Dünyaİklim KriziManşet

Chomsky: İklim krizi ve nükleer tehdidi yüzünden insanlık tarihinin en tehlikeli noktasındayız

George Eaton‘ın The New Statesman‘da yayımlanan bu röportajı, Yeşil Gazete tarafından (derlenerek) çevrilmiştir.

Amerikalı ünlü dilbilimci ve iletişim bilimci profesör Noam Chomsky, yabancı düşmanlığının tehlikeleriyle ilk kez on yaşında bir çocukken yüzleşti. Video konferans yoluyla konuşan Chomsky, “Yazdığım ilk makale, ilkokul gazetesi içindi ve Barselona‘nın düşüşü (1939) üzerineydi” diyor, “faşizmin korkunç bulutunun” dünya çapında ilerleyişinin bir taslağını çiziyordu. Chomsky, alaycı bir şekilde,“O zamandan beri fikrimi değiştirmedim ki her şey daha da kötüye gitti” diyor. 

İklim krizi ve nükleer savaş tehdidi nedeniyle Chomsky, “insanlık tarihinin en tehlikeli noktasına yaklaşıyoruz… Şu anda dünyadaki kurulu insan yaşamının yok edilmesi olasılığıyla karşı karşıyayız” diyor.

Ukrayna savaşına ilişkin ise, “Ukrayna için korkunç” diyor Chomsky.

Pek çok Yahudi‘nin olduğu gibi onun da bölgeyle bir aile bağı var: Babası günümüz Ukrayna’sında doğdu ve çarlık ordusunda görev yapmaktan kaçınmak için 1913’te ABD‘ye göç etti; annesi ise Belarus‘ta doğdu.

İlgili haber: Chomsky: Birkaç nesil sonra, insan hayatta kalamayabilir

Eleştirmenler tarafından sık sık Batı karşıtı herhangi bir hükümeti kınamayı reddetmekle suçlanan Chomsky, Vladimir Putin‘in “suçlu saldırganlığını” tereddüt etmeden kınadı ve şunları ekledi:

“Neden bunu yaptı? Bu soruya bakmanın iki yolu var. Birincisi, Batı’da moda olan yol, Putin‘in çarpık zihninin girintilerine dalmak ve ruhunun derinliklerinde neler olup bittiğini anlamaya çalışmak.

Diğer yol ise gerçeklere bakmak: Örneğin Eylül 2021’de ABD, Ukrayna ile gelişmiş askeri işbirliğini, gelişmiş askeri silahların gönderiminin artırılmasını talep eden ve Ukrayna’nın NATO‘ya katılımını geliştirme programının bir parçası olan güçlü bir politika bildirisi yayınladı.

Dilediğiniz yolu seçebilirsiniz, hangisinin doğru olduğunu da bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, Ukrayna’nın daha da harap olacağı. Çözümü müzakere etmek için mevcut fırsatları kullanarak nükleer savaşa son verebiliriz.”

Putin’in en büyük korkusunun NATO tarafından kuşatılmak değil, liberal demokrasinin Ukrayna’da ve Rusya‘nın “yakınında” yayılması olduğu argümanına yanıt veren Chomsky, şöyle diyor:

“Putin demokrasiyle bizim kadar ilgileniyor. Propaganda balonundan birkaç dakikalığına çıkmak mümkün olacaksa, ABD demokrasiyi baltalamak ve yok etmek konusunda uzun bir geçmişe sahip. Saymama gerek var mı? 1953’te İran, 1954’te Guatemala, 1973’te Şili… Ama şimdi Washington‘un egemenlik ve demokrasiye olan muazzam bağlılığını onurlandırmamız ve takdir etmemiz gerekiyor.”

“NATO’nun genişlemesi ne olacak?” diyen Chomsky, “ABD Dışişleri Sekreteri James Baker ve başkan George HW Bush tarafından Gorbaçov‘a verilmiş, birleşik Almanya‘nın NATO’ya yeniden katılmasına izin vermeyi kabul etmesi durumunda, ABD’nin doğuya bir santim bile hareket olmayacağını garanti edeceğine dair açık ve net bir söz vardı. Bu konuda şu anda çok fazla yalan söyleniyor.”

“1990’da savaş sonrası Nürnberg yasaları uygulansaydı, o zaman her Amerikan başkanı asılırdı” yorumunu yapan Chomsky, Joe Biden‘dan somurtarak söz ediyor.

İlgil haber: Aydınların Sorumluluğu – Noam Chomsky

Biden‘ın Rusya Devlet Başkanı’nın “iktidarda kalamayacağı” yönündeki son açıklaması hakkında, “Putin’in Ukrayna’daki eylemleri hakkında ahlaki bir öfke duymak kesinlikle doğru. Fakat diğer korkunç vahşetlere karşı ahlaki öfke duymak daha da fazla bir ilerleme olurdu” diyor:

Afganistan‘da, kelimenin tam anlamıyla milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya. Niye? Oysa marketlerde yemek var. Ancak az parası olan insanlar, yiyecek almaya markete gidemedikleri için çocuklarının açlıktan ölmesini izlemek zorunda kalıyor. Niye? Çünkü ABD, İngiltere‘nin desteğiyle Afganistan’ın fonlarını New York bankalarında tutuyor ve bırakmayacak.”

Chomsky’nin ABD dış politikasının ikiyüzlülüklerini ve çelişkilerini küçümsemesi, onun kitaplarından birini okuyan herkes için tanıdık olacaktır: 1969’da yayınlanan ilk siyasi çalışması American Power and the New Mandarins, ABD’nin Vietnam‘daki yenilgisini önceden bilmişti.

Ancak şu anda belki de en hareketli tartışma, Donald Trump‘ın olası dönüşü ve iklim krizi.

“1930’ların başlarını hatırlayacak kadar yaşlıyım. Hitler‘in radyoda yaptığı konuşmaları dinlediğimi hatırlıyorum. Sözleri anlamıyordum, altı yaşındaydım. Ama ruh halini anladım; korkutucu ve ürkütücüydü. Trump‘ın mitinglerinden birini izlediğinizde akla bunun gelmemesi zor. Karşı karşıya olduğumuz şey bu.”

İlgili haber: Chomsky: Trump’ın seçilmesinin en önemli sonucu iklim değişikliği konusunda olacak!

İngiliz siyasetine dair yorumda bulunan Chomsky, Brexit‘in çok ciddi bir hata olduğunu söylüyor: “Bu İngiltere’nin, ABD’ye daha da boyun eğmek zorunda kalacağı anlamına geliyor. Bence bu bir felaket.”

İngiltere’ye dair sözleri ardından İtalyan Marksist Antonio Gramsci‘nin radikallere, “aklın karamsarlığını ve iradenin iyimserliğini” sürdürmelerini tavsiye ettiği sorulduğunda ise Chomsky şöyle diyor:

“Yaşlı neslin davranışlarından haklı olarak dehşete düşen ve bu çılgınlık hepimizi tüketmeden önce dur demeye çalışan birçok genç var. Bu gelecek için bir umut. ”

Kategori: Dünya