Hafta SonuManşet

Can Kazaz : İktidar söylemi dediğin şey çok mizahi

0

“Bayburtlu nineler benim ülkemi karıştıramaz” cümlesini ilk duyduğumda vurulmuştum. MC Recep, gaz arkadaşlarını yanına almış bir takım “ülke gerçeklerini” ifşa ediyor, sayılardan dem vuruyor, “hele hele” neleri yapacağını anlatırken alttan kah R&B kah latin bir takım melodiler süzülüyordu. İşte montaj dediğin böyle olur!

Gezi sürecinde internette dolanan ve sosyal medyada çokça konuşulan “MC Recep ve Gaz Arkadaşları” albümünün müellifi Can Kazaz’a bağlanıp birkaç soru sormanın zamanı gelmişti. Kendi besteleri de olan Kazaz’la hem müziği, hem kolajları, hem de memleket ahvalini konuştuk.

1800926_10202349182385112_1304208323_n

2009’da fizik eğitiminden müziğe dönmüşsün. İkisinin arasındaki bağı bulabildin mi? Fizik, müziğe yaklaşımına nasıl katkı sağladı diye de sorabilirim.
İkisi arasındaki bağı kurmamı, o dönem yapacağım bu tercihi benden önce deneyimlemiş insanlardan öğrendiğim şeyler sağladı aslında. Çünkü bana yeni ufuklar gösterdiler. Müziğin malzemesinin ses olduğunu ve ses dediğimiz olgunun da fizik biliminin içerisinde alt başlıklardan biri olduğunu düşündüğümüzde, bu bağı bulmak hiç zor olmuyor. Hayatımın o dönemine kadar sayısal alanda çalışmış olmak, müzikte çok fazla konuyu rahatlıkla anlamamı sağladı. Çünkü müzik, çok ciddi oranda matematiksel yaklaşımlar içerebiliyor. Müzik alanında sayılarla ve formüllerle çalışan çok fazla insan var ve bu yönde akımlar mevcut. Diğer disiplinler ve müzik, sanıldığı kadar uzak şeyler değiller aslında. Bunu farkettiğim anda, seslilik ve sessizlik üzerinden algılamaya çalıştığım yepyeni bir dünyaya doğmuş gibi oldum.

“Kabiliyetime uygun barınma alanı bestecilik”

Ben MC Recep’le tanıdım seni ama onun dışında birçok besten var ve ‘MC’nin üslubundan da epey uzak. Beste nasıl bir ihtiyaçtan hasıl oluyor, kolaj neyi karşılıyor sende?

Yaşıyor olmak, ne kadar ürettiğimle doğru orantılı benim için. Ses üzerinden algılamaya çalıştığım dünyada yaşıyor olmak demek, ses çıkarmak demek. Bestecilik ise benim yaşadığım yuva, barındığım yer. Burada barınmayı tercih etmek, tıpkı eğer öyle bir şansları varsa insanların apartmanda, sokakta ya da mağarada yaşamayı tercih etmesine benziyor. Ama bu seçimi ekonomik koşullarımıza göre veya para üzerinden değil; vasıflarımız ve duygularımız üzerinden yapabilme şansımız var müzikli dünyada. Kendi karakterime ve kabiliyetlerime en uygun barınma alanının bestecilik olduğunu düşünüyorum. Belki bir gün şehirden doğaya kaçan insanlar gibi bestecilikten başka bir yere kaçarım. Kolaj ve yaptığım tüm diğer işler de gidip bir arkadaşınızda veya sevgilinizde kalmanız gibi bir şey aslında. Burası kızgın metafor koktu, biraz havalandıralım…

Müdahale etmediğin ses kayıtların da var.
Onlar benim boyalarım. O boyalardan resim yapıyorum sonra. Evet metafordan kaçamadım… Bir diğer sebebi de işte bazı ses ortamları bir sürü renk içerdiği için olabildiğince oldukları hallerini bozmadan paylaşıyorum. Dinlemeyi daha iyi öğrenme çabam onlarbenim. Belki yaşadıkları veya yaşamadıkları bir dünyadan seslerle karşılaşmak, başka insanlarda toplumsal bağlamda “müzik” demedikleri şeylerin müzikal olabileceği algısını yaratabilir diye de paylaşıyorum. Minicik de olsa böyle bir olasılık var, denemek bedava.


