EkolojiKoronavirüs SalgınıManşetSağlık

Hava kirliliğinin yeni koronavirüs salgınına etkisi

Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi (CREA) hava kirliliğinin Covid-19 üzerindeki olumsuz etkilerini gösteren ve güncel bilimsel gelişmeleri özetleyen bilgi notu yayınladı.

Yapılan araştırmalardan yola çıkarak hazırlanan çalışmaya göre ABD, Avrupa ve İngiltere’de gerçekleştirilen araştırmalar hava kirliliğinin, kirli havaya uzun süre maruz kalmış insanlar için, korona virüsten kaynaklanan ölüm oranını artırabileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kronik hastalıklar gibi pek çok sebepten kaynaklanıyor:

‘Doğal savunmayı etkiliyor’

Yüksek seviyedeki hava kirliliği, vücudun hava yoluyla taşınan virüslere karşı doğal savunmasını etkiliyor ve insanların viral hastalıklara yakalanma olasılığını arttırıyor. Bu durumun Covid-19 için de geçerli olduğu tahmin ediliyor. Bu da, hava kirliliğine maruz kalmanın hastalığın yayılımında etkili olduğuna işaret ediyor.

‘Kronik hastalıklara yol açıyor’

Hava kirliliğine maruz kalmak, insanların Covid-19 virüsü nedeniyle hastalanma olasılığını artıran, yoğun bakım ve solunum cihazı gerektiren ve bazı durumlarda ölümle sonuçlanabilen birçok kronik hastalığın oluşmasında önemli bir risk faktörü.

Çok sayıda bilimsel araştırma, dünya çapında kronik solunum hastalıkları, kalp hastalıkları, astım ve diyabet gibi birçok kronik hastalığın önemli bir kısmının hava kirliliğiyle ilişkilendirilebildiğini gösteriyor. Bu da geçmişte uzun dönemli hava kirliliğine maruz kalmış olmanın, bugün ölüm vakalarını artırdığı ve küresel ölçekte sağlık sistemleri üzerinde oluşan baskıya katkıda bulunduğu anlamına geliyor.

‘Semptomları kötüleştiriyor’

Birçok solunum yolu enfeksiyonunda, enfekte kişilerin hava kirliliğine maruz kalmasının, semptomlarını kötüleştirebildiği ve hastaneye yatış ve ölüm riskini artırabildiği biliniyor. Benzer etki Covid-19 hastaları için geçerli olsa da, güncel duruma yönelik çalışmalar henüz doğrulanmadı.

Mevcut bilgi, virüse karşı alınan önlemler sayesinde hava kirliliğinde yaşanan azalmaya rağmen, dünyanın birçok bölgesinde tehlike arz eden hava kirliliği seviyelerinin, COVID-19 kaynaklı vakaların ve ölümlerin sayısını arttırdığına işaret ediyor. Mevcut hava kirliliğinin, birçok hastalığa neden olduğu, hastalıkların etkilerini arttırarak tıbbi bakım ihtiyacı doğurduğu ve sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı arttırdığı kesin olarak biliniyor.

Yılda 400 bin ölüm

Hava kirliliği, alt solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan ölümlerin temel nedeni olarak gösteriliyor. Küresel ölçekte, alt solunum yolu enfeksiyonu kaynaklı her altı ölümden birinin PM 2.5 hava kirliliğine bağlı olduğu ve yılda yaklaşık 400 bin ölümle sonuçlandığı belirtiliyor.

Zonguldak’ta hava kirliliği sebebiyle koronavirüs ölümlerinin daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

Virüslerin yayılımını kolaylaştırıyor

Bilgi notunda ayrıca, Yüksek hava kirliliği seviyelerinin, virüslerin enfekte etme oranında ve yayılımınında kolaylaştırıcı rol üstlendiğini gösteren çok sayıda çalışma bulduğu belirtildi.

Hava kirliliğini virüs bulaşmasına ve enfeksiyon olasılığına bağlayabilecek mekanizmalar arasında; kirliliğin solunum yollarına ve epitelyal hücre bariyerlerine verdiği hasar ve hava kirliliğinin virüs damlacıklarının bağlanmasını ve havada taşınmasını sağlayan bir nevi “yoğunlaşma çekirdeği” olarak görevi yapması sayılıyor.

‘PM 2,5 mevzuatı hazırlanmalı’

Raporun sunduğu sonuçlar ile ilgili değerlendirmede bulunan Temiz Hava Hakkı Platformu Türk Tabipler Birliği Temsilcisi Dr. Gamze Varol şu ifadeleri kullandı:

“İtalya, ABD, İngiltere gibi ülkelerde uzun süredir kronik hava kirliliğine maruz kalan kişilerin Covid-19 virüsünden çok daha kötü etkilendiğine dair bulunan kanıtlar eski bilgilerimizi de destekliyor. Yıllardan beri yapılan araştırmalar hava kirliliğinin solunum, kalp ve damar sistemi başta olmak üzere insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ve bağışıklığın düşmesi sonucunda SARS gibi virüslere karşı daha savunmasız hale geldiklerini açıkça göz önüne seriyordu. Platformumuz tarafından geçtiğimi yıl yayınlanan Kara Rapor’da da belirtildiği gibi ülkemizdeki 81 ilin %99’una yakını Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği limitleri aşan kirlilikte hava soluyor.

Hava kirliliğinin 3 yıl üst üste yoğun olduğu Kahramanmaraş, Iğdır, Ankara, Manisa, Muğla, Bursa gibi illerimiz ve Zonguldak, Kütahya, Afşin, Çanakkale, Manisa, Sivas, İzmir gibi kömürlü santral yakınında yaşadığı veya madende çalıştığı için kronik solunum hastalığı olan kişilerin yoğun olduğu il ve ilçeler başta olmak üzere tüm ülkemizde acilen hava kirliliğini azaltacak yapısal önlemler alınması gerekiyor. Bu önlemlerin başında da PM2,5 mevzuatının hazırlanması ve limitlerin yürürlüğe konması geliyor.”

Kategori: Ekoloji