Hafta SonuManşet

Kampların yogacısı geldi haaanım!

Bu ara yoga pratiğimi ve tazecik eğitmenliğimi bolca pekiştirme fırsatı bulduğum günler geçiriyorum. Temmuz sonunda 3 günlük bir mini yoga kampı yaptık Ayvacık’taki Ninna Beach Kamping’de.

23

Ninna bangır bangır müziğiyle kafanızı şişirmeyen, yalnız kalmak istediğinizde çekilebileceğiniz, zeytin ağaçları arasındaki geniş sahile kurulu bir kamping alanı.

Kamp boyunca güneşin doğuşuyla beraber uyanıp günün ilk yarım saatini birbirimizle konuşmadan, çevremizin farkında olarak ama kendi içimize dönerek geçirdik. İnsan kendiyle kaldığında, kumsaldan taş toplaması bile değişiyor. Dışarıdan fiziksel olarak soyutlanmaya gerek yok, etraftaki ses ve hareketleri algılayarak yine de kendine dönük kalmak mümkün.

Küçük ve sinerjisi yüksek bir gruptuk. Yoganın yanı sıra Çağdaş (Gültekin)’le dört elementin baz alındığı, zıtlıklar üzerine meditasyonlar ve Güneşin (Aydemir)’le ateş başında masal çemberi yaptık.

24

Dersler kendime dışarıdan bakmak için iyi bir araçtı. Yogayla ilgili en hoşuma giden şey, öğrencinin pozla ilgili önyargısını kırmaya yardımcı olmak ve kelimelerle ilham vermek. İnsan zihni, kalbi ve vücudu sandığımızdan, bildiğimizden daha fazlasına muktedir. Daha on fırın ekmek yemem gerekse de, bu farkındalığı yoga aracılığıyla biraz olsun aktarmak hoşuma gidiyor.

25

Banu’nun bu poza girmekle ilgili endişeleri vardı. İçinden de söylendi durdu, biliyorum! Sadece deneme cesaretini göstermesi gerekiyordu, denedi ve yaptı. Çok da iyi hissettiğini söyledi. Tek engelimiz zihnimiz bazen. Bedenimiz değil.

Hocalık eğitimi sınıfımda pratiğinde benden ileri seviyede olanlar vardı, onlar kobra pozuna karınlarını taş gibi sıkarak yavaşcacık inerken, ben hem koordinasyon, hem sabır, hem karın ve kol kası yokluğundan çat diye yere yapışıyordum. Tekerlek duruşuna kalkamıyordum, ayaklarım hemen iki yana açılıyordu düz duracağı yerde. Hatta dersi asiste eden bir hoca kendi ayak bileklerini tutturmuştu güç almam için, ellerimle yerden kendi imkanlarımla yükselemiyorum diye. Dizlerimin biri menisküsünden ameliyatlı, diğeri de ona özeniyor ve feci yanıyorlardı, Chris bana özel taktikler gösteriyordu. Çalışarak çoğu pozu yapabilirdim ama bu sakatlıklarla yogada ancak belli bir seviyeye gelebilirdim bana sorulursa. Bu inancımı sonra sonra çeşitli fiziksel ve zihinsel pratiklerle geride bıraktım. Katılımcılarda da bu dönüşümü gözlemlemek çok keyifli.

26

‘Matın üzerinde nasıl davranıyorsak hayatta da öyle davranıyoruz’ ya… (Eğitimler sırasında çok kez tekrarlanan bir cümledir). Eşli yapılan pozlar da bunu gözlemlemek için iyi bir fırsat. Sırtını mat üzerindeki partnerine ne kadar yaslıyorsun? Çok yaslanıp onun devrilmesine neden oluyor musun yoksa bütün yükü taşıyan sen misin? Ağırlık dengede mi ya da kendini bırakamıyor musun? Bu hayatında da böyle mi?

27

Yoga sırasında da pozları nasıl yaptığına takılmadan kendini akışa bırakmak gibisi yok. ‘Yapabiliyor muyum, yapamıyor muyum?’ derdini bir kenara bırakınca ruhsal, fiziksel ve zihinsel bütünlük ve zenginlik kendiliğinden geliyor. Akışta her ne oluyorsa onu kabul etmek, insanı asıl geliştiren süreç.

İnsan en ufak fikri olmayan bir poza girerken, kafasında bin türlü düşünce oluyor. Genelde de ‘Nasıl yapacağım bunu?’ sorusu. Hala bu hisse kapılıyorum bazen. Ama sonra korka korka denediğim bir pozdan bedenimin ve zihnimin var olduğunu tahmin etmediğim potansiyelini ortaya koymuş, sonuna kadar denemiş, ter dökmüş biçimde çıkınca, dünyalar benim oluyor. Elbette ki, asana (poz) işin sadece bir kısmı, hatta çok az bir kısmı, esas geri kalanı derya deniz.