“Bu insanlara hayatımıza müdahale etme cürretini onları ciddiye alarak verdik”

Mc Recep kayıtları son haline gelene kadar Erdoğan ve kurmaylarını toplam kaç saat dinlemişsindir? Bıkmadın mı bu kadar iktidar söyleminden bir süre sonra?
Herkes ne kadar dinlemişse ben de o kadar dinliyorum. Dinlemesek bile maruz kalmıyor muyuz zaten? Erdoğan ve kurmayları televizyonda konuşmaya başladıklarında kıkır kıkır gülüyorum ben, haliyle bıkmıyorum. İktidar söylemi dediğin şeyi çok mizahi buluyorum çünkü.

Bazen o kadar temelsiz ve gerçeklikten uzak oluyor ki kıkırdamalarım kahkahaya varabiliyor. MC Recep de işte bu kahkahaların sonucu açığa çıkan bir karakter. Bu insanlara, hayatımıza ve özgürlüğümüze müdahale edecek cürreti, onları aşırı ciddiye alarak verdik bugüne kadar bence. Şimdi de o cürreti geri almamız gerekiyor çünkü artık sağlığımızı bozar bir hale geldi durum. Kendi adıma yapabildiğim en etkili şey, MC Recep ile bu altı boş ve her yerinden kibir fışkıran söylemleri abartılı hale getirmek oldu. Bu sayede, beni güldüren mizahi kısmı da iyice duyulur kılmış oldum. Sonra da hep beraber afiyetle gülüyoruz, tatlı niyetine de dans ediyoruz. Onlar hastalıklı oldukça, bizler sağlığımızı koruyup mücadelemize devam ediyoruz.

“En büyük motivasyonum ilk parçaya isim verdi: başbakan inadı” 

Mc Recep’i başlatan ne oldu?
Böyle bir zihniyet tarafından yönetiliyor olmak tek başına bile bir motivasyon benim için. O dönemde bana en çok dokunan şey; yalan olduğu artık belgelerle ispatlanan söylemler ve bu söylemlerin yarattığı toplumsal tehlikeydi. Yani espri yaparak ortamı yumuşatan insanlardan biri oldum sanırım bu süreçte, bunu müzikle bir nebze başarabildiğim için aşırı mutluyum. Mizah olmasaydı başımıza neler gelebileceğini Suriye’de ve şu an Ukrayna’da görebiliyoruz. Bunlar dışında çok fazla motivasyon, alt metin veya öngörüden bahsedebilirim ama en büyük motivasyon kaynağım, MC Recep’in ilk parçasına da ismini verdi: “Başbakan İnadı”

“Sesini duyduğumuzda gülebildiğimiz bir başbakan var artık”

Bu yaptığın kolajların belirli bir medyatik gücü var. Sözleri bağlamından koparıp yeni bir bağlam oluşturabilme gücü. Bu güç bize birşey kazandırabilir mi sence?

artworks-000055416666-798bt3-t500x500

Derin araştırmalarım sonucu öğrendiğim bir cümle var, bunu paylaşmak isterim. Spiderman olarak bildiğimiz Peter Parker’ın amcası şöyle der: “Büyük güç, büyük sorumluluk ister.” Yeni bir bağlam oluşturma gücü de rahmetli Ben Parker’ın söylemine bir istisna teşkil etmiyor. Burada oluşturduğumuz yeni bağlamın ne olduğu çok çok önemli ve dikkatle yapılmalı. Öte yandan, ortaya çıkardığım bu parçaların kazandırabileceği şeyi halihazırda kazandırdığını düşünüyorum. Sesini duyunca gülebildiğimiz ve hatta dans edebildiğimiz bir başbakanımız var artık. Müzikle yapabileceğim bundan daha büyük bir kazanım hayal edemiyorum şu aşamada açıkçası. Bu bağlamda, duracağım nokta da çok önemliydi MC Recep’te. Bundan sonra yeni bir MC Recep parçası yapmayacağım çünkü bu noktadan sonra yaptığım her şey, MC Recep olgusunu da etkisiz kılmaya başlayacak.

Ben bu değeri mülk edinmedim kendime, ben yapmadan önce de yapılıyordu zaten benzer şeyler. Eğer bu konsept üzerinden daha fazlasını kazanabileceğimizi düşünen varsa, bir an bile durmamalı ve ortaya ürününü çıkarmalı. Şahsen yeni konseptler arayışındayım, hatta Can Dedeoğlu’yla beraber yaptığımız “Alo Fatih” diye bir şarkıyı da yayınladık. Medyatik güç demişsek Alo Fatih’ten bahsetmemek olmazdı.

“Bir plak şirketiyle asla anlaşmayacağım”

Mayıs’ta albümün mü çıkıyormuş?

