Ana Sayfa Blog Sayfa 2117

Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Diyanet kararı: Soruşturmaya yer yok

Ankara Barosu’nun, 24 Nisan tarihli cuma hutbesi nedeniyle, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçu işlediği iddiasıyla Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında yaptığı suç duyurusu sonuçlandı. İncelemenin sonucunda “soruşturmaya yer olmadığı” yönünde karar verildi.

‘Nefret ve ayrımcılık değil’

Kararda “(hutbede) İslam’ın bazı emir ve yasaklarından söz edildiği, bu emir ve yasakların tüm insanların menfaatine olduğunun belirtildiği, bu yönüyle hutbede tüm insanlığa da hitap edildiğ” savunuldu ve bu ifadelerde kanunun suç saydığı “nefret ve ayrımcılık”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçlarının oluşmadığı belirtildi.

Karar neticesinde, Ali Erbaş hakkında “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği ifade edildi.

HIV+’lar ve nikahsız beraberlikler de hedef alınmıştı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından Ramazan ayının ilk cumasında (24 Nisan) verilen hutbede koronavirüs ve benzeri salgın hastalıkların faturası LGBTİ+‘lara ve evlilik dışı beraberliklere kesilmişti. Hutbenin ilgili bölümünde HIV+‘ler de hedef alınarak şöyle denilmişti:

Yılda yüz binlerce insan gayrimeşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.

 

‘Aliağa’daki arıza yalnızca bir örnek, kirli sanayiye rağmen yaşamaya çalışıyoruz’

İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulu PETKİM Petrokimya Termik Santrali’nde çıkan arıza sonucunda şehir siyah dumanlara boğuldu. Hali hazırda termik santrallerin ve ağır sanayinin gölgesi altında yaşayan Aliağalılar bu sefer de Socar Holding’in mağduru oldu.

Tepkiler üzerine açıklama yapan PETKİM yönetimi, “13 Mayıs saat 17.00 civarında meydana gelen arıza sonucu PETKİM’deki ünitelerden birinde emniyet amaçlı kontrollü duruşa geçildiğini” belirtti.

PETKİM: İş güvenliği açısından problem yok

Dumanların ünitedeki durma yüzünden çıktığı belirtilen açıklamada “Ünitemiz, arızanın giderilmesinin ardından yeniden devreye alınacaktır. Sahamızda iş güvenliği açısından bir problem bulunmamaktadır” ifadeleri kullanıldı. Ancak dumanların çevre veya halk sağlığı üzerindeki etkisine dair bir açıklama yapılmadı.

Fotoğraf: Aktif Bülten

Doğutürk: Çevreyi kirletmek hakları mı?

Foça Çevre Platformu’ndan Bahadır Doğutürk, Yeşil Gazete’ye verdiği demeçte şirket tarafından yapılan açıklamaya tepki göstererek “Güvenlik önlemleri alındığına dair açıklama yapıldı. Ancak çevreyi kirletmek üzerine bir şey demediler. Sanki bu onların en doğal hakkı” dedi.

Yaşanan arıza sebebiyle bölgedekilerin yoğun bir hava kirliliğine maruz kaldıklarını belirten Doğutürk, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 181 şikayet hattını kullanarak konuyla ilgili şikayette bulunduklarını belirtti.

‘Yeni bir durum değil’

Bu tarz olaylarla sürekli karşılaştıklarını söyleyen Doğutürk, “Zaman zaman petrol tankerlerinden sızıntı oluyor, bazen   operasyonel sıkıntılar sebebiyle denize ham petrol sızıyor, kablolar yakılıyor… Bu olaylar kısa süreli tepki doğuruyor ama bu şirketler çalışmaya ve bizim hayatımızı etkilemeye devam ediyor” dedi.

Doğutürk bölgede sekiz adet demir-çelik tesisi olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde bu kadar demir çelik tesisinin yan yana olmadığını söyledi. Bunun yanı sıra, bölgede kömürlü ve doğal gazlı termik santral de faaliyet gösteriyor.

