Doğa MücadelesiManşetTarım-Gıda

Dikmece için duruşma günü belli oldu: Zeytinliklerin akıbeti ne olacak?

0

Hatay‘ın Antakya ilçesinde bulunan Dikmece köyünde deprem sonrası inşa edilmesi planlanan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konutları için çıkarılan acele kamulaştırma kararına karşı bölge halkı tarafından açılan davanın bir sonraki duruşması 2 Ocak 2024’te görülecek.

Dikmece’de bulunan zeytinlikler ve tarım arazileri, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından, uzmanların tüm uyarılarına rağmen hızlıca başlatılan deprem konutu inşaatları kapsamında çok sayıda arazi için Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen acele kamulaştırma kararı nedeniyle tehdit altındaydı.

6 Şubat depremlerinin hemen ardından, uzmanların tüm uyarılarına rağmen hızlıca başlatılan deprem konutu inşaatları kapsamında, Hatay Dikmece’deki çok sayıda arazi için Cumhurbaşkanlığı tarafından acele kamulaştırma kararı verilmişti.

Tarım arazileri ve zeytinlikler üzerine yapılması planlanan TOKİ konutları projesine karşı çıkan bölge halkı, konuyu yargıya taşımıştı. 

Antakya merkeze 10 kilometre mesafedeki Gülderen ve Dikmece, dağlık arazi yapısı nedeniyle yapılaşma için tercih edilse de bölgede zeytinlikler başta olmak üzere tarım arazileri bulunuyor.

Gülderen’de 61 parsel 14 Nisan 2023 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile kamulaştırılırken, TOKİ’nin Dikmece ihalesini alan Sarıdağ İnşaat şirketi de nisan ayı sonunda bölgedeki çalışmalarına başladı. İhaleye göre, bölgede 1415 adet konut inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi yapılacaktı.

Dikmece halkı acele kamulaştırılan zeytinlik ve tarım arazilerini korumak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve TOKİ’ye dava açmıştı. Kamulaştırmada herhangi bir kamu yararının gözetilmediğini dile getiren Dikmece halkı, usulsüz kararla birçok kanun maddesinin de ihlal edildiğine dikkat çekmişti.

Dikmece direnişi gönüllülerinden Hasan Özgül, bölge halkıyla birlikte nöbet tutmayı sürdürdüklerini ve herhangi bir kanunsuz müdahaleye karşı tetikte olduklarını ifade etti.

Mahkeme Dikmece’de bakanlık ve TOKİ’nin itirazını reddetti: Yürütmenin durdurulmasına devam…

‘En öncelikli insan hakkı olan yaşam hakkını savunuyoruz’

Bölge halkının yapılması planlanan inşaatlara karşı çıkması ve konuyu yargıya taşıması üzerine Hatay 3’üncü İdare Mahkemesi, Kasım 2023’te TOKİ konutlarının yapımı için yürütmeyi durdurma kararı vermişti. 

Davanın avukatı Ecevit Alkan, bu yürütmeyi durdurma kararı ile zeytinlikleri kurtarabildiklerini ifade ederek, bir sonraki duruşmaya ilişkin olarak “Bir sonraki duruşmanın 2 Ocak’ta yapılacağını öğrendik. Yapılan işlemlerin hukuka uygun olmadığı ortada. Bu duruşmada davanın iptalini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Alkan, şunları söyledi:

“Zeytin ağaçları kesildikten sonra bir anlamı kalmayacaktı, yürütmeyi durdurma kararıyla neyse ki zeytinlikler kurtuldu. Tarım arazilerinin, zeytinliklerin kamulaştırılmasıyla ilgili karar hukuka aykırıydı. Bu davada bazı durumların kanuna uygun olması ya da idarenin bir işlem yapmış olması haklı olduğunu göstermiyor, önemli olan uluslararası hukuka ve Anayasa’ya uygun olması. Bazen kanunlar Anayasa’ya aykırı olabiliyor. En üst insan hakkı olan yaşam hakkını, temiz çevre hakkını önde tutularak bir karar verilmesini bekliyoruz.”

Alın terinin üzerinde konutlar yükselirken: Dikmeceliler direniyor

Dikmece neden direniyor?

Dikmece köyü üç bölgeden oluşuyor: Yukarı Dikmece, Çiftlik mahallesi, Kuyucak mahallesi.

Yukarı Dikmece zeytin ağaçlarının olduğu mahalle, Kuyucak mahallesi Antakya-İskenderun yoluna yakın. Bu mahalle depremde yüzde 80 yıkıldı. Kamulaştırılan alan içinde bu mahalle de yer alıyor.

300-400 yıllık zeytinliklerin bulunduğu Yukarı Dikmece’de oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Toplam 7500 dönüm zeytinliğin yer aldığı Dikmece’de Derince denilen özel bir cins zeytin yetişiyor. Hem yağı hem zeytini çok kıymetli olan bu zeytin türü de istimlakla beraber yok olacak. Dikmeceliler hem toprağına, hem zeytinliklerine hem de yaşam alanlarına sahip çıkmak için direniyor.

Köylüler ayrıca Dikmece’ye yıllardan beri “imara elverişli olmadığı” gerekçesiyle imar izni verilmediğini, imar izni verilmeyen bir bölgede toplu konut yapılacağına dikkat çekiyor. Bölgede imar izni verilmediği için barınma için konut yapamamasından kaynaklı olarak insanların zamanında buradan göç ettiği vurgulanıyor.

İstimlak edilen Gülderen ve Dikmece köylerin Alevi köyleri olması ancak bir Sünni köyü olan Oğlakören’de ise tapulu arazilere dokunulmamasının köylülerin aklına demografik değişimi getirdiği belirtiliyor.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.