el yıkamayı içecek sudan mahkum bırakıldık” denildi. Susuzluğun normal zamanda da büyük bir sıkıntı olduğu vurgulanan açıklamada salgın hastalık sırasında ise yaşamsal bir sorun olarak karşılarına çıktığı söylendi.

‘Suyun kullanımı ve dağıtımı kamuya devredilsin’

İkizköy Çevre Komitesi yaşanan sıkıntıların giderilmesi için suyun kullanımının ve dağıtımının kontrolünün Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne devredilmesini talep etti.

Köylerde yaşanan su sıkıntısına ilişkin MUSKİ de bir açıklama yayınladı. Açıklamada santrallerin özelleştirilme kararı sonrasında 2014 yılında Yeniköy/Kemerköy Termik Santralleri ve Limanı’nın ihalesinin 2 milyar 671 milyon dolara konsorsiyuma bırakıldığı ve bölgedeki sondaj kuyularının da şirkete devredildiği hatırlatıldı.

MUSKİ’nin suyun kullanım hakkını devralmak için başlattığı yasal süreç hakkında bilgi verilen açıklamada MUSKİ’nin devralma taleplerinin her seferinde “çalışmaların olumsuz etkileneceği ve su kaynakları ile parsellerin Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim A.Ş.’ nin şerhi nedeniyle devredilemeyeceği” söylenerek reddedildiği belirtildi.

Danıştay’dan ret

İdarenin sonuçsuz kalan müracaatları sonucunda kamu uyuşmazlığının çözümü için Danıştay 1’inci Dairesi‘nde dava açtığını söyleyen MUSKİ, Danıştay’ın devir istemininin reddine kesin olarak karar verdiğini söyledi. Gerekçe olarak ise “Kemerköy Yeniköy Termik Santrallerindeki üretim faaliyetinin kapasite düşüklüğü yaşanmadan devamı için taşınmaza EÜAŞ Genel Müdürlüğü’nün daha fazla ihtiyacı olduğu” gösterildi. 

Bu kararla İkizköy mahallesinin su temini, dağıtım hatları ile iletiminin termik santralde, şebeke işletmesinin MUSKİ Genel Müdürlüğü’nde kaldığı belirtilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

Mahallenin bir kısmına yeni bir su kaynağından su verilmek suretiyle bahsi geçen kaynaktaki kesintilerin azaltılmaya çalışılmıştır. Mahallemiz mevcut hali ile termik santralin Dereköy kaynakları ile ve Muski tarafından işletilen Karacahisar su Çıkan kaynağından beslenmeye devam edilmektedir. İşletmesel olarak oluşabilecek arızalar dışında bir kesinti yapılmamaktadır.

İkizköy Mahallemiz kısmen bu sistemden su alan ve kısmi madencilik ruhsat sahasında kalan bir yerleşim yeridir. Termik Santrallerin öncelikli ihtiyacı için soğutma sistemlerine su vermeleri sonucu vatandaşlara sağlanacak içme suyu miktarında sıkıntı yaşanabilmektedir. Termik Santral Yetkilileri ile bu süreçte bir araya gelinmiş ve çözüm üzerinde çalışılmaktadır.

Ayrıca tüm kömür havzalarındaki içme suyu kaynaklarımız ve su ihtiyacı olan habitat adına yeni müracaatlarımızı tekrarlayacağız.  Enerji üretim tesisinde soğutma suyu olarak kullanılan bu suyun özellikle koronavirüs mücadelesinin verildiği bugünlerde, halkımızın kullanımına sunulmasının daha uygun ve yerinde olacağı düşünülmektedir.

Fatih Portakal: RTÜK, FOX habere benim söylemlerimden dolayı ceza verdi

FOX Ana Haber sunucusu Fatih Portakal, Radyo Televizyon Üst Kurulu‘nun (RTÜK) kanala verdiği üç kez yayın durdurma cezasıyla ilgili konuşarak “Merak etmeyin haber vermeye kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.

Sunduğu haber bülteninde konuşan Portakal, ” FOX habere benim söylemlerimden dolayı bir ceza verdi. Sadece düşüncemin paylaşıldığı şeylerdi. Oturdum her birini ikişer kere izledim. Benim hakaret etme huyum yoktur zaten” diyerek verilen cezaya tepki gösterdi.

Karara tepkiler

Portakal, verilen cezalara Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve muhalefet liderlerinden de tepkilerin yükseldiğini söyleyerek hazırlanan videoyu yayınladı. 

