ManşetDoğa Mücadelesi

İkizdere halkı: Limak başaramadı, Reis de başaramayacak

Haber: Gençağa Karafazlı

Rize‘de koruma altındaki İkizdere Vadisi halkı, Cengiz Holding’in İşkencedere bölgesinde açmak istediği taş ocağına karşı dayanışma çağrıları yaptığı sırada yine iktidara yakın Reis İnşaat, bu kez vadinin Dereköy mevkiinde HES projesi gerçekleştireceğini açıkladı. 

Dereköy’de daha önce yine AKP’ye yakınlığıyla bilinen Limak Holding’in HES projesi yapmak isteğini, ancak projenin 2009 yılında Rize İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlatan İkizdere Dernekleri Federasyonu (İKDF) 2.başkanı İsmet Ekşi şunları söyledi:

“Dünyada koruma altında olan 200 vadiden biri olan İkizdere Vadisi’nde HES’ler yüzünden su kalmadı. Ayrıca iki taş ocağı aktif faaliyette. Doğa tahribatı devam ediyor Bütün bunlar yetmezmiş gibi şimdi de yeni bir HES projesini bu vadide hayata geçirmek İkizdere halkına açıkça “vadiyi terk edin biz burayı yok edeceğiz” demektir.” Ekşi Limak’ın başaramadığını, Reis’in de başaramayacağını, yargıya başvuracaklarını kaydetti. 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EDPK) verilerine göre 76 kilometrelik İkizdere Vadisi üzerinde toplam 26 HES projesi var. Bunlardan altısı halen aktif halde faaliyetini sürdürüyor.  

Mahkeme ‘taş ocağı’ olmaz demişti

Vadide faaliyet halindeki iki taş ocağının dışında, geçen ay İyidere Lojistik Liman inşaatı çalışmalarına başlayan Cengiz İnşaat personeli Cevizlik Köyü-İşkencedere vadisinde yeni bir taş ocağı çalışması için keşif yapmak istemiş ancak köylüler tarafından vadiden kovulmuştu.  

Vadide daha önce de bir şirketin taş ocağı açmak için aldığı ruhsat köylülerin idare mahkemesine başvurması sonucunda iptal edilmiş; mahkeme “burada taş ocağı açılamaz” demişti. 

İptal edilen ruhsat alanının hemen alt kısmında yeniden taş ocağı açmak isteyen Cengiz İnşaat çalışanlarının köylüler tarafından vadiden çıkarılmasından sonra bu kez devreye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı girdi. Bakanlığa bağlı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü söz konusu bölgede, taş ocağı ruhsatı verdi. Bunun üzerine İkizdere Dernekler Federasyonu İstanbul da bir basın açıklaması yaparak koruma altında olan vadinin taş ocakları ve HES projeleriyle yok edileceğini belirterek yargıya başvuracaklarını açıkladı ve İkizdere halkını dayanışmaya çağırdı.  

Federasyonun çağrısı sonrası İkizdere’nin MHP’li belediye başkanı Hakan Karagöz ile AKP’li eski belediye başkanı Hasan Kösoğlu da taş ocağına karşı olduklarını açıklamıştı. 

10 yıl sonra koruma kararı tescillendi’

İDEF İkinci Başkanı Ekşi, adeta HES ve taş ocağı istilası altında olan vadinin 2010 tarihinden itibaren Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun aldığı karar sonucu Doğal SİT Alanı ilan edildiğini belirterek şöyle konuştu:  

“İkizdere SİT alanı ilan edildi edilmesine ancak ilgili bakanlık tescil onayını , ‘Rize İli, İkizdere İlçesi, İkizdere Vadisi Doğal Sit Alanı, Bakanlık Makamının 13.08.2020 tarihli ve 170536 sayılı OLUR’ u ile kısmen “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı ” ve kısmen “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak aradan tam 10 yıl geçtikten sonra tescil edilmiştir’ 

Bu karara göre bölgede henüz başlamış proje yok. İkizdere, Anzer, Cimil ve Ovit bölgelerinde planlanan 26 HES ise şimdilik durdu. Kurulun kararı sonrasında 2863 sayılı yasa gereği söz konusu alanda taş ocağı, madencilik çalışması da yapılamayacak. 

