Günün Manşetiİklim Krizi

Dünyanın iklim fonları mercan resiflerini neden görmezden geliyor?

Bir bilim insanı ağarmış mercan resifindeki hasarı değerlendiriyor (Fotoğraf: XL Catlin Seaview Survey).

Climate Change News‘de yayınlanan makaleyi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Cansu Yılmaz’ın çevirisi ile paylaşıyoruz

                                                                        ***

E3G araştırmasının gösterdiğine göre, okyanus ısınması ve asitlenmesi nedeniyle tehdit altında olmasına rağmen canlı deniz ekosistemleri iklim finansmanının küçük bir bölümünü oluşturuyor.

Bir bilim insanı ağarmış mercan resifindeki hasarı değerlendiriyor (Fotoğraf: XL Catlin Seaview Survey).

Mercan resifleri, iklim değişikliğinin ilk kayıplarından biri olarak belirlenmiş durumda. Küresel ısınma, 1.5C’ye (Paris Anlaşması’ndaki en zorlu hedefe) düşse bile, dünya mercan resiflerinin tahmini yüzde 90’ı 2050 yılı itibariyle bozulmuş olacak.

Meksika’da 7-9 Mart arası gerçekleşen Okyanus Zirvesi ile birlikte 2018 yılının Uluslararası Resif Yılı olarak adlandırılması nedeniyle, dünyadaki mercan resifleri daha fazla dikkat çekmeye başladı. Ne var ki, E3G araştırmasının tespit ettiğine göre yarım milyar insanın gıda ve kıyı koruması için dayanağı olan mercan resiflerini kurtarmak için fiilen hiçbir iklim finansmanı da bulunmuyor.

Tüm balık türlerinin dörtte birine ev sahipliği yapan ve dünya çapında yaklaşık 9.9 trilyon dolarlık ekonomik değeriyle mercan resifleri gezegen için hayati bir önem taşıyor. Bunun yanı sıra mercan resifleri yunuslar ve köpek balıkları gibi simgesel türleri de destekliyor.

Okyanusların, soluduğumuz oksijenin çoğunu üretmekten sorumlu olduğu da bilinen bir gerçek. Dünyadaki okyanus ekosistemlerine vermekte olduğumuz zarar, insanlar için de yaşamsal bir tehdit olabilir.

Dünyanın en zengin ülkeleri, 2020 yılına dek gelişmekte olan ülkelere 100 milyar dolarlık iklim finansmanı dağıtacağı sözünü verdi. Bununla birlikte, analizimize göre şu anda bu finansmanın hiçbir kısmı mercan resiflerinin korunmasına fiilen ayrılmış değil.

2010-15 yılları arasında kalkınma bankalarından gelen iklim fonlarının binde birinden azı mercan resiflerine gitti

2010 yılından 2015’e kadar ‘altı büyük’ kalkınma bankasını kapsayan yaklaşık 3.000 iklim finansmanı projesinin OECD veri tabanını analiz edildiğinde bu projelerin sadece üçü, proje açıklamasında mercan resiflerinden bahsediyordu. Bu projeler kalkınma bankalarının sağladığı toplamda yaklaşık 67 milyar dolarlık iklim finansmanının 4,5 milyon dolarını oluşturmakta, ya da başka bir deyişle binde birinden daha azı.

Bu projelerden biri, Amerika Kıtası Kalkınma Bankası tarafından Belize ve Jamaika’da yürütülen Mercan Resifi Yenileme Programı’ydı. Diğer iki proje, Mercan Üçgeni Girişimi‘nin bir parçasıydı.

Pasifik adaları, özellikle gıda ve geçim kaynakları anlamında balıkçılığa bağımlı olmasına rağmen kalkınma bankaları henüz Pasifik ülkelerindeki mercan resiflerine yönelik programlar düzenlememiştir. Küresel Çevre Fonu dâhil olmak üzere çok uluslu iklim fonları, resif ile ilgili beş proje (toplamda 42 milyon dolar) ile daha iyi bir sonuç elde etmiştir.