Para cezası ve yayın durdurma

RTÜK sunucu Fatih Portakal’ın ifadelerinin “halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği” gerekçesiyle FOX TV’ye üst limitten idari yaptırım ve 3 kez program durdurma cezası vermişti.

RTÜK, ayrıca, “İlker Karagöz İle Çalar Saat” programındaki gerçeklikle ilgisi olmayan “ekmek kuyruğunda kavga” haberi nedeniyle FOX TV’ye yine üst limitten idari para cezası müeyyidesi uyguladı.

Daha önce de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Fatih Portakal hakkında “sosyal medyada yalan ve halkı manipüle etmeye yönelik ifadeler paylaşması” gerekçe gösterilerek soruşturma açılmıştı

Türkiye’de koronavirüs: Can kaybı 1643’e yükseldi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Covid -19) nedeniyle 125 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 4 bin 801 yeni tanı konduğunu açıkladı. Böylece toplam ölüm sayısı 1643’e; vaka sayısı 74 bin 193’e yükselmiş oldu. 

Bakanlığının verilerini paylaşan Koca, şu ifadelere yer verdi:

“Günde 40.000 test hedefini aştık. Vaka sayısında artış öngörülebilir düzeyde kaldı. Yoğun bakım desteğine ihtiyaç duyan hastalarda seyir kontrol altında. Yeni iyileşen hasta sayımız 1.000’in üzerinde. İki gücümüz var: Tedbir, tedavi. Gücümüzü kullanalım.”

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 10 Mart’ta tespit edildi. O günden bu yana toplam vaka ve hayatını kaybeden kişi sayıları şöyle:

10 Mart: 1 vaka
13 Mart: 5 vaka
14 Mart: 6 vaka
15 Mart: 18 vaka
16 Mart: 47 vaka
17 Mart: 98 vaka, 1 ölü
18 Mart: 191 vaka, 2 ölü
19 Mart: 359 vaka, 4 ölü
20 Mart: 670 vaka, 9 ölü
21 Mart: 947 vaka, 21 ölü
22 Mart: 1236 vaka, 30 ölü
23 Mart: 1529 vaka, 37 ölü
24 Mart: 1872 vaka, 44 ölü
25 Mart: 2 bin 433 vaka, 59 ölü
26 Mart: 3 bin 629 vaka; 75 ölü
27 Mart: 5 bin 698 vaka; 92 ölü
28 Mart: 7 bin 402 vaka; 108 ölü
29 Mart: 9 bin 217 vaka; 131 ölü 
30 Mart: 10 bin 827 vaka; 168 ölü
31 Mart: 13 bin 531 vaka; 214 ölü
1 Nisan: 15 bin 679 vaka; 277 ölü
2 Nisan: 18 bin 135 vaka; 356 ölü
3 Nisan: 20 bin 921 vaka; 425 ölü
4 Nisan: 23 bin 934 vaka; 501 ölü
5 Nisan: 27 bin 89 vaka;   574 ölü
6 Nisan: 30 bin 217 vaka; 649 ölü
7 Nisan: 34 bin 109 vaka; 725 ölü
8 Nisan: 38 bin 226 vaka; 812 ölü
9 Nisan: 42 bin 282 vaka; 908 ölü
10 Nisan: 47 bin 29 vaka; 1.006 ölü
11 Nisan: 52 bin 167 vaka; 1.101 ölü
12 Nisan: 56 bin 956 vaka; 1.198 ölü
13 Nisan: 61 bin 49 vaka; 1.296 ölü
14 Nisan: 65 bin 111 vaka; 1403 ölü
15 Nisan: 69 bin 392 vaka; 1518 ölü 
16 Nisan: 74 bin 193 vaka; 1643 ölü

DİSK: Koronavirüs salgını 51 bin üyemizi doğrudan etkiledi

DİSK, Covid-19 salgını nedeniyle DİSK üyesi 4 işçinin hayatını kaybettiğini, en az 257 işçinin enfekte olduğunu ve en az 407 işçinin karantinada olduğunu açıkladı. Salgından doğrudan etkilenen üye sayısının 51 bin olduğunu belirten DİSK,  zorunlu ve acil olmayan işlerin devam ettirilmesinin işçilerin ölümüyle sonuçlandığını ifade etti.

Zorunlu ve acil işler haricinde de üretimin devam etmesinin işçileri sağlıkları ve işleri arasında seçim yapmaya zorladığını belirten DİSK şunları kaydetti:

Covid 19 çalışma yaşamını doğrudan etkilemektedir. Sadece tıbbı açıdan ve halk sağlığı açısından değil, virüsle mücadele kapsamında sosyal açıdan bir dizi ciddi tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Salgın ekonomide ciddi daralmalara, işçiler için iş ve gelir kaybına yol açmakta, salgın işçilerin hem sağlığını hem de iş ve gelirini tehdit etmektedir.

