Dış Köşe

Gezi’den yükselen dumanlar – Erol Katırcıoğlu

0

 

Gezi olaylarında yer alan insanların biraz da hayretle ve şaşkınlıkla ifade ettikleri farklı siyasi grupların birlikte hareket ediyor olmaları, aslında bu çerçeveden bakılınca şaşırtıcı da değildir . Çünkü AKP’nin yarattığı siyasi atmosfer, laik kimliğin baskılanması anlamı taşıdığından, bir türlü bir araya gelemeyen ama tipik özellikleri “laik kimlik içinden çıkmış olmak” olan bu insanları da bir araya getiren bir “biz” duygusu üretmiştir. Parktaki Kemalistlerle birlikte anarşistlerin, ulusalcıların, anti-kapitalist Müslümanların, çevrecilerin ve daha bir çok sol siyasi hareketlerin birlikte bulunmaları laik kesim içinde oluşmakta olan “biz” duygusunun da görünen yüzüdür.

Laik kesim gençlerinin siyaseten önerdiği demokrasinin “katılımcı bir demokrasi” olması da azınlıkta olduğunun bilincine varan bir kimliğin kendini savunmasını mümkün kılabilecek en uygun siyasi yollardan biri olmasındandır. O nedenle de laik kimlik siyasetçilerinin şimdiye dek ordudan bekledikleri için hiç kafa yormadıkları iktidar yollarından biri olan “katılımcı demokrasi” modelini şimdi gençlerinin telaffuz etmeleri hiç de şaşırtıcı değildir. Çünkü, “Jön Türk” diye bilinen siyasi terimi dünya siyasi literatürüne hediye etmiş bir geleneğin olduğu bu topraklarda gençlerin toplum adına davranıp sahneye çıkması ve bu siyasi öneriyi dile getirmeleri yine toplum olarak bizim normallerimizden biridir.

Türkiye siyasi alanındaki kriz, “kimlik siyasetinin” artık sınıra gelmiş olmasından kaynaklanan bir krizdir. Bir coğrafyaya deyim yerindeyse kapatılmış farklı kimliklerin kendi kimlikleriyle ilgili talepleri ifade etmeleri ve bu talepler üzerinden siyaset yapmalarının “meşruiyetinin” sınırına gelmiş bulunmaktayız. Bu noktadan itibaren kimlik siyasetinde ısrar etmek ve bütün diğer kimliklerin taleplerini de içeren yeni bir siyaset üretmemek çatışmacı bu siyasi iklimin devamı anlamına gelecektir.

Nitekim bu eşiğe gelmiş Türkiye demokrasisinin daha ileri bir demokrasiye sıçrayamaması, onu bugün, bu sınırda patinaj yapan bir duruma getirmiştir. Gezi parkından yükselen dumanların ise bu patinajın yarattığı dumanlar olduğunu kolaylıkla hayal edebiliriz. Kısacası Türkiye’nin, “kimlik siyasetini” aşan bir “kimlikler-üstü”, yani bir “demokrasi siyasetine” ihtiyacı vardır. Başbakan ve partisi AKP ise, bir türlü bu ihtiyacı karşılayan bir yönetim sergileyememekte ve hala kendi kimliği içinden siyaset yapmaya devam etmektedir.

Sorun da buradadır.

Erol Katırcıoğlu – www.t24.com.tr

Kategori: Dış Köşe

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.