Fotoğraf: Kuzey Ege Haber

‘Yaşamaya çalışıyoruz’

Yoğun sanayi bölgesi içerisinde yaşamanın da oldukça zorlu olduğunu söyleyen Doğutürk “Yaşamaya çalışıyoruz. Kirlilik yavaş yavaş tüm hayatımızı ve sağlığımızı etkiliyor. Sadece bu patlamalar ve arızalar değil, yılların getirdiği kümülatif bir etki söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.

Kirliliğin yalnızca bölgeyi değil Menemen Ovası üzerinden İzmir’in tümüne yayıldığını belirten Doğutürk “Burası sanayinin fütursuzca at koşturduğu bir bölge. Yalnızca kendisini değil çevresini de yok ediyor” dedi.

Bahadır Doğutürk konuşmasını “Yarın bir gün toplu ölümler gerçekleşince ‘biz ne yaptık’ diyecekler. Biz bunu şimdiden engellemek için mücadelemizi sürdürüyoruz ancak önümüze daha ne çıkaracakları hiç belli değil. Biz sistem sorununu çözemediğimiz sürece bir çözüm sağlayamayız” sözleriyle tamamladı.

Koronavirüs Galatasaray’a da bulaştı

Beşiktaş ve Erzurumspor’da görülen koronavirüs vakalarının ardından bir açıklama da Galatasaray Spor Klübü‘nden geldi. Yapılan açıklamada Futbol A takımı performans ekibinde görevli bir yardımcı personelin koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı.

Antrenmanlar altı gün süreyle durduruldu

Kulübün açıklamasına göre, Galatasaray futbol takımı oyuncuları, teknik direktör Fatih Terim, teknik ekip ile performans, sağlık, idari ve destek kadrolarındaki tüm çalışanlara yapılan Covid-19 PCR testi sonucunda performans ekibindeki bir yardımcı personelde virüs tespit edildi.

Galatasaray pozitif vaka tespiti sonrasında Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Sağlık Kurulu’nun izolasyon, tedavi ve takip protokolleri devreye sokulduğunu ve takımın antrenmanlarının altı gün süreyle durdurulduğunu açıkladı. 

‘Bilim Kurulu onayı olmadan olmaz’

Öte yandan, testi pozitif çıkan Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi Bilim Kurulu’nun onayı olmadan ortamda futbol oynanamayacağını söyledi.

Çebi, tüm kurallara dikkat etmesine ve tedbir almasına rağmen enfekte olduğunu söyledi ve “İnsan sağlığından daha önemli bir şey yok. YK olarak başından beri aynı noktadayız: Bilim Kurulu’nun onayı olmadan bu ortamda futbol oynanamaz” dedi.

9 Mayıs’ta bir futbolcu ve çalışanda virüs tespit edildiğini duyuran Beşiktaş Jimnastik Kulübü, dün de dokuz kişide koronavirüs tespit edildiğini duyurmuştu. bir önceki gün de Erzurumspor‘dan açıklama yapılmış, 11 kişinin Erzurum’daki pandemi hastanelerinde karantinaya alındığı belirtilmişti.

TFF’nin açıklamasına göre ligler 12 Haziran’da başlayacak.

Pearl Jam’den iklim krizini konu alan yeni şarkısına Greta Thunberg’li klip

ABD’li rock müzik grubu Pearl Jam’in Gigaton albümünde yer alan ve sözleriyle iklim krizine dikkat çekmeyi amaçlayan Retrograde isimli şarkısının video klibi yayınlandı. Klip içerisinde İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg de yer alıyor.

Emmy ödüllü Avustralyalı film yapımcısı Josh Wakely tarafından yönetilen ve öykü anlatımı şirketi Grace tarafından üretilen altı dakikalık suluboya temalı videoda Thunberg’in baktığı kristal küre içerisinden iklim değişikliğinin sebep olacağı yıkım ve felaketler gösteriliyor.