Üye sendikalardaki işçilerden gelen bilgilere göre raporun haftalık olarak güncelleneceğini belireten DİSK’in raporunda DİSK üyesi işçilerin en az 257’sinin Covid-19 testi pozitif çıktığı, Covid-19 sebebiyle karantina altında olan üye sayılarının ise en az 407 kişi olduğu belirtildi.

Fotoğraf: AA

67 işyeri uzaktan çalışmaya geçti

Salgının yayılmaya başlamasıyla birlikte ülke genelinde DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde toplam 11 bin 79 işçinin üretime ara vermiş veya üretimi durdurmuş olduğu ifade edildi. Yine DİSK’in örgütlü olduğu 24 işyerinde işçilere ücretsiz izin kullandırılırken, 29’unda işçilere yıllık ücretli izinleri kullandırıldığı ve 38’inde işçiler ücretli izne ayrıldığı belirtildi.

Raporun devamında şu bilgiler yer aldı:

Covid-19 salgını nedeniyle uzaktan çalışmaya geçen işyeri sayımız 67, kapsadığı işçi sayısı ise 5 bin 964 kişi olmuştur. Basın, yayın ve gazetecilik işkolunun televizyon, internet medyası ve gazete ve dergi ağırlıklı matbaa çalışanları dışındaki işçiler evden çalışmaya geçmiş durumdadır. Sendikalardan aldığımız bilgiye göre uzaktan çalışmaya geçen üyelerimizin diğerleri ise Sosyal-İş’te örgütlüdür.  

Koronavirüs önlemlerine uyum sağlamada ‘dışa dönük kişilikler’ sınıfta kaldı

Yeni yapılan bir araştırma, yeni tip koronavirüs salgınına karşı alınan sosyal mesafe ve hijyen önlemlerine uymayı etkileyen kişilik tiplerini inceledi. Araştırma sonucuna göre vicdanlı ve sorumluluk sahibi kişiliklerin dışa dönük kişiliklere kıyasla önlemlere daha fazla uyum sağladığı ortaya çıktı.

Lucas de  Carvalho, Giselle Pianowski ve André Gonçalves tarafından tamamlanan araştırma Psikiyatri ve Psikoterapide Eğilimler isimli dergide yayınlandı.

715 kişi ile görüşüldü

Pandemi durumunda koruma önlemlerini uygulamanın bazı insanlar için diğer insanlardan daha rahat olduğu varsayımıyla yola çıkan araştırmacılar yaşları 17 ile 78 arasında değişen 715 Brezilyalı yetişkin ile görüştü.

Katılımcıların, kişilik tiplerine ve el yıkama ve sosyal mesafe kurallarına uyup uymadıklarına göre analiz edildiği araştırma sonucunda dışa dönük kişiliği olanların uyum sağlamada çok daha zorlandığı belirlendi.

Dünya salgına rağmen dönüyor: Yarım milyon kişi iyileşti

Dünyada Covid 19 kaynaklı ölümlerin sayısı 2 milyon 100 bini geçti.  Salgından en ağır şekilde etkilenen ABD‘de dün 2482 bugün ise 43 kişi daha Covid 19 nedeniyle hayatını kaybederken vaka sayısı 644.806’ya yükseldi.

Ölü sayısının düşme eğiliminde olduğu İspanya’da sayılar yeniden yükselirken, İran’da da vaka sayısının duyurulanın on misli olabileceği iddiaları ortaya atıldı. 

İngiltere’de erkekler daha çok ölüyor

İngiltere ve Galler‘de Covid-19’a bağlı ölümlerin büyük çoğunluğunun, erkekler ve altta yatan rahatsızlığı bulunan yaşlılar olduğu açıklandı. 12 binin üstüne Covid-19 bağlantılı can kaybının olduğu İngiltere’de, bakım evleri ölümlere dahil edildiğinde, sayı çok daha yüksek.

İngiltere’de hamile bir hemşire Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, ancak doktorlar bebeği kurtarmayı başardı. 28 yaşındaki Mary Agyeiwaa Agyapong isimli hemşire, Covid-19 nedeniyle yatırıldığı hastanede acil olarak sezaryen ameliyatına alındı. Hastane, yeni doğan bebeğin durumunun iyi olduğunu açıkladı. Agyapong, sezaryen doğumdan kısa süre sonra koronavirüs kaynaklı nedenlerden hayatını kaybetti.

