Dış Köşe

İklim değişikliği ve açlıkla mücadele birlikte yürütülmeli – Jose Graziano da Silva

0

  Bu yazı Birgün Gazetesi‘nden alımıştır

Jose Graziano da SilvaBarbarca diye tanımlayabileceğim son terörist saldırının ertesinde Paris’te düzenlenen COP 21 İklim Konferansı, uluslararası toplumun bir araya gelmesi için yepyeni bir fırsat sundu. 2030’a kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri konusundaki sorumluluğumuzu göstereceğimiz bu konferans sayesinde daha adaletli, daha güvenli ve bir kişinin bile geride kalmadığı kapsayıcı bir dünya için doğru adımları teşvik edeceğiz.

Şunu biliyoruz ki; sürdürülebilir kalkınma olmadan barış tesis edilemez. İnsanlar, toplumun dış çeperlerine doğru itildikçe, aşırı yoksulluk ve açlık çekmeye devam ettikçe, sürdürülebilir kalkınma hiçbir zaman olmayacak.

Bu yüzden daha iyi bir dünya için çözüm herkesi kapsamalıdır. 2030 Gündemi’miz de tamamen bununla ilgili: Evrensellik, dayanışma ve kapsayıcılık.

Geçtiğimiz Eylül’de BM Genel Kurulu’nda kabul edilen 17 adet Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi birbiriyle yakından bağlı. 13. hedef iklim değişikliğini özel olarak ele almakla birlikte hedefler arasındaki bağlantıyı en iyi temsil eden madde olma özelliğini taşıyor. Buna göre, ülkeler iklim değişikliği ve etkileriyle mücadele etmek için acilen harekete geçmeli. Biliyoruz ki; bu yapılmadığı takdirde, diğer hedeflerin başarılması, özellikle açlıkla mücadele mümkün değil.

Açlığın olmadığı bir dünya bizim için bir zamanlar sadece hayaldi, oysa bu şimdi ulaşılabileceğimiz bir hedef. Yeteri kadar gıda üretiyoruz, gerekli teknolojilere sahibiz, hangi politika ve eylemlerin başarılı olacağını biliyoruz.

Bununla birlikte, daha sık görülmeye başlanan anormal hava şartlarını da kapsayan iklim değişikliği, bu hedefi gerçekleştirmek için önümüzde bir engel oluşturuyor.

Küresel ısınma gıda üretimini etkiliyor; temel ekinlerdeki üretim azalıyor, 2050’ye geldiğimizde ise üretimde yüzde 10-25 civarında düşüş bekleniyor. Kuraklık, seller, kasırgalar ve deniz suyu seviyelerindeki artış en muhtaç kesimlerin hayatlarını ve gelir kaynaklarını tehdit ediyor. Bu tür iklimle ilişkili felaketler, ekonomik kayıplara ve insanların yerlerinden edilmelerine neden oluyor. Tüm bunlar olurken dünya nüfusu artmaya devam ediyor. Üstelik iklim değişikliğinin etkilerine en açık olan ülkelerde artış daha da hızlı görülüyor.

İklim değişikliği; yüzde 80’i kırsal alanlarda tarıma, ormancılığa ve balıkçılığa bağlı olarak yaşayan yoksul insanların geçim kaynaklarını ve gıda güvenliklerini tehlikeye atıyor. Bu nedenle özellikle kırsal alanlarda hem doğal kaynakları korumayı, hem de kalkınmayı ve büyümeyi destekleyen küresel çerçevelere ihtiyacımız var. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bu çerçevenin merkezinde yer alıyor. İşte bu hedefleri tamamlayıcı bir öğe olarak, ülkeler küresel sıcaklıktaki artışı 2 derecenin altında tutma hedefiyle yeni ve küresel bir iklim anlaşmasının müzakere etmek için bir araya geliyorlar.

FAO’nun başlıca hedefini iklim değişikliği tartışmalarının kalbinde yer alan gıda güvenliğini sağlamak ve herkes için yeterli gıdayı güvence altına almak oluşturuyor. Ülkeler iklim değişikliğine adapte olmak ve uyum sağlamak için atacakları adımları daha da arttırmalı ve çözümler üretmelidir. Bu yüzden Paris çerçevesi teknoloji transferini, ülkelerin kapasitelerini geliştirmelerini ve bunun için finansal kaynakların seferber edilmesini desteklemelidir.

Gıda güvenliğinin tehlikede olduğu ve iklim değişikliğinin sonuçlarından en çok etkilenen kesimler olan küçük ölçekli çiftçilerin, balıkçıların ve ormancıların geçim kaynaklarını güvence altına almalıyız. Bu kesimlerin iklim değişikliğinin getirdiği koşullara uyum sağlaması gıda güvenliğini korumakla eşdeğerdir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde büyük ve küçük ölçekli çiftçiler, balıkçılar, ormancılar sadece gıda üreticileri değildir, aynı zamanda sahip olduğumuz doğal kaynakların da koruyucularıdırlar. Bu yüzden, iklim değişikliğinin getirdiği yük, tek başına bu kesimler tarafından taşınmamalı ve bu kesimler çözümün merkezine yerleştirilmelidirler.

Gıda güvenliği başta olmak üzere önceliklerimizi doğru şekilde ortaya koymalıyız. Basitçe söylersek, değişen iklim koşullarında ve gittikçe azalan kaynaklarımızla gıda güvenliğini sağlamak ve artan nüfus için yeterli beslenmeyi başarmanın yolu; kaynakları daha az yorarak daha fazla gıda üretmekten geçiyor. Bu, harekete geçmek için bir çağrıdır.

Bu yazı Birgün Gazetesi‘nden alımıştır

 Jose Graziano da Silva – BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörü – www.birgun.net

Kategori: Dış Köşe

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.