Hayvan HaklarıEditörün SeçtikleriManşetTürkiye

[Hayvan hakları yasası nerede?] Yasaklı ırk denilerek el konulan hayvanlar barınaklarda ölüyor

‘Yasaklı ırk’ denilerek bazı hayvanların sahiplerinin ellerinden alındığı görüntüler son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla yer alıyor. Bu hayvanların bir kısmına şikayet üzerine el konulduğu ileri sürülüyor. 

Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (KİHAYKO) Başkanı Metin Yıldırım, yakın zamanda İçişleri Bakanlığı‘nın talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Polisleri‘nin göreve başlamasıyla söz konusu bu vakalarda artış yaşandığını belirtti.

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu ise yasaklı ırk denilen hayvanlara şikayet üzerine el konulabildiğini ve ölünceye kadar da bakımevlerinde tutulabildiklerini vurguladı.

‘Barınak koşulları çok kötü, hayvanlar bir süre sonra ölüyor’

KİHAYKO Başkanı Yıldırım, el konulan köpeklerin kötü barınak koşullarında öldüğünü ve binlerce hayvanseverin de mağdur olduğunu anlattı:

Polis biriminin kurulmasından sonra özellikle Türkiye’nin her yerinde sanki bir cadı avı başladı. Evlerde el bebek gül bebek bakılan hayvanlara el koyup bir de insanlara 10 bin 400 TL para cezası yazıyorlar. Burada en tuhaf durum kurulan birimdeki insanlar bu konuda fazla bir eğitim görmemiş olması. Görev yapanlar üç günlük bir eğitim sonrasında sahaya çıkan polis memurları. Polis, vatandaşın, hayvanların hepsinin can güvenliğini korumakla mükellef. Asayiş birimindeki görevli insanları almışlar bu birime vermişler.

Yapılan şeylere örnek vermek gerekirse American Staff ırkı köpekler pitbullara çok benzer ama ayrı bir ırktır.

Hayvanın kimliğinde Amerikan Staff yazıyor. Polis diyor ki: ‘Yok bu pitbull.’ Köpeğe el koyup barınağa götürüyor. Barınak koşulları çok kötü olduğu için bir süre sonra köpek ölüyor. Binlerce hayvanseveri mağdur ettiler.”

Yıldırım, polislerin yasak üretimi yapılan veya dövüş yaptırılan hayvanları almadığını, masum hayvanları toplayıp ölüm kampı barınaklara gönderdiğini de ekledi.

Bazı hayvanlar geri alındı

KİHAYKO Başkanı, bazı hayvanların mahkeme kararıyla geri alındığını kaydetti: 

Bazı hayvanları geri alıyoruz. Yasada yasaklı ırklarla ilgili dövüştürmenin, bahis oynattırmanın, teşhir etmenin, yurt dışından getirmenin yasak olduğu yazıyor.

Bunlar mal kapsamında, eşya kapsamında görülüyor. TCK kapsamında olmayıp mal kapsamında olan bir şeye el konulmaması lazım. Köpekler de bu kapsamda.

Silivri’de mahkemeye yapılan başvuru sonrasında pitbull bir köpek kurtarıldı mahkeme kararıyla.

Trabzon’da Recep Bayraktar’ın üç tane köpeği mahkeme kararıyla kurtarıldı. Amerikan Staff cinsi olan köpeklerin çoğunu da Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız görüşmeler sonrası tek tek de olsa kurtarmaya başladık.”

Barınağa alınan hayvanların 1-2 metrelik alanlarda kaldıklarını belirten Metin Yıldırım “Bu hayvanın burada yaşaması mümkün değil. Zaten hiçbir barınakta pitbulların kalabileceği uygun koşullar yok. Bana göre alınıp kapatılmalarının tek amacı bu hayvanların ırkını yok etmek” dedi.

‘Bu hayvanlar tehlikeli hale dönüştürülmek için eğitiliyorlar’

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Avukat Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu ise yasaklı ırk denilen hayvanlara şikayet üzerine el konulabildiğini ve ölünceye kadar da bakımevlerinde tutulabildiklerini şöyle açıkladı:

2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı kanunda pitbull gibi bazı hayvanların sahiplendirilmesi, üretilmesi, reklamının yapılması yasaklanmıştı. 2010 yılında bu hayvanların maalesef şikayet üzerine el konulmasının, para cezası verilmesi ve ölünceye kadar da bakımevlerinde hayatlarını idame ettirmesine dair bir tehlikeli ırk genelgesi çıkarıldı.

