ManşetTürkiye

Gezi Davası’nda avukatların tüm talepleri reddedildi

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala’nın tutuklu, 15 kişinin ise tutuksuz yargılandığı Gezi Davası‘nın altıncı duruşması bugün Silivri İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülmeye başlandı.

Mütalaasını açıklayan Savcı Edip Şahiner, tutuklu iş insanı Osman Kavala, akademisyen Yiğit Aksakoğlu ve Mücella Yapıcı için “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, altı sanığın da 15 ile 20 yıl arasında hapsini istemişti.

Yüzlerce insan Silivri’de bekleyişte

Bugün görülen duruşmada mahkemenin kararını açıklayabileceği düşünülüyor. Mahkemeyi takip eden yüzlerce insan hakları savunucusu, sanatçı ve iş insanı Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde dayanışma için bir araya geldi.

Karcıoğlu: Kayıtlar incelensin

Duruşmanın başında Mehmet Ali Alabora‘nın avukatı Kaan Karcıoğlu söz aldı. Alaboranın tweetleri hakkında takipsizlik kararı verildiğinin hatırlatan Karcıoğlu, bunların getirilmesini istediklerini söyledi. Telefon dinleme kayıtlarını da incelemek istediklerinin kaydeden avukat Karcıoğlu, kayıtların üzerinde oynanıp oynanmadığına bakmak istediğini belirtti.

Sonrasında ise Can Atalay, Mücella Yapıcı ve Tayfun Kahraman‘ın avukatı Evren İşler söz aldı. Dinletmek istedikleri tanıkların salonda olduğunu belirten İşler, yargılamayı uzatmaya yönelik bir durum olmadığını belirtti.

Çizer: Tarık Tolunay

Yazgan: Tanık hazır, mahkeme kabul etmek zorunda

Çiğdem Mater Utku‘nun avukatı Hürrem Sönmez, İnanç Ekmekçi avukatı Aynur Tuncel Yazgan sırasıyla söz alarak müvekkillerinin ve tanıkların dinlenmesini talep etti. Yazgan “Toplanmasını istediğim delillerle ilgili bir karar vermediniz. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre tanık hazır edilmişse, belge sunulduysa mahkeme kabul etmek zorundadır. Tanığımız buradadır. Bizim için dinlenmesi gerekli bir tanıktır. Dinlenmesini talep ediyorum” dedi.

Belen: Deliller toplanmadı, tanıklar dinlenmedi

Sonrasında söz alan ve kanuni süreçlerin uygulanması gerektiğini söyleyen Avukat Bahri Belen ise şu ifadeleri kullandı:

Peki biz hangi aşamadayız? Bu iddianame ve delillere göre, sanıkların sorgusunu aldınız. Bu tamamlandı. Ondan sonra sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede? Bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz. Tanıkların dinlenmesinden sonra bizim tanıklarımız dinlenmedi. bunlar da dinlendikten sonra taraflara ne diyeceklerinin sorulması gerekir Tahkikat aşaması davamızda tamamlanmamıştır.

‘Usule aykırı dinlenen tanık var’

Çizer: Zülal

Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Size göre usule uygun olabilir. Ancak bizim tanıklarımız dinlenmedi. Yazılı belgeler tartışılmadı. Mütalaa aşamasına böyle gelinir. İki tane polis ve Murat Papuç tanık dinlendi. Gaz maskesinden bahsetti ifadesinde Papuç. Bu maske salona getirilmedi. Bu maskeyi kim satın aldı, kim kullandı, Gezi’ye katılanlarına maskesine benziyor mu? Bunlar sorulmadı çünkü mahkeme önüne getirilmedi. Eğer bu maske ile Türkiye halkının özgürlükler ve demokrasi konusunda akıl almaz bir tarihi deney yaşadığı Gezi olayını yargılamak istiyorsanız bu dosya, hâkimler, savcılar ve biz, bu Papuç’un altında kalırız. Aslında bu dosya muhteşem Gezi eyleminin altında kalır.

Belen konuşmasının devamında “Yangından mal kaçırıyormuş gibi değil, temel ilkelere göre karar vereceksiniz delilleri toplayın, tanıkları dinleyin. İşte o zaman Gezi eylemleri Türkiye’yi aydınlatacaktır” ifadelerini kullandı.

