COP26İklim KriziManşet

[COP26] Müzakere sonuç taslağı beklentileri karşılamıyor

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 26’ncı Taraflar Konferansı (CoP26) başkanlığı, müzakere sonucunun taslağını yayımladı.

COP26 Başkanı Alok Sharma tarafından yayımlanan metin, tüm ülkeleri 2022’de kısa vadeli taahhütlerini artırmaya çağırıyor.

Bu kapsamda, önümüzdeki kasım ayından sonra iklim hırsını artırmaya odaklanan yıllık üst düzey yuvarlak masa bakanlar toplantısına katılmayı kabul etmeleri isteniyor.

Acil eylem ihtiyacını atıf

Taslakta Taraflar Konferansının gençler ve yerli halklar da dahil olmak üzere sivil toplumun iklim değişikliğini ele alma ve iklim değişikliğine yanıt vermedeki önemli rolünü kabul ettiği ve acil eylem ihtiyacının altını çizdiği belirtiliyor.

Ek olarak, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi birbiriyle bağlantılı küresel krizleri ve iklime uyum ve azaltım için fayda sağlamada doğa temelli çözümlerin ve ekosistem temelli yaklaşımların kritik rolünün de kabul edildiği belirtiliyor.

Çarşamba günü sabaha karşı yayımlanan taslak, konferansın son üç günü boyunca ülkeler tarafından müzakere edilecek. Metin, Paris Anlaşması’nı netleştirecek ve konferansın sonucunu gösterecek olması açısından oldukça önemli.

İklim finansmanını iki katına çıkarma çağrısı

Taslak rapor ülkelerin, bir BM anlaşmasında fosil yakıtların iklim krizindeki merkezi rolünün potansiyel bir ilk kabulü olarak kömür ve fosil yakıtlara yönelik sübvansiyonların aşamalı olarak kaldırılmasını hızlandırmayı kabul etmelerini öneriyor.

Ek olarak tüm gelişmiş ülkeleri dünya çapında iklim krizinden en kötü etkilenenlere yardım etmek için iklim finansmanı taahhütlerini en az iki katına çıkarmaya çağırıyor.

2030 hedefi

Taslak, kesintilerin hızı konusunda, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin küresel ısınmayı 2100 yılına kadar 1,5 derece ile sınırlandırmanın, bu “kritik on yılda” tüm ülkeler tarafından yüzde 45’lik bir kesinti elde etmek için “anlamlı ve etkili eylem” gerektireceği tavsiyesini kabul ediyor.

Öte yandan mevcut taahhütlere dayanan emisyonların bunun yerine 2030 yılına kadar yüzde 13,7 artış yolunda olduğunu “ciddi endişeyle” belirtiyor.

Her yıl güncelleme talebi

Paris Anlaşması uyarınca ülkelerin her beş yılda bir Ulusal Katkı Beyanı’nı güncellemesi gerekiyor.

Ancak aralarında ABD ve AB gibi gelişmiş ülkelerin ve Marshall Adaları gibi iklim çöküşünden en fazla etkilenecek ülkelerin yer aldığı Yüksek Hırs Koalisyonu için beş yıl çok uzun.

Koalisyon henüz tüm üyeler tarafından onaylanmayan bir bildiri yayımlamış ve ülkelerin 1,5 derece hedefiyle uyumlu taahhütleri yoksa Ulusal Katkı Beyanları’nı her yıl güncellemeleri gerektiğini söylemişti.

‘Daha güçlü adımlara ihtiyaç var’

Gözlemciler, taslağın ihtiyaç duyulanın çok altında kaldığını söyledi. The Guardian’ın aktardığına göre Greenpeace International’ın genel müdürü Jennifer Morgan, bunun “yüzlerce gerçek rakamlar da dahil olmak üzere finans ve adaptasyon konusunda daha güçlü adımlara ihtiyaç olduğunu” söyledi.

Morgan, “Bu yeterince iyi değil ve müzakereciler o an için uygun bir anlaşmayı kabul edene kadar bu şehirden ayrılmayı düşünmemeli bile. Eğer bulabildikleri en iyi şey buysa bugünün çocuklarının onlara öfkelenmesine şaşmamalı” ifadelerini kullandı.

Morgan, kömür ve fosil yakıt sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması çağrısında bulunan kısmın önemli olduğunu ancak bunun büyük olasılıkla “Suudi ve Avustralya hükümetleri gibi yıkıcıların bu konferans kapanmadan önce bu kısmı yok etmeye çalışacaklarını” söyledi.

Kategori: COP26