Hayvan HaklarıManşetTürkiye

Hayvanları Koruma Kanunu Meclis’e sunuldu: Kanunda neler var?

AK Parti Grup Başkanvekili ve Maraş Milletvekili Mahir Ünal, uzun zamandır beklenen Hayvanları Koruma Kanunu ile ilgili bir açıklama yaptı.

Teklifin Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne (TBMM) sunulduğunu kaydeden Ünal, Meclisin kapanmadan kanunlaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.

Kanunun detayları

Kanunun Meclise sunulmasının ardından bir basın açıklaması yapan AKP Grup Başkanvekili, TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu’nda hazırlanan rapora da atıfta bulunarak şunları söyledi:

Dünyayı birlikte paylaştığımız hayvan dostlarımız bize verilen bir emanet. Bizim kültürümüz, bizim medeniyetimiz geçmişte kuş evleri yapan, kuşları koruma vakıfları kuran, kırsala vahşi hayvanların aç kalmaması için yiyecekler bırakan ve hayvan sevgisiyle bilinen bir kültürün, medeniyetin, inancın mensuplarıyız. Bu nedenler Hayvanları Koruma Kanununu bu hassasiyetle yeniden şekillendirmiş bulunuyoruz.

Bildiğiniz gibi bu bağlamda grubumuzca çeşitli çalışmalar yapılmış, STK’ler, belediyeler, bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yine hayvanları koruma konusunda atılması gereken adımların belirlenmesi, hayvanların yaşadıkları çok çeşitli zorlukların, problemlerin tespit edilerek çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis Araştırma Önergesi diğer parti gruplarının verdiği Meclis Araştırma Önergeleri’yle birleştirilerek 20.02.2019 tarihinde Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanların Eziyet ve Kötü Muamelenin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuş ve bu komisyonun başkanlığına da sayın Mustafa Yel getirilmişti.

Bu süreçte komisyon çok faydalı çalışmalar yaptı. Raporunu bildiğiniz gibi teslim etti. 16.01.2020 tarihinde TBMM’de bu rapor görüşüldü.

Bu süreç zarfında konunun tarafı her kesim hatta her kişinin araştırma komisyonumuzda görüşleri alınarak, bu kanun teklifinin hazırlığına katkı sunuldu.

Özellikle şehirlerin büyümesi ve ulaşım imkanlarının gelişmesi insanların, hayvanların yaşam alanlarının kesişme noktalarını artırmakta. Buna bağlı olarak genel sağlığın korunması amacıyla hayvanları rehabilitasyonu ve korunması önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine, toplumsal yaşam standartlarında ve demografik yapıdaki değişimler insanların ev veya evcil hayvanlarla olan ilişkilerini ve ortak yaşam alanlarını paylaşma koşullarını insanlarla hayvan dostlarımızın ilişkilerini yeniden düzenleme ihtiyacını ortaya koymaktadır. “

‘Hayvanlar canlı statüsüne getirilecek’

Ünal, kanunla hayvanların mal olmaktan çıkarılıp can olma statüsüne getirmeyi hedeflediklerini kaydetti:

Yaptığımız bu düzenlemenin ruhunu ve kalbini temel fikrini oluşturan bakış açımız şudur: Hayvanlar, bir mal, eşya olmaktan çıkarılıp bir canlı statüsüne getirilmekte ve dolayısıyla TCK 151’de hayvanlarla ilgili husus mala zarar verme noktasından çıkarılıp, cana zarar verme noktasına getirilerek suç kapsamına alınmaktadır ki bu düzenlemenin en temel noktasını bu oluşturmaktadır.

Kann teklifimizde bir yandan hayvan refah ve sağlığı temin edilirken bu yönüyle onların bir mal, eşya, süs eşyası, ilgi konusu olmaktan çıkarılması ve diğer taraftan da hayvanların insanlarla birlikte, insanların refah, huzur ve sağlığına tehdit oluşturmadan bir ahenk içerisinde yaşamalarını temin etmek ve hayvanların refahını sağlamayı temel almaktadır.

Bu bakış açımızdaki değişiklik çerçevesinde yani hayvanlar artık mal olarak görülmekten ziyade bir can olarak görülmesi bu bağlamda diğer taraftan da hayvanların icra konusu olmaktan, sahiplerinin borçlarından dolayı özel ilgi ve refakat amacıyla bakılan hayvanların haczedilmesi de bu bakış açısıyla birlikte mal olmaktan çıkarılmasıyla birlikte artık ortadan kalkmaktadır.”