 

Fırtınalar, yükselen denizler ve artan sıcaklıklar sonucunda dünya yokoluşa sürüklenirken klipte şu mesaj ön plana çıkıyor: “Bu dağınıklığı toplamak için sıradan sevgiden çok daha fazlası gerekecek.”

 

HDP’li üç belediyeye kayyım, dört eş başkana gözaltı

Haklarında yürütülen ‘terör soruşturması’ kapsamında Siirt Belediye Eş Başkanı HDP’li Berivan Helen Işık,  Iğdır Belediye Eş Başkanı Yaşar Akkuş ile Baykan Belediye Eş Başkanı Ramazan Sarsılmaz ve Kurtalan Belediye Eş Başkanı Baran Akgül gözaltına alındı.

Akkuş’un yanı sıra Iğdır Belediye Başkan Yardımcısı Eylem Çelik‘in de aynı soruşturma çerçevesinde gözaltına alındığı öğrenildi. Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada eş başkanlar “Terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak ile suçlanıyor.

Öncesinde kayyım

Daha öncesinde ise Siirt, Baykan ve Kurtalan Belediyelerine kayyım atandığı açıklanmıştı. Siirt’e Vali Ali Fuat Atik, Baykan’a Kaymakam Mehmet Tunç, Kurtalan’a ise İhsan Emre Aydın, belediye başkan vekili olarak görevlendirildi. Görevlendirmenin ardından belediye binalarının çevresinde polis güvenlik önlemi aldı.

 

Türkiye’de koronavirüs: Vaka sayısı 144 bin 749’a, ölü sayısı 4 bin 7’ye çıktı

Koca, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

Toplam test sayısında 1,5 milyonu geçtik. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımız azalmaya devam ediyor. Toplam vaka sayımızda iyileşme oranı %71,8. Yeni hayat tarzımız Kontrollü Sosyal Hayat, yani hep birlikte tedbir. Koşulu: Maske + 1, 5 metre Sosyal Mesafe.”

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta tespit edildi. O günden bu yana vaka ve ölüm sayıları şöyle: 

11 Mart: 1 vaka
13 Mart: 3 vaka
14 Mart: 6 vaka
15 Mart: 18 vaka
16 Mart: 29 vaka
17 Mart: 51 vaka, 1 ölüm
18 Mart: 93 vaka, 1 ölüm
19 Mart: 168 vaka, 2 ölüm (1.981 test)
20 Mart: 311 vaka, 5 ölüm (3.656 test)
21 Mart: 277 vaka, 12 ölüm (2.953 test)
22 Mart: 289 vaka, 9 ölüm
23 Mart: 293 vaka, 7 ölüm (3.672 test)
24 Mart: 343 vaka, 7 ölüm (3.952 test)
25 Mart: 561 vaka, 15 ölüm (5.035 test)
26 Mart: 1196 vaka, 16 ölüm (7.286 test)
27 Mart: 2069 vaka, 17 ölüm (7.533 test)
28 Mart: 1704 vaka, 16 ölüm (7.641 test)
29 Mart: 1815 vaka, 23 ölüm (9.982 test)
30 Mart: 1610 vaka, 37 ölüm (11.535 test)
31 Mart: 2704 vaka, 46 ölüm (15.422 test)

