TürkiyeDoğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşet

Bilecik Belediye Başkanı’ndan Muratdere’ye maden tepkisi: Burası canlıların evi

Bilecik iline bağlı Bozüyük, Muratdere Köyü‘nde Muratdere Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen bakır madeninin kapasite artırımı ve yeni tesisler yapılması geçtiğimiz günlerde Bilecik İl Genel Meclisi’nde 9’a karşı 12 oyla kabul edildi. Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin ise projeyle ilgili ‘İş başladığında nerelere doğru gittiğini hepimiz biliyoruz. Buralar sadece ağaçtan ibaret değil. Burası canlıların evi’ diyor.

Bölgedeki ilk maden arama çalışmaları MTA tarafından 1998 yılında başlandı. Daha sonra 2005 ve 2011 yılları arasında Stratex Madencilik San. ve Tic. A.Ş tarafından sahada arama çalışmaları yürütüldü.

Şirket, bu projeyi 2012 yılında henüz geliştirme aşaması devam ederken satın aldı. Bu satın almadan sonra sahada sondaj ve mühendislik çalışmalarını devam ettirdi.

2017 yılında ise bakır-molibden madeni açmak istendi ve  Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu (ÇED) başvurusunda bulunuldu. Hazırlanan ÇED raporunda madenin yerleşim yerlerine oldukça yakın olduğu gerekçesiyle olumsuz karar çıktı.

Molibden ise genellikle bakır madeninin yanında çıkan bir element. Ancak, Türkiye‘de molibdeni üretecek, ayrıştıracak bir sistem yok. Muratdere Madencilik, bu konuda ilk olacaklarını iddia ediyor. Ayrı bir molibden şirketi kuracaklarını ve bu şirketin de ekonomiye büyük fayda sağlayacağını öne süren şirketin projesi, 2017’de hayata geçirilemedi.

2020’de yeniden başvuru

Şirket, 2020 yılında yeniden Bilecik İl Genel Meclisi’ne başvuruda bulundu. Bu, ÇED raporu alma ya da madeni aktifleştirme değil, burada yapılacak olan bir çalışmanın bölgeden elektrik almaya uygun olup olmadığına dair resmi bir başvuru.

Bilecik Belediye Başkanı Semih Şahin, bu kısmın biraz karışık olduğunu, kimsenin de tam olarak ne olduğunu bilmediğini söylüyor:

“Niye bu komisyona geldi? Komisyon neden bunu yeniden değerlendiriyor? Yeni ÇED başvurusu değil. Bunun içinde bir numara var. ÇED yapımı için başvurulmasa bile sonuçta bu İl Genel Meclisi’nde nasıl bir maden olacağına dair bir sunuma dönüşüyor. O sunumda bir takım yeni düzenlemeler var. Yeniden bir ÇED başvurusu yapacaklar”

‘Eski başvuruyla yenisi arasında fark yok’

Başkan Şahin, şirketin yaptığı eski başvuruya da yenisine de hakim olduklarını, aralarında çok büyük bir fark olmadığını söylüyor:

“Yerleşim yerlerinden uzağa aldık diyorlar ama atık değerlendirme tesisleri Muratdere Köyü’nden üç kilometre uzakta. Erikli Köyü’nden de bir kilometre uzakta. Yine yerleşim yerlerine oldukça yakın”

Bölgenin orman örtüsü ise yaklaşık 100 yıllık.

Bölge halkında bölünme var

Şirketin açmaya çalıştığı madene bölge halkı 2017 yılında ‘Burada tahribat istemiyoruz’ diyerek karşı çıkmış. Şahin şimdi ise halkta bir bölünme olduğunu söyleyerek şunları anlatıyor:

“Şimdi ahalide bir bölünme de var. ‘Buraya ekonomi geliyor’ diyenlerle ‘Hayır istemiyoruz’ diyenler var. Bu bölünme çok güçlü değil. Yüzde 15-20’yi geçmez burada yapılsın diyenler. Ama açıkça karşı çıkanların sayısı düşük. Sessiz kalmayı tercih ediyorlar”

Başkan Şahin, Bilecik Belediyesi ve Bozüyük Belediyesi‘nin maden projesine karşı olduklarını anlatıyor. Fakat, bu tür büyük kararların il genel meclisinde alındığını hatırlatarak şunları söylüyor:

“Bilecik ve Bozüyük dışında kalan bölgelerde çoğunluk kimdeyse il genel meclisine o hakim oluyor. Orada da çoğunluk Cumhur ittifakında. Karar il genel meclisinde 12’ye 9 olarak çıktı”

‘Burası canlıların evi’

Semih Şahin, maden projesinin hayata geçmesi halinde bölgede yaşanacakları şöyle anlatıyor:

36 bin ağaç kesilecek. Bu resmi rakam. İş başladığında nerelere doğru gittiğini hepimiz biliyoruz. Buralar sadece ağaçtan ibaret değil. Burası canlıların evi. Sincabı, kurdu, kuşu, geyiği, ayısı yaşıyor. Bu ağaçları keseriz, başka yere dikeriz böyle bir şey olamaz. Bir insan kendine ev kurduysa, bir yerde yaşıyorsa o evi tuğla tuğla başka eve taşıdığında yeniden ev yapılmış olmuyor. O evde anıların, eşyaların var. Madenin kirletme potansiyeli yüzünden de karşı çıkıyoruz. Bölgenin bütün doğal sularının kirlenmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız. Bu tür madenlerin doğada yaptığı tahribatı biliyoruz. Bu madenlerin sadece arıza olduğunda kirletme potansiyeli yok, bunlar normal çalışırken kirletiyorlar zaten doğayı”

Maden projesine karşı bir imza kampanyası da bulunuyor. Kampanyaya buradan ulaşabilirsiniz.

Kategori: Türkiye