ManşetYerel

‘Kuraklık yaşanırken göl kurutup tesis yapmak ne demek?’

Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk, Zonguldak Alaplı’da terk edilen taş ocağı sahasında oluşan ve artık içinde balıkların yaşadığı gölün kurutularak üzerinde cüruf işleme tesisi yapılmasına izin veren İl Özel İdaresi kararına itiraz etti.

İmar Planı değişikliğine itiraz eden Öztürk, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine verdiği dilekçede, “Burada yapılan imar değişikliğine esas olan cüruf işleme tesisinin PTD dosyası, tarafımca, dikkatle okunmuş, yerinde incelemeler yapılmıştır. Sahada yaptığımız gözlemler tesisin yapılacağı alanın su birikintisi değil göl olduğu şeklindedir” ifadelerini kullandı.

‘İçinde balıklar yaşıyor’

Gündem67’nin aktardığına göre bu tespitin başta Şehir Plancıları Odası olmak üzere uzman kurumlar tarafından da teyit edildiğini belirten Öztürk, “Nitekim çevrede yaşayan halktan edindiğimiz bilgiler, oradaki su seviyesinin yıllardır değişmediği, oluşan göl ve gölün oluşumunu sağlayan derede balıklar yaşadığı şeklindedir” dedi.

İmar planındaki diğer sorunlara da değinen Öztürk, “Tapu parsel sorgulamadan baktığımızda 102/210 numaralı orman parseli üzerinde yapılaşma görülmektedir. Ayrıca projede inşaat yapılmayacağı şeklinde bir taahhütte bulunulduğu halde İmar Planı’nda 2 katlı yapılaşmaya izin verilmiştir. Yol konusunda da plan ve açıklama raporu bir bütünlük sağlamamaktadır” ifadelerine yer verdi.

‘Halkın sürece katılımı engellendi’

Proje ile su kaynaklarının, ormanların, tarım arazilerinin, yerleşim alanları ve plajların kirletilmesi söz konusu olduğunu da söyleyen Öztürk, dilekçesinde, “Tasarım yapılırken, tarım arazileri, yerleşim alanları, bal üretimi, su ürünleri, ormanlar, plajlar kısacası bölgenin geçim ve yaşam alanları dikkate alınmamıştır. Göl ve dere yok denilerek ‘ÇED Gerekli değildir’ raporu alınmış böyle sürece halkın katılımı engellenmiştir” dedi.

Dilekçede ayrıca “Tesisin kurulması düşünülen alan halk sağlığı ve esenliği açısından uygun değildir.  Tesisle ilgili verilen bilgilerde su kullanımı, arıtma, gürültü, yangın güvenliği, cüruf tozu emisyonu konularında çelişkili ifadeler bulunmaktadır. ‘Su kullanılmayacak’ denmesine karşın, proseste kullanılacak suyun hesabı bile yapılmıştır. Keza olmayacak denen atık suların drene edileceği bildirilmektedir” şeklinde açıklamalarda da bulundu” ifadelerine yer verildi.

‘Etkisi yıllarca sürecek’

Cüruf ve 49 çeşit atığın işleneceği bu tesis, açık tesis olacak, yüzde 100 izole edilmeden işletileceğini de söyleyen Öztürk, “Bu maddeler toz halinde açıkta stoklanacak, ıslatılarak işlenecektir. Yağmur suları ve tozuma ile doğaya karışması pekâlâ mümkündür. Prosesten çıkan atık sular toprağa karışarak kirlenmesine yol açacaktır. Karabük’te benzer cüruf tesisinde TÜBİTAK tarafından yapılan ölçümlerde, zararlı maddeler limit değerlerin çok üstünde tespit edilmiş, kapatılması yönünde rapor verilmiştir. Benzer durum burada da yaşanırsa tesis kapatılsa bile etkileri yıllarca sürecektir” dedi.

‘Göl kurutup tesis yapmak tamamen ziyan’

Daha sonrasında konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ahmet Öztürk, “Tüm dünyanın su kıtlığı yaşadığı büyük kuraklıkların gündemde olduğu bir zamanda, bir su kaynağını kurutup üzerine cüruf işleme gibi doğaya bin bir türlü zararı olan bir tesisi kurmak sözcüğün tam anlamıyla ziyan” dedi. Öztürk konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:

Alaplı ormanları ağaçları binlerce yıl yaşatabilecek çok değerli bir ekosistemdir. Tam bu ekosistemin dibine böyle bir tesisin yapılması kabul edilemez. Tesise karşı çıkan Alaplı halkının yanındayız. Her türlü yasal ve meşru hakkı kullanarak doğamızı koruyacağız.”

Kategori: Manşet