1 Nisan: 2148 vaka, 63 ölüm (14.396 test)
2 Nisan: 2456 vaka, 79 ölüm (18.757 test)
3 Nisan: 2786 vaka, 69 ölüm (16.160 test)
4 Nisan: 3012 vaka, 76 ölüm (19.664 test)
5 Nisan: 3015 vaka, 73 ölüm (20.065 test)
6 Nisan: 3148 vaka, 75 ölüm (21.400 test)
7 Nisan: 3892 vaka, 76 ölüm (20.023 test)
8 Nisan: 4117 vaka, 87 ölüm (24.900 test)
9 Nisan: 4056 vaka, 96 ölüm (28.578 test)
10 Nisan: 4747 vaka, 98 ölüm (30.864 test)
11 Nisan: 5138 vaka, 95 ölüm (33.170 test)
12 Nisan: 4789 vaka, 97 ölüm (35.720 test)
13 Nisan: 4093 vaka, 98 ölüm (34.456 test)
14 Nisan: 4062 vaka, 107 ölüm (33.070 test)
15 Nisan: 4281 vaka, 115 ölüm (34.090 test)
16 Nisan: 4801 vaka, 125 ölüm (40.427 test)
17 Nisan: 4353 vaka, 126 ölüm (40.270 test)
18 Nisan: 3783 vaka, 121 ölüm (40.520 test)
19 Nisan: 3977 vaka, 127 ölüm (35.344 test)
20 Nisan: 4674 vaka, 123 ölüm (39.703 test)
21 Nisan: 4611 vaka, 119 ölüm (39.429 test)
22 Nisan: 3083 vaka, 117 ölüm (37.535 test)
23 Nisan: 3116 vaka, 115 ölüm (40.962 test)
24 Nisan: 3122 vaka, 109 ölüm (38.351 test)
25 Nisan: 2861 vaka, 106 ölüm (38.308 test)
26 Nisan: 2357 vaka, 99 ölüm (30.177 test)
27 Nisan: 2131 vaka, 95 ölüm (20.143 test)
28 Nisan: 2392 vaka, 92 ölüm (29.230 test)
29 Nisan: 2936 vaka, 89 ölüm (43.498 test)
30 Nisan: 2615 vaka, 93 ölüm (42.004 test)

1 Mayıs: 2188 vaka, 84 ölüm (41.431 test)
2 Mayıs: 1983 vaka, 78 ölüm (36.318 test)
3 Mayıs: 1670 vaka, 61 ölüm (24.001 test)
4 Mayıs: 1614 vaka, 64 ölüm (35.771 test)
5 Mayıs: 1832 vaka, 59 ölüm (33.283 test)
6 Mayıs: 2253 vaka, 64 ölüm (30.303 test)
7 Mayıs: 1977 vaka, 57 ölüm (30.395 test)
8 Mayıs: 1848 vaka, 48 ölüm (33.687 test)
9 Mayıs: 1546 vaka, 50 ölüm (35. 605 test)
10 Mayıs: 1152 vaka, 47 ölüm (36.187 test)
11 Mayıs: 1114 vaka, 55 ölüm (32.722 test)
12 Mayıs: 1704 vaka, 53 ölüm (37.351 test)
13 Mayıs: 1639 vaka, 58 ölüm (33.332 test)
14 Mayıs: 1635 vaka, 55 ölüm (34.821 test)

Almanya’daki eski nükleer santralin kuleleri patlatılarak yıkıldı

Almanya’nın güneybatısındaki eski bir nükleer enerji santraline ait iki soğutma kulesi, sabah erken saatlerinde patlatılarak kontrollü bir şekilde yıkıldı. Normalde büyük bir izleyici kitlesi eşliğinde gerçekleşen yıkım, koronavirüs sebebiyle kalabalık oluşmasını engellemek amacıyla gizli tutuldu.

Associated Press’in haberine göre santralin operatörü EnBW, yaptığı duyuruda patlatma işlemini Almanya saatiyle sabah saat 06.00’da gerçekleştirdiklerini söyledi.

Son reaktör 2022’de kapatılacak

Philippsburg tesisinin iki reaktörü, Almanya‘nın nükleer güçten çıkma planının bir parçası olarak 2011 ve 2019’da kapatılmıştı. Ülkenin son reaktörü ise 2022’nin sonunda çevrimdışı olacak.

Kulelerin bulunduğu bölgede, kuzey Almanya’daki yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ülkenin güneyine getirilmesine yardımcı olacak bir transformatör istasyonu inşa edileceği belirtiliyor.

Demircan: Diğer ülkelere de örnek olmalı

nukleersiz.org Proje Koordinatörü Pınar Demircan Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada “Almanya’nın sözünü tutması ve soğutma kulelerini de yıkma işlemine geçiyor olması çok kıymetli” dedi.

