İfade ÖzgürlüğüManşet

Noam Chomsky’den Osman Kavala için adalet çağrısı

Amerikalı ünlü dilbilimci Noam Chomsky, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına rağmen hâlâ tutuklu bulunan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yeni bir iddianame hazırlanan iş insanı ve insan hakları aktivisti Osman Kavala hakkında bir video yayınladı.

Osman Kavala’yı “Güçlü, tutkulu bir insan hakları ve adalet savunucusu” olarak niteleyen Chomsky, Kavala’nın tutukluluğunun sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Chomsky videoda “Türkiye ziyaretlerimden çok iyi hatırladığım, güçlü, tutkulu bir insan hakları ve adalet savunucusu olan Osman Kavala, 1000 günü aşkın bir süredir anlamsız suçlamalarla cezaevinde. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi serbest bırakılmasını talep etti. Hepimizin bu talebi güçlü bir şekilde desteklememiz gerekir. Kavala derhal serbest bırakılmalı. Ve devlet baskısının suç teşkil edecek şekilde uygulanmasına hiçbir zaman tolerans gösterilmemeli” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Osman Kavala, Gezi davası soruşturmaları kapsamında Ekim 2017 yılında gözaltına alınıp, tutuklandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılandığı Gezi davasından 18 Şubat’ta beraat eden Kavala, hakkında başka bir soruşturma olduğu gerekçe gösterilerek tekrar gözaltına alındı. 9 Mart’ta 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında “casusluk” suçlamasıyla bir kez daha tutuklandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Aralık 2019’da Osman Kavala’nın siyasi nedenlerle tutuklandığına hükmederek ihlalin ortadan kalkması için derhal tahliye edilmesi çağrısı yapmıştı. AİHM, yetkili mahkemenin karara uymaması üzerine, Osman Kavala kararının uygulanması için denetim süreci başlatmıştı.

Ağırlaştırılmış müebbet istendi

Kavala hakkında son olarak ‘anayasayı ortadan kaldırmak’ gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis ve ‘casusluk’ suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istenen yeni iddianame İstanbul 36’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmişti.

Yeni iddianame ile ilgili açıklama yayınlayan Kavala, “İddianame yeni bir somut delil içermeden, beraat kararı verilen Gezi dosyasına dayandırılıyor. Baz istasyonlarının delil vasfında olmadığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararında da belirtildi. Yine iddianamede yer alan casusluk suçlaması, yasada yer alan hukuki tip ve tanıma uygun değil. Bu iddianame keyfi ve yasa dışıdır” ifadelerini kullandı.

Buğra: Ailece işkenceye maruz bırakılıyoruz

Konuyla ilgili Kavala’nın avukatları ve eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra da bir açıklama gerçekleştirdi. Avukatları tutukluluğun hukuki olmadığını vurgularken Buğra ise Osman Kavala’nın durumu nedeniyle “ailece işkenceye maruz bırakıldıklarını” söyledi. Buğra açıklamasının devamında şunları söyledi:

Bu süreç içinde, bizim neler yaşadığımız da tahmin edilebilir. Ama ben bütün bunların, eşim için, benim için ve ailemiz için ne anlama geldiğinin bir kere daha düşünülmesini isterdim. Tutukluluğun AİHM’nin haksızlık tutukluluk kararı verip derhal tahliye talep etmesinden sonra hâlâ sürmesinin bizi nasıl etkilediği üzerine düşünülmesini isterdim.

Bir insanın, beraat ettiği gün eşyalarını toplayıp, evine dönmek için hazırlanıp yola çıktıktan sonra yoldan çevrilmesi ve tekrar tutuklanarak cezaevine götürülmesinin nasıl bir şey olduğunun düşünülmesini isterdim.

Hazırlanan iddianamelerin içerdiği hatalara değinen Ayşe Buğra, sözlerini “Burada bu konuşmayı yaparken çok zorlanıyorum. Çok zorlanıyorum çünkü biz evrensel hukuk normlarından ve yasalardan bahsederken, artık karşımızda bize durumumuzun bunlara uygun olduğunu anlatmaya çalışan kimse kalmadığını düşünmeye başladım. Artık kimse bize yalan söylemek lüzumunu bile hissetmiyor diye düşünmeye başladım” ifadeleriyle sonlandırdı.