İspanya’da ölüm oranı yine arttı

İspanya’da Covid 19 nedeniyle son bir günde 551 kişinin öldüğü açıklandı. Bir önceki gün açıklanan ölü sayısı 523 olmuşken, ülkedeki ölüm oranının bir kez daha yükseldiği görüldü. Son verilerle, İspanya’daki toplam ölü sayısı 19 bin 130’a yükseldi.

Ülkede son bir günde tespit edilen yeni vaka sayısı ise 5 bin 183 olarak verildi. Bu verilerle, İspanya’daki toplam vaka sayısı da 182 bin 816’ya yükseldi.

Almanya’da okullar açılıyor

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya’nın Covid 19 salgınıyla mücadelede “kırılgan da olsa bir başarı”kazandığını ve yavaş yavaş yasaklarda gevşemeler yapılacağını söyledi. Buna göre Almanya’da bazı dükkanlar önümüzdeki hafta açılacak, okullarda da 4 Mayıs’tan itibaren ders zili çalacak.

En çok test yapan ülkelerden biri olan Almanya’da son 24 saat içinde 2 bin 866 yeni vaka tespit edildi. Robert Koch Enstitüsü’nün açıkladığı verilere göre, ülkedeki toplam vaka sayısı 130 bin 450’ye yükseldi. Son bir günde 315 kişi daha ölmesiyle, toplam ölü sayısı da 3 bin 569’a çıktı.

Macron sıtma ilacından medet umuyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bilim dünyasında tartışma yaratan Fransız doktor Didier Raoult tarafından geliştirilen ilacın kullanımına onay verdi. Tartışmalı ilaç sıtma ilacı hidroklorokin ile bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan azitromisin isimli antibiyotiğin bir bileşimini içeriyor.

Fransa Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Jerome Salomon virüs tespit edilen kişi sayısının son 24 saatte 4 bin 560 artarak 147 bin 863’e ulaştığını söyledi.

Rusya’da kod uygulamasına başlandı

Virüsün geç yayılmaya başladığı ve zirve noktasına henüz yaklaşmamış olduğu düşünülen Rusya’da ise son bir günde 3 bin 448 yeni vaka tespit edildi. Bu sayı, bir önceki gün 3 bin 338 olarak verilmişti. Rusya’daki toplam vaka sayısı, 27 bin 938’e yükselmiş durumda.

Moskova ve bölgesinde sokağa çıkma veya çalışanların işlerine gitmesi için kod uygulaması hayata geçti Bugün itibarıyla yürürlüğe giren sokağa çıkış kısıtlamasına göre, çalışanlara ay sonuna kadar izin verilecek. Acil ihtiyacı veya özel gerekçesi olanlara, haftada iki kez en fazla bir gidiş gelişi kapsayan günlük izin kodu verilecek. Özel araçlar için de izin almak zorunluluğu olacak. Toplu taşıma araçlarını kullananlar ise abonman kartı numaralarını sisteme kayıt ettirecek. 

İran’da vaka sayıları gerçeği yansıtmıyor olabilir
Korona virüsü salgınının en çok etkilediği Ortadoğu ülkesi olan, bununla birlikte gerçek sayıları gizlemekle suçlanan İran’da son verilere göre, 4 bin 869 ölüm gerçekleşti. Toplam vaka sayısı da 77 bin 995’e yükseldi.
 
Uluslararası uzmanlar, İran’ın vaka artışının düzenli bir eğri üzerinde göründüğüne ve ölüm oranının diğer ülkelerdekinden daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, istatistikleri bilimsel açıdan sorguluyordu.
 
Öte yandan bu iddiayı destekler nitelikte bir Meclis raporu hazırlandı. 46 sayfalık raporda, ülkedeki ölü sayısının en az yüzde 50, hatta yüzde 80 oranında eksik göründüğü öne sürülüyor ve ülkede solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin çok azına test yapıldığı, bu nedenle resmi vaka sayısının gerçektekinden düşük göründüğü belirtiliyor.
 
Gerçek vaka sayısının sekiz ila on kat daha fazla olabileceği öngörüsünde bulunulan raporda, İran yönetimine daha fazla test yapılması çağrısında bulunuluyor.
 

Nijerya’da virüsten çok güvenlik güçleri öldürdü

Nijerya’da Covid 19 nedeniyle 12 kişi hayatını kaybederken, salgın dolayısıyla önlemler alan güvenlik güçleri 18 kişiyi öldürdü.

