İklim KriziManşetSağlık

İklim değişikliğinin vücudumuzdaki 10 etkisi

0

Lauren Crosby Medlicott‘un Euronews Green‘de yer alan bu yazısı, Yeşil Gazete tarafından derlenerek çevrilmiştir.

*

Doğa üzerindeki insan baskısı gezegenimize zarar veriyor, ancak aynı zamanda insan sağlığı için giderek daha önemli bir tehdit oluşturuyor.

İklim değişikliği, virüslerin ve hastalıkların oluşturduğu risklerden çok daha büyük, hatta “tarihte insan sağlığına yönelik en büyük tehdit”.

İklim değişikliğini düzeltmek için herkesin COVID-19 salgınıyla savaşmak için dahil oluğu aciliyete ihtiyacımız var. Aksi takdirde sağlığımız önümüzdeki yıllarda düşüşe geçecek.

İşte iklim değişikliğinin insan vücudunu etkilediğini gördüğümüz sadece 10 etkisi; bazılarını gözlemlemiş olabilirsiniz, bazıları ise daha az göze çarpabilir.

10. Kalp üzerinde ısı stresi

Önümüzdeki yirmi yıl içinde küresel sıcaklık 1,5 derece arttığında ya da bunu aştığında, aşırı sıcaklıklar daha sık yaşanacak. Giderek daha fazla ölümcül ısı dalgaları ve orman yangınları yaşayacağız.

Aşırı sıcaklıkların her yıl 5 milyon insanı öldürdüğü saptanıyor.

Yaşamayı başaranlar, günlük yaşamlarında aşırı yüksek sıcaklıkların sonuçlarıyla uğraşmak zorunda kalacak.

Sıcaklıklar daha yüksek olduğunda, kardiyak talep de artar. Kalp, vücudu soğutmak için cilde kanı yeniden dağıtmak için daha güçlü ve daha hızlı pompalar. Kalbi zayıflamış olan kalp hastalığı olan kişiler, özellikle sıcak havalarda, artan stresle organları düzgün bir şekilde çalışmakta zorlandığından kalp yetmezliği ve sıcak çarpması riski altındadır.

İlgili haber: İklim krizi: Avrupa’da erken sıcak dalgası, orman yangınları; Asya’da sel

9. Uyku bozukluğu

Kopenhag Üniversitesi Sosyal Veri Bilimi Merkezi‘nden Kelton Minor tarafından yürütülen 2022 tarihli bir araştırma, iklim değişikliğinin neden olduğu yükselen sıcaklıkların dünyanın her yerinde insanların uyku miktarını önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor.

Minor, 68 ülkede 47 bin kişi üzerinde uyku izleme bilekliklerini kullanarak veri topladı.

İlgili haber: Klimanız yoksa sıcak dalgasında uyuyabilmek için 40 ipucu

Euronews Green‘e konuşan Minor, “Uyku, vücudumuzun yenilendiği ve onarıldığı bir zamandır. Sadece işleyişimiz ve performansımız için değil, aynı zamanda zihinsel sağlığımız için de önemlidir” diyor.

Minor, çalışmasında “ortalamadan daha sıcak gecelerde insanların daha az uyuduğunu” buldu. Uzun bir süre boyunca daha kısa uyku , sonunda olumsuz sağlık sonuçlarına yol açıyor.

Ancak herkes ısınma sıcaklıklarından eşit şekilde etkilenmiyor:

“Bu uyku yükünden herkes etkilense de eşit olmayan bir şekilde etkileniyor ve yükün çoğu, tarihsel olarak dezavantajlı olan veya farklı şekillerde ısıya karşı savunmasız olan gruplara gidiyor: Yaşlılar, kadınlar ve düşük gelirli ülkelerde yaşayanlar.

8. Solunum sorunları

Ozon, Dünya’nın üst atmosferinde doğal olarak bulunan ve güneşin ultraviyole ışınlarından kalkan sağlayan bir gazdır.