Aaa Mayıs mıymış? Ben de Nisan ayına yetiştireceğim diye uğraşıyordum! Evet, bir şarkı albümü olacak ve ismi “Yollar ve Su”. İsmi bir çok şeyi anlatıyor bence. Bir yolculuk hikayesi olarak kurguluyorum. Bu albümü tanıtabilmek ve yayabilmek için tek imkanım benimle gönüllü olarak yapılan röportajlar ve sosyal medyada insanların albümü paylaşması. Bir plak şirketiyle asla anlaşmayacağım. Bir menajer de istemiyorum. Dijital satış olacak ve satıyor olmamın tek nedeni de albümü hazırlarken yapacağım masraf, ayıracağım vakit gibi şeyleri bir nebze olsun karşılayabilmek. Sonlara çok meraklıymışım gibi bir izlenim vermek istemiyorum ama yapacağım son albüm olacağını da belirtmek isterim. Çok fazla ilgi çekmeyi sevmiyorum, şarkıcılık, sahnede olmak vesaire bu yüzden pek bana göre değil. Müzikle ilgili başka çalışmalar yapacağım.

Performans var mıdır?
Olmasını istiyorum. En azından albüme bizbize geçecek bir lansman konseri ayarlamak gibi bir planım var. Sonrasında neler olur göreceğiz. Bunun dışında zaman zaman özgür doğaçlama performansları yapıyorum. 2013 çok verimliydi benim için ama 2014’te çok fazla performans şansım olmadı henüz.

İlhan Usmanbaş’öğrencisi olduğun yazıyor biyografiden. Nasıldı kendisiyle ilişkin?

İlhan Usmanbaş’la ne yazık ki çok yakın ilişkim olamadı. Bir sömestr, söyleşi şeklinde geçen ve ağzından çıkacak her kelimeyi heyecanla beklediğim bir dersini almıştım. O kadar bilgi dolu ve öyle büyük bir tecrübe sahibi ki kendisi, söyleyeceği hiç bir şeyi nefes alarak bile bölmek istemiyordum. Türkiye’de müzik için çok önemli bir insan ve dağarcığımıza kazandırdığı tüm yapıtlarıyla çok saygıdeğer, çok değerli bir besteci. Ayrıca dünyalar tatlısı bir insan kendisi. Bir keresinde derste, ” ‘o hala ders mi veriyor?!’ diye soran olursa söyleyin; ders vermiyorum, sohbet ediyorum.” demişti. Böyle bir soru sorduğun ve İlhan Usmanbaş hakkında söyleyebileceğim bir sürü güzel cümlenin bir kısmını aktarabilmemi sağladığın için çok sevindim, teşekkür ederim.

“Otosansür hükümetin halka dayattığı en tehlikeli şey”

İnternet düzenlemesi senin kayıtlara da dert olur mu dersin?

İnternet düzenlemesi saçmalığı hepimize dert olacak. Olay “DNS ayarlıyorsun oluyor”dan ibaret değil. Çünkü sorun o veriye ulaşamamak değil ki zaten. Problem, o veriye ulaşabilmek için DNS ayarı gibi teknik meselelerle uğraşmak zorunda bırakılmamız. Durum çok ciddi. Bugünkü hükümet, otoriter baskısını her alanda üzerimizde hissettirmek için elinden geleni yapıyor. MC Recep gibi hiç bir suç unsuru içermeyen bir şey ile ilgili bile benim başıma iş açılacağı düşüncesi var mesela. Oysa ki muhalefet, bir demokraside olması ve saygı duyulması gereken şartlardan biri. Muhalefet etmek, başına iş açılması için yeterli oldu bu ülkede. Muhalefetten çekinir olmak, yavaş yavaş bize dayatılanı kabulleniyor olduğumuza işaret bence. Otosansür, hükümetin “internet düzenlemesi” gibi dolaylı yollarla halka dayattığı en tehlikeli şey. Ve bu, muhalif insanlar arasında bile kanıksanmış bir duruma dönüşüyor artık. Buna karşılık benim bireysel olarak yaptığım şey, irademi teslim etmemek için direnmek oluyor. Bu mücadeleye boğulmadığım bir huzuru istiyorum artık kesinlikle.

Can Kazaz’ın diğer çalışmaları için şuraya buyurun. Naçizane, alttaki videoyu da izlemeden geçmeyin :

CAN KAZAZ feat. KOFF – Başbakan in Hadi from Koff Animation on Vimeo.

 (Gözde Kazaz, Yeşil Gazete)

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.