İklim KriziManşetTürkiye

Konya’da bulunan Acıgöl alarm veriyor: Su seviyesi azaldı, göl etrafında derin çatlaklar oluştu

Konya‘nın Karapınar İlçesi‘nde bulunan ve volkanik patlama sonucu oluşan Acıgöl’ün su seviyesi kuraklığa bağlı olarak gün geçtikçe önemli ölçüde azalırken, yer altı sularının aşırı kullanılması sebebiyle göl etrafında da derin çatlaklar meydana geldi.

300 metreden fazla derinliğe sahip olan ve bu özelliğiyle Türkiye’nin birinci dünyanın ise en derin üçüncü gölü olan Acıgöl’ün magnezyum sülfat zengini olmasından dolayı suyu acı ve tuzlu olduğu için gölde yaşayan bir canlı bulunmasa da birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor.

Su seviyesi son yıllarda yedi metre düştü

NTV‘nin haberine göre, Konya Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği öğretim üyesi ve bölgedeki obrukları araştıran ekibin başkanı Prof. Dr. Yaşar Eren gölün su seviyesinin son yıllarda yedi metre düştüğünü belirterek şu açıklamalarda bulundu:

Göle yakın yerlerde yer çekimi etkisiyle marın içerisinde geniş yarıkları gördük. Orta ve Batı Anadolu’da yer altı suyunun alçalmasına bağlı olarak çökmeler, yüzey deformasyonları meydana geliyor. 2000’li yılların başından günümüze kadar Acıgöl’de yaklaşık en az 7 metrelik su seviyesinde düşme var. Teras veya balkon şeklinde dediğimiz gözenekli kireç taşı oluşumlarının bir kısmı büyük ihtimalle boş. Bunlar organik oluşumlu desteklerle duruyor. Yer altı suyu çekildiği için bu destek ortadan kalktığında bu şekilde yarılmalar volkanik gölün içerisine doğru göçmeleri görüyoruz. Orta ve Batı Anadolu havzalarında gördüğümüz çökmelere bağlı olarak gelişen yarılmalar var. Gölün kıyısında gördüğümüz yarılmalar, bu yer altı su seviyesinin düşmesine bağlı olarak oluşan yüzey çökmeleridir.”

‘Bu şekilde devam ederse çökmeler artacak’

Prof. Dr. Yaşar Eren, yer altı su seviyelerinin bu şekilde kontrolsüz bir biçimde kullanılmaya devam edilmesi durumunda çökmelerin artacağını kaydetti:

Yer altı su seviyesinin düşmesi bu şekilde devam etmesi yüzeyde çökmeleri artırıyor. Bunların bir kısmını yeni oluşan obruklar şeklindeyken, bir kısmı da daha önce oluşmuş obrukları aktif ettiğini tekrar çökmeye başladığını görüyoruz. İl merkezi de dahil olmak üzere Konya havzasında yer altı su seviyesinin düşmesinden dolayı bölgesel çökmeler ve farklı olarak yüzey faylanmalarına yaygın olarak rastlıyoruz. Yer altı su seviyesini dengeye getirebilecek tedbirler almamız gerekiyor. Gelen su belli, kullanılan su belli. Bu şekilde devam ederse yer altı su seviyesi daha da alçalmaya devam edecek ve çökmeler de artarak gelişecek. İleride bu çökmeler, Konya havzasında ve Karapınar havzasında yüzey faylanmaları şeklinde gördüğümüz çökmeler daha büyük problemler oluşturmaya başlayacak. Yer altı su seviyesinin alçalmasını, dengede tutmayı sağlayamazsak maalesef bu çökme olayları bütün Batı ve Orta Anadolu havzalarında olduğu gibi Konya ve Karapınar havzalarında büyüyerek devam edecektir.”

Alınabilecek önlemler

Konuyla ilgili bazı tedbirlerin alınabileceğini söyleyen Prof. Dr. Eren, şu açıklamalarda bulundu:

Belirli tedbirler alarak havzaya ekstra suları getirip, yer altı sularını dengeye getirecek beslemeler yapmamız gerekiyor. Çok geç kalmadan deniz sularının arıtılarak havzalara kullanımını, tarımsal faaliyetinin çok yoğun olduğu bölgelere iyice arıtıldıktan sonra mutlaka aktarılması hatta yapılması düşünülen yeraltı barajlarına bu suların kullanılmadan önce iyice arıtıldıktan sonra depolanması ve buna yönelik araştırmaların yapılması gerekiyor diyoruz. Yoksa bu şekilde devam ederse tarımsal faaliyetlerden vazgeçmemiz mümkün değil.”

Ayrıca, Prof. Dr. Yaşar Eren, Meke Gölü’nün sulak alanlarının büyük ölçüde yok olmaya devam ettiğini hatırlatarak “O bölgede yer altı suyunun alçalmasına bağlı olarak yüzeyde gördüğümüz sulak alanların büyük bir bölümü gözümüzün önünden yok olmaya devam ediyor. Acıgöl, bu bakımdan kalan son temsilci gibi ve umarız onu kaybetmeyiz” dedi.

Kategori: İklim Krizi