Bu yoga kampları bana yoga yolunun çok uzun bir yol olduğunu tekrar hatırlattı. Bugünlerde çok tartışılan bir konu var, ‘herkes yoga hocası oluyor’. Doğru valla. Ben eğitimime kendi pratiğimi derinleştirmek için başlasam da, hoca olmaya başta niyetim olmasa da ben de oldum (oldum derken ‘oldum’ değil tabi, on fırın ekmek bekliyor dediğim gibi). Derslerime gelip olgunlaşmamda katkısı olan/olacak herkese teşekkür etmem lazım.

Analı Kuzulu oyun kampı

28

Geçen hafta boyunca da Analı Kuzulu ekibiyle beraber Hızır Kamp’taydık. Meşhur Hızır Kamp’ı görmek bu seneye kısmetmiş. Muazzam bir yer. Hele o deresi! Şimdiye kadar yüzdüğüm en güzel dere.

29

Analı Kuzulu iki senedir, anneler ve çocukları için doğada oyun kampları düzenleyen bir ekipten oluşuyor. Analara ve kuzulara hem beraber hem ayrı etkinliklerin düzenlendiği, ailelerin doğanın göbeğinde vakit geçirme fırsatı buldukları kamplar düşünün. Bu sene daha önceden Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi’nde düzenlenen Yaşam Okulu’nun Doğa Gözlem haftası Analı Kuzulu ile birleşti ve Burcu (Meltem Arık Akyüz) bizleri doğanın kucağına bıraktı. Burcu, yıllarca doğa koruma alanında çalışmış bir kuş gözlemcisi. Mesleğine olan aşkını gözlerindeki parıltıdan anlayabilirsiniz.

Çocuklar yürüyüş sırasında buldukları böcekleri, böcek inceleme kaplarında bir süre inceledikten sonra doğaya geri salıyorlar.

30

Sonra onları, akıllarında kaldığı biçimde kağıda çiziyorlar. Gözlem sırasında böceklere dair edindikleri bilgileri, bir bakıyorsunuz akşam kulaktan kulağa oynarken kulağınıza fısıldıyorlar.

31

Çocuklar büyük bir heyecanla yengeç, balık, deniz minaresi inceliyor derede. Bu gözlemler hep oyunlarla yapılıyor. Bir dakika içinde en çok deniz minaresini kim toplayacak? Hemen gruplara ayrılıyorlar, minareler toplandıktan sonra onlara doğadan buldukları malzemelerle gemiler yapıyorlar ve suya geri bırakıyorlar minareleri.

32

Kampın en eğlenceli etkinliklerinden biri de böcek oteli inşası oldu! Doğal malzemelerden, bulunduğumuz bölgede gözlemledikleri böceklerin ebatlarına, türlerine göre hepsini barındırabilecek bir otelcik yaptılar.

33

Etkinlikleri hem açık alanda hem de, aynı zamanda yoga mekanı olarak kullanılan dom’da yaptık. Muti (Muteber Yüğnük) çocuklarla çocuk olmayı iyi beceriyor. Çocuklar kocaman kraft kağıtlarına istedikleri şekillerde sığışıp silüetlerini çizip, boyadılar. Kendilerini görme biçimleri kağıtlara olduğu gibi yansıdı.

34

Akşamları oyunlar oynadık, doğaçlama masallar anlattık, yıldızları seyrettik. Çocuklar ilk gün iğrendikleri böcekleri, ilerleyen günlerde ellerine almaya başladılar, her gördüklerini Burcu’ya götürüp sordular.

Sol alt: Sarı Efe (elimize almıyoruz, ısırdığında hoş olmuyor) / Sağdaki foto: Kız böceği

Sol alt: Sarı Efe (elimize almıyoruz, ısırdığında hoş olmuyor) / Sağdaki foto: Kız böceği

Ben kampların yogacısı olarak, annelerle yoga yaptım. Ninna’daki kampın hemen sonrasına denk gelmiş olması benim için bir şans oldu. Yukarıda bahsettiğim yoga yolunun uzunluğunu daha da iyi anlamış olmam açısından. Minnet minnet minnet.

36

Son gün, çocuklarla beraber dom’da parti yaptık. Kraft kağıttan yaptıkları heykelleri ve resimlerini sergilediler. Dans edip çilek yedik!

37

38

Bir Analı Kuzulu kampı daha olacak; 21 Ağustos’ta, Fethiye-Pastoral Vadi’de. 4 yaşındaki Riva’sıyla Burcu (Çelebi Öziş) ve Analı Kuzulu’nun fikir anası Yeşin (Aydemir) şimdi harıl harıl bu kamp için hazırlanıyor.

39-Ceylan-Yurdakuler

 

 

Ceylan Yurdakuler

Kategori: Hafta Sonu