Doğa MücadelesiManşetYerel

Bolu’da taş ocağı için ÇED gerekli değildir kararı: Halk, iş makinelerinin önünü kesti

Bolu‘nun Seben ilçesinde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından planlanan “Taşlıyayla Göleti ve Sulaması” için Ayman Yaylası‘na kurulmak istenen taş ocağına Bolu Valiliği tarafından “ÇED gerekli değildir” kararını bölge halkı protesto etti.

Köylüler, taş ocağı çalışmaları için bölgede bulunan iş makinelerinin önünü kesti.

Ağaç kesme çalışmaları devam ediyor

Seben’deki Taşlıyayla Göleti’nden ilçe köylere tarım için su sağlanması iddiasıyla hayata geçirilmek istenen proje kapsamında, Ayman Yaylası bölgesinde taş ocağı kurulması planlandı.

Bu taş ocağından çıkarılan taşlarla projenin inşaatının yapılması hedeflendi ve projenin bitmesiyle de bölgedeki taş ocağının kapatılacağı ve ağaçlandırma yapılacağı DSİ tarafından köylülere iletildi. Taş ocağının yapılacağı köylerde yaşayan bölge halkı ise ağaçların kesildiğini kaydetti ve taş ocağına karşı çıktı.

Köylüler inşaatın durması için dava açarken, Bolu Valiliği de bölgedeki çalışmalar için ÇED raporunun gerekli olmadığını açıkladı. Bunun üzerine köylüler, kararı protesto etmek için iş makinelerinin önünü kesti ve çalışmaları bir süre engelledi.

Bölgede ağaç kesme çalışmaları ise devam ediyor.

‘Canlı sağlığını tehdit edecek boyutlarda’

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)  Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu tarafından bölgedeki çalışmalar incelenirken, kurul çalışmaların bilimsellikten uzak olduğunu ve çalışmaların acilen durdurulması gerektiğini kaydetti:

Projeye esas olan ocağın 550 metre güneybatısında yer alan ve hayvancılık faaliyeti için yararlanılan Ayman Yaylası, 460 metre güneyinde hayvan sürüleri ile yaban hayatının su ihtiyacını karşıladığı Akçakilise Deresi bulunmaktadır. Ayrıca hayvancılık faaliyetini sürdüren Ayman Yaylası mera alanı ve hayvan ağılları ocağın kurulmak istendiği alan ile Ayman Yaylası arasında kalmaktadır.

Ayman Yaylası ve civar yerleşim yerlerinin elektrik ihtiyacının karşılandığı yüksek gerilim elektrik iletim hattı ocak alanına yaklaşık 60 metre mesafede bulunmaktadır. Taş ocağı faaliyetlerinde birçok işlemin sonucunda oluşacak olan toz, canlı sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşmaktadır.”

‘İnsan sağlığı açısından ciddi tehdit’

Kurul tarafından yapılan açıklamada, çalışmalar sırasında açığa çıkacak tozun bölgedeki bitki örtüsünü ve canlı sağlığını olumsuz etkileyeceğinden bahsedildi:

Açığa çıkacak tozun bölgedeki ağaçların ve doğal bitki örtüsünün üzerine yerleşmesi sonucu bitkisel solunumu engelleyerek, doğal bitki örtüsü ve ağaçların kurumasına kadar olumsuz sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Ayrıca tozun tane boyu küçüldükçe havada asılı kalma süresi uzadığından, civar yerleşim bölgelerine meteorolojik olarak taşınımıyla birlikte insan sağlığı açısından da ciddi tehdit oluşturacaktır. Yine taş ocağı faaliyetlerinde açığa çıkacak olan toz, geçimini hayvancılık faaliyetleriyle sürdüren yöre halkının su kaynağı olan ve bugünlerde ciddi anlamda kuraklık tehdidi altında olan Akçakilise Deresinde de telafisi mümkün olmayan kirlenmelere yol açacaktır.”

Orman yangınlarına davetiye

Taş ocağı çalışmalarının bölgeye vereceği zararlardan da bahsedilen açıklamada, çalışmaların geniş ölçekli orman yangınlarına neden olabileceği de kaydedildi:

Ocak çalışmalarında başta patlatma olmak üzere tüm operasyonlarda açığa çıkacak olan çevresel gürültü, hayvancılık da veriminin azalmasına sebebiyet verecek, yakın yerleşim alanlarında yaşam konforunun düşmesine neden olacaktır. Ocak alanının açılması için kesilmesi muhtemel yüzlerce ağacın doğada yaratacağı tahribatsa cabasıdır. Ocak alanına 60 metre mesafede yer alan yüksek gerilim elektrik ilettim hattı ise ayrı bir tehlike barındırmaktadır. Olası kontrolsüz patlamalarda iletim hattının zarar görmesi durumunda, çevre yerleşim alanlarında enerji kesintisinin yaşanmasının yanı sıra, geniş ölçekli orman yangınlarına davetiye çıkarabilecektir.”