Manşetİklim Krizi

‘İklim haberciliği ifade özgürlüğünün bir parçası’

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve UNDP Türkiye işbirliğiyle düzenlenen AB İklim Diplomasisi Haftası kapsamında İklim Haberciliği söyleşisi düzenlendi.

AB Türkiye Delegasyonu İklim Değişikliği Sektör Yöneticisi Alper Acar’ın kolaylaştırıcılığını üstlendiği söyleşide konuşmacı olarak Media4Democracy projesinin faydalanıcıları İklim Haber‘den Barış Doğru ve Osman Bulut Bagatır ile Yeşil Gazete‘den Alev Karakartal yer aldı.

Konuşma boyunca iklim haberciliğinin diğer habercilik türlerinden farkının ne olduğu, iklim savunuculuğuyla birlikte nasıl inşa edilebileceği ve insanlara ulaşmada ne gibi araçlar kullanabileceği gündeme alındı.

‘İfade özgürlüğünün bir parçası’

Etkinlik, Gazeteciler Cemiyeti‘nin Avrupa Birliği finansmanıyla yürüttüğü Media4Democracy projesinin direktörü Yusuf Kanlı’nın konuşmasıyla başladı.

Çevre duyarlılığının ortak geleceğimiz için şart olduğuna vurgu yapan Kanlı, iklim konusunun yalnızca politikacıların eline bırakılmayacak kadar önemli olduğunu belirtti.

İklim haberciliğinin bir yandan da ifade özgürlüğünün bir parçası olduğunu belirten Kanlı, “Çünkü bilgi edinmek hakkımızdır ve demokrasinin temel bir taşıdır” ifadelerini kullandı.

Horelová: İklim değişikliği siyasi bir konu

Sonrasında söz alan AB Türkiye Delegasyonu Siyasi İşler Bölüm Başkanı Eva Horelová, konuşmasına projede emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarak başladı.

İklim değişikliğinin çok teknik bir konu olarak görüldüğünü ancak bu konunun oldukça politik olduğuna değinen Horelová, “İklim değişikliği siyaseti, iş verenleri, hayatlarımızı ve gelecekteki siyaseti de etkileyecektir” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği olarak iklim değişikliği üzerine bilgilendirilmiş bir tartışma ortamı yaratmayı önemsediklerini belirten Horelová, bu doğrultuda düzenlenen İklim Diplomasi Haftası’nın oldukça önemli olduğunu belirtti.

Acar: Günlük hayatımızı doğrudan etkiliyor

Oturumun kolaylaştırıcısı Alper Acar ise yaptığı açılış konuşmasında iklim haberciliğinin önemine vurgu yaparakCovid süreci gösterdi ki hayatımızda alışılmadık krizlerle karşılaştığımızda birey, kurum ve devletler olarak gerekli tedbirleri almakta zorlanabiliyoruz. İklim değişikliği de ivedilikle ele alınması gereken bir konu” dedi.

Türkiye’de günlük hayatımızı doğrudan etkileyen seller ve kuraklık gibi etkilerin görüldüğünü belirten Acar, iklim değişikliği konusunun hem ifade özgürlüğü çerçevesinde hem de toplumsal adalet çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.  Acar, sonrasında sözü çeşitli sorular yönelttiği konuşmacılara bıraktı.

Karakartal: Düşünüldüğü kadar teknik değil

İlk olarak söz alan Yeşil Gazete Genel Yayın Yönetmeni Alev Karakartal, uzun yıllar boyunca ana akım medya kuruluşlarında edindiği deneyiminin ardından Yeşil Gazete’de çalışmaya başladığını anlattı.

Gazetedeki ilk yıllarını değerlendiren Karakartal, “Gazeteye geldikten sonra bu konuyla ilgili ne kadar az bilgi sahibi olduğumu fark ettim. Ana akımda çevre diye geçer ancak iklim üzerinde çalışan yoktur. Benim için de ilk etapta öğrenmek, ders çalışmak gerekti. Aslına bakarsanız öğrendikçe şunu fark ettim. Düşünüldüğü kadar teknik bir konu değil. Bilimi takip ediyorsanız, uzmanların söylediklerine kulak veriyorsanız bal gibi de yapılabilir bir habercilik. Yapılması da gerekiyor zaten” ifadelerini kullandı.

‘Yalnızca bir felaket haberciliği değil’

İklim habercileri olarak yalnızca felaket haberciliği yapmadıklarını belirten Karakartal, burada gazeteciye düşen sorumluluklar olduğunu hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı:

İklim krizinin etkilerine dair felaket haberleri yapıyoruz. Ancak bununla kalmayıp olaylar arasındaki ilişkiyi göstermek, birbirleriyle bağlantılarını kurmak ve çözüm önerilerinin neler olduğunu doğru kaynaklara dayanarak yazma görevimiz de var.

Karakartal konuşmasının devamında telifli haberler vasıtasıyla iklim haberciliğiyle ilgilenen gazetecilerin sayısını artırmayı ve daha fazla gazetecinin bu alana yönelmesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

Doğru: Savunuculuk faaliyetlerine katkı sunuyoruz

Sonrasında söz alan İklim Haber’den Barış Doğru ve Bulut Bagatır ise kendi iklim haberciliğine giden serüvenlerini anlattı.

Öncesinde de ana akım dışındaki mecralarda görevler aldığını belirten Doğru, 2010 yılında başlayan Eko IQ ile İklim Haber ile birlikte hayatta istediği yere geldiğini düşündüğünü söyledi.

İklim Haber olarak gazetecilik faaliyetinin yanı sıra savunuculuk faaliyetlerine de destek vermeyi amaçladıklarını belirten Doğru, bu kapsamda yıllık olarak anketler düzenleyerek kamuoyunun iklim değişikliği konusundaki görüşlerini takip ettiklerini belirtti. Doğru, “Bu şekilde bilgilerle hareketleri beslemeyi ve hem sivil toplumun hem de siyasilerin buradan beslenmesini amaçlıyoruz” dedi.

Bagatır: Politika, bilim ve ekonomiye odaklanıyoruz

Bulut Bagatır ise ilk olarak ana akımda finans editörlüğü üstlendiğini ve finans üzerine çalışan çeşitli firmalarda editörlük üstlendiğini daha sonra ise yollarının İklim Haber ile kesiştiğini anlattı.

Burada da politika ve bilim yanı sıra iklim değişikliğinin ekonomiyle alakalı yönüne odaklandıklarını belirten Bagatır, M4D projesi kapsamında termik santrallerde çalışan kişilerle yaptıkları röportaj serilerini yakın zamanda yayınlayacaklarını duyurdu.

Etkinlik katılımcılardan gelen soruların cevaplanmasıyla sona erdi.

Kategori: Manşet