Bu tutumun başka ülkelere de örnek olması gerektiğini belirten Demircan “Dünya çapında çok gelişmiş bir endüstriye sahip olan Almanya nükleer santrallerden çıkıp yüzünü yenilenebilir enerjiye dönerken başka ülkeler niçin hala santral kurmak için çaba gösteriyor?” sorusunu yöneltti.

‘Atıkları ne yapacakları da önemli’

Soğutma kulelerinin yıkılmasının olumlu bir gelişme olmasına rağmen atıkların ne yapılacağının da bir o kadar önemli olduğunu söyleyen Demircan, “Nükleer, kolay kurtulabileceğiniz bir endüstri değil. Nükleer endüstrisinin en büyük sorunlarından birisi de bu. Ülkenin nükleer atıkları ne yapacağı da bir o kadar önemli” ifadelerini kullandı.

Ağrı’da intihar ettiği öne sürülen kadın için cinayet şüphesi

Şiddet gördüğünü söyleyerek karakola başvurduktan dört gün sonra evinde intihar ettiği öne sürülen 25 yaşındaki Ceylan Akpolat’ın ağabeyi ve annesi, cinayet iddiasıyla şikayette bulundu. Ağabey, “Boynunda üç ip izi vardı. Cinayete intihar süsü verdiler. Eşinin ailesinden şiddet görüyordu” dedi. 

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Ağrı‘nın Hamur ilçesi Süleyman Kümbet (Silêman kombet) köyüne bağlı Aşağı Yurt (Şirik) mezrasında yaşayan Ceylan Akpolat, şiddet gördüğü gerekçesiyle jandarma karakoluna başvurdu. 

Ağabey Kasım Kaya, kardeşinin 7 yıllık evlilik süresinde birçok kez fiziki ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, bu süreçte iki kez şikayette bulunduğunu söyledi. Kaya, şöyle konuştu: “Ceylan’ın eşi 3 yıl önce çalışmaya gittiğinde, kayınvalidesi ve kayınpederi kardeşime şiddet uyguluyorlardı. Kardeşim bir şekilde karakola gidip şikayetçi oldu. Biz de alıp evimize getirdik. Tekrar eve dönmesi için sürekli aile büyüklerini evimize gönderdiler. Biz gitmesine izin vermedik ama bir hafta sonra çocukları yüzünden kendisi dönmek istedi. Eşi ile aralarında çok büyük bir sorun yoktu. Kardeşimi öldüren F. Akpolat’ın annesi ve babasıdır. Kardeşimin 3 çocuğu var ve bir kızı ise 3 aylık.”

‘Koruma yerine 3 bin TL. para cezası’

Kardeşinin olaydan bir yıl sonra tekrar bu iki kişinin şiddetine maruz kaldığını söyleyen ağabey Kaya, yine yanlarına gelen genç kadının tekrar eve döndüğünü, şiddet devam edince jandarmaya başvurduğunu anlattı: Onu karakola, oradan da hastaneye götürdüler. Doktor darp raporu verdi. Bir de Fecri Akpolat’ın ailesine 3 bin TL para cezası verdi. Aslında devlet orada çok büyük yanlış yapıyor. Para cezası yerine koruma vermesi gerekiyordu. Zaten darp raporu verildikten sonra araya 4 gün girmeden kardeşim hayatını kaybetti.”

Ceylan Akpolat’ın boynunda üç ayrı ip izinin bulunduğunu söyleyen Kaya, “Siz bir insan öldürmediyseniz, getirip cenazenizi hastaneye bırakıp kaçmazsınız. Ceylan’ın cenazesini getirip hastane önüne bırakıp kaçmaya çalıştılar. Kardeşimi gördüm, boynunda üç tane ipin izi vardı. İki tane ip boynunu hafif çizmişti. Ama diğer ip ise kardeşimin boynunda çok büyük bir yara izi bırakmıştı.”