Yer seviyesinde olduğunda sağlığımız için tehlikeli olan ozon, arabalar veya kimyasal tesisler gibi insan kaynaklı kirleticilerin güneş ışığı varlığında reaksiyona girmesiyle oluşur.

Zemin seviyesinde artan ozon ve partikül maddeye özellikle çocuklukta maruz kalınmasının akciğer fonksiyonunun azalmasına neden olduğu bulunmuştur.

Hava kirliliğinden kaynaklanan başlıca endişeler şunlardır: Astım, rinosinüzit, kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve solunum yolu enfeksiyonları.

Gelecek yıllarda daha fazlasını görmeye devam edeceğimiz olağandışı sıcak günlerde, yerdeki ozon seviyeleri sağlıksız seviyelere ulaşabilir ve ozonlu  havayı soluma riski artar.

İlgili haber: Nefes almak, sigara ve alkolden daha zararlı: Yaşamdan iki yıllık kayıp

Bu, öksürük kadar zararsız bir etki de; nefes almayı zorlaştıracak ve astım ataklarının sıklığını artıracak kadar tehlikeli bir etkiye de yol açabilir.

Kanada’da bir kadın, bir sıcak hava dalgasında solunum güçlüğü geliştirdikten sonra dünyada ‘iklim değişikliği’ teşhisi konan ilk hasta oldu.

7- Böbrek hasarı

Sıcağa maruz kalmanın neden olduğu dehidrasyon, atıkların kanımızdan idrar şeklinde atılmasına yardımcı olmak için suya bağımlı olan böbreklere zarar verebilir.

Fazla miktarda su kaybedildiğinde, idrar daha yüksek konsantrasyonda mineral ve atık ürün içerir. Bu, böbrek taşına dönüşebilen, böbrek fonksiyonunu olumsuz yönde etkileyen ve mide bulantısı, bel ağrısı ve idrar yapmada zorluk gibi çeşitli ağrılı semptomlara neden olan kristallerin oluşumuna yol açabilir.

Böbrekleri iflas etmiş olan yaşlı erişkinlerde dehidrasyon öldürücü dahi olabilir.

6- Ağırlaşan alerjiler

 CO2 seviyeleri 2005’ten bu yana yüzde 9 ve 1950’den beri yüzde 31 arttı. Bununla birlikte, daha yüksek fotosentez oranlarının bir sonucu olarak polen miktarı da artıyor.

Bu artış, hapşırma, öksürme, gözlerde kaşıntı, baş ağrısı ve kulak ağrısı gibi kötüleşen alerji/saman nezlesi semptomlarına yol açabilir.

5- Kalp dolaşımında hasar

Hava kirleticiler akciğerlerinizden kanınıza ve kalbinize ulaştığında, kan damarları daralıp sertleştikçe, kalp ve dolaşım hastalıkları geliştirme riski artar.

Londra‘da 2018’de yapılan bir araştırma, artan hava kirliliğiyle birlikte partikül maddelerin kan dolaşımına girerek kanı daha yapışkan hale getirdiğini ve kalbi vücuda pompalamak için daha fazla çalışmaya zorladığını buldu.

Bu sonuç, alttaki iki odacığın genişleyerek kalbin yapısının değişmesine yol açabilir. Bu genellikle kalp yetmezliğinin erken evrelerinde görülen bir değişikliktir.

4- Kısırlık

Hava kirliliğinin doğurganlık üzerindeki etkisini araştıran İngiltere’deki Chester Üniversitesi’nde anatomi ve fizyoloji öğretim görevlisi Dr. Gareth Nye tarafından inceleniyor. “Çin’de 18 bin çifti inceleyen bir araştırma, daha yüksek düzeyde küçük parçacık kirliliği ile yaşayanların yüzde 20 daha fazla kısırlık riskine sahip olduğunu buldu” dedi.

Nye, hava kirliliğinin yumurtaların olgunlaşmasını nasıl etkilediğini gösteren ABD’de ypılmış başka bir araştırmayı anlatıyor:

“Gebe kalmaya çalışan ve bilinen bir nedeni olmayan çiftlerin yüzde 30’a kadarında olası bir neden olarak hava kirliliğine bakmak artık her zamankinden daha önemli.”

