Doğa MücadelesiManşet

Karşıyaka Belediyesi de ‘zehirsiz kent’ olma sözü verdi

0

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Zehirsiz Sofralar Platformu işbirliğiyle Zehirsiz Kentlere Doğru projesi kapsamında başlatılan imza kampanyasına İzmir Karşyaka Belediyesi de katıldı.

Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tüm canlıların yaşamını tehdit eden pestisitlerden ve kimyasal biyosidal ürünlerden arınma yolunda “Zehirsiz Kent” olmanın gereklerini yerine getireceğini açıkladı.

Zehirsiz Kentlere Doğru İyi Niyet Belgesi’ni imzalayan Tugay, Karşıyaka halkının daha yeşil ve daha sağlıklı bir çevrede yaşaması adına zararlılarla mücadelede ekolojik ve doğa dostu alternatifleri kullanacağına dair söz verdi.

Karşıyaka Belediyesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Kadıköy Belediyesi’nin ardından Zehirsiz Kentler Kampanyasının İyi Niyet Belgesi’ni imzalayan Türkiye’nin üçüncü, İzmir’in ise ilk belediyesi oldu.

 

İmza töreni, Karşıyaka Belediye Başkanı  Tugay, Tarımsal Hizmetler Müdürü Yusuf Can Gökmen, Park ve Bahçeler Müdürü Halit Çelik ve Buğday Derneği’nden Pembe Albayrak Emül, Nurhayat Bayturan ve Ayşe Nur Ayan’ın katılımıyla Karşıyaka Belediye Başkanlığı’nda yapıldı.

Karşıyaka Belediyesi’nin yaşam kalitesini artırmak amacıyla hastalıkların taşıyıcıları olan sinek, fare, kene vb. zararlılara ve yabancı otlara karşı yürüttüğü zehirsiz mücadele hizmetleri, diğer il ve ilçe belediyeleri için de teşvik edici ve yol gösterici bir nitelik taşıyor.

Zehirsiz bir kent olma yolunda gerçekleştirdikleri çalışmaları aktaran Tugay, konuşmasında şunları kaydetti:

“Zararlı mücadelesi için üniversite işbirliğiyle çevre ve insan dostu bir ilaçlama çalışması yapıyoruz. İnsanla ve tarımsal ürünlerle temas eden alanları kesinlikle ilaçlamıyoruz. Vatandaşlarımız da artık oldukça bilinçlendiler ve sağlığa zararlı ilaçların püskürtülmesini talep etmiyorlar. Zaten zararlılar ile bu şekilde mücadele edilmesi mümkün değil.

Sivrisinekler için sulak alanlara ve karasineklerler için ise çöp alanlarına gidilerek üreme noktalarına müdahale edilmesi gerektiğini hatırlatan Tugay, “Dijital ortamda hazırladığımız üreme noktaları haritası ile düzenli olarak kontrol sağlıyoruz. Mümkünse bu üreme alanlarını kurutmaya çalışıyoruz ki ilaçlamaya ihtiyaç duymayalım. Kurutulması mümkün olmayan bazı noktalarda ise sadece yumurta ve larvalar için ilaçlama yapıyoruz” diye devam etti.

Tugay, İyi Niyet Belgesi’ne imza atarak aşağıdaki hedefleri gerçekleştirmek üzere gerekli politikaları ve önlemleri uygulayacağına dair söz vermiş oldu:

  • Belediye kontrolü altındaki halka açık alanlarda herbisit (ot zehri) kullanımının 2025 yılına kadar sonlandırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması; diğer pestisitlerin ve biyosidal ürünlerin kullanımının ise 2030 yılına kadar %50 azaltılması.
  • Tüm pestisit ve biyosidal ürünlerin kullanımının 2040 yılına kadar tamamen sonlandırılması.
  • Pestisit ve biyosidal ürün yasağının, halka açık özel alanlarda ve yaşam alanlarının yanındaki tarım alanlarında uygulanması için katılımcı stratejik eylem planının belirlenmesi ve ilgili tarafların bilgilendirilerek katılımcı olmalarına yönelik çağrı yapılması; bu konuda kent konseylerinde bir çalışma grubu oluşturulması.

İşin doğrusu zehirsiz yöntemler

Karşıyaka Belediyesi olarak bilinçli bir ilaçlama yaptıklarını vurgulayan Dr. Cemil Tugay, “İşin doğrusunun zehirsiz yöntemler olduğunu biliyordum ve göreve geldiğimden beri bunun mücadelesini veriyorum. İlgili birimimiz bu konuda kapsamlı bir eğitim aldı. Ancak biz bu bilgimizi paylaşarak daha iyi hale getirebileceğimize inanıyoruz. Diğer belediyelere de bu yönde uygulamalar yapmamaları için çağrıda bulunuyorum. Yeter ki niyetimiz bunu yapmak olsun ve bu konuda samimi olarak çalışan kişiler ve kurumlarla iletişimimiz olsun” görüşünü de paylaştı.

Zehirsiz Sofralar Platformu’ndan Pembe Albayrak Emül de doğaya ve onun döngülerine karşı insan eliyle yapılan her müdahalenin sağlık sorunları, çevre felaketleri ve ekonomik kayıplara yol açtığına dikkat çekti:

“Çözüm daha fazla pestisit kullanmakta değil; doğa ile uyumlu yaşamayı öğrenmek, insan merkezci bakış açısını bırakmak, kendimizi doğanın bir parçası olarak tekrar tanımlamak, üretim ve tüketimde doğayı, doğal döngüler ve süreçleri esas alan, onlar ile uyumlu modeller, teknikler, yöntemler ve sistemler geliştirmekte.”

Zehirsiz Sofralar Platformu tarafından sağlıklı bir gelecek için yürütülen çalışmaların kamuoyu ve karar vericiler nezdinde karşılık bulmasını umut verici olarak değerlendiren Emül, sözlerini şöyle sürdürdü:

Halk sağlığını tehdit eden zararlılar ile mücadele konusunda ekolojik ve doğa dostu alternatiflere yönelmeye başlayan belediyelerimizin ortaya koyduğu iyi örnekler, model uygulamalar sayesinde önümüzdeki yıllarda bu kararlılığı beyan eden belediyelerin artacağını ümit ediyoruz.”

 

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.