Ekosistemi ve canlı yaşamını tehdit eden hiçbir yapılaşmanın artık bölgede olamayacağını vurgulayan Ekşi, bu karara rağmen vadide yeniden taş ocağı ve HES yapımına izin verilmesini; bir yandan koruma altına alırken, diğer yandan alınan kararların yok sayılmasını eleştirdi: 

“İkizdere Vadisi’nde, 26 adet HES projesi var. Bunlardan dokuzu İkizdere ilçe merkezinden aşağıda, denize doğru olan kısımda… Diğerleri ise İkizdere’nin üst ve yayla kesimlerinde. Zaten projenin hiçbir şekilde yapılması mümkün değil, çünkü etraflarında su namına bir şey yok!” 

‘Madenle değil, doğamızla anılmak istiyoruz’ 

Vadideki beş ayrı proje için Av.Yakup Okumuşoğlu‘nun açtığı davalar nedeniyle durdurma ve iptal kararlarının bulunduğunu anlatan Ekşi şunları söyledi: 

“Vadimiz Ülkemiz geleceğine HES’lerle Taş ocaklarıyla değil, doğal güzellikleriyle hizmet edecektir. Dünyanın sayılı korunması gereken vadilerinden biri olan İkizdere Vadisi, artık adından taş ocaklarıyla HES’lerle  bölgeye gelecek yerli ve yabancı doğaseverlerle söz ettirecektir. Bölgemizin kalkınması burada yaşayan insanlarımızın geleceği turizmle garanti altına alınır. Birkaç HES baronunun yapacağı yatırımla belki birkaç kişiyi zengin edersiniz, ancak binlerce insanı da yerinden yurdundan, toprağından edersiniz. Bu cennet vadi hepimizin, bu ülkenin vadisidir. Gelin hep birlikte bunu koruyalım gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevre bırakalım”  

Av. Okumuşoğlu: ÇED olumlu raporları kamu yararına aykırı 

Davanın avukatı Yakup Okumuşoğlu da HES projesiyle ilgili verilen ÇED Olumlu Raporu’nun kamu yararına aykırı olduğunu söyledi. Okumuşoğlu, özellikle HES’lerle ilgili sürdürülen ÇED sürecinin formaliteden öteye gitmediğini ifade etti. 

İkizdere Vadisi’nin Doğal SİT Alanı ilan edilmesi için 2010’da verilen kararın 2020 yılında açıklanmış olmasına da vurgu yapan Okumuşoğlu, “HES projesiyle, koruma öncelikli doğal yaşam alanlarına, endemik türlere ve kültürel değerlere geri dönüşümsüz zararlar verecektir. İlgili kurumların verdiği ÇED gerekli değildir kararlarının formaliteden öte hiçbir anlamı yoktur” dedi. 

‘Limak gitti, Reis geldi’ 

Fenerbahçe Kulübü ikinci başkanı Nihat Özdemir’e ait Limak Holding’e bağlı Bess Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş., vadide Dereköy regülatörü ve Demirkapı hidroelektrik santrali (HES) inşaatları için EPDK’dan 49 yıllığına üretim lisansı almış, ardından da bölgede çalışmalara başlamıştı. Çalışmanın başlamasının ardından devreye giren ve HES inşaatı ile vadinin doğal dokusunun yok olacağını savunan yöre halkı ise, İkizdere Derneği adına, çevrecilerin avukatı olarak bilinen Av. Yakup Okumuşoğlu Rize İdare Mahkemesine dava açtı.  

Mahkeme, 16 Mart 2009 tarihinde ‘İnşaat faaliyetlerinin devam etmesi halinde çevreye etkileri ve projenin kapsamı dikkate alındığında telafisi güç ve imkânsız zararların oluşmasını önlemek amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelenmesi yapılmasına, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ÇED raporunun iptali ile yürütmenin durdurulmasına’ karar verdi. 

Alanda bu kez, Samsunlu iş adamı Fevzi Reis’in sahibi olduğu Reis RS Enerji Şirketi, HES projesi için girişim başlattı. Holding İkizdere Dereköy mevkiinde hayata geçirmek istediği HES projesiyle ilgili “İkizdere-Dere köy HES projesi bilgilendirme notu” başlığıyla da bir bildiri yayınladı. 