İlgili haber: ‘Kirlilik, doğurganlığı azaltıyor, penisleri küçültüyor’

3- Yetersiz beslenme

Sıcaklıklar arttıkça gıda kıtlığı da artıyor. Bu, en açık şekilde Küresel Güney gibi geçim kaynakları tarım ve balıkçılığa bağlı olan topluluklarda görülüyor.

Değişen yağış düzenleri, yükselen okyanus sıcaklıkları ve aşırı hava olayları, gelişmekte olan ülkelerde ciddi yetersiz beslenmeye katkıda bulunuyor.

Yetersiz beslenme ise çeşitli sağlık komplikasyonlarına yol açar: Kalp hastalığı, kanser, diyabet ve büyüme bozukluğu.

Daha gelişmiş ülkelerde, iklim değişikliğinin neden olduğu gıda kıtlığı, halihazırda gördüğümüz gibi, gıda fiyatlarının yükselmesine neden olacak.

İnsanlar, midelerini doldurabilmek için obeziteye ve mikrobesin yetersizliğine yol açabilecek  besin açısından zayıf gıda kaynaklarına yönelebilir.  

2. Ruh sağlığı

Fiziksel sağlık sorunları, iklim değişikliğinin üstümüzdeki tek etkisi değil. Orman yangınları, sel veya kasırgalar gibi küresel felaketlerin ardından, zihinsel sağlık sorunları daha da kötüleşiyor.

Amerikan tarihinin en kötü felaketlerinden biri olan 2005’teki Katrina Kasırgası’nı ele alalım: Katrina’nın ardından tedavi edilen 8 bin hastanın en az yüzde 90’ının fırtınanın ardından uzun süreli kaygı yaşadığı tespit edildi.

Bir kişi gıda güvensizliği, tüm mal varlığının kaybı ve sevdikleri insanların ölümüyle karşılaşırsa, gelecek yıllarda maruz kaldıkları travmanın acısını çekebilir ve potansiyel olarak travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) ve hatta intihara neden olabilir.

Eko-kaygı da, özellikle de gelecekteki dünyalarının beklentilerinden yılmış hisseden gençler arasında artıyor.

2021’de yayınlanan küresel bir araştırma, dünyanın her yerinden 10 bin gencin yüzde 60’ının iklim değişikliği konusunda çok veya aşırı derecede endişeli olduğunu ortaya koydu. Yüzde 56’sı, insanlığın sonunun geldiğini düşündüklerini söyledi.

İlgili haber: Eko-anksiyete ile nasıl başa çıkılır?

Bristol Üniversitesi Deniz Biyolojisi ve Küresel Değişim Profesörü Steve Simpson, Euronews Green’e verdiği demeçte, “Geleceklerinin olumlu olamayacağını hissediyorlar ancak  etki sahibi olmak için kendilerini güçsüz hissediyorlar” diyor.

1. Vücudumuzda bulunan mikroplastiklerin etkileri

Sağlığımıza zarar veren sadece iklim değişikliği değil; aynı zamanda çok güvendiğimiz plastikleri aşırı kullanımımız.

Son derece küçük döküntü parçaları olan mikroplastikler, insan vücudunda da tespit ediliyor.

İlgili haber: Yeşil ipuçları: Mikroplastik maruziyetini azaltmanın 7 yolu

İçecek şişeleri, ambalajlar ve alışveriş çantalarında kullanılan plastikler Mart ayında ilk kez insan kanında bulundu. Bilim insanları arasında, bu nanoparçacıkların kan dolaşımı yoluyla organlarımıza kadar ulaştığına dair korku var.

Araştırma bulgularına göre, bebeklerin dışkılarında yetişkinlere göre 15 kat daha fazla mikroplastik bulundu; bunun büyük olasılıkla plastik mankenlerden ve halılardaki mikroplastiklerden geçtiği sanılıyor.

Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dair araştırmalar sürüyor.

İlgili haber: Günden güne büyüyen tehlike: Mikroplastikler

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.