Nijerya Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, hazırladığı raporda “18 kişinin ölümüyle sonuçlanan yargısız infazlara dair belgeler var” dedi. Nijerya’da şimdiye kadar teyit edilen 407 Covid 19 vakası var.

Japonya’da olağanüstü hal ülkeye yayılıyor

Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında başkent Tokyo’da ilan edilen olağanüstü hali tüm ülke çapında genişletecek.

Abe, 7 Nisan’da ülkedeki toplam nüfusun yüzde 44’ünü oluşturan başkent Tokyo ve diğer altı bölgede 6 Mayıs’a kadar olağanüstü hal ilan etmişti.

Güney Kore sandığa gitti

Covid-19’la mücadelede en başarılı ülkelerden Güney Kore’de halk sandığa gitti. Maskeyle oy vermeye giden seçmenler, sosyal mesafe kuralına uygun şekilde, birer metre mesafe bırakarak kuyrukta bekledi.

Ateşi 37.5 derecenin üzerinde olanlar izole kabine alındı. Bu etaplardan geçenler ellerini dezenfekte edip eldiven taktıktan sonra oylarını kullandı.

İçişleri Bakanlığı’ndan hafta sonu uygulanacak sokağa çıkma yasağı için yeni genelge

İçişleri Bakanlığı, 31 ilde uygulanacak sokağa çıkma yasağına ilişkin valiliklere genelge gönderdi. Genelgede açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlar ile yasak muaf tutulacak vatandaşlara ilişkin bilgilendirme yapıldı.

Hafta sonları sokağa çıkma yasağı

Geçtiğimiz hafta sonu gece yarısından iki saat önce sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurmuş, marketlerde ve fırınlarda izdiham yaşanmıştı. Yaşananların ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istifa etmiş ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabul etmemişti. 

Yayınlanan genelgede 17 Nisan 24.00 ile 19 Nisan 24.00 saatleri arasında belirtilecek istisnalar dışında 30 ilde sokağa çıkma yasağı uygulanacağı belirtildi. Yer alan iller şu şekilde sıralandı:

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van) ile Zonguldak.

Açık olacak yerler

Bu süre zarfında açık olacak iş yeri, işletme ve kurumlar ise şu şekilde belirtildi:

  • Ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı işyerleri (Bu işyerlerinde sadece ekmek ve unlu mamul satışı yapılabilir.) ile bu işyerlerinin sadece ekmek satan bayileri,
  • İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyetleri yürüten işyerleri,
  • Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri,
  • Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, Acil Çağrı Merkezleri, AFAD Birimleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri vb.),
  • Valilikler/Kaymakamlıklar tarafından yerleşim merkezleri için her 50.000 nüfusa bir adet ve il sınırları içinden geçen şehirler arası karayolu ve varsa otoyol üzerinde her 50 km için bir adet olmak üzere belirlenecek sayıda akaryakıt istasyonu ve lastik tamircisi (Bu madde kapsamında açık olacak akaryakıt istasyonları ile lastik tamircileri kura yöntemi ile belirlenecektir.),
  • Doğalgaz, elektrik, petrol sektöründe stratejik olarak faaliyet yürüten büyük tesis ve işletmeler (Rafineri ve petrokimya tesisleri ile termik ve doğalgaz çevrim santralleri gibi),
  • PTT, su, gazete ve mutfak tüpü dağıtım şirketleri,
  • Hayvan barınakları, hayvan çiftlikleri ve hayvan bakım merkezleri,
  • Sağlık hizmetlerinin kapasitesini arttırmaya yönelik acil inşaat, donanım vb. faaliyetleri yürüten işletme/firmalar,
  • Bulunduğu yerin İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından izin verilmesi şartı ile makarna, un, süt, et, balık üretimi gibi temel gıda maddelerinin üretiminin yapıldığı tesisler ve kâğıt, kolonya üretimi başta olmak üzere hijyen malzemeleri ile bu malzemelerin üretimi için ihtiyaç duyulacak hammaddelerin üretiminin yapıldığı tesisler,
  • Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dahil) ve lojistiğini yapan firmalar,
  • Oteller ve konaklama yerleri,
  • Gıda, temizlik ve ilaç gibi sektörlere ambalaj sağlayan üretim tesisleri,
  • Çalışanları inşaat alanında bulunan şantiyede konaklayarak yapımı devam eden büyük inşaatlar (Bu madde kapsamında inşaat ve konaklama aynı şantiye alanı içinde ise izin verilir, başka bir yerden çalışanların gelmesine ve şantiyede kalanların başka bir yere gitmelerine izin verilmez. Çalışma sadece inşaat alanı ile sınırlıdır.),
  • Gazete, radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete basım matbaaları.

