DünyaManşet

[Özel Haber] Almanya’da Yeşiller’in oy kaybının nedenleri ve Yeşiller-CDU koalisyonu mümkün mü?

0

Almanya’da Pazar günü yapılan federal seçimlerde %2,3 oy kaybederek Federal Meclis Bundestag’daki sandalye sayısı 68’den 65’e düşen Yeşiller Partisi’nin aldığı başarısız sonuç tartışılmaya devam ediyor.

Bilindiği gibi seçim sonuçlarının belli olmasınn hemen ardından Yeşiller’in eş başkanlarından Cem Özdemir ve Claudia Roth ile Meclis grup başkanları Renata Künast ve Jürgen Trittin parti içindeki görevlerinden istifa etmişlerdi. Ancak Deutsche Welle’nin haberine göre Cem Özdemir’in parti başkanlığına yeniden aday olacağı kesinleşti.

Yeşiller sosyal politikalarını ve vergileri artırma konusunu iyi anlatamadı

Oy kaybının nedenlerinin ise çeşitli olduğu söyleniyor. Almanya Yeşiller Partisi’nden görüştüğümüz kaynaklar kamuoyu yoklamalarında oyu en az %12 görünen Yeşiller’in, beklentilerin 4 puan altında aldığını, bunun nedeni olarak parti tabanında seçim kampanyasında yapılan hataların etkili olduğu görüşünün yaygın olduğunu belirtiyorlar.

Yapılan yorumlara göre Yeşiller‘in, seçim kampanyasında sürekli savunmada kalacak bir pozisyona düşmesi oy kaybının nedenleri arasında yer alıyor. Bunun örnekleri arasında partinin sosyal politikalarla ilgili olarak vergilerin artırılmasını savunmasının, ancak vergilerin neden artırılması gerektiğini iyi anlatamamasının etkili olduğu söyleniyor. Ayrıca partinin enerji dönüşümü ve sosyal adalet gibi konulardaki  projelerinin neler olduğunu doyurucu biçimde açıklamamasının da oy kaybına neden olduğu yorumları yapılıyor.

Cem Özdemir ve Claudia Roth

Oy kaybına neden olduğu için en çok suçlanan konu ise okul kantinlerinde haftada bir vejeteryan yemek çıkması gibi önerilerin birer tavsiye olduğunun anlatılamaması.

Seçim kampanyasıyla ilgili sorunlardan birinin de kampanyanın dili olabileceği söyleniyor. Kampanyada kullanılan dilin, program ve sloganların seçmenlere yönelik, anlaşılır sloganlar olmamasının da oyları düşürmüş olabileceği dile getiriliyor.

Aldığım görüşlerde bana en önemli gelen nedenlerden biri ise aslında oy kaybının Yeşiller’den çok Sosyal Demokratlar (SPD) ile ilgili olan yönü. Bilindiği giibi Yeşiller artık geleneksel olarak SPD’nin koalisyon ortağı olarak kabul ediliyor. Ancak Merkel’in seçimi kazanacağının belli olması ve SPD-Yeşiller koalisyon ihtimalinin pek yüksek olmaması nedeniyle seçmenlerin hükümete giremeyceği neredeyse kesin olan Yeşiller’e oy vermekten vazgeçmiş olabilecekleri söyleniyor.

Yeşiller’in Hıristiyan Demokratlarla koalisyonu pek mümkün değil

Şu anda en çok tartışılan konulardan biri Yeşiller Partisi’nin tarihinde bir ilke imza atıp Merkel’in partisi Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU/CSU) ile koalisyon yapıp yapmayacağı. Çünkü beklendiği gibi, Merkel aldığı yüksek oy oranına rağmen tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşamadı. Geleneksel koalisyon ortağı liberallerin (FDP) de barajı aşamayarak Meclis dışında kalması nedeniyle (ve Sol Parti tartışma dışı olduğu için) Merkel’in önünde sadece iki seçenek var. Ya SPD ile büyük koalisyona gitmek (iki dönem önce olduğu gibi), ya da Yeşiller’le hükümet kurmak. Ancak Yeşiller-CDU koalisyonu eyalet düzeyinde bir iki kez denemiş olsa bile alışılmamış ve Yeşiller içinde ciddi tartışma yaratacak bir durum.

Bloomberg, 2 gün önce bu koalisyon ihtimalinin çok yüksek olduğuna dair bir haber yaptı. Bloomberg’in bunu dayandırdığı sözler Claudia Roth‘un koalisyon görüşmeleri yapmaya açık olduklarını açıklaması ve Cem Özdemir‘in partinin Yeşiller’e oy vermeyen, ama Yeşiller’in gündemini benimseyen çoğunluğu da kazanması gerektiğini belirten sözleri.

