ManşetDoğa

Gökpınar Gölü’nün imara açılmasını Mimarlar Odası da yargıya taşıyor

TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Sivas’ın Gürün ilçesindeki Gökpınar Gölü’nü yapılaşmaya açan 2. Etap İmar Planı’nı yargıya taşıyacağını açıkladı.

Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmesi beklenen ve bu süreçte her türlü yapılaşmanın yasaklandığı gölde başlatılan kafeterya inşaatı, geçen ay da Gökpınar Gölü Koruma İnisiyatifi tarafından dava edilmiş; yapılan ihalelerin ve imar değişikliği planının iptal edilmesi ve yürütmesinin durdurulması talep edilmişti. 

Konuyla ilgili Yeşil Gazete’ye konuşan Gökpınar Gölü Korunmalıdır Hem de Tüm Doğallığıyla İnisiyatifi’nden Ayhan Çelik, mahkeme sonuçlanana kadar inşaatın durdurulması için de Sivas Valiliği’ne çağrı yaptıklarını belirtmişti. 

Sivas Valiliği’nin izniyle Sivas İl Özel İdaresi tarafından hazırlanan plan kapsamında, gölün alt kısımlarına yürüyüş alanları, oteller, restoranlar ve bungalov evler yapılması planlanıyor. Sivas Valiliği, “Projenin gölle alakalı olmadığı” şeklinde açıklamalar yapsa da, plan onama sınırı göl kıyı kenar çizgisi ile aynı hattan geçiyor.

Gölün 1. Derece Doğal SİT Alanı ilan edilmesi gerektiğini belirten Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan şunları söyledi: “Bugüne kadar yapılmış olan yapı yoğunluklu tüm imalatların bile gölün yakın çevresinden uzaklaştırılması gerekmektedir.  Hazırlanan imar planında kıyı kenar çizgisi ile örtüşen ve planlama onama alan sınırları içerisinde yapılacak herhangi bir yapılaşma telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracaktır.”

‘Biricik olma özelliğinde doğal varlık’

Karakuş Candan, 1992’de Gürün ve çevresinin jeolojik etüdünü yapan Maden Tetkik Arama (MTA) çalışmaları esnasında göl çevresinde hiçbir yapılanmanın olmadığını, ancak 2008’de Türkiye Tıbbi Jeolojik Araştırmalar Projesi kapsamında yerinde yapılan incelemelerde yeni tesisler kurulmuş olduğunun gözlendiği bilgisini paylaştı. Bu süreçte göl kıyısına konulan masalar ve ziyaretçi fazlalığının gölde kirliliğe neden olduğuna dikkat çeken Karakuş Candan, Gökpınar Gölü’ne ilişkin şu bilgileri verdi:

Gökpınar Gölü ülkemiz peyzajları içerisinde biricik olma özelliğinde bir doğal varlıktır. Gölün yer kabuğunun oluşum ve değişim sürecinin anlaşılması açısından bilimsel ve eğitim değeri bulunurken, göl ekolojik dengelerin korunması açısından önemli bir jeolojik oluşumun izlerini taşımaktadır.” 

Karakuş Candan, Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Peyzaj Sözleşmesi’nin,  ülkelere kendi peyzaj politikalarını oluşturmaları konusunda rehberlik ettiğine ve sorumluluk yüklediğine vurgu yaparak, “Aynı sözleşmenin, peyzajların turizm ve rekreasyona açılmasındaki en büyük tehdit ekonomiye katkı adı altında yapılan girişimlerdir vurgusu bulunmaktadır. Bu peyzajların dönüşümünü hızlandırır. Bu dönüşümler telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturabilir” dedi. 

‘Valiliğin bungalov yapması değil, gölü koruması gerekir’

Payzajın jeolojek formasyonun koruma kavramı ve olgusunun henüz gelişmediğini, bunu Valiliğin bungalov evler yapım sürecinde de gördüklerini anlatan Karakuş Candan şu ifadeleri kullandı:

“Herkes bilmelidir ki, ‘jeolojik miras’ öğeleri diğer tabiat varlıkları gibi yok edilirlerse bir daha yerine konulmaları mümkün değildir. Sivas Valiliği’nden beklenen bungalov evler, oteller ve restoranlar değildir. Gökpınar Gölü’nün korunması ve gelecek nesillere aktarılması için bilimsel bir çalışmanın yapılmasıdır. Gökpınar Gölü’nün hidrojeolojik etki alan sınırları da belirlenerek geniş bir alanda 1. Derece Doğal Sit alan ilan edilmesi için gerekli bilimsel çalışmaları başlatması gerekmektedir.”

Kategori: Manşet