İstisna kapsamında olanlar

Genelgede yasağın belirtilen istisnalar dışındaki tüm vatandaşlara uygulanacağı duyuruldu. Bakanlığın genelgesinde istisna kapsamına alınacak kişiler ise şöyle belirtildi: 

  • Bu Genelgenin (2) numaralı başlığında yer alan “Açık Olacak İşyeri, İşletme ve Kurumlarda” yönetici, görevli veya çalışanlar,
  • Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (Özel güvenlik görevlileri dahil),
  • Acil Çağrı Merkezleri, AFAD, Kızılay ve Vefa Sosyal Destek Birimlerinde görev alanlar,
  • Cenaze defin işlemlerinde görevli olanlar (din görevlileri, hastane ve belediye görevlileri vb.) ile birinci derece yakınlarının cenazelerine katılacak olanlar,
  • Elektrik, su, doğalgaz, telekomünikasyon vb. kesintiye uğramaması gereken tedarik sistemlerinin sürdürülmesi ve arızalarının giderilmesinde görevli olanlar,
  • Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar,
  • Yaşlı bakımevi, huzurevi, rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri vb. sosyal koruma/bakım merkezleri çalışanları,
  • Otizm, ağır mental retardasyon, down sendromu gibi “Özel Gereksinimi” olanlar ile bunların veli/vasi veya refakatçileri,
  • Demir-çelik, cam, ferrokrom vb. sektörlerde faaliyet yürüten işyerlerinin yüksek dereceli maden/cevher eritme fırınları ile soğuk hava depoları gibi zorunlu olarak çalıştırılması gereken bölümlerinde görevli olanlar,
  • Bankalar başta olmak üzere yurt çapında yaygın hizmet ağı olan kurum, kuruluş ve işletmelerin bilgi işlem merkezlerinin çalışanları (asgari sayıda olmak kaydıyla),
  • Bozulma riski bulunan bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar,
  • Küçükbaş-büyükbaş hayvanları otlatanlar, arıcılık faaliyetini yürütenler, sokak hayvanlarını besleyecek kişiler ile evcil hayvanlarının zorunlu ihtiyacını karşılamak üzere dışarı çıkacaklar (ikametinin önü ile sınırlı olmak kaydıyla),
  • Veteriner hekimler,

  • Ekmek dağıtımında görevli olanlar,
  • Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay’a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil),
  • Yurt, pansiyon, şantiye vb. toplu yerlerde kalanların gereksinim duyacağı temel ihtiyaçların karşılanmasında görevli olanlar,
  • İş sağlığı ve güvenliği nedeniyle işyerlerinden ayrılmaları riskli olan çalışanlar (iş yeri hekimi vb.),
  • Servis hizmeti vermek üzere dışarıda olduklarını belgelemek şartı ile teknik servis çalışanları,
  • Tarımsal üretimin devamlılığı için gerekli olan ekim-dikim, sulama-ilaçlama gibi faaliyetler kapsamında bölgesel özelliklere göre İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurullarınca izin verilenler,
  • Belediyelerin toplu taşıma, temizlik, katı atık, su ve kanalizasyon, ilaçlama, itfaiye ve mezarlık hizmetlerini yürütmek üzere hafta sonu çalışacak personel,
  • 19.04.2020 Pazar günü saat 18.00’dan sonra geçerli olmak üzere tedarik zincirinin aksamaması amacıyla; marketler ve sebze-meyve hallerine mal, malzeme ve ürünlerin nakli, depolanması ve satışa hazırlanması aşamasında görevli olanlar (Bu madde kapsamında hiçbir şekilde mal, malzeme ve ürün satışı yapılamaz). 

Genelgeye göre;

  • Sağlık ve cenaze için verilen izin belgeleri haricinde seyahat izin belgelerinin Pazartesi günü itibariyle geçerli olacak.
  • Görevli sağlık ve kamu düzeni için görevli kişilerin ulaşımı ise belediyeler tarafından sağlanacak.
  • Gazete dağıtımlarını sadece gazete şirketlerinin ring halinde çalışacak kendi dağıtım araçları yapabilecek.
  • Ekmek ve içme suyu dağıtımı ise Vefa Sosyal Destek Birimleri tarafından üstlenilecek. 

Uymayanlara para cezası

Bakanlık, söz konusu tedbirlere yönelik olarak valiler/kaymakamlar tarafından ilgili mevzuat uyarınca gerekli kararların ivedilikle alınmasını, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini ve mağduriyetlere neden olunmaması istedi.