Fotoğraf: AA

‘Sahipli-sahipsiz hayvan ayrımı kalkacak’

Teklifle sahipli-sahipsiz hayvan ayrımının da kaldırıldığını aktaran Ünal, nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldürme, bir hayvan neslini yok etme fiillerinin suç olarak düzenleneceğini söyledi:

Teklifle sahipli-sahipsiz hayvan ayrımını da kaldırıyoruz. İster sahipli olsun, ister sahipsiz olsun hayvanlara karşı gerçekleştirilen nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldürme, bir hayvan neslini yok etme, kasten öldürme, işkence etme ve acımasız veya zalimce muamelede bulunma, cinsel ilişki, hayvan dövüştürme fiilleri suç olarak düzenlenmektedir.

Bazı durumlarda hayvanlar sahiplerinden ayrı bir canlı olarak düşünülmekte ve hayvana karşı gerçekleştirilen bazı suçlarda sahibi tarafından şikayet hakkı kullanılmasa dahi Tarım ve Orman Bakanlığınca süreç takip edilecektir.

Suç teşkil eden fiillerin sahibi tarafından, sahip olduğu hayvana karşı suç işlenmesi durumunda da hem Tarım ve Orman Bakanlığı hem de adli mercilerce süreç takip edilecektir.”

Belediyelere bütçe ayırma zorunluluğu

Mahir Ünal, sahipsiz hayvanların tedavi, aşılama, kısırlaştırma süreçlerinin etkin bir şekilde yürütüleceğini kaydederek, belediyelere bütçelerinin belli bir miktarını bu hizmetler için kullanma zorunluluğu getireceklerini belirtti:

Diğer taraftan, sahipsiz hayvan sayısının kontrolsüz artışının önüne geçilmesi, insan huzur, refah ve sağlığının da temin edilebilmesi için sahipsiz hayvanların tedavi, parazit mücadelesi, aşılama, kısırlaştırma ve dijital kimliklendirmesini ifade eden rehabilitasyon süreci etkin bir şekilde yürütülecektir.

Bu doğrultuda, büyükşehir belediyelerine, il belediyelerine, nüfusu 25 bini aşan belediyelere hayvan bakımevi kurma ve bütçelerinin belli bir miktarını bu hizmetler için kullanma zorunluluğu getirilmektedir.

Nüfusu 25 binin altında olan belediyelere ise, bölgelerinde bulunan hayvanları rehabilitasyon sürecine tabi tutulmaları için hayvan bakımevi bulunan en yakın hayvan bakımevine götürme ve rehabilitasyon süreci tamamlandıktan sonra alındığı ortama bıraktırılma zorunluluğu getirilmektedir.

Sahipsiz köpeklerin kısırlaştırılması, hem sivil toplum örgütlerinin hem de kamunun gayretini, iş birliğini ve koordinasyonunu gerektirmektedir.”

Kedi-köpekler katalog üzerinden seçilebilecek

“Tehlikeli köpek türleri” olarak adlandırdığı hayvanların bakılması ve barındırılmasının yasaklanacağını ifade eden Ünal, yunus parklarının açılması ve işletilmesinin de yasaklanacağını söyledi. Petshoplar için de bir açıklama yapan Mahir Ünal, petshoplarda kedi-köpek satışının önüne geçileceği ve satışın katalog üzerinden yapılabileceğini kaydetti:

Tehlikeli köpek türlerinin insanlara, çocuklara ve diğer hayvanlara gerçekleştirdiği saldırılar hepimizin malumu. Bakanlığın bilim kurullarıyla çalışmaları neticesinde belirlenecek tehlikeli türlerin bakılması, beslenmesi, barındırılması, ülkemize girişi yasaklanmaktadır.

Mevcutta tehlikeli türlere sahip olanlara ise hayvanlarını kısırlaştırarak, kayıt belgesi olarak, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırmayarak, çocuk oyun alanları ve parkları ile halkın yoğun olarak bulunduğu bölgelere girmeme, bu şartlarda mevcut hayvanını ölünceye kadar bakabilirsin demekteyiz.

Kara ve su sirkleriyle, yunus parklarının açılması ve işletilmesi yasaklanmaktadır. Mevcut işletmelerin ise uhdesinde bulunan hayvanların doğal yaşam süresine bağlı olarak tasfiyesi ön görülmektedir.

Hayvanlar için doğal yaşam parklarının oluşturulmasına ve hayvanların daha iyi şartlarda barındırılmalarına imkan sağlanmaktadır.

Kedi ve köpek sahiplerine dijital kimliklendirme zorunluluğu getirilmektedir.

Petshoplarda kedi ve köpek satışının önüne geçilmekte, bu yerlerden Bakanlığın denetimindeki üretim çiftliklerinde üretilen hayvanların satışı katalog üzerinden yapılacaktır. Bu hususla hem hayvan sağlığı ve refahı dikkate alınmakta hem de bir anlık hevesle alınan hayvanlarımızın daha sonra terk edilmelerinin önüne geçilmesi düşünülmektedir.”

Kategori: Hayvan Hakları