ManşetMedya-İnternet

Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı ödülü Hasan Cemal’in

Harvard Üniversitesi Nieman Gazetecilik Vakfı’nın her yıl verdiği Louis M. Lyons Gazetecilikte Vicdan ve Dürüstlük Ödülü bu yıl Hasan Cemal’in oldu.

T24 yazarı ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’ün Başkanı Hasan Cemal, “46 yıllık gazetecilik kariyeri boyunca basın özgürlüğünü savunmak için gösterdiği çaba” nedeniyle verilen Harvard Üniversitesi Nieman Vakfı Gazetecilikte Louis Lyons Vicdan ve Dürüstlük Ödülü’nü Boston’da aldı.

47.hasan cemal,Nieman ödülü, yeşil gazete

Ödül’in, meslekte kırk altı yılı tamamlayan T24 yazarı ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’ün kurucu başkanı Hasan Cemal’e, kariyeri boyunca basının özgürlüğünü savunmak için gösterdiği çaba nedeniyle verildiği açıklandı.

Tören sırasında bir konuşma yapan Hasan Cemal, “Bizi, aybaşlarındaki maaşın dolgunluğundan çok kamuoyunda getirdiğimiz ses motive eder.Ve motivasyon deyince de, kendi mesleğimizin duayenlerince -ve bu çerçevede Nieman Fellows tarafından- kabul görmek bir gazeteci için gerçekten heyecan vericidir. Bu nedenle konuşmama, hepinize bu ödülden dolayı çok teşekkür ederek başlamak istiyorum, çünkü bu ödül benim için çok anlamlı” diye konuştu.

George Orwell’ın, “Özgürlük başkalarının duymak istemedikleri şeyleri söyleyebilmektir.” sözünü anımsatan Cemal, “Hiç kuşkunuz olmasın.Türkiye’de bugün hâlâ böyle bir özgürlüğe sahip çıkan, böyle bir özgürlük anlayışını güçlendirmek isteyen meslektaşlarım var. Şimdi isterseniz biraz onlardan, biraz Türkiye’den, gazetecilik kariyerimi yaptığım memleketimden söz edeyim.

Bir gazetecinin 1 tweet nedeniyle gözaltına alındığı, cep telefonuna, bilgisayarına el konulduğu ve hakkında tam 5 yıl hapis istendiği bir ülkeden geliyorum. Bir başbakanın sosyal medyayı baş belası ilan ettiği bir ülkeden geliyorum. Twitter’ın, YouTube’un siyasal iktidar talimatıyla yasaklandığı bir ülkeden geliyorum. Bir başbakanın telefon talimatıyla haber attırdığı, gazeteci attırdığı, televizyon programı sansürlettiği, hatta televizyon tartışma programlarına kimin çıkıp kimin çıkmayacağına karıştığı bir ülkeden geliyorum.

Bir başbakanın telefonda, bir yazıdan dolayı bir gazete patronunu ağlatıncaya kadar azarlayabildiği bir ülkeden geliyorum. Bu patron benim patronumdu. Servetini gazete kâğıdından, gazetecilikten değil, devletle iş ilişkilerinden yapmıştı. Bu yüzden olacak, başbakan tarafından azarlandığında, sesini çıkaramadı. Ve başbakanın bu gazete patronunu ağlatıncaya kadar azarlamasının nedeni ise benim yazmış olduğum bir yazıydı” diyerek Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği aşamayı aktardı.

 

 

Kategori: Manşet