Ayrıca alınan kararlara uymayan vatandaşlara Umumi Hıfzıssıhha Kanunu‘nun 282’nci maddesi gereğince idari para cezası verilmesi başta olmak üzere aykırılığın durumuna göre Kanunun ilgili maddeleri gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak.

Virüs sonrası ulaşımda daha çok araba, daha az tren olacak

Nathaniel Bullard’ın Bloomberg Green için kaleme aldığı makale Yeşil Gazete tarafından çevrildi.

*

Geçtiğimiz hafta, Hindistan’ın Punjab’ eyaletinde insanlar kuzeye doğru baktığında on yıllar boyunca görülmeyen bir şeyi gördü: Himalaya Dağları

Hindistan’daki karantina ve hava kirliliğindeki kayda değer azalma inanlara 160 kilometre ötedeki sıradağların manzarasını sundu. Bundan birkaç hafta önce, fotoğrafçı Gabriel Duarte bulutsuz, kirlilikten arınmış ve neredeyse hiç araba olmayan bir Los Angeles görüntüsünü paylaşmıştı. İkisi de bugün alışık olmadığımız bir ufku sunuyor ancak kendimize geleceğimizi ne kadar temsil ettiklerini de sormalıyız.

Fotoğraf: Gabriel Duarte

Çin’de trafik yoğunluğu arttı

Bloomberg’ten Conor Sen, Salı günü yazdığı yazıda ulaşım sırasındaki sosyal mesafe gerekliliklerinin başka geri dönüşleri de olabileceğini söylemiş ve “insanların toplu taşıma araçlarından kaçınması yollarda daha fazla araba ve daha fazla trafik sıkışıklığı ile sonuçlanabilir” demişti. Şimdiden Sen’in hipotezinin karantina sonrası trafiğin geri döndüğü büyük bir pazarda gerçekleştiğini görüyoruz: Çin.

Bu yılın başında Çin’de karantina sebebiyle azalan etkinlikler sayesinde, günlük otoyol trafik miktarı geçtiğimiz yıla kıyasla büyük bir düşüş yaşamıştı. Ancak Mart ayına gelmemizle beraber günlük trafik miktarının geçtiğimiz seneki yoğunluğu geçtiğine şahit olduk.

Araba satışları patlama yaşıyor

Covid-19’un orijinal merkez üssü ve yayılmasını önlemek için mühürlenen ilk şehir olan Wuhan’da araba satışları da geri döndü. Bir Audi AG satış temsilcisinin dediği gibi: “İki aylık bir uykudan sonra bir patlama gibi. Satışların donacağını düşünüyordum.”

Çin’in karayolu trafiğindeki artışın bir istisnası var: Nisan ayının başlarında, bir yıl öncesine göre çok daha az otomobilin bulunduğu Qingming veya Mezar Süpürme Günü festivali. Bu, insanların araba ile daha fazla işe gidip yine de tatil seyahatlerini azalttığını gösteriyor.

Toplu taşıma seferleri azalıyor

Zaten karantinanın ekonomik yükünü hisseden ABD toplu taşıma sistemlerinde hizmeti buna göre ayarlamaya başladı. Düşük yolcu sayısına cevaben Los Angeles metrosu Pazar günleri düzenlenmiş sefer tarifeleriyle devam ediyor. Los Angeles Times ulaşım muhabiri Laura Nelson’ın haberine göre metro çalışanları kesintilerin otobüs servislerinde yıllık yüzde 29’a, tren yolu servislerinde ise yüzde 14’e tekabül ettiğini tahmin ediyor.

Bu büyük bir adım ama İspanya Çalışma Bakanı Yolanda Diaz’ın geçen hafta söyledikleriyle aynı doğrultuda: “Hareketliliği azaltmalı ve haftanın bütün günlerini Pazar günlerine çevirmeliyiz.”

İnsan psikolojisi nasıl yanıt verecek?

Pazartesi günü yayınlanan bir makalede bağımsız analist Benedict Evans, Covid-19 nedeniyle “hangi insan psikolojisinin hangi türlerinin hangi tür araçlarla hizalanacağını bulmak için geniş ve zorlu bir kamu deneyinden geçiyoruz” yazdı.

Sosyal uzaklığa yönelmek zorunda kaldığımız için tercih ettiğimiz çevrimiçi hizmetler karantina geçse bile hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek. Evans, bu mantığı iş ve teknolojisi için sundu ancak yerleşim alanlarımız, ofis alanlarımız ve özellikle de ulaşım için de geçerli.

