Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşetTürkiye

[Müsilaj webinarı] Ümit Şahin: İklim krizi müsilajın nedenlerinden biri

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından başlatılan “Salgın ve Toplum” webinar serisi “Marmara Denizi’nde Neler Oluyor? Kirlilik, Isınma ve Müsilaj Sorunu” başlıklı etkinlikle bugün devam etti.

Moderatörlüğünü İPM Araştırma ve Akademik İlişkiler Koordinatörü Senem Aydın Düzgit’in üstlendiği webinar’ın konuşmacıları MAREM (Marmara Denizi’nin Değişen Oşinografik Şartlarının İzlenmesi) Proje Lideri Levent Artüz ve İPM İklim Değişikliği Koordinatörü Ümit Şahin oldu.

Müsilajın nedenleri 1989 yılı öncesine dayanıyor

Etkinlikte ilk sözü alan Levent Artüz, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa dair önemli açıklamalarda bulundu.

Müsilajın ortaya çıkma nedenlerinin 1989 yılı öncesinde İstanbul’da atıkların bertarafı için yapılan projelerden kaynaklı olduğunu dile getiren Artüz, bilim insanlarının tüm karşı çıkmalarına rağmen söz konusu projelerle arıtma ve taşıma sistemlerinin kaldırıldığını ifade etti.

Bu projelerden sonra balık ölümlerinin yaşandığını ve canlı türlerinin kaybolduğunu kaydeden Levent Artüz, 2007 senesinde de Marmara Denizi’nde müsilajın görüldüğünü, ancak bugünkü kadar baş göstermediği için çok ilgi odağı olmadığını söyledi.

‘Kriz yönetimi değil, hasar kontrolü’

İPM İklim Değişikliği Koordinatörü Ümit Şahin ise, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununun kasım ayından beri bilindiğine dikkat çekerek, müsilaj oluşumunun biyoçeşitlilik kaybıyla da ilişkili olduğunu vurguladı.

“Türkiye’de çevre sorununun gündeme gelmesi için, çarpıcı görüntüler olması lazım. Ancak o zaman acil bir durum olduğu fark ediliyor” diyen Şahin, infial yaratan bir durum olmadan bu tarz meselelerin konuşulmadığını ifade etti.

Ümit Şahin, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum‘un Marmara Denizi için eylem planını açıkladığında müsilajla ilgili hedeflerine ilişkin “Marmara Bölgesi’nde yaşayan 25 milyon vatandaşımızın içini sızlatan o görüntüleri yok etmek” ifadesini kullandığını hatırlattı.

Şahin, müsilajla ilgili yapılacakların görüntüyü temizleme çalışması olduğunu düşündüğünü kaydederken, eylem planıyla ilgili “Kriz yönetimi değil, hasar kontrolü” tespitinde bulundu.

Eylem planının çok geç gündeme geldiğini ifade eden İPM İklim Değişikliği Koordinatörü, “Eylem planının içindeki belirsizlikler de ayrı bir mesele” dedi.

Kanal İstanbul konusu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu‘nun sarf ettiği “Karadeniz Marmara’ya göre çok daha temiz. Kanal İstanbul yapıldığında Karadeniz’e akan nehirlerin Marmara’ya karışması söz konusu. Bu da Marmara’daki su kalitesini artırıp deniz salyasını da bitirecek” sözlerini de hatırlatan Şahin, “Karadeniz’den kirlilik geldiğini herkes biliyor” dedi.

Şahin, Kanal İstanbul’un hayata geçmesi durumunda hem nüfusta yaşanacak artış, hem de Karadeniz’den gelecek kirlilikle, Marmara’nın daha da kirleneceğini hatırlattı.

Ümit Şahin, Marmara’da görülen müsilajın “Kanal İstanbul’dan vazgeçilmesi için de, bir uyarı işareti olarak görülmesi” gerektiğini ifade etti.

İklim krizi müsilajın nedenlerinden biri

Marmara Denizi’nde 40 yıla varan süredir ekolojik yıkım yaşandığına dikkat çeken Şahin, insan odaklı yaklaşıldığı için sorunların ancak son dakikada anlaşıldığını kaydetti.

Şahin, Marmara’daki müsilaj sorununa da insan odaklı (denize girmek, balıkçılık vb.) yaklaşıldığından dolayı sorunun geç farkına varıldığını söyledi.

İklim krizi sebebiyle denizin ısınmasının da müsilajın nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Ümit Şahin “Ancak, Marmara’yı atık deposuna çevirmeseydik, iklim krizinde bile bu sorunla karşılaşma ihtimalimiz düşük olacaktı” dedi.

Şahin ayrıca, iklim krizinin küresel bir mesele gibi gösterilip, bunun bir bahane olarak kullanılmasından vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi.

‘Yeni salgınlar ortaya çıkabilir’

Müsilajın yeni sağlık salgınlarının ortaya çıkmasına sebep olabileceğini de ifade eden Ümit Şahin, “Hiç beklenmedik, bilinmedik salgınlara yol açabilir” dedi.

‘Kanun güvencesi altına alınmalı’

Webinar’da Marmara Denizi Eylem Planı‘yla ilgili de görüşlerini paylaşan MAREM Proje Lideri Levent Artüz, “Marmara Denizi’nin kirletildiği ilk defa konsensus olarak kabul gördü. Bu çok önemli bir nokta” dedi.

Eylem planında yer alan 22 maddenin hiçbirinde bir problem olmadığını söyleyen Artüz, burada önemli olan noktanın tüm bu yapılacakların kanun güvencesi altına alınması olduğunu söyledi.

‘Dünyanın hiçbir yerinde yok’

Levent Artüz, Türkiye’de görülen müsilaj sorununun dünyanın hiçbir yerinde olmadığına dikkat çekti. Artüz, “Buna global sorunlar, dış kaynaklı sorunlar bulmaktan vazgeçip, şapkayı önümüzde alıp durumu çok iyi bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor” dedi.