Bu genelgenin çıkarılış amacı tehlikeli hale getirilen hayvanların etrafa karşı şiddet saçmasıydı. Çıkış noktası belki haklıydı ama yolu, yöntemi her şeyi yanlış oldu. Çünkü biz şunu çok iyi biliyoruz ki bu hayvanlarda sadece fiziksel olarak bir güç söz konusu. fakat bu hayvanlar münferit olarak psikolojisi bozuk insanların elinde bu şekilde tehlikeli hale dönüştürülmek üzere eğitiliyorlar.”

‘İnsanlar bakımevlerinin kapılarında ağlıyor’

Kalafatoğlu, hayvanları alınan bazı insanların bakımevlerinde ağladıklarını söyledi:

 Benim bu aşamada en çok üzüldüğüm şey uyuşturucu kaçakçılarının, hayvan dövüştürücülerinin kimse evini basmıyor. Çünkü insanlar, bu insanlarla muhatap olmak istemiyorlar. Yavrusu gibi gözünün içine baktığı, insan evladıyla birlikte yetiştirilen, ağzı olan ama dili olmayan bu hayvanlar sırf komşusu geçen gün yanlış yere park ettiği için öfkelenip ‘Sana ne yapacağımı görürsün’ gibi bir tehditle hayvanına el koyduruyorlar. İnsanlar gerçekten bakımevlerinin kapılarında ağlıyor. Bu konuda da hayvan sahiplendirmek yasak.

Sulh ceza mahkemesinden iadesi yapılan hayvanlar da oldu. İadesinin de olduğu emsal bir dosya var. Ancak, sürekli uğraşıyoruz maalesef.”

Sahipli hayvanların normalde sahiplerinin ellerinden alınmadığını ancak bir hayvanın bakımı ihmal ediliyor ya da eziyet görüyorsa kanun gereği sahiplerinin uyarıldığını anlatan Kalafatoğlu, bu ihmalin giderilmemesi durumunda da hayvana el konulmasının ve bu insanın bir daha hayvan sahiplenmesinin engellenmesinin de söz konusu olabileceğini hatırlattı.

Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu, hayvan sahiplerine hayvanlarına el konulduktan sonra bir feragat yazısı imzalattıklarını belirtip şunları kaydetti:

“Normalde bu hayvanlara neresi el koyuyorsa o ilçe belediyesinde tutulması lazım. Hayatının sonuna kadar orada kalıyor bu hayvanlar. Hayvanların çoğu el konulduktan sonra bir feragat yazısı imzalattırıyor çoğu belediye. Bir daha gelip hayvanımı sormayacağım diye.”

‘Çok fazla haksız uygulama var’

Yeni çıkacak yasada bu tür mağduriyetlerinin giderilmesini beklediklerini söyleyen Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu şunları vurguladı:

Yeni çıkacak yasada beklediğimiz bir madde var. Bu maddeye göre, bu hayvanlar ruhsatlandırılacak. Bu hayvanları sahiplenmek isteyenler psikolojik bir eğitimden, sınavdan geçecekler. Tüm hayvanlar kayıt altına alınacak. Şu anda bakımevinde olan hayvanlar da mizaç testinden geçirildikten sonra mizacı sakin olanların sahiplerine iade edilmesine dair bekliyoruz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için. Çünkü gerçekten çok fazla haksız uygulama var ve birçok can da bu uygulamadan mağdur oluyor.

Fotoğraf: Özge Özgüner/csgorselarsiv.org

‘Hayvan hakları yasasıyla ilgili sona gelindi’

Beklenilen hayvan hakları yasasıyla ilgili de konuşan Kalafatoğlu, TBMM’de 2019 yılında hayvan hakları araştırma komisyonu tarafından hazırlanan rapora paralel bir yasa beklediklerini kaydetti:

2019 yılında TBMM çatısı altında bir hayvan hakları araştırma komisyonu kuruldu. Bu komisyonda raporunu 23 ekim 2019 yılında verdi. Birkaç maddenin daha düzeltilmesini arzu ederdik ama onun dışında konjonktürel olarak oldukça iyi bir rapor içeriği olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada da o rapora paralel bir yasa bekliyoruz. O raporu da 16 Ocak 2020’de mecliste okudular. Beş siyasi parti ve 12 milletvekilinden oluşan bu heyet hayvan haklarını siyaset üstü bir mesele olarak ele aldı. Bu hususta belki de hayatlarında ilk defa her biri mutabık kaldı. Mart ayında bu yasanın çıkacağını bekledik ancak mart ayında pandemi başladı.

Fakat, yasa konusunda artık iyice sona geldiğimizi ve bizi hayal kırıklığına uğratmayacakları rapora paralel bir yasa çıkaracaklarına inanıyorum. Rapordan uzaklaşan her şey hayal kırıklığı yaratır.”

Kategori: Hayvan Hakları