Fotoğraf: CNN

Covid-19 şehir planlamacılarının vaktinde yalnızca hayal edebildiği bir değişikliği beraberinde getirdi. Kaliforniya’da Oakland, 119 kilometrelik mahalle sokaklarını yaya, bisiklet, tekerlekli sandalye ve yerel araçların kullanımı için tasarladı. Yeni Zelanda’nın Ulaştırma Bakanı ise ülkenin bisiklet yolları ve patikalarının maliyetinin yüzde 90’ına fon sağlayacağını açıkladı. Bu, ulaşımdaki şimdiki anımız.

Ancak sonsuza kadar sürmeyecek. Ne kadar uzun sürerse sürsün haftaiçini Pazar gibi yaşadığımız günler son bulduğunda insanlar yeniden hareket etmeye başlayacak. Çin örneği bireysel araç kullanımının normalin çok üzerine çıkacağına ve toplu taşımanın normal kullanımın altında kalacağını gösteriyor.

 

Salgının bütçeye faturası 43.7 milyar TL açık

Bütçe açığı Covid 19‘un Türkiye‘de ilk kez görüldüğü mart ayında patladı. Mart ayında merkezi yönetim bütçesi, 43.7 milyar TL açık verdi. Geçen yılın mart ayında 41.1 milyar TL, Şubat 2020’de 71.7 milyar TL olan toplam vergi gelirleri, salgının ortaya çıktığı 2020 Mart’ında yüzde 10.1 düşerek 36.9 milyar TL’ye geriledi. Böylece 2020 yılı geneli için öngörülen bütçe açığının yaklaşık üçte birine Mart ayında ulaşılmış oldu. 2020 bütçesinde 139 milyar liralık açık öngörülmüştü.

Vergi gelirlerindeki gerilemede gelirler ve kurumlar vergileri ile KDV gelirlerindeki büyük düşüşler etkili oldu. Kurumlar vergisi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33.1, gelirler vergisi yüzde 16.6, ithalden alınan vergi ise yüzde 7.5 düştü. KDV gelirlerindeki düşüş ise yüzde 397’yi buldu. Salgın patlayınca KDV beyannamelerinin verilmesi ertelenmişti.

ÖTV, açığı kapatamadı

Buna karşılık özel tüketim vergisi (ÖTV) geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43.4 artarak 13.3 milyar liraya çıktı.

Bütçe harcamaları ise Mart’ta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15.6 artışla 912 milyar TL’ye yükseldi. Harcamalar bir önceki aya göre 3.5 azaldı.

Faiz dışı denge de Mart’ta 32.4 milyar TL açık verdi. Böylece, 12 aylık faiz dışı denge 7 milyar TL fazladan 12.3 milyar TL açığa geriledi.

İBB, Adalarda satın alınan atların görüntülerini paylaştı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, Adalar’daki faytonculardan satın alınan ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bakıma alınan atların görüntülerini paylaştı. 

Faytonların yasaklanmasının ardından fayton sahiplerinden satın alınan atların akıbeti uzun süredir tartışılıyordu. Bir kesim hayvansever, karantina koşullarında atların çok daha kötü koşullarda, küçük ve havasız ahırlarda ölüme terk edildiğini söylerken, söz konusu atlarla ilgili bilgi paylaşılmaması endişe yaratıyordu. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda faytonculardan satın alınan atlarla ilgili bilgi verdi. Ongun’un, “Atlar şimdi daha mutlu” başlıklı paylaşımında “Adalar’daki atlarımız aylık 12,5 ton arpa ile düzenli olarak besleniyor. Veterinerlerimiz sağlık kontrollerini yapıyor, barınaklar yenilendi, göreve başlayan 30 seyis düzenli olarak bakım yapıyor” dedi.

Ongun 25 Şubat’ta 2019’un Aralık ayında ruam salgını nedeniyle öldürülen 81 at nedeniyle gündemden düşmeyen ve protestolara yol açan konuyla ilgili olarak hayvanların İBB tarafından satın alınmaya başlandığını duyurmuştu. 

 Twitter hesabından verilen bilgide satın alınan atların düzenli olarak besleneceğin ve tedavi edileceğinin notu da düşülmüştü. Adalar’da faytonların yasaklanması sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi at ve faytonları satın almaya başlamıştı. Ongun ayrıca İBB, tescilli faytonlara plaka başına 300 bin TL, her at içinse 4 bin TL ödeyeceğinin bilgisini vermişti. 

Adalarda faytonların yasaklanmasından sonra, ulaşımın yüzde 90’ı elektrikli araçlarla sağlanacak. Bunun için gerekli araçlar satın alınmaya başlandı