Köksal: Yazışmaların getirilmesi iki günü bulmaz

Mine Özerden’in avukatı Tuğçe Duygu Köksal, iddianameden müvekkili hakkındaki eksiklikleri tespit ettiğini ve bu hususlarda önünde 3 tane dilekçe olduğunu belirterek şunları söyledi:

Siz aklı yerinde olmayan bir tanığın, bu dosyaya bile girmemiş gaz maskesini emniyetten araştırmasını istediniz. Bugüne kadar savcılık tarafından yapılmış tüm yazışmaların getirilmesi 2-3 günü bulmaz. Biz istedik ki Taksim Platformuna yazı yazalım. Söz konusu toplantıların tarihlerini yollasın. Bununla ilgili de karar verilmedi. Taleplerim konusunda nasıl bir karar vereceğinize yönelik yönlendirmem haddim değil. Hukukçu olarak ihtimalleri söyleyebilirim. Bunları kabul edebilirsiniz, üzerinde tartışırız. Ya da reddedersiniz. Bu takdirde CMK 217. madde çerçevesinde tartışmadığımız için hükme esas alamazsınız.

Kazan: Bu üç isim dinlenmezse kamu vicdanı rahatlamaz

Avukat Belen’in ardından Yiğit Aksakoğlu‘nun avukatı Turgut Kazan söz aldı. Müvekkili hakkındaki bilgilerde dahi iddianamede ve mütalaada maddi hatalar bulunduğunu söyledi. Önereceği tanıkların dinlenmemesine karar verilirse kamu vicdanının asla rahatlayamayacağını söyleyen Kazan tanık olarak Ahmet Misbah DemircanHüseyin KeskinFatma Şahin‘in dinlenmesini talep etti.

Çizer: Tarık Tolunay

Kazan son olarak “Bu dosyada FETÖ’cü pek çok polis dinlendi. Mahkemeniz bu konuda herhangi bir işlem yapmıyor. Savcının bu ihbarla ilgili mütalaa vermesini istiyoruz. Çarşı dosyasının gerekçeli kararını istediniz. Bu davada yargılanan kişiler, deliller hukuka uygun toplanmadığı için beraat kararı verildi. Bu davanın soruşturma evrakı bu dosya için çok önemli. Bu yüzden o dosyanın getirtilmesini istiyoruz” dedi.

Koyuncu: İki celse gerideyiz, bizi duruşmaya almadınız

Söz alan Osman Kavala‘nın avukatı İlkan Koyuncu, delillerin toplanıp tartışılmaması gerekçesiyle esas hakkında savunma yapmayacaklarını söyledi. Koyuncu sözlerine şu şekilde devam etti:

Daha tanık beyanlarına ilişkin diyeceklerimiz bile sorulmadı. Mahkemenizden iki celse gerideyiz çünkü bizi iki duruşmaya almadınız. Murat Pabuç’un soyadının Pabuç mu Eren mi olduğu bile belli değil. Bu netleştirilmeli ve tanık bizim de huzurumuzda dinlenmelidir. Adalet Bakanlığı’ndan gelen yazıda ‘AİHM kararı kesinleşmemiştir’ denmemiştir. Bakanlığa yazı yazarak bu hususun netleştirilmesini talep ediyoruz.

Ekmekçi: Zaman baskısı olmamalı

Yiğit Ali Ekmekçi‘nin avukatı Emel Ataktürk Sevimli, müvekkilinin ağır cezayla yargılandığını, zaman baskısı hissetmeden taleplerini dile getirmeleri gerektiğinin belirtti.

Yücel: Tüm derdimiz adil yargılanma hakkını savunmak

Son olarak ise bütün sanıkların avukatı Cemal Yücel söz aldı. Anayasa Mahkemesi kararlarının herkesin bağladığını hatırlatan Yücel şunları söyledi:

İddia makamı söz aldı ve mütalaasını okudu. Ardından bizim tüm taleplerimizin reddedilmesini talep etti. Hepimizin bildiği üzere yargılama üç aşamadan oluşur. Sorgu, tahkikat ve mütalaa – savunma aşamasıdır. Heyetiniz henüz yapmadı ve tahkikat aşamasını atlayarak savunma aşamasına geçecek gibi görünüyorsunuz. Bunu yapamazsınız.

Buradaki tüm müvekkiller ve avukatlar hiçbirisi cezadan korkacak insan değil. Savunmalarında da bunu açıkladılar. Uzatma amacı bahis konusu değildir. Tek bir amacımız var. Magna Carta’dan bu yana kazanılmış mücadele edilmiş, uğruna kan dökülmüş, kişi haklarını, savunma haklarını, adil yargılanma haklarını savunmaya çalışıyoruz. Tüm derdimiz budur.

Silivri yargılamalarından biri olan Balyoz davasında bizim davamızla şöyle bir benzerlik oluştu. İki davada da yargılanlarla aynı suçlamadan yargılanıyordu. O davada da savunma tanık göstermişti. İddia makamı, tanık dinletme kamuoyunu etkileme amaçlıdır, bu yüzden reddedilmesi gerekir.

Duruşma sanıkların savunmalarıyla devam etti.

Kategori: Manşet