Dış Köşe

Kasımda İstanbul’u “Yeşillendiriyoruz” – Pelin Cengiz

0

Başlığa bakınca hemen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentte ağaçlandırma hamlesine mi başladı diye düşünebilirsiniz. Henüz size böyle müjdeli bir haberimiz yok. İktidar, Kuzey Ormanları başta olmak üzere ülkede yeşile dair ne varsa kökünü kazıkmakla meşgul oladursun, biz size yeşil meselelerin ele alınacağı önemli bir toplantının haberini verelim. Avrupa Yeşil Partisi (European Green Party-EGP) 7-9 Kasım 2014 tarihlerinde 21’inci Konsey Toplantısı’nı İstanbul’da YSGP (Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi) ev sahipliğinde gerçekleştirecek. Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller/Özgür Avrupa Birliği (Greens/European Free Alliance-Greens/EFA) grubunun çatı partisi olan Avrupa Yeşil Partisi, konsey ve kurultay toplantılarını her altı ayda bir Avrupa’nın değişik bir ülkesinde ev sahibi üye partinin himayesinde düzenliyor.

Avrupa Parlamentosu’nda durum
Konsey ve kurultay toplantıları, Avrupa Yeşil Partisi’nin tüzük değişiklikleri, program ve tutum belgelerinin oluşturulup oylanması, yetkili kurullara seçimlerin yapılması gibi iç işleyişine ilişkin işlerin yürütülmesi yanında, son dönemde ortaya çıkan gelişmelerin tartışıldığı, fikir alışverişinin yapıldığı bir platform olarak nitelendirilebilir. Bu konsey toplantısı Avrupalı Yeşiller’in, mayısta gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu seçimlerinin hemen ardından yapılan ilk toplantı olması açısından önemli. Yeşiller, artık Avrupa Parlamentosu’nun Hıristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar ve Liberaller’den sonra dördüncü grubu. 2009’daki seçimlerde oyların yüzde 7,44’ünü alarak 57 sandalyeye sahip olan EFA grubu, son seçimlerde oyların yüzde 6,92’sini alarak 751 sandalyenin 52’sini kazandı. Sandalye sayısında eksilme olsa da, milliyetçiliği ve popülizmi öne çıkaranların yükselişe geçtiği seçimlerde, bu rakam Yeşiller’in gücünü koruduğunu gösteriyor.

Ancak, şu gerçeği de gözardı etmemek gerek. Yeşiller, Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilen tüm siyasi akımlar içinde insan ve çevre odaklı olmak üzere sorun çözme hedefli, en uzun vadeli, en kapsayıcı politikalara sahip grup. Avrupa’nın bugün içinde bulunduğu ruh hâlinin yansıdığı sandıktan kısa vadeli düşünen, popülist partilerin çıkması, Yeşiller gibi uzun vadeli hedeflere odaklananların oyunun düşmesi normal.

İstanbul tercihinin sebebi Gezi protestoları

Peki, neden İstanbul? Geçen yıl tüm dünyanın gündemine uzunca süre yer alan, İstanbul’dan başlayıp ülkenin dört bir yanına dalga dalga yayılan Gezi protestosu, aslında küçük bir yeşil alanın halk tarafından korunmak istemesiyle başlamıştı. Aslında bu ağaçların korunmasıyla başlayan protestolar, çok daha derin mesajlar taşıyordu, o da daha fazla demokrasi talebi.

Avrupa’nın geleceğinin ele alınacağı bu konsey toplantıları, demokrasi, enerji ve enerji güvenliği ile 2015’teki Paris’teki COP21 iklim zirvesinde imzalanacak Paris Antlaşması’nın içeriğine odaklanacak. İstanbul’daki toplantıların önemli gündem maddeleri arasında Ukrayna, Rusya, Ortadoğu ve Kafkaslar’daki gelişmelerle, Avrupa Birliği’nin geleceği ve Türkiye’nin bu gelecek içindeki rolü yer alıyor. Tabii, her konsey toplantısının başka bir ülkede yapılıyor olmasının bir amacı da ev sahibi ülkenin gündemindeki konuların ön plana çıkarılması. Yani, giderek zorlaşan ifade özgürlüğü, medya üzerindeki baskılar, ekolojiyi tahrip eden enerji ve altyapı projeleri, kentleşme, kadın hakları, LGBTİ hareketleri, mültecilerin durumu gibi Türkiye gündemine ait ne varsa toplantılarda ele alınacak. Öte yandan, bu toplantılar Avrupalı Yeşiller’in Türkiye’deki pek çok sivil toplum kuruluşuyla ilişkilerini pekiştirmesine vesile olacak.

1990’lardan bugünlere yeşil hareket
Türkiye’de klasik siyaset yapma biçiminden farklı olarak yatay hiyerarşili, eşitlikçi, demokratik, özgürlükçü, şenlikli, en önemlisi de ekolojik bir siyasetin yapılabileceğini göstermek üzere yola çıkan Türkiye Yeşilleri’nin serüveninden ve Avrupalı Yeşiller ile ilişkilerinden de bahsetmek gerek. YSGP Parti Meclisi Üyesi Ümit Şahin, o serüveni şöyle aktarıyor: “Türkiyeli Yeşiller olarak, Avrupa Yeşilleri ile ilişkilerimiz 1990’lara uzanır. 1990’ların ortalarından itibaren Avrupa Yeşilleri’nin yılda iki kez yapılan konsey toplantılarına ve Yeşil Doğu-Batı Diyaloğu toplantılarına katılmaya başladık. 1999’da Balkan Yeşil Ağı’nın ilk toplantısını İstanbul’da yaptık. 2002’de Yeşiller Partisi’nin yeniden kurulması için çalışmalarımız başladı. 2004’te, Roma’da yapılan Avrupa Yeşil Partisi’nin kuruluş kongresine katıldık. 2005’de, daha Yeşiller Partisi kurulmadan önce, Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu olarak Avrupa Yeşil Partisi’nin gözlemci üyesi olarak resmen kabul edildik. Avrupa Yeşilleri’nin gıda kampanyasına (2004-2006) ve iklim kampanyasına (2006-2008) aktif olarak katıldık. 2008’de Türkiye’nin ikinci Yeşiller Partisi’ni kurduk. (İlk Yeşiller Partisi 1988-1994) Yeşil Doğu-Batı Diyaloğu’nun, Balkan Yeşiller Ağı’nın ve Akdeniz Yeşiller Ağı’nın aktif katılımcısı olduk. Türkiye’de çok sayıda Karadeniz Yeşilleri ve Balkan Yeşilleri toplantısına ev sahipliği yaptık. Avrupa Yeşil Vakfı ile birlikte ortak proje ve eğitimler düzenledik. Avrupa Yeşil Büyükşehirler toplantılarının birini İstanbul’da yaptık. Ayrıca Küresel Yeşiller Ağı toplantılarına katıldık. Nihayet, bu yıl Avrupa Yeşil Partisi Konsey toplantısının Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde İstanbul’da yapılacak olmasını bu uzun vadeli ve istikrarlı işbirliğinin bir sonucu olarak görmek gerekir. Bu tarihte emeği geçen herkese teşekkürler.”

Kategori: Dış Köşe

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.