Ancak, Almanya Yeşiller Partisi çevresinden konuştuğum kişiler, bu ihtimali yüksek görmüyor. Kaynaklarım, Hamburg’ta göründüğü gibi CDU ile koalisyonun zor geçtiğini ve iki partiyi ayıran ayıran enerji, çevre, tarım, sosyal adalet, eşitlik (örn. çifte vatandaşlık) gibi çok sayıda konunun böyle bir koalisyonun yürümesine izin vermeyceği, ayrıca parti tabanının çoğunluğunun da bu koalisyonu istemeyeceği yorumunda bulunuyor.

Bir yandan da Merkel‘le yaptığı 4 yıllık koalisyonun ardından %9,8 oy kaybına uğrayarak baraj altı kalan FDP‘nin düştüğü durum göz korkutuyor. Merkel’in koalisyon ortağını emip kuruttuğu yorumları yapılıyor. Yeşiller tabanında CDU ile bir koalisyonun sadece ilkesel ve politik olarak yanlış görülmekle kalmadığı, partiyi yıpratıp oylarını iyice düşürebileceği için de kaygı duyulduğu söylenebilir.

Yeşiller çevre ağırlıklı bir gündeme geri mi dönüyor?

Henüz bunu söylemek için çok erken, ancak 23-24 Kasım’da yapılacak olan parti kongresinde bu konunun tartışılacağı kesin. Örneğin partinin eşbaşkanı Cem Özdemir’in Yeşiller’in seçimlerden 4. parti olarak çıkmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada “Parti sürdürülebilirlik ve ekoloji gibi ana eksenlerrine odaklanmalı” dediği bildiriliyor.

Yeşiller’in Türkiye kökenli milletvekilerinden Ekin Deligöz de Deutsche Welle’ye verdiği demeçte sosyal adalet ve azınlıkların haklarını savunan bir parti olduklarının altını çizerek, bu seçimlerde bunu daha fazla öne çıkardıklarını ancak seçmenin çevre dışında başka sorunlarla ilgilenen bir Yeşiller Partisi görmek istemediğini söylemiş. Deligöz şöyle söylüyor: “Biz, parti olarak Almanya’da ekolojiden yani doğal hayatı korumanın dışında sosyal haklar üzerinde konuşmaya başladık ama Almanya seçeneği olmasına rağmen bunu seçmedi. Aslında onlar için çalıştığımız halde bazı insanlar bizi tercih etmedi.”

Bazı yorumcular Merkel’in Fukuşima felaketinin ardından nükleer santralları kapatma kararını vermesinin ve yenilenebilir enerji konusundaki politikalarının da bu konudaki protesto oylarını Yeşiller’den koparmış olabileceğini belirtiyor.

Yeşiller’in yeni liderleri kim olacak?

Yeşiller’in parti yönetimi Kasım ayındaki kongrede kısmen veya tamamen değişecek.Partinin hem eşbaşkanları, hem de Meclis Grubu eşbaşkanları ve tabii yürütme kurulu üyeleri seçilecek. Ancak Almanya Yeşilleri’nde eşbaşkanlıkta kadın-erkek dengesi kadar önemli bir diğer denge de realo-sol kanat dengesi. Yani hem partide hem de Meclis grubunda iki eşbaşkandan biri erkek diğeri kadın olurken, birinin realo (gerçekçi) kanattan, diğerinin sol kanattan olması geleneği var. Dolayısıyla örneğin bir göreve realo kanattan güçlü bir kadın aday çıkıyorsa, sol kanattan erkek aday çıkması gerekiyor. Konuyla ilgili ihtimaller bu matriks çerçevesinde değerlendiriliyor.

Almanya Yeşilleri’nden aldığım bilgilere göre Cem Özdemir‘in eşbaşkanlığa yeniden adaylığı kesin. Ancak Claudia Roth’un adaylığı, henüz resmi bir açıklama yapmasa da, artık pek olası görünmüyor. Dolayısıyla kadın eşbaşkanlık için sol kanattan bir aday çıkması gerekiyor. (Ya da sol kanat adayı kadın olmak zorunda). Şu aralar Simone Peter‘in ismi geçiyormuş. Ancak kesin olan bir aday yok. Meclis grubu eşbaskanlığına son seçimlerde  partinin birinci sıra kadın adayı olan realo kanattan Katrin Göring-Eckardt‘ın aday olacağı kesin. Meclis grubunda solun şimdilik görünen adayı Toni Hofreiter.

Yeşiller’in Almanya’da aldığı sonuç daha çok tartışılır. Çünkü sadece Almanya politikasını etkilemekle kalmıyor, bütün dünyanın yeşil partilerini etkiliyor. Özellikle de bir Yeşiller-CDU ihtimalini ve bu konuda yapılan tartışmaları yakından takip etmeye  devam edeceğiz.

Haber: Ümit Şahin – Yeşil Gazete

Kategori: Dünya

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.