Bildiride şu bilgilere yer verildi: 

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü tarafından  “Doğu Karadeniz Havzası üzerinde Master planı raporu”  kapsamında yapımı devlet tarafından talep edilen, İkizdere-Dereköy Regülatörü ve Hidro Elektrik santrali  (HES) Projesi; ülkemiz kuzeyindeki, Karadeniz bölgesinde, Rize ili sınırları içeresinde, İkizdere ilçesinin sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Regülatör yeri, Dereköy ‘ne 650 metre uzaklıkta, kabahor dersi üzerinde 97200 tal veg kodunda yer almaktadır. 

Proje debisi 30 m/s olarak projelendirilen İkizdere – Dereköy  HES’in brüt düşüşü 316,50  metredir. Regülatör vasıtasıyla çevrilen sular 5,461 m uzunluğunda iletim tüneli u iletim tünelinin 545 m uzunluğundaki kısmı çelik kaplamadır. Türbin eksen kodu 659.50 olan İkizdere Dere köy HES tesisine düşürülmesi suretiyle enerji üretilebilecektir. 

Projeye ait santral binası; her biri 40,88 MWm/ 39,67 MWe güce sahip iki adet platon türbinden oluşmakta olup toplam 81.76 MWm/79.33 MWe kurulu güce sahiptir.

Tesisin devreye alınması ile ortalama 90 000 konutun yıllık elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasının yanı sıra Türkiye ekonomisine ve enerji arz güvenliğine katkıda bulunacağı gibi, coğrafi konumu ve ulaşım yolları ve büyük limanlara yakınlığı ile gelişme potansiyeline sahip olan yörede enerji imkânları yaratacak ekonomiye ve istihdama gerek inşaata gerekse işletme dönemine imkânlar getirecektir. 

Yeşil Enerji’ye katkı sunacaklarmış 

Bütün bunların yanında Türkiye’nin ürettiği “yeşil enerji “miktarına katkıda bulunacak, Kyoto Konferansı kararlarına göre halihazırda  enerjinin  en az  %22’sini yeşil enerji olarak tüketmeleri gereken Avrupa ülkelerine enerji ihracatı imkânında katkı sağlayacaktır. 

Ayrıca, bu ve benzeri santrallerin büyük oranda yerli sermaye ile inşa edilerek devreye girmesi, devlet kaynaklarının daha verimli kullanılması da sağlayacak, karşılığında döviz ödenen enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç biraz olsun azalacak ve değerlendirilmeyen yenilenebilir enerji kaynaklarımızın değerlendirilmesine katkıda bulunulacaktır. 

İkizdere –Dereköy Regülatörü ve HES tesisinin hayta geçirilmesi il milli ekonomiye yıllık 18 674 80 ABD doları (YEKDEM) geliri ile katkı sağlanacaktır.”  

Fevzi Reis kimdir?

AKP ye yakınlığıyla bilinen Reis Holding, 1980 Yılında Fevzi Reis tarafından Samsun’da kuruldu. Akaryakıt sektöründe ticari faaliyetine başlayan şirket daha sonra otomotiv, tütün ürünleri son olarak enerji alanında büyük yatırımlar yapmaya başladı. 

2014 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde, “Bir Erdoğan daha gelmez” diyerek destek açıklaması yapan Samsunlu iş adamı Fevzi Reis’in sahibi olduğu firmanın Çekerek Irmağı üzerinde inşa ettiği Çekerek Regülatörü ve HES Projesi için 4 Ekim’de ek acele kamulaştırma kararı alındı.  Tokat’ın Zile, Yozgat’ın ise Çekerek ile Aydıncık ilçeleri sınırlarında inşa edilen proje, yöre halkının açtığı davalar devam ederken tamamlandı. 

Irmak üzerinde inşa edilen 28 MGW kurulu güce sahip proje, nehir vadisi boyunca yaklaşık 40 kilometrelik bir alanda sekiz ayrı HES ünitesi ve su alma yapılarından oluşuyor. Proje için Çekerek Irmağı 40 kilometre boyunca derin bir kanala dönüştürüldü.  Bilirkişi raporunda da ifade edilen bu durum, doğal yaşamı ve köylülerin tarımsal üretimini ikiye böldü. 

Buna rağmen, proje için 4 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı tarafından vadi boyunca 700 bin metrekareden fazla 112 parsel tarım arazisi için acele kamulaştırma kararı çıkarıldı. Köylüler, HES’le birlikte hayvancılığın bitme noktasına geldiğini, tarımsal üretimin ise yüzden 70 azaldığını söylüyor. ‘

Kategori: Manşet