Dış Köşe

Bu çevre politikaları ile Justin Bieber ölebilir!- Gökşen Şahin

İnsan yaşadığı her an bir şeyler öğreniyor. Geçenlerde de Justin Bieber diye bir genç olduğunu, (hiç denk gelmedim ama) şarkı söylediğini, dünyanın her tarafında hayranları olduğunu öğrendim. Hatta bu da yetmedi kendisinin gelecek günlerde Türkiye’de bir konser vereceğini de öğrendim. Hatta ve hatta bunların hepsini, kendisinin Londra Stadyumunda verdiği konserin ortasında “şehirdeki hava kirliliği” sebebiyle nefes alamaması, sahnede bayılması ve hastaneye kaldırılmasının üzerine başlayan “nefes alınabilir bir yaşam hakkı” tartışmalarından öğrendim.

Dünyadaki bütün büyük şehirlerde, özellikle de araç trafiğinin çok yoğun olduğu Londra gibi şehirlerde nitrojen dioksit seviyeleri insan sağlığını etkileyecek düzeyde. Sevgili Justin Kardeşimizin hava kirliliğine bağlı olarak düşüp bayılmasından önce, Londra Belediyesi Çevre Masası Sorumlusu; hava kirliliği rüzgarla dağılana kadar özellikle çocukların dışarıya çıkartılmamasını istemişti. Zira bu yıl başından beri Londra ve İngiltere’nin 5 büyük şehrinde rekor sayıda astım ve nefes darlığı gibi vakaların kaydedildiğini bu süreçte başlayan hava kirliliği tartışmasında açıkladılar.

Peki biz 3. Köprünün yerinin helikopterden izlendiği son günlerde, hava kirliliği konusunda ne durumdayız? Hadi kendimizden geçtik, Justin Bieber gelecek günlerde İstanbul konserinde düşüp tekrar bayılırsa, maazallah ülke olarak bu utancın altından nasıl kalkarız?

Dünya ülkelerinin kalkınma seviyesini gösteren ve Dünya Bankası tarafından her yıl yayınlanan Dünya Kalkınma Göstergelerinin 2012 verilerine göre; İstanbul ve Ankara’daki kirlilik seviyeleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün en yüksek seviyelerinin çok üzerinde. Yani bu şehirler, yaşarken bizi öldürüyor.

Özellikle, kömür, benzin, dizel, otogaz gibi fosil yakıt kaynaklarından çıkan sülfür dioksit düzeylerinde bu iki şehrimizin ünü dünya çapında! İstanbul, dünyada havası en fazla sülfür dioksit içeren 7. Şehir iken; Ankara’da 26. Şehir.

Nefes darlığı ve astım gibi sağlık sorunlarına sebep olan ve Justin Bieber Kardeşimizin de çok hassas olduğu nitrojen dioksit seviyelerinde de Ankara en yüksek düzeyde nitrojen dioksit içeren 86 şehirin 45.si iken; İstanbul bu verilerini Dünya Bankası ile paylaşmamış.

İstanbul’a 3. Köprü yapılması durumunda, İstanbul’a oksijen sağlayan kuzey ormanları kesilecek. Artan araç sayısı ile İstanbul’daki hava kirliliği kontrol edilemez düzeylere ulaşacak. Buna bir de enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji politikaları yerine illaki kömürde ısrar eden mevcut enerji politikalarımız ve lisans verilmiş ve inşa halinde olan 51 kömürlü termik santral projemizi de eklediğimizde; sülfür dioksit rakamlarını büyük ihtimalle rekor düzeylere ulaştıracağız.

Bu durumda, ben olsam Justin Bieber’ın yerinde, kendi sağlığımla para için oynamazdım. Tabii Enerji Bakanı’nın yerinde olsam da…

Gökşen Şahin-www.marksist.org

 

Kategori: Dış Köşe