‘Vücudu darptan morarmıştı’ 

Kızının öldürüldüğünü savunan anne Zozan Kaya ise genç kadının vücudunun birçok noktasında darp izi olduğunu söyledi. Cenazesi Diyadin’e götürülerek defnedilen genç kadının, yerde sürüklenmekten dolayı sırtındaki derinin soyulduğunu dile getiren anne Kaya şöyle konuştu: “Vücudunun birçok yerinde çürükler, darp izleri vardı. Sırtında izler vardı. Yerde sürüklemişler büyük ihtimalle; çünkü sırtının tamamı soyulmuş durumdaydı. Yüzü, sırtı, elleri ve ayak topuğu, neredeyse vücudunun tamamı mosmor olmuş şekildeydi. Vücudunda sağlam yeri kalmamıştı. Kızım için adalet istiyoruz. Bir insanın evladına böyle işkence edilmez.”

 

10 ilde maskesiz sokağa çıkmak yasak

Koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler kapsamında sosyal mesafe kuralıyla birlikte en önemli tedbir uygulamalarından biri olan maske kullanımı, 10 ilde zorunlu hale getirildi. Uygulanmaya başlanan “kontrollü sosyal hayat” sürecinde pazar yerleri, marketler, AVM’ler, toplu ulaşım araçları, taksiler ile tekrar hizmet vermeye başlayan kuaförler ve berberlerde zorunlu olan maske kullanımı, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aydın, Balıkesir, Bartın, Denizli, Düzce, Kastamonu, Muğla ve Uşak İl Hıfzısıhha Kurullarınca sokağa çıkıldığında da mecburi tutuldu. 

Ayrıca Gaziantep, İzmir, Adana gibi kentlerde de insan yoğunluğunun oluştuğu bazı cadde ve çarşılara maskesiz girilmesi yasaklandı.

Uzmanlar sadece Covid-19 salgını sırasında değil, normalleşme sürecinde maske kullanımının önemine vurgu yapıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da kontrollü sosyal hayatın “salgına karşı yeni bir hayat tarzı” olduğunu belirterek, korona virüsü riskinin azaltılmasının koşulunu, “maske ve sosyal mesafe” ifadesiyle açıklamıştı. 

Geçtiğimiz Nisan ayı insanlık tarihinde kaydedilen en sıcak ikinci nisan oldu

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) Çevre Bilgi Merkezleri’nden ve NASA’dan bilim insanları geçtiğimiz Nisan ayının insanlık tarihinde kaydedilen en sıcak ikinci nisan ayı olduğunu açıkladı. En yüksek sıcaklık rekoru ise 2016 yılına ait.

Böylece arkamızda bıraktığımız üç ay art arda en sıcak ikinci ay rekoruna ulaştı. Ocak 2020 ise 141 yıl boyunca görülen en sıcak ocak ayı olarak kaydedilmişti. Şu ana kadarki en sıcak sekiz nisan aylarının tümü ise 2010 yılında bu yana gözlemlendi.

Nisan ayında ortalama küresel sıcaklık, NOAA’nın verilerine göre 20’nci yüzyıl ortalamasının 1.06 °C üzerinde gerçekleşti. NASA ise bu farkı 1.03°C olarak ölçümlendi.

Aradaki küçük farklılık ise Kuzey Kutbu gibi verilerin seyrek olduğu bölgeleri farklı şekilde ele almalarından kaynaklanıyor. Koronavirüs salgını sebebiyle eksik verilerin de bu ay yapılan ölçümleri etkilediği belirtildi.

Sebebi küresel ısıtma

Küresel sıcaklıklar genelde güneş döngüsünün zirve yaptığı zamanlarda ve Pasifik Okyanusu’nun tropikal sularında birkaç yılda bir ortaya çıkan bir sıcak su akıntısı olan El NinoEl Niño olayı sırasında yükselme eğilimi gösteriyor.

Ancak 2020’nin sıcaklık rekorları 11 yıllık güneş döngüsünün en düşük olduğu zamanlardan birinde ve El Niño’nun yaşanmadığı sırada meydana geldi. Bu da sera gazlarının yol açtığı küresel ısıtmanın bir sonucunu gördüğümüz anlamına geliyor.