Yakın zamanda Mercan Üçgeni Girişimi ek fon elde etti ve mercan resiflerinin yararına bu veri tabanında henüz görünmeyen başka projeler de olabilir. Yine de sorunun büyüklüğü göz önüne alındığında, finans seviyesi acınası haldedir.

Ne yapılabilir?

İklim değişikliği olmasa bile, mercan resifleri aşırı balıkçılık, tarım kaynaklı kirlilik, plastik kirliliği ve güneş kremlerinideki kimyasallar nedeniyle tehdit altındadır. Isınan okyanus ve yükselen asitlik, birçok mercan resifini uçurumun kenarına doğru itiyor.

Şu var ki, durum tamamen umutsuz değil. Mercan uzmanı Dr. Austin Bowden-Kerby belirttiği üzere, “bazı mercanların aşırı sıcak sularda yaşamak ve sağlıklı kalmak için binlerce yıl boyunca adapte olmuşlar”. Deniz canlılığına sahip alanlarıyla birlikte resiflerin korunması, kirliliğin azaltılması ve resiflerin onarılmasıyla, mercan resiflerinin bir şansı olabilir.

Fiji’de, –adapte olmuş mercanları tanımlama ve ekme stratejisi olarak– mercan bahçeciliği, resifleri yeniden canlandırmanın turist getirdiğini fark eden oteller ve tatil köyleri tarafından herhangi bir hükümet desteği olmaksızın yapılmaktadır. Kendi başına bu yeterli değildir, ancak yine de resif iyileştirmesi için umut veriyor.

Mercan resiflerine yönelik finansman, iklim finans vaziyetinde büyük bir boşluk gibi görünüyor. Nesli tükenme tehlikesi altındaki türlere olduğu gibi gen bankası görevi görecek “mercan deposu” için de finansman gerekebilir. Resiflerin yaklaşık yüzde 50’si hâlihazırda kaybedilmiş olabilir.

Gelişmekte olan ülkelerde ve küçük adalarda birçok mercan resifi bulunduğundan, bu ülkeler deniz koruma alanları kurmak için uluslararası fonlardan ve araştırma enstitülerine bağlı mercan yenileme programlarından yararlanabilir.

Yeşil altyapı olarak mercan resifleri

Bir problem, iklim fonları tarafından yeşil altyapıya yeterince öncelik verilmemesidir. Kıyıları kasırgalardan korumak için doğal engeller olarak hizmet eden mercan resifleri yerine çoğu deniz duvarları gibi fiziki altyapıya odaklanır.

Kıyı şeridini koruyabilen yeşil altyapı, mangrov ormanları da içermektedir. Mangrovlar, dünyanın en önemli karbon yutaklarından bazılarıdır ve aynı zamanda tortu tutulmasına, kasırgalara karşı korunmaya ve küçük balıkların barınmasına yardımcı olur.

Bowden-Kerby’nin savunduğu gibi, “Mercan resifleri giderse, o zaman deniz otu, mangrov ve sahil ekosistemleri de gider –tüm atol (mercanada) ırklarının gideceği gibi. Bu, şimdi direnmemiz gereken bir yapıdır.”

Dahası, kalkınma bankalarının çabalarını Paris Anlaşması ile daha uyumlu hale getirmeleri gerekiyor. Oil Change International tarafından yapılan son araştırmalar, kalkınma bankalarının, geşlişmekte olan küçük ada ülkelerine sağladığı iklim fonunun üç katından fazlasını fosil yakıt arama faaliyetlerine fon olarak sağladığını ortaya çıkardı.

Bağışçılar, iklimsel hızlı iyileşme için finansman sağlama konusunda söz verdi. Peki, mercan resifleri ile başlamaya ne dersiniz?

Helena Wright, E3G’de kıdemli bir politika danışmanıdır.

***

Haberin İngilizce orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Cansu Yılmaz

 

(Yeşil Gazete, climatechangenews.com)